AYDA BİR YAYINLANIR • KASIM 2026 YIL: 21 • SAYI: 220 • 160 TL. • ISSN 1305-5305 www.suvecevre.com
SAF® teknolojisi, kararlı mikro kabarcıklarla askıdaki katıları, yağları ve gresleri etkin biçimde yüzeye taşır. Hidrolik yükleme kapasitesi ve kompakt yapısıyla, düşük işletme maliyetinde güvenilir bir arıtma performansı sunar. TESİSİNİZ İÇİN SAF®’I KEŞFEDİN. DAHA AZ ALAN İHTİYACI DAHA AZ ELEKTRİK TÜKETİMİ DAHA AZ KİMYASAL TÜKETİMİ GERİ KAZANIM ORANI %90 ~%88 ~%50 ~%99
Class 500 - MRS 500 borular Uzun Servis Ömrü Darbelere ve Kimyasallara Karşı Dayanıklılık Impact and chemical resistance Maksimum süneklik Class 500 - MRS 500 pipes Long-lasting service life Maximum ductility Basınçlı su iletimi için en verimli çözüm Made in DN90 - DN1200 mm · Up to PN25 bar Bizi bu etkinliklerde bulabilirsiniz molecor.com.tr
2 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 İÇİNDEKİLER ETKİNLİK 26 Üç Ülkede Yoğun Gündem: Vatek’in Uluslararası Çalışmaları Arnavutluk’ta İmzayla Taçlandı MAKALE 30 Su ve Kanalizasyon İdarelerinde Sürdürülebilir Hizmet Sunumunun Bir Aracı Olarak Varlık Yönetimi: Uluslararası Uygulamalar ve ASKI Örneği Muhammed Ercan (ASKİ) Ahmet Aladağ (ASKİ) Çağrı Samur (ASKİ) Şevval Öztürk Yaman (ASKİ) FİRMA TANITIMI 46 Aqua Proses İkinci Yılında 800 Müşteri, 15 Ülke ve 2.125 Ekipman MAKALE 48 Domates İşleme, Salça ve Sos Fabrikaları Çevrim Suyu ve Atık Su Arıtma Tesisi Dizayn Önerileri Atahan Canbolat Mak. Y. Müh., Profesyonel Proje Yöneticisi (PMP) Kasım 2026 / Sayı: 220 www.suvecevre.com AQUA 31 ARBİOGAZ 19 ARMAPLAST 33 ATECH 27 B2B MEDYA 55 - A.K.İ. BARAT 21 BİODESULF 45 BÜRKERT 15 DORA 29 ETA 23 GEA 39 GİF-AIROX 17 HAUS 49 IWA DİJİTAL SU ZİRVESİ 16 İDEAL MAKİNA Ö.K. JUMO 25 MEMBRANICS 53 MOLECOR 1 RANK 11 SAKA A.K. SAYSU 13 SİGMA Ö.K.İ. SİSDOZ 7 TEKNİK ARITMA 9-37 VATEK 5 VEGA 35 REKLAM İNDEKSİ KONUK YAZAR 18 RO’nun Sınırından Sonra Ne Var? Hüseyin Emirdağ
3 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 Kasım ayı içerisinde ülkemiz, çevre ve iklim değişikliği alanında iki önemli uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapacak. Bunlardan ilki, küresel ölçekte büyük önem taşıyan Birleşmiş Milletler 31. İklim Değişikliği Konferansı (COP31). 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek konferans, dünyanın farklı coğrafyalarından devlet temsilcilerini, bilim insanlarını, akademisyenleri, sivil toplum kuruluşlarını ve özel sektör temsilcilerini Türkiye’de buluşturacak. Aynı ay içerisinde İstanbul, Uluslararası Su Birliği (IWA) tarafından düzenlenen Digital Water Summit 2026’ya ev sahipliği yapacak. 24-26 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde, İstanbul Teknik Üniversitesi organizatörlüğünde gerçekleştirilecek zirve, su sektöründe dijital dönüşümün geleceğini ele alacak. Su yönetiminde dijital teknolojilerin sunduğu olanakların, yenilikçi çözümlerin ve sürdürülebilir uygulamaların gündeme taşınacağı bu etkinliğin de sektöre önemli katkılar sunmasını temenni ediyorum. Dergimizin bu sayısında okurlarımızın ilgisini çekeceğine inandığım iki önemli teknik makaleyi sizlerle buluşturuyoruz. İlk makalemiz, ASKİ uzmanları tarafından hazırlanan “Su ve Kanalizasyon İdarelerinde Sürdürülebilir Hizmet Sunumunun Bir Aracı Olarak Varlık Yönetimi: Uluslararası Uygulamalar ve ASKİ Örneği” başlığını taşıyor. Oldukça kapsamlı bir çalışma olarak öne çıkan makale, farklı ülkelerdeki uygulamaları karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele alarak konuya geniş bir perspektif kazandırıyor. Bir diğer makalemiz ise “Domates İşleme, Salça ve Sos Fabrikaları Çevrim Suyu ve Atık Su Arıtma Tesisi Dizayn Önerileri” başlığını taşıyor. Gıda sanayisinde suyun verimli kullanılması, çevrim suyu uygulamaları ve atık su arıtma süreçlerinin etkin yönetimi açısından yol gösterici nitelikte olan bu çalışma, üretim tesislerinde sürdürülebilir su ve atık su yönetimine ilişkin önemli teknik bilgiler sunuyor. En derin saygılarımla. İKI ÖNEMLI ETKINLIĞE EV SAHIPLIĞI YAPACAĞIZ TAYFUN AYDIN tayfunaydin@b2bmedya.com Kuruluş Tarihi 2005 Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. yayınıdır İmtiyaz Sahibi Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. adına Emine Aktaş - Tayfun Aydın Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Tayfun Aydın tayfunaydın@b2bmedya.com Reklam Koordinatörü Emine Aktaş emineaktas@b2bmedya.com Akademik Danışmanlarımız Prof. Dr. Nuri Azbar Prof. Dr. Hulusi Barlas Prof. Dr. Ekrem Ekinci Prof. Dr. Erdem Görgün Prof. Dr. Selahattin İncecik Prof. Dr. Güçlü İnsel Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu Prof. Dr. Cumali Kınacı Prof. Dr. Mustafa Öztürk Prof. Dr. İdil Arslan Alaton Prof. Dr. Hüseyin Günerhan Yayın Danışmanlarımız Tolga Hikmet Balta Enis Burkut Dr. Mete Gerçek Ufuk Malak Grafik grafik@b2bmedya.com Abone abone@b2bmedya.com Baskı ve Cilt Şan Matbaa Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Fikirtepe Mah. Rüzgar Sok. Şua Elite Consept Sitesi 44A - A1 Blok K: 1 D: 48 34720 Kadıköy-İstanbul/Türkiye Tel: 0216 651 78 78 www.suvecevre.com www.b2bmedya.com e-posta: info@b2bmedya.com Fiyatı: 160 TL. © 2026 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. ISSN: 1307-9204 Ayda bir yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır. SUNUŞ
4 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 HABERLER MOLECOR TÜRKIYE, ALAŞEHIR’DEKI YENI ÜRETIM TESISINI HIZMETE AÇTI Molecor Türkiye, Manisa’nın Alaşehir ilçesinde kurduğu yeni üretim tesisini 22 Ekim’de resmen hizmete açtı. Şirketin Türkiye’deki faaliyetlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirilen yatırım, modern, verimli ve sürdürülebilir su altyapılarının geliştirilmesini desteklemeyi amaçlıyor. Kavaklıdere Mahallesi, Nato Yolu Küme Evleri No. 64, Alaşehir / Manisa adresinde bulunan tesis, Molecor teknolojisinin Türkiye’deki ve bölgedeki müşterilere daha yakın konumlandırılması açısından önem taşıyor. Yeni tesisin faaliyete geçmesiyle Molecor Türkiye’nin üretim kapasitesinin artırılması ve pazar ihtiyaçlarına daha hızlı, yerel koşullara uygun çözümler sunulması hedefleniyor. Yatırımın, su temini, sulama ve hidrolik altyapı projelerinin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Molecor’un kalite, yenilikçilik ve sürdürülebilirlik standartlarını temel alan tesisin, Türkiye’nin şirketin küresel ağı içindeki stratejik konumunu da güçlendirmesi amaçlanıyor. Açılış töreninde müşteriler, iş ortakları ve su sektörü profesyonelleri bir araya geldi. Katılımcılar, basınçlı su iletimine yönelik yüksek performanslı boru çözümlerinin üretimi için tasarlanan tesisin üretim alanlarını ve kullanılan teknolojileri inceleme fırsatı buldu. Yeni yatırımla birlikte Molecor Türkiye, ülkedeki faaliyetlerini geliştirmeyi, yeni iş birlikleri oluşturmayı ve büyüme ile yenilikçilik odaklı çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. n
6 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 HABERLER ASAT GENEL MÜDÜRÜ GÜLEBAY, LARA TURIZMCILERIYLE BULUŞTU Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Lara Turizm Merkezi’nde faaliyet gösteren otellerin temsilcileriyle bir araya gelerek bölgedeki altyapı sorunlarını ve çözüm beklentilerini dinledi. LATUYAP (Lara Turizm Yatırımcıları Birliği) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Saatçioğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda, özellikle yağışların ardından yaşanan taşkınlar ve kanalizasyon sorunları ele alındı. Toplantıya ASAT Genel Müdürü Cengiz Gülebay, Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol, Abone İşleri Dairesi Başkanı Emrah Kıldıran, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Savaş Evren Karakuş, Etüt, Plan ve Proje Dairesi Başkanı Levent Hansu, Kanalizasyon Dairesi Başkanı Bekir Kumbul ile Lara Turizm Merkezi’ndeki 26 otelin teknik müdürleri ve işletme müdürleri yer aldı. “Yağmur Suyu, Kanalizasyon ve Debimetre” başlıkları altında gerçekleştirilen bilgilendirmede, bölgedeki sorunlara yönelik kısa ve uzun vadeli çözüm önerileri ASAT yetkililerinin hazırladığı sunumlarla aktarıldı. Toplantıda, altyapı sorunlarının giderilmesine yönelik teknik çözüm önerilerinin yanı sıra otel işletmelerinin alması gereken önlemler hakkında da bilgilendirme yapıldı. İhtiyaç duyulması halinde ASAT teknik ekiplerinin destek sağlayabileceği belirtilirken, kurumlar ve otel işletmeleri arasındaki koordinasyonun sürdürülmesi değerlendirildi. Toplantıda ele alınan konuların sahada da değerlendirilmesi amacıyla, otel temsilcilerinin katılımıyla bölgedeki arıtma tesisine ziyaret gerçekleştirilmesi planlandı. Ziyarette, atıksuyun toplanması ve arıtılması süreçlerinin yerinde incelenmesi, tesisin işleyişi hakkında teknik bilgi paylaşımında bulunulması hedefleniyor. n Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, yaklaşık 1 milyar TL maliyetli 2. Etap İçme Suyu Arıtma Tesisi inşaatının yüzde 65’ini tamamladı. Kent merkezinin günlük içme suyu arıtma kapasitesini 260 bin metreküpten 520 bin metreküpe çıkaracak proje, yeni su deposu ve şebeke bağlantısıyla Diyarbakır’ın uzun vadeli su ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacak. Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğü, Merkez İçme Suyu Arıtma Tesisi sahasında ikinci etap tesisini inşa ediyor. Finansmanı İLBANK koordinasyonunda Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİKA) tarafından hibe olarak sağlanan proje kapsamında suyun arıtılacağı üniteler, depolanacağı yapı ve şehir şebekesine aktarılacağı bağlantı hattı hazırlanıyor. Mevcut arıtma tesisi, kentin bugünkü içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasitede hizmet veriyor. İkinci etap tesis ise nüfus artışı ve yeni yerleşim alanlarının gelişmesiyle önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyulacak suyun arıtılması için planlandı. Yeni tesisin devreye alınmasıyla günlük arıtma kapasitesi iki katına çıkacak. Böylece Diyarbakır’ın gelecekteki su ihtiyacına bugünden hazırlık yapılacak. İkinci etabın devreye alınmasıyla tesisin günlük içme suyu arıtma kapasitesi 260 bin metreküpten 520 bin metreküpe ulaşacak. Kapasite artışı, kentin artan su ihtiyacının karşılanmasını ve özellikle yaz aylarında yeterli miktarda su sağlanmasını destekleyecek. n DİSKİ, DIYARBAKIR’IN GELECEKTEKI SU İHTIYACINA HAZIRLANIYOR
8 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 HABERLER IWA DIGITAL WATER SUMMIT 2026, 24-26 KASIM TARIHLERINDE İSTANBUL’DA DÜZENLENECEK Uluslararası Su Birliği (IWA) tarafından düzenlenen Digital Water Summit 2026, 24-26 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi organizatörlüğünde düzenlenecek zirve, su sektöründe dijital dönüşümün geleceğini gündeme taşıyacak. Dördüncü kez gerçekleştirilecek etkinlik ilk kez İstanbul’da düzenlenecek. Etkinlik su ve atıksu yönetiminde dijital teknolojilerin kullanımına, yapay zekâ uygulamalarına ve akıllı sistemlere odaklanacak. Su sektörü temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, işletmeler ve uzmanları bir araya getirecek zirvede; IoT, veri analitiği, akıllı sayaçlar, su kayıp-kaçaklarının tespiti, dijital ikizler ve siber güvenlik gibi konular ele alınacak. Teknik sunumların, canlı teknoloji gösterimleri, interaktif oturumların ve InnoHub çözüm tanıtımlarının yer alacağı etkinlik, su yönetiminde dijitalleşmeye yönelik uygulamaların ve yenilikçi çözümlerin paylaşılması için uluslararası bir platform sunacak. n Uluslararası su sektörünün önde gelen yayıncı ve etkinlik organizatörlerinden Global Water Intelligence (GWI), dünya genelinde su yönetiminde öne çıkan idarelerle gerçekleştirdiği özel mülakat serisi kapsamında Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğünü gündemine aldı. Su sektörüyle ilgili projeleri, finansman süreçlerini, tarife analizlerini ve piyasa trendlerini takip eden, teknoloji ve Pazar bültenleri yayımlayarak sektörü bilgilendiren GWI, bu sefer de KOSKİ Genel Müdürlüğü’nün ortaya koyduğu modeli uluslararası su sektörüne taktim etti. Dijital ortamda gerçekleştirilen mülakatta, KOSKİ’nin geniş hizmet coğrafyasındaki operasyonel yapısı, kurum bünyesinde geliştirilen yerli dijital çözümler, su kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar, yenilenebilir enerji yatırımları ve uluslararası iş birlikleri konuşuldu. KOSKİ Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Demet tarafından GWI temsilcisiyle yapılan mülakatta, KOSKİ’nin hizmet alanının büyüklüğüne ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. KOSKİ Genel Müdür Yardımcısı Demet, 2014 yılında gerçekleştirilen yasal düzenlemenin ardından hizmet sahasını yaklaşık 2 bin 500 kilometrekareden Konya’nın tamamını kapsayacak şekilde genişleten KOSKİ’nin, bugün yaklaşık 42 bin kilometrekarelik geniş bir coğrafyada hizmet sunduğunu belirterek yaptığı açıklamada, “Kent merkezinde yaklaşık 1,5 milyon, Konya genelinde ise yaklaşık 2,3 milyon nüfusa içme suyu ve kanalizasyon hizmeti ulaştıran KOSKİ Genel Müdürlüğü’müz, kırsal ve kentsel bölgelerde altyapı hizmetlerinin dengeli şekilde yürütülmesi için çalışmalarını sürdürüyor. Yıllık toplam bütçesi 18,75 milyar lira seviyesinde bulunan KOSKİ’nin gelirlerinin önemli bölümünü su tarifeleri ve genel bütçe payları oluşturuyor. Kurum, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda gelir seviyesi düşük vatandaşlara Konya Büyükşehir Belediyesi desteğiyle yüzde 50 ve üzerinde fatura sübvansiyonu da sağlıyor” dedi. n KOSKİ’NIN DIJITALLEŞME MODELI ULUSLARARASI ARENADA
SARNIÇ’IN SU ŞEBEKESI BIR YILDA BAŞTAN SONA YENILENDI İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Gaziemir’in Sarnıç bölgesinde yürüttüğü 205 milyon liralık içme suyu altyapısı yenileme projesinde şebeke çalışmalarını tamamladı. Fatih, Hürriyet, Menderes ve Atatürk mahallelerini kapsayan proje kapsamında 75 kilometrelik içme suyu şebekesi yenilendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın temelini attığı yatırımda ekipler, kalan branşman bağlantılarını tamamlarken altyapısı biten cadde ve sokaklarda asfaltlama ve parke döşeme çalışmalarını sürdürüyor. Eylül 2025’te temeli atılan ve iki yıl sürmesi öngörülen proje, bir yılda tamamlandı. Sarnıç’ın içme suyu ihtiyacı, üç sondaj kuyusu ve Tahtalı Barajı’ndan Gaziemir’e su sağlayan P5 Pompa İstasyonu üzerinden karşılanıyor. Ancak ekonomik ömrünü tamamlayan PVC borular, sık arızalara ve su kayıplarına neden oluyordu. Özellikle su tüketiminin arttığı dönemlerde yaşanan bu sorunlar, bölgenin içme suyu ihtiyacının karşılanmasını güçleştiriyordu. Yenilenen şebekeyle arızaların ve su kayıplarının azaltılması, içme suyunun abonelere daha güvenli ve kesintisiz ulaştırılması hedefleniyor. Sarnıç’ın içme suyu altyapısı, şebeke ve iletim hatlarının yanı sıra yeni depo yatırımlarıyla da güçlendirildi. Ekonomik ömrünü tamamlayan mevcut deponun yanına, her biri 125 metreküp kapasiteli iki yeni depo inşa edildi. Yaklaşık 2,5 milyon liralık yatırımla tamamlanan ve toplam 250 metreküp kapasiteye sahip depolar, hizmete hazır hale getirildi. n HABERLER
10 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 HABERLER ASKİ’NİN SAYAÇ TASARRUFU SONRASI 100 MILYONLUK KAMU KAZANCI ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından devreye alınan su yönetimi tedbirleri sayesinde, hem milyonlarca metreküp su tasarruf edildi hem de kamuya yılda milyonlarca lira ekonomik katkı sağlandı. Kısa sürede hayata geçirilen tedbirlerle 45 milyon metreküp su tasarrufu sağlanan Başkent’te, ASKİ’nin sayaç bakım-onarım atölyesi sayesinde her yıl 80 bin sayaç yeniden kullanıma kazandırıldı. Bu sayede yılda 100 milyon TL kamu kaynağı korunmuş oldu. ASKİ Abone İşleri Daire Başkanı Eray Duraklıoğlu, “2026 yılında da kayıp-kaçakla mücadele ve tasarruf çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Ankara’da artan kuraklık riski ve su arz güvenliği ihtiyacına karşı Ankara Büyükşehir Belediyesi, suyu koruyan ve kamu kaynaklarını büyüten örnek bir yönetim modeli ortaya koydu. ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın öncülüğünde ASKİ tarafından hayata geçirilen tasarruf ve tüketim yönetimi tedbirleri sayesinde, hem milyonlarca metreküp su tasarruf edildi hem de kamuya yılda yaklaşık 100 milyon TL’lik ekonomik katkı sağlandı. ASKİ Abone İşleri Daire Başkanı Eray Duraklıoğlu, hayata geçirilen uygulamaların yalnızca bugünü değil, Ankara’nın geleceğini de güvence altına aldığını vurgulayarak “Ankara’da yaşanan kuraklık koşulları ve su arz güvenliğinin korunması ihtiyacı doğrultusunda, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş’ın öncülüğünde ve vizyonunda, ASKİ olarak suyu verimli kullanmak ve tüketimi yönetmek amacıyla hızlı ve bütüncül tedbirleri devreye aldık” diye konuştu. Kademeli tarife uygulamasıyla hem tasarrufu teşvik ettiklerini hem de aşırı tüketimi kontrol altına aldıklarını belirten Durakoğlu, “Uygulama ile 10 metreküpün altında su tüketen konut abonelerimize yüzde 10 indirim sağlarken; 15 metreküp ve özellikle 30 metreküp üzeri yüksek tüketim yapan konut abonelerine daha yüksek tarife uygulanarak aşırı tüketimin azaltılması hedeflendi. Bu tüketim yönetimi yaklaşımı sayesinde 2025 yılı içinde 18 milyon metreküp su tasarrufu elde ettik” diye konuştu. Tasarrufun yalnızca tarifelerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Duraklıoğlu, sahada yapılan çalışmaları şöyle anlattı: “Abonelerimizin günlük kullanımında doğrudan etki yaratacak şekilde 150 bin adet perlatör dağıtımı gerçekleştirdik. Perlatörler musluk uçlarına takılan aparatlar olup, su akışını düzenleyerek ciddi ölçekte su tasarrufu sağlar. Kırsal ve bahçe amaçlı tüketimlerde de düzenlemelere gidildi. Hobi bahçelerinin aylık su kullanımı 15 metreküpten 5 metreküpe düşürüldü; bahçe ve geçici bahçe aboneliklerinde ise su kullanımı tamamen kapatıldı. Ayrıca, Ankara’nın günlük su tüketiminin önemli bir kısmının gerçekleştiği park ve yeşil alanlarda çim ve yeşil alan sulaması tamamen iptal edildi. Bu kapsamda yaklaşık 2 bin park ve bahçeye ait sayaç sökümü yapılarak uygulama sahada fiilen hayata geçirildi.” En dikkat çeken adımlardan birinin sayaç bakım-onarım atölyesi olduğunu belirten Duraklıoğlu şunları söyledi: “Su kayıplarını azaltmak için denetim ve teknik çalışmalarımızı artırdık. 33.000 adet kayıp-kaçak taraması gerçekleştirildi; 3.500’e yakın tutanak düzenlendi. Sayaç kaynaklı idari kayıpları azaltmak amacıyla 176.000 sayaç değişimi yapıldı, ayrıca 10.000’in üzerinde hatalı sayaç montajı düzeltilerek sistem güvenilirliği artırıldı. Bu süreçleri desteklemek üzere test-muayene ve kalibrasyon laboratuvarımız yenilendi. Kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak adına önemli bir adım daha attık. Daha önce aboneliği iptal edilen ve kısa süreli kullanılmış sayaçlar çoğu zaman hurdaya ayrılıyor veya bakım-onarım hizmeti dışarıdan alınıyordu. Bu israfı önlemek amacıyla kendi bünyemizde bir tamir-bakım atölyesi kurduk. Ekiplerimiz sayaçların bakım-onarımını gerçekleştirerek sayaçları yeniden kullanılabilir hale getirdi; gerekli kontroller ve onay süreçleri tamamlandıktan sonra tekrar sisteme kazandırıldı. Bu sayede yıllık yaklaşık 75–80 bin sayaç yeniden kullanıma alınarak kamuya yaklaşık 100 milyon TL düzeyinde bir gelir/katkı sağlandı.” n ASKİ Abone İşleri Daire Başkanı Eray Duraklıoğlu
12 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 HABERLER MESKİ ANAMUR ATIK SU ARITMA TESISI, ALMANYA BINGEN HEYETINI AĞIRLADI Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü, atık suyun çevreye zarar vermeden yönetilmesi, su kaynaklarının korunması ve arıtılmış suyun yeniden değerlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda MESKİ Anamur Atıksu Arıtma Tesisi, Anamur Belediyesi ile Almanya’daki kardeş kenti Bingen Belediyesi arasında yürütülen “Küresel Çevre Sorunlarına Yerel Çözümler” ortak projesi kapsamında teknik incelemeye ev sahipliği yaptı. Bingen Belediyesi temsilcileri, Anamur Belediyesi yetkilileri, her iki kentin teknik heyetleri ve MESKİ yetkililerinin katıldığı ziyarette; tesisin günlük arıtma kapasitesi, modern biyolojik arıtma teknolojileri ve çalışma sistemi hakkında bilgi verildi. Ziyarette, Anamur’un nüfus yoğunluğu ve özellikle turizm sezonunda değişen atık su yükünün yönetimi ele alındı. Tesisin değişken deşarj yüklerine uyumu ve kentsel altyapıya sunduğu çözümler değerlendirilirken, sürdürülebilir arıtma uygulamaları hakkında bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuldu. Küresel iklim krizi ve kuraklık tehdidine karşı arıtılmış suyun yeniden kullanım olanakları da görüşüldü. Suyun seralar ve bahçeler başta olmak üzere tarımsal sulamada, ayrıca park, bahçe ve yeşil alanlarda kullanılma potansiyeli ile sağlayacağı su tasarrufu ve ekonomik kazanımlar değerlendirildi. Heyete ayrıca tesis çıkış suyunun rekreasyon amaçlı geri kullanım izninin bulunduğu ve talep edilmesi halinde kullanılabileceği aktarıldı. İncelemelerde, tesisin modern arıtma altyapısı ve çevreye duyarlı uygulamaları takdir topladı. Ziyaret kapsamında atık yönetimi, çevre teknolojileri, doğanın korunması ve su kaynaklarının verimli kullanılması konularında iki kent arasında yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. MESKİ, modern arıtma tesisleri ve sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarıyla çevrenin korunması ve su kaynaklarının gelecek nesillere güvenle aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor. n SASKİ, SAÜ Tıp Fakültesi son sınıf öğrencilerini halk sağlığı stajı kapsamında tesislerinde ağırladı. Hızırilyas İçme Suyu Arıtma Tesisi ile Karaman İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ni gezen geleceğin hekimleri, suyun arıtılma süreçlerini uzmanlardan dinleyerek yerinde inceleme fırsatı buldu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi son sınıf öğrencileri suyun insan sağlığıyla doğrudan ilişkili aşamalarını inceleyebilecekleri bir saha programında buluşturdu. Geleceğin hekimleri halk sağlığı stajı çerçevesindeki ziyaretlerinde Hızırilyas İçme Suyu Arıtma Tesisi ile Karaman İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ni gezdi. İlk olarak Hızırilyas İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni gezen öğrenciler, suyun vatandaşların kullanımına sunulmadan önce geçtiği arıtma aşamaları hakkında uzmanlardan bilgi aldı. İçme suyunun niteliğinin korunması ve güvenli şekilde abonelere ulaştırılması için yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen geleceğin hekimleri, temiz suya erişimin halk sağlığı açısından taşıdığı önemi yakından gözlemledi. HALK SAĞLIĞI İÇIN SUYUN YOLCULUĞU SASKİ TESISLERINDE ÖĞRENİLDİ
SASKİ’NIN DEV YATIRIMI YÜZDE 72’YE ULAŞTI Samsun’un içme suyu altyapısını güçlendirmek ve şehrin gelecekte artacak su ihtiyacına cevap vermek amacıyla yatırımlarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, önemli bir projeyi daha adım adım tamamlıyor. Bu kapsamda, Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Tekkeköy ilçesinde yürütülen Selahattin Ereren İçme Suyu Arıtma Tesisi 2. Kademe İnşaatı Projesi’nde önemli bir aşama daha geride bırakıldı. Yaklaşık 1,7 milyar TL yatırım bedeline sahip projede fiziki gerçekleşme yüzde 72’ye ulaştı. Projenin tamamlanması ve mevcut tesiste yürütülen revizyon çalışmalarının bitirilmesiyle birlikte Samsun’un içme suyu arıtma kapasitesinin önemli ölçüde Türkiye Temsilcisi SAY SU ARITMA SAN. TIC. LTD. ŞTI. Maltepe Mah. Çiftehavuzlar Cad. No.1 Maltepe San. Sitesi 174 Topkapı-Zeytinburnu 34010 / İSTANBUL Tel : (0212) 244 44 13, 293 88 14 - (0533) 787 84 17 Fax : (0212) 576 76 01 - info@saysu.com.tr - www.saysu.com.tr HABERLER artırılması hedefleniyor. Proje kapsamında yer alan ambar, su deposu, filtre binası, laboratuvar, trafo-jeneratör, barınma ve sosyal tesis yapılarında çalışmalar büyük ölçüde tamamlandı. Bazı yapılarda ise son imalatlar sürdürülüyor. Mevcut arıtma tesislerinde gerçekleştirilen revizyon çalışmaları da devam ederken çalışmaların tamamlanmasıyla mevcut tesisin de yeni sistemle uyumlu ve modern bir yapıya kavuşturulması planlanıyor. Yeni yapılan 2. kademe tesisinin tamamlanmasıyla günlük 200 bin metreküp ilave içme suyu arıtma kapasitesi sağlanacak. Mevcut tesiste yürütülen revizyon çalışmalarının da tamamlanmasıyla birlikte Selahattin Ereren İçme Suyu Arıtma Tesisi’nin toplam günlük arıtma kapasitesi 400 bin metreküpe ulaşacak. Proje kapsamında ayrıca Karadeniz Bölgesi’nin en büyük içme suyu ve atık su laboratuvarlarından birinin yanı sıra, su ve kanalizasyon idareleri arasında en büyük ambar binasının da hizmete alınması hedefleniyor. n
14 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 HABERLER KONUTLARI VE İŞLETMELERI SU BASKINLARINA KARŞI KORUMANIN YOLU İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç Sağanak yağışlar çoğu zaman evlerden iş yerlerine, alışveriş merkezlerinden okul ve hastanelere kadar pek çok yapının bodrum katları ile otoparklarında su baskınlarına yol açabiliyor. Kısa süre önce İstanbul’da yaşanan su baskınları da bu riski yeniden gündeme getirdi. İstanbul Valiliği’nin açıklamasına göre, 14 Ekim 2026 tarihinde saat 06.00 ile 20.00 arasında AFAD ve 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ulaşan ihbarların 808’i konutlara, 280’i ise iş yerlerine ilişkindi. Yaşananlar, su baskınlarının yol açabileceği zararları azaltmak için yapılarda etkili su tahliye çözümleri bulundurmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Site yönetimlerinin ve tesis teknik müdürlerinin yoğun yağışlara karşı uygun su tahliye çözümlerini önceden planlaması gerektiğine dikkat çeken İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç, şunları söyledi: “Bodrum katları, kapalı otoparklar, teknik hacimler ve su toplama çukurları, yoğun yağışlarda su birikmesi riski taşıyan alanların başında geliyor. Bu alanlarda biriken su, bina altyapısına, teknik ekipmanlara ve elektrik sistemlerine zarar verebildiği gibi can ve mal güvenliğini de tehdit edebiliyor. Bu nedenle site yönetimleri ile alışveriş merkezi, okul ve hastane gibi tesislerin teknik ekiplerinin olası su baskınlarına karşı gerekli ekipmanları hazır bulundurması büyük önem taşıyor. Bu kapsamda drenaj ve atık su pompaları, su baskını riski taşıyan alanlarda biriken suyun tahliyesini kolaylaştırarak olası zararların azaltılmasına katkı sağlayan sistemlerin başında geliyor. İMPO Motor Pompa olarak, binalardan ticari tesislere kadar farklı kullanım alanlarının tahliye ihtiyaçlarına yönelik drenaj ve atık su pompası çözümleri sunuyoruz. ED, EGT, FDX ve FDP serisi dalgıç drenaj pompalarımız, bodrum katlar, kapalı otoparklar ve kiler gibi alanlarda yaşanan su baskınlarında temiz veya bulanık suyun tahliyesi için kullanılıyor. Bu serilerdeki taşınabilir modellerimiz acil müdahaleyi kolaylaştırırken uygun sistemlerde sabit tesisatlarla da çalışabiliyor. FWX ve FWC serisi atık su pompalarımız ise katı partikül içeren evsel ve endüstriyel suların tahliyesinde kullanılıyor. Daha yoğun katı ve lifli malzeme içeren atık sular için de FGX ve FGR serisi öğütücülü pompalarımız güçlü çözüm sunuyor. Bu iki seri, kesici üniteleri sayesinde katı malzemeleri, küçük parçalara ayırarak tıkanma riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor. n İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Körfez’de su sirkülasyonunu artırmak ve deniz ekosistemini iyileştirmek amacıyla yürüttüğü dip tarama çalışmalarında bugüne kadar 1 milyon 503 bin 785 ton malzeme çıkarıldı. Peynircioğlu Deresi çıkışındaki çalışmaların tamamlanmasının ardından 6 gemilik filo, Çiğli Sasalı açıklarında deniz tabanını 4 metre derinliğe ulaştırmak için çalışmalara başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’ndeki dip tarama çalışmalarında yeni bir aşamaya geçti. Körfez’de su sirkülasyonunu artırmak, sığlaşmayı önlemek ve deniz yaşamını desteklemek amacıyla 16 Aralık 2024’te başlatılan çalışmalar kapsamında bugüne kadar 1 milyon 503 bin 785 ton dip tarama malzemesi çıkarıldı. Mavişehir’deki Peynircioğlu Deresi çıkışında yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından ekipler, Körfez’in kuzey aksındaki ikinci etaba geçti. İki çamur kazı gemisi ve dört çamur taşıma gemisinden oluşan filo, Çiğli Sasalı açıklarında deniz tabanını tarayarak su sirkülasyonunu güçlendirecek kanalın açılması için çalışmalarını sürdürüyor. n 1,5 MILYON TON DIP ÇAMURU ÇIKARILDI, ROTA KUZEYE ÇEVRILDI
SASKİ’DEN SU ANALIZINDE 226 PARAMETRELI KONTROL SASKİ, halk sağlığını korumak ve içme suyu güvenliğini sağlamak amacıyla içme suyu ve atık suyu 226 farklı parametrede analiz ediyor. Marmara Bölgesi’nin en kapsamlı Su ve Atıksu Kontrol Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen düzenli analizlerle su kalitesi titizlikle takip edilirken, süreçler ulusal ve uluslararası yeterliliklerle güvence altına alınıyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), suyun kaynaktan vatandaşa ulaşana kadar taşıdığı kaliteyi ve atık suyun çevreye etkilerini kontrol altında tutmak için periyodik olarak kapsamlı analizler gerçekleştiriliyor. İçme suyu ve atık suya yönelik analizler toplam 226 farklı parametrede yürütülüyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen ölçüm ve testlerle suyun niteliği takip ediliyor. Olası değişimlerin tespit edilmesi ve gerekli değerlendirmelerin yapılması için bilimsel veriler hassasiyetle inceleniyor. Marmara Bölgesi’nin kapsamlı laboratuvarları arasında yer alan Su ve Atıksu Kontrol Laboratuvarı, Sakarya’nın yanı sıra çevre illerden gönderilen numuneleri de analiz ediyor. Laboratuvar, teknik kapasitesi ve uzmanlık gerektiren test süreçleriyle bölgesel ölçekte de önemli bir görev üstleniyor. Kurum tarafından yapılan açıklamada, “Halk sağlığının korunmasını su yönetimi çalışmalarımızın temel önceliği olarak görüyoruz. İçme suyu ve atık suyu 226 farklı parametrede düzenli olarak analiz ederek su kalitesini yakından takip ediyoruz. Laboratuvarımızın ulusal denetimlerde ve uluslararası yeterlilik testlerinde elde ettiği başarılar, halk sağlığını korumak ve vatandaşlarımıza kaliteli hizmet sunmak için gösterdiğimiz hassasiyeti ortaya koyuyor.” ifadeleri kullanıldı. n HABERLER pH ve ORP Ölçümü Bürkert tarafından sunulan pH/ORP sensörler�, endüstr�yel ve çevresel uygulamalarda pH ve redoks potans�yel�n� kolayca �zleme ve kontrol etme �mkânı sağlar. İletkenl�k Ölçümü Bürkert �letkenl�k sensörler�, endüstr�yel ve çevresel uygulamalarda yüksek hassas�yetl� �letkenl�k ölçümü sağlar.Dayanıklı yapısı ve kolay entegrasyonuyla sürekl� proses tak�b� �ç�n �deal seçenekt�r. Akış Ölçümü Bürkert akış ölçüm çözümler� �le prosesler�n�z� doğru ve kes�nt�s�z tak�p ed�n. Yüksek performans ve güven�l�r ver� sağlar BURKERT AKIŞKAN KONTROL SİSTEMLERİ TİCARET A.Ş Halkapınar Mahalles� 1082 Sokak No:5-S 35170 Konak/İzm�r Telefon: +90 232 459 53 95 Fax: +90 232 459 76 94 �nfoturkey@burkert.com www.burkert.com.tr Akıllı çözümler burada başlıyor. L�nkedIn’de b�z� tak�p ed�n. burkertturk�ye Su Anal�z�nde Hassas Ölçüm, Akıllı Yönet�m
Zirve Hakkında Uluslararası Su Birliği tarafından İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ev sahipliği ve iş birliğinde düzenlenen Dijital Su Zirvesi 2026, ilk üç başarılı edisyonunun ardından bu yıl dördüncü kez İstanbul’da gerçekleştiriliyor. Zirve; küresel ölçekte su otoritelerini, kamu hizmeti sağlayıcılarını, teknoloji şirketlerini, araştırmacıları ve sektör liderlerini bir araya getirerek su sektöründeki güncel ve gelecekteki zorluklara yönelik dijital çözümlerin paylaşılması için benzersiz bir platform sunmaktadır. Öne Çıkan Başlıklar ve Etkinlik Programı 24-26 Kasım, İstanbul 6 Su Sistemlerinde Nesnelerin İnterneti (IoT) 6 Yapay Zekâ ve İleri Veri Analitiği 6 Akıllı Sayaç ve Ölçüm Sistemleri 6 Şebeke Dijital İkizleri (Digital Twins) 6 Kayıp ve Kaçak Tespiti Çözümleri 6 Altyapıda Siber Güvenlik 6 InnoHub İnovasyon ve Çözüm Sunumları 6 Uluslararası Ağ Kurma (Networking) ve Fuar Uluslararası Su Birliği Yerel Ortaklar SEMPOZYUM KAYITLARI VE SPONSORLUK FIRSATLARI DEVAM EDIYOR! DİJİTAL SU ZİRVESİ 2026 İstanbul Kongre Merkezi (ICC) Harbiye, Şişli. digitalwatersummit.org Ayrıntılı Bilgi & Katılım Etkinlik Alanı
KASKİ’NIN 50 MILYON TL’LIK İÇME SUYU YATIRIMI İNCELENDI Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Melikgazi ilçesi Erenköy Mahallesi’nde KASKİ tarafından sürdürülen yatırım maliyeti yaklaşık 50 milyon TL’lik olan ve yaklaşık 20 mahallenin içme suyu altyapısını ve su kalitesini iyileştirecek içme suyu çalışmalarını yerinde inceleyerek, “Suyun niteliğini daha da artırıyoruz” mesajı verdi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, şehrin altyapı ihtiyaçlarını karşılamaya ve mevcut altyapının niteliğini daha da yükseltmeye yönelik yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Kayseri Su ve Kanalizasyon İdaresi (KASKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Melikgazi ilçesi Erenköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen içme suyu hattı çalışmaları da devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erenköy Mahallesi’ndeki çalışmaları yerinde inceleyerek ekiplerden yatırımın son durumu hakkında bilgi aldı. İncelemelerinin ardından çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, KASKİ’nin hizmetten hizmete, yatırımdan yatırıma koştuğunu belirterek, mevcut hizmetlerin niteliğini artırmaya yönelik çalışmaların da büyük önem taşıdığını ifade etti. Kayseri’de içme suyuyla ilgili herhangi bir sorun bulunmadığını kaydeden Büyükkılıç, şehrin içme suyu ihtiyacını uzun yıllar karşılayacak yatırımlar planladıklarını belirtti. Başkan Büyükkılıç, “Allah’a şükürler olsun Kayseri’mizde içme suyuyla ilgili herhangi bir sorunumuz yok. İnşallah bugün için projekte ettiğimiz en az 50 yıl. Ama sadece suyu vermek yetmez, suyun kalitesini de artırmamız gerekir” diyerek, gerçekleştirilen çalışmanın temel amacının içme suyunun niteliğini daha da yükseltmek olduğunu vurguladı. n HABERLER
18 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 KONUK YAZAR Bir su arıtma tesisinde asıl problem, bazen ürettiğimiz temiz su değil; geride bıraktığımız sudur. Son otuz yılda ters ozmoz (RO) teknolojisi, endüstriyel su hazırlama ve deniz suyu arıtımında önemli bir dönüşüm yarattı. Daha verimli membranlar, yüksek basınç pompaları, enerji geri kazanım sistemleri ve gelişmiş otomasyon çözümleri sayesinde birim su üretim maliyetleri önemli ölçüde iyileşti. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen, sektörün karşı karşıya olduğu önemli bir mühendislik problemi var: RO SISTEMLERININ ÜRETTIĞI KONSANTRE SUYU NASIL YÖNETECEĞIZ? Bugün endüstriyel tesislerin önemli bir kısmında su geri kazanım oranı artırılmaya çalışılıyor. Çünkü daha yüksek recovery, aynı miktarda besleme suyundan daha fazla kullanılabilir su elde edilmesi anlamına geliyor. Fakat recovery arttıkça başka bir problem ortaya çıkıyor: Konsantre taraftaki tuz konsantrasyonu yükseliyor, ozmotik basınç artıyor ve membranların çalışma koşulları ağırlaşıyor. Bir noktadan sonra klasik RO sistemleri için yalnızca pompa basıncını artırmak yeterli olmuyor. HÜSEYIN EMİRDAĞ Baysu Arıtma Sistemleri Satış Müdürü RO’NUN SINIRINDAN SONRA NE VAR?
20 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 İşte tam bu noktada üç önemli yaklaşım gündeme geliyor: High Pressure Reverse Osmosis (HPRO), Osmotically Assisted Reverse Osmosis (OARO) ve Zero Liquid Discharge (ZLD). Bu teknolojiler aynı problemi farklı mühendislik yaklaşımlarıyla çözmeye çalışıyor. 1. RO SISTEMLERININ GERÇEK SINIRI NEDIR? Ters ozmoz, suyun yarı geçirgen bir membrandan geçebilmesi için ozmotik basınç farkının üzerinde hidrolik basınç uygulanması prensibiyle çalışır. Basitleştirilmiş su akısı denklemi şöyledir: Jw = A × (ΔP − Δπ) Burada: • Jw: Membran su akısı • A: Membranın su geçirgenlik katsayısı • ΔP: Membran boyunca etkin hidrolik basınç farkı • Δπ: Membranın iki tarafı arasındaki ozmotik basınç farkı Bu denklem aslında RO teknolojisinin en temel mühendislik sınırını ortaya koyuyor. Besleme suyundaki tuz konsantrasyonu arttıkça ozmotik basınç yükselir. Dolayısıyla aynı miktarda suyu membrandan geçirmek için daha fazla etkin basınç gerekir. Örneğin deniz suyu arıtımında yaklaşık 35.000 mg/L TDS içeren bir besleme suyunu düşünelim. 100 m³/h besleme debisine sahip ve %45 recovery ile çalışan bir SWRO tesisinde yaklaşık olarak: • 45 m³/h ürün suyu elde edilir. • 55 m³/h konsantre su oluşur. • Konsantre TDS, idealize edilmiş kütle dengesiyle yaklaşık 63.600 mg/L seviyesine ulaşır. Burada önemli nokta şudur: Sisteme giren tuzun büyük bölümü konsantre akımında birikmektedir. Konsantreden ilave su kazanmak istediğimizde artık başlangıçtaki 35.000 mg/L deniz suyuyla değil, yaklaşık 64.000 mg/L tuzluluğa sahip çok daha zor bir suyla çalışmak zorundayız. Klasik RO’nun sınırı yalnızca yüksek basınca dayanıklı ekipman üretmek değildir. Aynı zamanda konsantrasyon polarizasyonu, mineral çökelmesi, membran sıkışması, enerji tüketimi ve uzun dönem işletme güvenilirliği gibi sorunların birlikte yönetilmesidir. 2. HPRO: DAHA YÜKSEK BASINÇLA DAHA FAZLA SU GERI KAZANIMI High Pressure Reverse Osmosis (HPRO), geleneksel RO’nun çalışma sınırlarını daha yüksek basınçlara dayanıklı membranlar, basınç kapları, pompalar ve proses ekipmanlarıyla genişletmeyi hedefler. Temel prensip değişmez. YükKONUK YAZAR
22 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 KONUK YAZAR sek tuzluluktaki konsantre su, yeniden basınçlandırılarak ilave membran kademelerinden geçirilir. Böylece mevcut konsantre akımından daha fazla su geri kazanılır. Ancak HPRO teknolojisi, standart bir SWRO sistemine yalnızca daha güçlü bir pompa eklemek anlamına gelmez. Membranların mekanik dayanımı, basınç kaplarının tasarım sınırları, bağlantı ekipmanları, enerji geri kazanım düzeni ve kimyasal çökelme potansiyeli birlikte değerlendirilmelidir. HPRO’nun önemli avantajlarından biri, yüksek tuzluluktaki suyun termal buharlaştırma sistemlerine gönderilmeden önce daha ileri seviyede konsantre edilebilmesidir. Bu durum özellikle ZLD uygulamalarında önem taşır. Çünkü buharlaştırıcıya gönderilen su miktarındaki her azalma, termal sistemin gerekli kapasitesini ve enerji ihtiyacını düşürme potansiyeline sahiptir. Ancak HPRO’nun da fiziksel sınırları vardır. Belirli bir tuzluluk seviyesinden sonra artan ozmotik basınç ve azalan membran akısı, sistemin enerji ve yatırım maliyetlerini hızla yükseltebilir. HPRO, RO’nun sınırlarını ileri taşır; ancak bu sınırları tamamen ortadan kaldırmaz. 3. OARO: DAHA FAZLA BASINÇ YERINE OZMOTIK DENGEYI DEĞIŞTIRMEK Osmotically Assisted Reverse Osmosis (OARO), yüksek tuzluluk problemini farklı bir yaklaşımla ele alıyor. Klasik RO sistemlerinde membranın permeat tarafında düşük tuzlulukta su bulunurken, besleme tarafında daha yüksek tuzlulukta su vardır. Bu durum membranın iki tarafında önemli bir ozmotik basınç farkı oluşturur. OARO teknolojisinde ise membranın diğer tarafında kontrollü tuzluluğa sahip bir yardımcı akım, yani sweep solution, kullanılır. Bu sayede membranın iki tarafındaki ozmotik basınç farkı azaltılarak yüksek tuzluluktaki akımdan su geçişi kolaylaştırılır. Başka bir ifadeyle OARO, daha fazla hidrolik basınç uygulamaya çalışmak yerine ayrımı zorlaştıran ozmotik basınç farkını azaltmayı hedefler. Bu, membran teknolojileri açısından son derece önemli bir yaklaşım değişikliğidir. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. OARO’da transfer edilen su, genellikle doğrudan düşük TDS değerine sahip nihai ürün suyu olarak elde edilmez. Yardımcı tuzlu akımı seyreltir. Bu akımdan kullanılabilir su elde edilebilmesi için ilave RO kademeleri veya uygun bir ayırma süreci gerekir. Dolayısıyla OARO sistemleri; ilave membran modülleri, sirkülasyon pompaları, farklı basınç seviyeleri ve daha karmaşık proses kontrolü gerektirebilir. Teknolojinin teorik avantajı güçlü olsa da ticari ölçekte enerji tüketimi, düşük membran akısı ve sistem karmaşıklığı hâlâ önemli mühendislik konularıdır. Bu nedenle OARO’yu bütün yüksek tuzluluk problemlerine doğrudan uygulanabilecek, tamamen olgunlaşmış bir çözüm olarak değerlendirmek doğru değildir. OARO’nun asıl potansiyeli, geleneksel RO’nun ekonomik sınırına yaklaşıldığında yeni proses seçenekleri oluşturabilmesidir. 4. ZLD: SIVI DEŞARJINI ORTADAN KALDIRMAK Zero Liquid Discharge (ZLD), arıtma sonrası sıvı atık deşarjını ortadan kaldırmayı hedefleyen bütünleşik bir su yönetim yaklaşımıdır. HPRO ve OARO belirli membran proseslerini ifade ederken ZLD, tesisin tamamı için belirlenen bir proses hedefidir. Geleneksel bir su arıtma tesisinde konsantre su; kanalizasyon altyapısına, denize, uygun bir alıcı ortama veya izin verilen başka bir bertaraf sistemine gönderilebilir. Ancak bazı bölgelerde su kıtlığı, deşarj kısıtlamaları veya çevresel yükümlülükler nedeniyle bu yöntemler teknik ya da ekonomik olarak uygun olmayabilir. ZLD yaklaşımında amaç, suyu mümkün olduğunca geri kazanmak ve çözünmüş katıları nihayetinde katı bir atık ya da ekonomik olarak değerlendirilebilecek bir ürün hâline getirmektir. Tipik bir ZLD prosesi şu aşamalardan oluşabilir: Ön arıtma → RO → HPRO / ileri konsantrasyon → Evaporatör → Kristalizatör → Katı atık yönetimi Burada kritik olan, her prosesin kendisinden sonraki kademenin yükünü azaltacak şekilde tasarlanmasıdır. Membranlarla ekonomik olarak geri kazanılabilen suyun doğrudan termal sisteme gönderilmesi, çoğu durumda gereksiz enerji ve yatırım maliyeti yaratır. Buna karşılık membranların uygun çalışma sınırlarının ötesinde zorlanması da aynı ölçüde yanlış bir mühendislik tercihidir. ZLD’nin en büyük zorluğu, suyu sıvı fazdan ayırmak için gereken yüksek enerji ve ekipman maliyetidir. Özellikle evaporasyon ve kristalizasyon kademelerinde enerji ihtiyacı, kullanılan termal teknolojiye ve besleme suyunun karakteristiğine bağlı olarak önemli seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle ZLD, yalnızca çevresel açıdan değil, toplam yaşam döngüsü maliyeti açısından da değerlendirilmelidir. 5. GERÇEK BIR MÜHENDISLIK PROBLEMI: 100 M³/H DENIZ SUYU Şimdi aynı problemi basit bir kütle dengesi üzerinden değerlendirelim. Besleme suyumuz: - 100 m³/h debi ve 35.000 mg/L TDS - Birinci kademe SWRO sistemi %45 recovery ile çalışıyor. - Bu durumda 45 m³/h ürün suyu ve 55 m³/h konsantre oluşuyor.
24 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 Peki bu 55 m³/h konsantreyi doğrudan deşarj etmek yerine ileri bir konsantrasyon prosesine yönlendirirsek? - Varsayalım ki ikinci kademede toplam 20 m³/h ilave su geri kazanabiliyoruz. - Bu durumda tesisin toplam su üretimi 65 m³/h seviyesine yükselir. - Toplam recovery ise %45’ten %65’e çıkar. - Aynı zamanda son konsantre debisi 55 m³/h’den 35 m³/h’ye düşer. - Buradaki gerçek kazanım yalnızca 20 m³/h ilave su değildir. - Aynı zamanda bertaraf edilmesi veya termal proseste işlenmesi gereken sıvı miktarında yaklaşık %36 azalma sağlanmasıdır. - Ancak geriye kalan konsantre akımının tuzluluğu, ideal kütle dengesinde yaklaşık 100.000 mg/L seviyesine yükselir. - Ve tam bu noktada mühendislik problemi değişir. - Artık soru yalnızca ne kadar su kazanılabileceği değildir. Bu suyu geri kazanmanın enerji, kimyasal, ekipman ve işletme maliyeti ne olacaktır? Bu örnek bir proses potansiyelini göstermektedir; söz konusu recovery seviyelerinin uygulanabilirliği membran projeksiyonları, iyonik kompozisyon, çökelme analizi ve ekipman sınırlarıyla doğrulanmalıdır. 6. ZLD HER ZAMAN EN DOĞRU ÇÖZÜM MÜ? Bence sektörün üzerinde daha fazla düşünmesi gereken konu tam olarak burası. Sıfır sıvı deşarjı kulağa ideal bir mühendislik hedefi gibi geliyor. Ancak bütün endüstriyel tesislerin ZLD sistemine ihtiyacı yoktur. Bazı uygulamalarda Minimal Liquid Discharge (MLD) yaklaşımı, yani konsantre su miktarının önemli ölçüde azaltılması, daha uygun bir alternatif olabilir. Örneğin bir tesiste yüksek geri kazanımlı RO ve HPRO kombinasyonuyla sıvı deşarjı önemli ölçüde azaltılabiliyor ve geriye kalan akım mevzuata uygun biçimde bertaraf edilebiliyorsa, ilave evaporatör ve kristalizatör yatırımının ekonomik gerekçesi ayrıca sorgulanmalıdır. Üstelik ZLD sistemlerinde sıvı atığın ortadan kaldırılması, çevresel yükün tamamen yok olduğu anlamına gelmez. Ortaya çıkan katı atıkların karakterizasyonu, taşınması ve bertarafı da prosesin ayrılmaz parçalarıdır. Bu nedenle su geri kazanımını yalnızca recovery yüzdesiyle değerlendirmek eksik bir yaklaşımdır. 7. GELECEĞIN SU ARITMA TESISLERI NASIL TASARLANACAK? Önümüzdeki dönemde endüstriyel su arıtma tesislerinin performansını yalnızca ürettikleri permeat miktarıyla değerlendirmek yeterli olmayacak. Bir tesisin başarısı giderek daha fazla şu parametrelerle ölçülecek: • Birim ürün suyu başına toplam enerji tüketimi • Toplam su geri kazanım oranı • Konsantre suyun yönetim maliyeti • Membran ve ekipmanların işletme ömrü • Kimyasal tüketimi ve oluşan katı atık miktarı • Yatırım ve işletme maliyetlerinin birlikte değerlendirilmesi Burada önemli bir başka fırsat da proseslerin hibrit tasarlanmasıdır. Klasik RO, ileri membran konsantrasyonu, elektrodiyaliz, termal buharlaştırma ve kristalizasyon teknolojileri birbirlerine rakip olmak zorunda değildir. Aksine, doğru uygulamada birbirlerini tamamlayabilirler. Geleceğin su arıtma tesisleri tek bir teknolojinin sınırlarını zorlamak yerine, her teknolojiyi en verimli çalışabileceği noktada kullanacak şekilde tasarlanmalıdır. SONUÇ: SUYUN GELECEĞI DAHA YÜKSEK RECOVERY’DEN IBARET DEĞIL RO teknolojisi bugüne kadar bize tuzlu sudan temiz su elde etmeyi öğretti. HPRO ve OARO gibi gelişmiş membran prosesleri ise geride kalan konsantre sudan ne kadar daha fazla faydalanabileceğimiz sorusuna yanıt arıyor. ZLD yaklaşımı bu süreci bir adım ileri taşıyarak sıvı atık oluşumunun tamamen ortadan kaldırılmasını hedefliyor. Ancak mühendislik açısından ulaşılabilecek en yüksek geri kazanım oranı ile ekonomik olarak uygulanması gereken geri kazanım oranı her zaman aynı değildir. Geleceğin en başarılı su arıtma tesisi, en yüksek basınçta çalışan veya en yüksek recovery oranına ulaşan tesis olmayacak. En az kaynak tüketimiyle, en düşük toplam çevresel ve ekonomik yükü oluşturarak, güvenilir biçimde su üretebilen tesis olacak. Çünkü suyun geleceği yalnızca daha fazla su üretmekte değil, geride kalan suyu da doğru yönetebilmekte yatıyor. Endüstriyel su arıtımında öncelik ne olmalı: Maksimum recovery mi, minimum enerji tüketimi mi, yoksa minimum sıvı deşarjı mı? n KONUK YAZAR
Çeşitli uygulama seçenekleri sağlayan modüler sistem: tekli ölçüm noktasından 62 sensörlü geniş sensör ağına Minimum kablolama ihtiyacı sonucu kurulum maliyetinde tasarruf Dijital veri aktarımı ile güvenilir proses izleme Bağlı sensörlerin otomatik olarak tanınmasıyla (Tak-Çalıştır) kısalan devreye alma ve bakım süreleri Elektronik parçaların yeniden kullanılabilirliği sonucu maliyet azalması (sadece sensör değiştirilir) JUMO DSM (Dijital Sensör Yönetimi) ile sensör verilerinin kolay yönetimi Ücretsiz JUMO Device App ile proses verilerinin mobil olarak izlenebilmesi Endüstri 4.0 Yolunda: Sıvı analizinde kullanılan dijital sensörler için akıllı, bus-protokolü uyumlu bağlantı sistemi – JUMO digiLine JUMO’ya Hoşgeldiniz
26 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 ETKINLIK Geçtiğimiz haftalarda Mısır’da tekstil sektörüne yönelik arıtma ve geri kazanım sistemlerimizi tanıttık, Çekya’da yeni iş birlikleri için görüşmeler gerçekleştirdik, Arnavutluk’ta ise saha ziyaretleri ve forum katılımımızı yeni bir atık su arıtma projesi için sözleşme imzaladık. Vatek Çevre Teknolojileri olarak, 20 yıllık mühendislik deneyimimizle farklı coğrafyalarda sahada olmaya ve yeni projeler için çalışmaya devam ediyoruz. MISIR’DA TEKSTIL SEKTÖRÜNE ARITMA VE GERI KAZANIM ÇÖZÜMLERI Eylül sonunda Mısır’da düzenlenen EGY Stitch & Tex 2026’da, tekstil sektörüne yönelik su ve atık su arıtma ile geri kazanım çözümlerimizi sektör profesyonelleriyle buluşturduk. Fuar boyunca ziyaretçilerimizle tesislerinin su yönetimi ihtiyaçlarını ve planlanan projelerini değerlendirdik. Su tasarrufu, arıtılmış suyun yeniden kullanımı ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda geliştirilebilecek mühenÜç Ülkede Yoğun Gündem: VATEK’IN ULUSLARARASI ÇALIŞMALARI ARNAVUTLUK’TA İMZAYLA TAÇLANDI VATEK ÇEVRE TEKNOLOJILERI
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=