Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 220. Sayı (Kasım 2026)

36 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • Kasım / 2026 MAKALE 2.3. Kestirimci Bakım ve Veriye Dayalı İşletme Varlık yönetiminin gelişmiş uygulama alanlarından birini durum bazlı ve kestirimci bakım yaklaşımları oluşturmaktadır. Kestirimci bakımda, bakım faaliyetleri yanlızca belirli aralıklara göre planlanmamakta, varlığın gerçek işletme koşulları ve performansı sürekli veya periyodik olarak izlenmektedir. Normal çalışma değerlerinden meydana gelen sapmaların tespit edilmesiyle olası arıza eğilimleri henüz arıza gerçekleşmeden belirlenebilmekte ve uygun zamanda müdahale edilmesi mümkün hale gelmektedir. Kestirimci bakım, varlıkların çalışma durumlarının izlenmesi ve arıza gerçekleşmeden önce tespit edilen olağandışı ölçüm ve gözlemler doğrultusunda bakım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini esas alan bir bakım yaklaşımıdır. Bu yaklaşım özellikle kritik nitelik taşıyan, çalışma durumu izlenebilen ve performansındaki değişimlerin arıza riskine ilişkin gösterge oluşturabildiği varlıklarda uygulanabilmektedir (ASKİ, 2024). Su ve kanalizasyon idarelerinde kestirimci bakım uygulamalarını destekleyebilecek çok sayıda işletme ve performans verisi bulunmaktadır. Pompalarda titreşim, yatak sıcaklığı, debi, basma yüksekliği ve enerji tüketimi; elektrik motorlarında akım ve sıcaklık değerleri; trafolarda termal ve elektriksel parametreler; boru hatlarında basınç ve debi değişimleri; arıtma tesislerindeki mekanik ekipmanlarda ise titreşim, sıcaklık ve proses performansındaki değişimler ekipman sağlığına ve olası arıza eğilimlerine ilişkin göstergeler olarak değerlendirilebilir. SCADA sistemi üzerinden elde edilen enerji tüketimi, pompa debileri ve basma yüksekliği gibi işletme verileri kestirimci bakım kararlarında kullanılabilmektedir. Ayrıca SCADA verilerinden yararlanılarak otomatik erken uyarı mekanizmalarının oluşturulması ve her ekipmana özgü alarm ve uyarı eşiklerinin varlık yönetim sistemine tanımlanması mümkün olmaktadır (ASKİ, 2024). Kestirimci bakımın temel katkılarından biri, gereğinden erken bakım ile gereğinden geç bakım arasındaki optimum müdahale zamanının belirlenmesine katkı sağlamasıdır. Çünkü çok sık yapılan bakım da işçilik, malzeme ve duruş maliyeti yaratmakta; bakımın geciktirilmesi ise arıza ve hizmet kesintisi riskini artırmaktadır. Dolayısıyla gelişmiş bir varlık yönetim sistemi, “ne kadar çok bakım, o kadar iyi verim” anlayışından ziyade, “doğru varlığa doğru zamanda doğru bakım” yaklaşımını esas almaktadır. Bir başka ifade ile bakım kararlarının sabit periyotlardan ziyade varlığın durumu, kritiklik düzeyi ve işletme performansı dikkate alınarak verilmesi daha etkin bir kaynak kullanımına katkı sağlamaktadır. Bu yaklaşım, bakım yönetiminin arıza gerçekleştikten sonra müdahaleye dayalı bir yapıdan, arızaların önlenmesi, erken belirtilerin izlenmesi ve müdahale zamanının veriye dayalı olarak belirlenmesini esas alan daha proaktif bir yapıya dönüşmesini sağlamaktadır. 2.4. İçmesuyu İletim ve Dağıtım Hatlarında Varlık Yönetimi ve Korozyon Yönetimi Kestirimci ve durum bazlı bakım yaklaşımlarının içmesuyu iletim ve dağıtım sistemlerindeki önemli uygulama alanlarından biri, hatların fiziksel durumunun ve zaman içerisinde meydana gelen bozulma süreçlerinin izlenmesidir. Özellikle uzun hizmet ömrüne sahip ve büyük ölçüde yer altında bulunan boru hatlarında, varlığın mevcut durumunun doğrudan gözlenmesi her zaman mümkün olmadığından, fiziksel bozulma mekanizmalarının sistematik biçimde değerlendirilmesi varlık yönetimi açısından önem taşımaktadır. Bu kapsamda korozyon yönetimi, metalik boru hatlarının durumu, arıza riski ve kalan hizmet ömrünün değerlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir uygulama alanı olarak öne çıkmaktadır. İçmesuyu iletim ve dağıtım hatları, su ve kanalizasyon idarelerinin hizmet sürekliliği açısından en temel altyapı varlıkları arasında yer almaktadır. Bu hatların geniş coğrafi alanlara yayılması, önemli bir bölümünün yer altında bulunması ve uzun yıllar boyunca işletilmesi, fiziksel durumlarının düzenli olarak izlenmesini ve bakım-yenileme kararlarının sistematik biçimde verilmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle iletim ve dağıtım hatlarının yönetiminde yalnızca hat yaşı veya geçmiş arıza sayısının dikkate alınması yeterli olmayıp; fiziksel durum, işletme koşulları, arıza geçmişi, hizmet açısından kritiklik ve olası arızanın etkileri birlikte değerlendirilmelidir (Forero-Ortiz ve diğerleri, 2023). Çelik içmesuyu iletim ve dağıtım hatlarında varlık durumunu etkileyen önemli bozulma süreçlerinden biri korozyondur. Korozyonun ilerlemesi, zaman içerisinde boru cidarında malzeme kaybına, mekanik dayanımın azalmasına ve arıza olasılığının artmasına neden olabilmektedir. Bununla birlikte korozyonun etkisi tüm hatlarda aynı düzeyde gerçekleşmemekte; boru malzemesi, yaşı, kaplama durumu, işletme basıncı, çevresel koşullar ve hattın bulunduğu ortam gibi birçok değişken bozulma sürecini etkileyebilmektedir. Bu nedenle korozyonun tek başına bir bakım problemi olarak değil, varlığın mevcut fiziksel durumunu ve gelecekteki performansını etkileyen bir risk unsuru olarak değerlendirilmesi gerekmektedir (Hussein Farh ve diğerleri, 2023). Varlık yönetimi yaklaşımı içerisinde korozyon yönetiHat Envanteri → Fiziksel Durum → Korozyon Riski → Kritiklik → İzleme/Koruma → Kalan Hizmet Ömrü → Rehabilitasyon/Yenileme Kararı

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=