E-Dergi Oku 
BIODESULF

İsraf

İsraf

24 Kasım 2011 | PERSPEKTİF
41. Sayı (Kasım - Aralık 2011)

Berna Akın bernaakin@b2bmedya.com Hiç düşündünüz mü? 30 yıl önce sizin bugünkü yaşınızda olan birinin ihtiyaç olarak gördüğü şeylerle sizin bugün ihtiyaç olarak gördüğünüz şeyler arasında neler değiştirilmiş?
Aslında evinizde işyerinizde sahip olduğunuz birçok şeyi neredeyse hiç kullanmadınız. Neden? Çünkü ihtiyaç duymadınız. Acaba paranızı israf etmiş olabilir misiniz? Evet. Unutmayın gerçekten ihtiyacınız olmayan ve kullanmadığınız veya kullan-at ürünler israf ve daha çok çevre kirliliği demektir.

Çevre yeryüzünde binlerce yıl boyunca mükemmel bir denge oluşturmuştur. İkiyüz yıllık geçmişe dayanan sanayileşme ise bunca yıl oluşmamış bir kirlenmeyi sadece bir yüzyılda tek başına oluşturmayı başarmıştır. Ortaya çıkışı ile birlikte yeraltı ve yerüstü kaynakları kirlenmeye başlamış, üretim katlanarak büyümüş, dengesiz bir büyüme ile atıkların başta sulara ve çevreye karışması hızlanmış, kontrol edilememiş, durdurulamamış ve adım adım çevre felaketleri başlamıştır. Sanayi üretimi daha fazla kar elde etme esasına dayanmaktadır. Bilim ve teknolojiyi sadece kendi kazancını arttırabilmek için kullanmakta, bilinçsiz tüketim-üretim anlayışı ile doğal kaynakları bitirmektedir. Çevre kirliliğini, kaynak tüketimini ve gereksiz enerjiyi azaltacak her eylem sonuçta yatırımcıların kazancını azaltacaktır. Bu nedenle çevreyi ve çevrecileri hiç sevmezler. Vahşi kapitalizm çevrenin korunmasının önündeki en büyük engeldir. Savunucuları, bu şirketlerin pazarın taleplerini karşıladığını belirterek yaptıklarına masumiyet kazandırmaya çalışmaktadırlar. Olayın iç yüzü farklıdır: Modern zamanın yatırımcıları, yeni girişimciler, yeni bir ürünü gerçek bir talebi karşılamak üzere üretmezler, bir ürünü piyasaya sürer ve arkasından bunu bir ihtiyaç haline getirirler. Buna tüketimi körüklemek denir. Yangını körüklemekle eşdeğerdir.

Kapitalistler çevre sorunlarını aşırı nüfus artışı ve buna karşılık yetersiz kaynaklara bağlarlar ancak mevcut bilimsel-teknolojik gelişmeler, yetersiz kaynakları bir sorun olmaktan çıkarmıştır. Bugün insanlığın üretim kapasitesi herkesi doyurmaya fazlasıyla yetecek seviyededir. Sorun kapitalizmin bir israf ekonomisi olmasıdır. Yeni bilimsel-teknolojik olanaklardan insanlığın ve doğanın çıkarlarına uygun olanları diğerlerine oranla aynı hız ve ölçüde devreye sokmamakta ve bilerek geciktirmektedirler. Böylece üzerinde oturdukları doğal kaynakları sorumsuzca kullanarak kazançlarını devam ettirme niyetindedirler. Yenilenebilir kaynakları kullanmak insanoğlunun yüzyıllar öncesinde keşfettiği bir yöntem olmasına rağmen nedense rüzgar ve güneşten faydalanmak bugün hala çok pahalıdır. Temelde fosil yakıtların kullanımıyla oluşan karbon emisyonuyla artan küresel ısınma ve iklim değişikliği, hava kirliliği, su kirliliği, ormanların yok edilmesi, türlerin yok olma tehlikesi, nükleer santraller ve nükleer silahlanma son yüzyılın insanlığa armağanlarıdır. Sanayicilerin konuşmalarında “sürekli büyüme” geçer. Sermaye çevresinde büyüme demek “ekonomik büyüme” demektir. Ekonomik bir büyümenin olabilmesi için kazancın artması gerekir, kazancın artması için masrafların düşmesi ve bir şeylerin feda edilmesi gerekir. O feda edilen şeylerin başında çevre gelmektedir. Çünkü böyle bir büyüme çok daha fazla petrol, hammadde kullanmayı, bunları yeryüzüne çıkarmayı, çevreye daha fazla beton ve asfalt dökmeyi,  daha çok atık vermeyi, çevreyi koruyacak yatırımlardan, masraflardan kaçmayı gerektirir. Böylesi bir büyümenin çevreyi yok etmesi kaçınılmazdır. Her türlü büyüme, gelişme biçimi çevreye uygun olmak zorundadır. Çevre sorununu vahşi kapitalist anlayış çözmez, çözemez. Çünkü her şeyden önemli gördüğü kazancı düşer. Her defasında rekabet koşullarını bahane ederek çevre koruması için gerekli önlemleri alamayacaklarını öne sürerler.

Günümüzde çevrenin kendini yenileyebilme, temizleyebilme özelliği tehlikeye girmiştir. Bazı kanaat önderleri bugün çevre sorunlarının kontrol edilemeyecek tehlikeli boyutlara geldiğini ve çözüm üretemediklerini kabul etmeye başlamışlardır. Çevre ağaç dikilerek, çöp toplanarak çözülebilecek bir sorun değil elbette. Çevre, öyle sıradan girişimlerle kurtarılamayacak ölçüde kirletilmiştir. Topyekün bir mücadele gerekmektedir. En başta aşırıya kaçmış bu tüketim çılgınlığına bir son verilmelidir. Bu sayede her türlü üretim sadece gerçek ihtiyaçların karşılanması için yapılacaktır. Siz daha fazlasını istediğiniz sürece onlar çevreyi tüketmeye devam edecektir. Çevre konusunda köklü önlemler almak için bugün 500 milyar dolar civarında bir paraya ihtiyaç olduğu tahmin ediliyor. Bu paradan çok daha fazlasını kazanıyorlar. Daha fazla kar etmek üzerinde kurulan bu sistem sizce çevre için bu parayı gözden çıkarır mı?

Berna Akın
bernaakin@b2bmedya.com

 

R E K L A M

İlginizi çekebilir...

Londra Düşük Emisyon Bölgesi

Şehir sakinlerinin hayatını doğrudan etkilemiyor gibi görünse de hava kirliliğinin kritik seviyelerde yer aldığı ve her sene yüzlerce insanın buna bağ...
10 Mayıs 2019

O Bize Değil, Biz Ona Aitiz...

Merve Balta
Çevre Mühendisi / Standart Pompa...
21 Haziran 2017

Yaşam iksiri ve iktisadi güç Su, Dünyayı Harekete Geçiriyor

Önümüzdeki yıllarda, üstesinden gelinmesi gereken en büyük zorluklar arasında, bütün dünyada temiz su sağlanması konusu bulunuyor. Tabii ki bu konuyla...
26 Temmuz 2013

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2022 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.