AYDA BİR YAYINLANIR • NİSAN 2026 YIL: 21 • SAYI: 213 • 160 TL. • ISSN 1305-5305 www.suvecevre.com
2 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 NİSAN 2026• SAYI: 213 • www.suvecevre.com IÇINDEKILER AQUA PROSES 35 ARBİOGAZ 29 ARMAPLAST 21 ATECH 41 BARAT 23 BİODESULF 39 CENTRIPLUS 37 DORA 43 ETA 25 GİF-AIROX 15 HAUS 33 İDEAL MAKİNA 1 KAZANCI A.K. MEMBRANICS 9 MOLECOR Ö.K.İ RANK 11 REDCO 5 SAKA 31 SAYSU 7 SİGMA EKİPMAN 27 SİSDOZ Ö.K. TEKNİK ARITMA 13-17 VATEK 45 VEGA 19 REKLAM İNDEKSİ 26Konuk Yazar DWA-M 153 Üzerine Bir Değerlendirme Suat Balamir Gezer Endüstri Genel Müdür Yardımcısı 32Teknik Yağlı Zorlu Atık Suların Arıtımı Hussein Abuelgasim, - Arif Karahaliloğlu - Konstantin Bollinger MANN+HUMMEL Water & Fluid Solutions GmbH Ters Ozmoz Cihazı Öncesi Suyun Yumuşatılması Yük. Müh. Enis Burkut 20 Su Dünyası Redco Proses: Küresel Ölçekte Sürdürülebilir Çamur Yönetimi, Sıfır Atık ve Yenilikçi Tesis Çözümleri Aylin İpar Korkmaz REDCO Pazarlama Müdürü 36 Su Dünyası 04 Haber Geleceğin İçme Suyu Arıtımı: Akıllı Ölçüm Teknolojileri ile Güvenli ve Sürdürülebilir Süreçler VEGA 46 Teknik Dünyanın Suyu Yeryüzündeki Suyun Dağılımı Adem Büyükköprü Jeoloji Mühendisi 48 Konuk Yazar RO Öncesi Ne Zaman Yumuşatma Kullanılmalı, Ne Zaman Kullanılmamalı? Hüseyin Emirdağ / Stantech 52 Konuk Yazar Mobil Su Arıtma Sistemleri ile Yerinde, Kesintisiz ve Güvenilir Su Yönetimi Vatek Çevre Teknolojileri 40 Teknik Aqua Proses’ten Çamur Susuzlaştırmada Güçlü Çözüm: Multi Disk Burgu Pres 44 Ürün
3 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 EDITÖRDEN İran ile ABD–İsrail ittifakı arasında yaşanan gerilim, zamanla doğrudan ve dolaylı çatışmaların şiddetlenmesine yol açarak yalnızca bölgeyi değil, küresel dengeleri de etkileyen istikrarsız bir süreci beraberinde getirdi. Enerji hatları, ticaret yolları ve kritik altyapılar üzerindeki baskının arttığı bu dönemde, su kaynakları ve su temin sistemleri de stratejik unsurlar arasında öne çıkmaya başladı. Özellikle içme suyu arıtma tesisleri, barajlar, iletim hatları ve depolama altyapılarının çatışma ortamlarında hedef haline gelmesi ya da bir baskı unsuru olarak kullanılması, suyun artık sadece bir doğal kaynak değil, aynı zamanda jeopolitik bir güç aracı olduğunu açıkça ortaya koydu. Savaş ve kriz dönemlerinde temiz suya erişimin kesintiye uğraması; halk sağlığını doğrudan tehdit ederken, göç hareketlerini hızlandıran, sosyal düzeni bozan ve insani krizleri derinleştiren bir etki yaratıyor. Bu durum, suyun sürdürülebilir yönetiminin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda güvenlik ve istikrar açısından da kritik bir konu olduğunu gösteriyor. Nitekim son yıllarda artan iklim değişikliği etkileriyle birlikte su kaynakları üzerindeki baskı zaten artmışken, çatışma ortamları bu baskıyı daha da katlayarak kırılganlığı üst seviyeye taşıyor. Yaşanan gelişmeler, su altyapılarının korunmasının ve güçlendirilmesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Su kayıplarının azaltılması, mevcut kaynakların verimli kullanılması, alternatif su temin yöntemlerinin (geri kazanım, yağmur suyu hasadı, deniz suyu arıtımı gibi) yaygınlaştırılması ve acil durumlara karşı dayanıklı sistemlerin kurulması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda. Aynı şekilde, su yönetiminde dijitalleşme, akıllı izleme sistemleri ve erken uyarı mekanizmaları da bu süreçte kritik rol oynuyor. En derin saygılarımla. SU KAYNAKLARININ STRATEJIK ÖNEMI TAYFUN AYDIN tayfunaydin@b2bmedya.com Kuruluş Tarihi 2005 Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Adına İsmail Ceyhan ismailceyhan@b2bmedya.com Akademik Danışmanlarımız Prof. Dr. Nuri Azbar Prof. Dr. Hulusi Barlas Prof. Dr. Ekrem Ekinci Prof. Dr. Erdem Görgün Prof. Dr. Selahattin İncecik Prof. Dr. Güçlü İnsel Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu Prof. Dr. Cumali Kınacı Prof. Dr. Mustafa Öztürk Prof. Dr. İdil Arslan Alaton Prof. Dr. Hüseyin Günerhan Yayın Danışmanlarımız Tolga Hikmet Balta Enis Burkut Dr. Mete Gerçek Dr. Merih Kerestecioğlu Ufuk Malak Yazı İşleri Tayfun Aydın tayfunaydin@b2bmedya.com Reklam Emine Aktaş emineaktas@b2bmedya.com Tel: 0536 060 02 71 Abone abone@b2bmedya.com Grafik grafik@b2bmedya.com Baskı ve Cilt Şan Matbaa Tel: 0212 289 24 24 Yayınlayan Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. Fikirtepe Mah. Rüzgar Sok. Şua Elite Consept Sitesi 44A A1 Blok K: 1 D: 48 34720 Kadıköy-İstanbul/Türkiye Tel: 0216 651 78 78 www.suvecevre.com www.b2bmedya.com info@b2bmedya.com Fiyatı: 160 TL. © 2026 Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. ISSN: 1307-9204 Ayda bir yayımlanır. Tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yerel süreli yayındır.
4 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER 22 MART DÜNYA SU GÜNÜ'NDE "GRI SU'YA" DIKKAT: SUYU KORUMAK IÇIN KURULAN TESISLER ATIL KALMASIN Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 22 Mart Dünya Su Günü, azalan tatlı su kaynaklarına ve suyun sürdürülebilir yönetimine dikkat çekiyor. İklim değişikliği ve su stresiyle mücadelede, inşaat sektöründe lavabo ve duş sularının yeniden kullanılmasını sağlayan “gri su” geri kazanım tesislerine olan talep hızla artıyor. Bu olumlu gelişmeyle birlikte pazarın büyüdüğünü ve çok sayıda yeni oyuncunun sektöre giriş yaptığını belirten Kazancı Çevre Tekniği Kurucu Genel Müdürü Artun Kazancı, projelerin planlama aşamasında yatırımcıları bekleyen önemli bir teknik detaya dikkat çekti. Maliyetleri bir miktar daha aşağı çekebilmek adına zaman zaman “biyolojik arıtım” özelliği bulunmayan, sadece mekanik filtreleme yapan tesislerin kurulabildiğini belirten Kazancı, bu durumun uzun vadede sistemlerin kullanılmama (atıl kalma) riskini doğurduğunu ve su tasarrufu hedefine büyük darbe vurduğunu ifade etti. Bir gri su tesisinin yatırımının cihazlardan ibaret olmadığını, bina içindeki çift hatlı özel borulama gibi altyapı işlerinin de bu maliyete dahil olduğunu hatırlatan Kazancı, şunları söyledi: “Yatırımın tamamı dikkate alındığında, Rielli markamızla da sunduğumuz, biyolojik arıtma özellikli MBR teknolojisi ile standart sistemler arasındaki fiyat farkı, yatırımcı için yüzde 5-10 gibi oldukça makul bir düzeyde kalıyor. Ancak bu küçük fark, su kalitesinde devasa bir değişimi beraberinde getiriyor. Standart filtreleme sistemleri sudaki organik atığı (BOİ) yaklaşık 20 mg/lt civarına kadar indirebilirken, biyolojik arıtma özellikli Rielli MBR sistemlerimiz, suyu 10 kat daha fazla arıtarak 3 mg/lt BOİ değerine kadar düşürüyor. Bunun sonucunda arıtılan su; rezervuarlarda beklerken kesinlikle koku yapmıyor, evyelerde leke bırakmıyor ve sanki temiz suymuş gibi büyük bir kullanıcı konforuyla tekrar kullanılabiliyor.” Biyolojik arıtma yapılmayan sistemlerde zamanla oluşabilecek koku şikayetleri nedeniyle sistemlerin site yönetimleri tarafından kapatılabildiğini ve bunun çifte bir ekonomik kayba yol açtığını belirten Kazancı, yatırımcıları şu sözlerle uyardı: “Şu an ülkemizde planlama ve yatırım aşamasında olan, gri su sistemi kullanılacak 1000'den fazla konut bloğu bulunuyor. Sistem sadece koku yaptığı için kapatılırsa, bu yatırım tamamen atıl duruma düşüyor. Daha da önemlisi, 22 Mart Dünya Su Günü'nde altını çizdiğimiz 'su tasarrufu' fırsatı kaçıyor; ortalama 20 dairelik küçük bir bloğu ele aldığımızda, günlük su harcaması, 10 tona yaklaşan düzeyde gerçekleşiyor ve gri su arıtma sistemiyle toplam su faturalarında yaklaşık yıllık 180 bin TL’ye ulaşabilen tasarruf sağlanabiliyor. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesi, sularımızın korunması ve yatırımların amacına ulaşması için projelerde en başından biyolojik arıtma ve MBR standartlarının gözetilmesi, çevremiz ve ekonomimiz için en doğru adım olacaktır.” n Kazancı Çevre Tekniği Kurucu Genel Müdürü Artun Kazancı
HABERLER ARC WATER ENERGY'DEN SU GÜVENLIĞI ÇAĞRISI 22 Mart Dünya Su Günü’nde, iklim krizi ve artan kuraklık riskine dikkat çeken Sürdürülebilir Gelecek Platformu’nun COP31 “Su” teması ana sponsoru ARC Water Energy, su güvenliğinin ekonomik ve stratejik bir öncelik haline geldiğini vurguladı. Türkiye’de son 65 yılda kuraklık nedeniyle 11 milyar metreküp kullanılabilir su kaybı yaşandı. Yer altı su kaynaklarında ise son 20 yılda 40–50 metreye varan çekilmeler gözlemleniyor. Sadece Şanlıurfa’da 17 bin ruhsatlı kuyu bulunurken, kayıt dışı kuyuların sayısının 65 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor. Bu tablo, su yönetiminin artık ertelenemez bir konu olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek COP31 sürecine hazırlık kapsamında çalışmalarını sürdüren Sürdürülebilir Gelecek Platformu, özel sektörün iklim gündemindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Platform; sürdürülebilirlik stratejileri, ölçülebilir etki, iklim iletişimi ve sorumlu dönüşüm başlıklarını çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alırken, “Su” temasında ana sponsor olarak ARC Water Energy ile su güvenliği konusunu önceliklendiriyor. ARC Water Energy Yönetim Kurulu Başkanı Alkan Canbay, Dünya Su Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Su güvenliği artık yalnızca çevresel bir mesele değil; ekonomik istikrarın temelidir. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerindeki dramatik düşüş, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Alternatif su üretim teknolojilerine yatırım yapmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.” n ARC Water Energy Yönetim Kurulu Başkanı Alkan Canbay
6 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER ŞANLIURFA KARAKÖPRÜ DEPREM KONUTLARINA WILO GÜVENCESI Şanlıurfa Karaköprü Aşık TOKİ Deprem Konutları İçme Suyu İsale Hattı Projesi’nde Wilo’ nun yüksek kaliteli pompa sistemleri tercih edildi. Saatte 17.000 m³ su transfer kapasitesine ulaşan altyapı, 20 kilometrelik iletim hattı üzerinden 18 bin konutun içme ve kullanma suyu ihtiyacını güvenli, kesintisiz ve sürdürülebilir şekilde karşılayacak şekilde yapılandırıldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Şanlıurfa Karaköprü Aşık TOKİ Deprem Konutları İçme Suyu İsale Hattı Projesi, bölgenin sürdürülebilir ve kesintisiz su altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Toplam 20 kilometrelik çelik boru hattı, beş pompa istasyonu, beş su deposu ve enerji iletim hattını kapsayan projede Wilo’nun yüksek verimli pompa çözümleri kullanıldı. Proje, 18.000 konutun içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayacak kapasitede tasarlanırken; dayanıklılık, yüksek debi ve operasyonel güvenilirlik öncelikli kriterler arasında yer aldı. Projede kullanılan 14-16-EME, SCP-250-570-HA, SCP 200/370 ve 6-80 GME serisi pompalar, büyük ölçekli su transfer ihtiyaçları için özel olarak konfigüre edildi. Sistem, saatte 17.000 m³’e kadar su transfer kapasitesiyle bölgenin yüksek talebini karşılayabilecek güçte yapılandırıldı. 820 kW orta gerilim motor revizyonu kapsamında, 2000 m³/h üzeri yüksek debili pompaların montaj, demontaj ve kaplin işlemleri Wilo tesislerinde ilk kez gerçekleştirildi. Bu uygulama, Wilo’nun teknik ölçeğini ve mühendislik yetkinliğini ortaya koyan önemli bir referans niteliği taşıyor. Deprem sonrası inşa edilen konut alanlarında su altyapısının kesintisiz çalışması kritik önem taşıyor. Wilo çözümleri; yüksek enerji verimliliği, uzun ömürlü performans ve düşük işletme maliyetleriyle projenin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Türkiye ve Hindistan iş birliğiyle yürütülen bu proje, Wilo için uluslararası ölçekte güçlü bir referans oluştururken; kentleşme ve artan su ihtiyacına karşı dayanıklı altyapı çözümlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Wilo, suyun güvenli ve verimli şekilde yönetildiği, geleceğe hazır altyapı projelerine katkı sunmaya devam ediyor. n ÇINARCIK PROJESI'NDE SONA DOĞRU Bursa’nın içme suyu geleceğini uzun yıllar güvence altına alacak olan Çınarcık Barajı İçme Suyu Temini Projesi’nde sona yaklaşıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi BUSKİ Genel Müdürlüğü heyeti, günlük 300 bin metreküp kapasiteli arıtma tesisinin son parçalarının test ve tedarik işlemleri için Almanya ve Slovakya’daki üretici fabrikalarda incelemelerde bulundu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Nisan 2024'te yüzde sıfır ile devraldığı Çınarcık Barajı İçme Suyu Temini Projesi’nde sona yaklaştı. BUSKİ eliyle yürüttüğü projede daha önce Çınarcık–Dobruca ve Görükle– Ürünlü by-pass hatlarını tamamlayan Büyükşehir Belediyesi, projenin en önemli ayaklarından Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni de tamamlama aşamasına getirdi. Çınarcık Barajı’ndan sağlanacak içme suyu ile desteklenecek günlük 300 bin metreküp kapasiteli modern arıtma tesisi için BUSKİ Genel Müdürlüğü heyetinden Almanya ve Slovakya’ya önemli ziyaretler gerçekleştirildi. Heyet, arıtma tesisinin son ekipmanları olan mono pompalar ve filtre presin test ve tedarik süreçleri için üretici fabrikalarda incelemelerde bulunuldu. Söz konusu ekipmanların temini ile tesisin tamamlanma aşamasına geleceği belirtildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey liderliğinde, BUSKİ ekiplerinin gece gündüz çalışması ile yakın zamanda tamamlanacak Çınarcık İçme Suyu Projesi sayesinde, kentin 2060 yılına kadar içme suyu ihtiyacının sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde karşılanması hedefleniyor. n
HABERLER KÖRFEZ’E 2025 YILINDA 650 MILYON TL’LIK ALTYAPI YATIRIMI Türkiye Temsilcisi SAY SU ARITMA SAN. TIC. LTD. ŞTI. Maltepe Mah. Çiftehavuzlar Cad. No.1 Maltepe San. Sitesi 174 Topkapı-Zeytinburnu 34010 / İSTANBUL Tel : (0212) 244 44 13, 293 88 14 - (0533) 787 84 17 Fax : (0212) 576 76 01 - info@saysu.com.tr - www.saysu.com.tr Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü; 2025 yılı yatırım programı kapsamında Körfez ilçesinde hayata geçirdiği altyapı çalışmalarıyla içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarını güçlendirirken yeni depo ve terfi merkezleriyle ilçenin altyapı kapasitesini artırarak modern, sürdürülebilir ve kesintisiz hizmet hedefi doğrultusunda önemli projeleri hayata geçirdi. 2025 yılı boyunca Körfez ilçesinde yürütülen çalışmalar kapsamında toplam 38 bin 664 metre içme suyu hattı, 50 bin 695 metre kanalizasyon hattı ve 9 bin 469 metre yağmur suyu hattı imalatı gerçekleştirilerek ilçenin altyapı ağı yenilendi ve kapasitesi artırıldı. Yapılan imalatlarla özellikle yoğun yerleşim alanlarında yaşanabilecek altyapı sorunlarının önüne geçildi. İlçenin artan nüfusuna uzun vadeli çözüm sağlamak amacıyla Körfez’de 3 bin metreküp ve 5 bin metreküp kapasiteli olmak üzere 2 adet içme suyu deposu inşa edilerek hizmete alındı. Ayrıca içme suyunun kesintisiz ve sağlıklı biçimde abonelere ulaştırılması için 2 adet yeni içme suyu terfi merkezi devreye alındı. Altyapı yatırımları kapsamında kanalizasyon hizmetinin ulaşmadığı bölgelerde çevre sağlığının korunması amacıyla 3 adet foseptik yapımı da tamamlandı. Gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde atık suların kontrollü şekilde bertaraf edilmesi sağlandı. İSU Genel Müdürlüğü tarafından 2025 yılı içerisinde Körfez ilçesinde gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının toplam bedeli 650 milyon 57 bin 367 TL olarak kaydedildi. Yapılan yatırımlarla ilçenin altyapısı daha dayanıklı hale getirilirken gelecekte oluşabilecek ihtiyaçlara yönelik güçlü bir altyapı sistemi oluşturuldu. Kocaeli genelinde altyapı yatırımlarını planlı şekilde sürdüren İSU Genel Müdürlüğü, vatandaşlara daha kaliteli ve kesintisiz hizmet sunmak amacıyla çalışmalarına önümüzdeki süreçte de devam edecek n
8 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER İSKİ ILE TESKİ ARASINDA PROTOKOL İMZALANDI İSKİ ve TESKİ arasında Tekirdağ’ın özellikle yaz aylarında su sıkıntısını azaltmayı amaçlayan protokol imzalandı. Törene, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Tekirdağ Belediye Başkanı Candan Yüceer, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül ve Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da katıldı. Silivri'de bulunan İSKİ Eğitim ve Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen törende İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ile Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) arasında protokol imzalandı. Törene, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Tekirdağ Belediye Başkanı Candan Yüceer, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül ve Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ve kurumların bürokratları da katıldı. Törende konuşma gerçekleştiren İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, hizmet etmeye ve üretmeye devam ettiklerini söyledi. Aslan sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekrem Başkan'ın verdiği emaneti bir kısım yetenekli ve çok çalışkan, başarılı bürokratlarımız ve belediye başkanlarımız tutuklu olsa da onların yol arkadaşları olan bizler, o emaneti Ekrem İmamoğlu'na yaraşır şekilde taşımaya, sürdürmeye devam ediyoruz. Burada önemli olan şey şu; üretme kabiliyeti olan ve üretme yeteneği olan ve veriminin doruğunda olan insanların çeşitli sebeplerle ülkeye hizmet etmesini engellemeye çalışmak doğru değildir. Bu ülke için dünden bugüne Tekirdağ'da da İstanbul Büyükşehir’de de, Tekirdağ'ın ilçelerinde de İstanbul Büyükşehir'in ilçelerinde de kim bu ülke için İstanbul için, Tekirdağ için hizmet etmişse, emeği geçen herkese ve buradan tekrar teşekkür etmek istiyorum.” “SU YOKSA YAŞAM YOK” “Su hayattır. Su yoksa aslında yaşam da yok demektir. Uzaya gidiyoruz diyorlar. Mars'a gidiyoruz diyorlar. İlk aradıkları şey ne? Su. Su varsa yaşam olabilir. Dolayısıyla gözümüz gibi korumalıyız. Su medeniyettir. Eğer su olmazsa medeniyet olmaz. İnsanlık suyu doğru kullanmayı öğrendiğinde aslında tarıma geçti ve tarım uygulamalarını yaptı. Uyarlığı kurdu. Su yoksa uygarlık da yok. Su kaynaklarını doğru yönetenler ayakta kaldı. Diğerleri bir şekilde yok oldu. Bizim de ülkemizin ayakta kalması, bu coğrafyanın ayakta kalması, iklim krizine rağmen güçlü bir devlet olabilmemiz için hem su kaynaklarımızı korumalı hem de suyu itinalı kullanmalıyız ve tasarruflu kullanmalıyız. Yani aslında bir insanın hayatta kalmasının en önemli şeyi su. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Bir medeniyetin yaşaması için suyu doğru kullanması ve yönetmesi çok kritik bir şey. Hele ki bu kuraklık döneminde aslında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız anlattı. Aslında aynı prob-
HABERLER lem İstanbul'da da yaşanıyor ama aldığımız tedbirlerle su sıkıntısı yaşatmadan yurttaşlarımıza 2025 yılını atlattık. 2026’yla ilgili de hiçbir tereddüdümüz yok. Hem Tekirdağ'da Ereğli ve civarında Kumbağ’da hem de İstanbul'da 2026 yılında da Allah'ın izniyle bir sıkıntı yaşamadan geçeceğiz.” “285 ŞANTIYEMIZ AKTIF DEVAM EDIYOR” “Atık sularımızın temiz su kaynaklarımıza karışmaması, enerji üretimi, taşkınların önlenmesi gibi birçok konuda yatırımlar yaptık ve bunu hem ekonomik krize, hem siyasal ve sosyal krize rağmen Ekrem İmamoğlu başkanlığındaki bürokrat arkadaşlarımızın büyük özverisiyle başardık. Hiçbir yatırımımızı durdurmadık. Her gün bir şey bitiyor. 285 şantiyemiz aktif halde devam ediyor. Açılış yapmayı yetiştiremiyoruz. Çünkü bir gün miting ya da eylemdeyiz. Bir gün Silivri'deyiz. Bir gün Çağlayan'dayız. Bir gün Vatan Caddesi'ndeyiz derken yığılan açılışlarımız var. Bu da İstanbul'un ve halkçı belediyeciliğin millete hizmet etmenin ne kadar özveri gerektiği ve bunu nasıl başarılı yaptığımızın da göstergesi diye düşünüyorum. Bugün ise İSKİ ve TESKİ arasında imzalayacağımız çok önemli bir protokol vesilesiyle aslında bir aradayız. Bugün burada Tekirdağ'la İstanbul arasında var olan köprüyü hayat köprüsü haline getiriyoruz. Çünkü su hayattır. Bir bardak su veren mekanı cennet olsun ya da aziz olsun. Derler ya, işte birbirimize böyle destek olan dostluklarımız ve kardeşliklerimiz var. Yapılacak olan bu işbirliği protokolü ile geleceğimizi dair çok kıymetli bir adım atmış olacağız.” “Buradan da seslenmek isterim. Türkiye'nin en önemli ilindeyiz. Türkiye'nin göz bebeği. Dünyanın başkenti. Ortasından deniz geçen tek şehir. İşte onun belediye başkanı şurada. Üç beş kilometre ötede tutuklu. Eğer iklim krizi yaşıyorsanız eğer iklim krizini öngörüyorsanız biz Marmara Bölgesi'ndeki tüm su organizasyonunu yapmaya talip olduğumuzu, kadromuzun buna yeterli olduğunu hatta iki kat kadroya sahip olduğumuzu, çok yetenekli personel ve insan kaynağımızın olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ülkede bir iklim krizi öngörülüyorsa devletimiz tarafından tüm Marmara Bölgesi'nin büyükşehir belediyeleri ve il belediyelerinin su organizasyonunu Devlet Su İşleri bize devrederse İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak elimizde yeterince yetişmiş kadromuz var. Her yere hizmet edecek durumdayız.” n
10 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER TARIMSAL SULAMADA SUYUN %35-60'I TARIM ARAZISINE ULAŞMADAN KAYBOLUYOR Türkiye’de su kaynakları üzerindeki baskı giderek artarken, tarımda kullanılan sulama yöntemleri ve ekipman verimliliği her geçen gün daha kritik hale geliyor. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023–2033) verilerine göre Türkiye, su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Ülkede tüketilen suyun yaklaşık %74’ü tarımsal sulamada kullanılıyor. 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan İMPO Motor Pompa Türkiye Satış Müdürü Özlem Başlangıç, Türkiye’de tarımsal sulamada yanlış yöntemlerin yol açtığı kayıplara dikkat çekti: “Ülkemizde tarımsal sulamanın yaklaşık %80’i hâlâ cazibeli sulama sistemleriyle gerçekleştiriliyor. Bu sistemlerde suyun %35-60’ı tarım arazilerine ulaşmadan kayboluyor. Bu nedenle tarımsal sulamanın, suyun doğrudan lik açısından kritik önem taşıyor. Düşük kapasitedeki pompalar yetersiz sulamaya neden olurken, aşırı güçlü pompalar ise gereksiz enerji tüketimi ve su kaybına yol açabiliyor. Bu nedenle sulama sistemlerinde sabit basınç ve doğru debi sağlayan pompaları tercih etmek gerekiyor. İmpo olarak, SKN 4 serisi teknopolimer fanlı dalgıç pompa ürün gruplarımız ile damla ve yağmurlama sistemlerinde sistem verimini artırıyoruz. Kompakt yapıları ve stabil çalışma özellikleri sayesinde gereksiz su kullanımını azaltarak su tasarrufuna katkı sağlayan dalgıç pompalar, yüksek hidrolik verimleriyle de daha az enerji tüketerek tarımsal sulamada optimum performans sunuyor.” n bitkinin kök bölgesine ulaşmasını sağlayan basınçlı sulama sistemleri, yani damla veya yağmurlama yöntemleri ile yapılması büyük önem taşıyor. Basınçlı sulama sistemlerine geçiş, tarımda %30-50 oranında su tasarrufu sağlayabiliyor. Ancak ne yazık ki ülkemizde modern sulama sistemlerinin kullanım oranı hâlâ %20 seviyelerinde bulunuyor.” Sulama verimliliğinde yalnızca yöntemin değil, sistemi besleyen pompa teknolojisinin de belirleyici olduğunu belirten Özlem Başlangıç, şunları söyledi: “Azalan su kaynakları ve artan enerji maliyetleri, bahçe ve tarımsal sulama sistemlerinde verimli çözümleri zorunlu hâle getiriyor. Bu noktada sistemi besleyen pompaların doğru seçilmesi, sürdürülebilirIWRA’NIN TÜRKIYE BÖLÜMÜ SUEN KOORDINASYONUNDA KURULDU Uluslararası Su Kaynakları Birliği (International Water Resources Association - IWRA) bünyesinde yeni bir Türkiye Coğrafi Bölümü (Chapter) kuruldu. Bu girişim, su kaynakları alanındaki zorlukların ele alınması ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi amacıyla bölgesel ve yerel iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde önemli bir adımı temsil ediyor. Türkiye Su Enstitüsü (SUEN) koordinasyonunda bir platform sunacak olan IWRA Türkiye Bölümü teknolojik yenilikleri çevresel, ekolojik ve sosyal bakış açılarıyla birleştirerek sürdürülebilir ve entegre su yönetimini teşvik edecek. IWRA Türkiye Bölümü, ülkemizdeki su uzmanları ve kurumları arasında güçlü bir ulusal ağ oluşturmayı hedeflerken, diğer Türk cumhuriyetleri de dâhil olmak üzere bölgesel iş birlikleri için yeni imkânlar geliştirmeyi amaçlıyor. Ayrıca bilimsel bilgi alışverişinin desteklenmesi, etkili teknoloji ve politikaların teşvik edilmesi ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ile yönetimini destekleyen uygulamaya dönük çözümlerin paylaşılması için bir platform görevi görecek. n
Lovibond Türkiye Distribütörü www.rank.com.tr Gelişmiş havuz ve spa kontrolü için akıllı elektronik havuz test cihazı Zahmetsiz havuz suyu kontrolü Scuba 3s, her ÖZEL havuzda bulunması gereken bir cihazdır. Popüler elektronik havuz test cihazının yeni nesli artık havuz hijyeninin izlenmesini daha hızlı, daha çok yönlü, daha kullanışlı ve daha kolay hale getiriyor. Mobil analiz yönetimi dahil! Halka açık yüksek kapasiteli havuzlar için MD serisi modelleri tercih ediniz. NFC aracılığıyla kablosuz veri aktarımı Güvenli su koşullarını göstermek için ışıklı sinyal (yeşil/kırmızı) Tüm önemli havuz parametreleri Havuz bakımı için Lovibond® PoolAssistant & ölçüm sonuçları uygulaması Sürdürülebilir Teknolojiler Lovibond Scuba3s TÜRKİYE DİSTRİBÜTÖRÜ
12 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER SU VE ORMAN DOĞANIN, REFAHIN VE EŞITLIĞIN TEMEL TAŞLARI TEMA Vakfı, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, insan faaliyetleri nedeniyle giderek derinleşen orman kaybı ve su yoksunluğunun başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere en çok kırılgan toplulukları etkilediğine dikkat çekti. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, suyu ve ormanları korumanın toplumsal eşitliği ve ekonomik dayanıklılığı da korumak anlamına geldiğini vurguladı. Ormanlar ve su varlıkları, yaşamın sürekliliğini sağlayan ekosistemlerin temelini oluştururken, ekonomik yaşamın görünmez altyapısını ve toplumsal refahın güvencesini de sağlıyor. Ancak bugün, gezegenimizin yaşanabilirliği için vazgeçilmez olan bu doğal varlıklar hiç olmadığı kadar baskı altında. Artan nüfus ve insan kaynaklı iklim krizinin etkileri, ormanlar ile su varlıklarını giderek daha kırılgan hale getiriyor. Büyük resme baktığımızda ise acilen önleyici adımların atılması gerekiyor. Birleşmiş Milletler bu yıl, Ormancılık Haftası’nın da başlangıcı olan 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nün temasını “Ormanlar ve Ekonomiler”, 22 Mart Dünya Su Günü’nün temasını ise “Su ve Cinsiyet” olarak belirledi. Bu iki tema, ormanlar ve su varlıklarının doğal sistemlerin bir parçası olduğunu yeniden hatırlatırken, toplumsal eşitliğin ve ekonomik refahın temelini de oluşturduklarına dikkat çekiyor. DÜNYADA 45 MILYON INSAN GEÇIMINI ORMANLARDAN SAĞLIYOR Karbon depolamadan iklimin düzenlenmesine, toprağın korunmasından su üretimine kadar sayısız ekosistem hizmeti sunan ormanlar, aynı zamanda insan refahı ve ekonomik yaşamın ana bileşenlerinden biri. Dünya genelinde 45 milyon insan geçimini doğrudan ormanlardan sağlarken, milyarlarca insanın yaşamı, ormanların sağladığı gıdaya ve düzenlediği su döngüsüne bağlı olarak sürüyor. Tüm bu hizmetlerin ekonomik karşılığını hesaplamak ise mümkün bile değil. Ancak küresel ölçekte orman kaybı hız kesmeden devam ediyor. 1990–2025 yılları arasında dünyada yaklaşık 489 milyon hektar orman alanı yok edildi. Son 10 yılda ise her yıl yaklaşık 11 milyon hektar, Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi kadar, doğal orman alanı kaybedildi. Yangınların yol açtığı tahribatlar giderek artarken son 20 yılda yangınlardan zarar gören orman alanı iki katına çıktı. ORMAN KAYBI SU GÜVENCESINI DE ZAYIFLATIYOR Ormanların zayıflaması sadece ekolojik bir kayıp değil, su güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü ormanlar su döngüsünün önemli bir parçasını oluşturuyor; havzaları koruyor, yağışları ve suyun kalitesini artırıyor, kuraklık ve taşkın riskini azaltıyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ormanların korunmasının yaşamın sürdürüle-
HABERLER bilirliği açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret olmayan; suyun sürekliliğini sağlayan, ekonomiyi ayakta tutan ve yaşamı mümkün kılan doğal sistemlerdir. Ormanlar zayıfladığında su güvenliği de zayıflar. Bu nedenle ormanları korumak, suyu ve yaşamın devamlılığını da korumak demektir.” SU YOKSUNLUĞU EN ÇOK KADINLARI VE ÇOCUKLARI ETKILIYOR Suyun coğrafi bölgelere ve ülkelere dağılımı konusunda görülen eşitsizlikler ise toplumsal yaşamda daha da derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünyada kadınlar ve kız çocukları her gün yaklaşık 250 milyon saatlerini su bulmak ve taşımak için harcıyor. Bu durum eğitimden kopuş, ekonomik dışlanma ve zaman yoksulluğu gibi eşitsizlikleri derinleştiren sonuçlar doğuruyor. İklim krizinin etkileriyle artan kuraklık, su kıtlığı ve aşırı hava olayları da özellikle kırılgan toplulukların yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor. Bu duruma ilişkin değerlendirmede bulunan Deniz Ataç, “Su yoksunluğu, bir eşitsizlik krizidir. Suya erişimin zorlaştığı her yerde bakım yükünü en çok kadınlar ve kız çocukları üstleniyor; eğitimden, çalışma hayatından ve yaşam fırsatlarından feragat etmek zorunda kalıyorlar. Oysa suya erişim bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkıdır. Aynı iklim koşullarına sahip toplumlar arasında suya erişim yönetsel nedenlerle üç kata kadar değişebiliyorsa bu bize su yoksunluğunun çözümünde sadece altyapıya değil, adil ve katılımcı yönetime de odaklanmamız gerektiğini gösterir.” ifadelerini kullandı. n
14 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER TÜRKIYE SULAMALARI MERKEZ BIRLIĞI KURULACAK Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye Sulamaları Merkez Birliğinin kurulmasını planladıklarını belirterek, “Bu yapıyla sulama işletmesi, bütçesi, bakımı ve su dağıtımı tek çatı altından yönetilecek. Merkezden planlanan ve sahada bölgesel olarak uygulanan daha etkin bir yönetim modeli de ortaya konulmuş olacak.” dedi. Bakan Yumaklı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen “2026 Dünya Su Günü” programında yaptığı konuşmada, günün bu yılki temasının “su ve insan” olarak belirlendiğini söyledi. Suyun sadece doğal bir kaynak olmadığını, sağlık, gıda, enerji, güvenlik ve gelecek açısından önem taşıdığını vurgulayan Yumaklı, suyun içinde saklı insanlık hikayesini de konuşmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti. Yumaklı, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren 7,7 trilyon liralık 18 binden fazla su tesisinin hizmete alındığı bilgisini vererek, “Bunların içinde 1800 gölet, 3 bin 600’den fazla sulama tesisi, 11 binden fazla taşkın tesisi var, yüzlerce içme suyu ve enerji tesisi. Bunların daha da çoğaltılması mümkün.” diye konuştu. Bugün itibarıyla 7,3 milyon hektar alanın sulamaya açıldığını, yaklaşık 184 milyar metreküp suyun depolandığını anlatan Yumaklı, yıllık 5,5 milyar metreküplük içme suyu temin ettiklerini bildirdi. Bakan Yumaklı, 11 bin 237 taşkın kontrol tesisiyle hizmet verdiklerine dikkati çekerek, “HES kurulu gücümüz ise 32 bin 500 megavata ulaşmış durumda. Bu rakamların özellikle bugünlerde, enerji krizini konjonktürel sebeplerle konuştuğumuzda ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu da görmüş oluyoruz.” dedi. Bu yatırımlarla iş, istihdam ve çiftçi gelirlerinin artışını ifade etmek gerektiğini dile getiren Yumaklı, suyu akıllıca yönetmenin önem taşıdığını söyledi. Bakan Yumaklı, modern sulama sistemleri başta olmak üzere akıllı bir şekilde suyu yönetmek gerektiğini ifade ederek, “Basınçlı sulama sistemlerinin sağlamış olduğu su tasarrufu yıllık 10 milyar metreküp. Kaç tane baraj olduğunu sizlerin takdirlerine bırakıyorum. Son 23 yılda borulama sistemlerinde yaklaşık 120 bin kilometreyi geçmiş durumdayız. Yani bununla dünyanın çevresini tam 3 kez dolaşmak mümkün. Bir diğer konu da suyun veriyle yönetilmesi konusu. Yani toprağın neminden, yağıştan sulamanın otomatik olarak yönetilmesi de önemli bir husus.” değerlendirmesinde bulundu. Dünyada kullanılabilir tatlı su miktarının yüzde 2,5 civarında olduğuna işaret eden Yumaklı, Türkiye’de tablonun biraz daha hassas olduğunu belirtti. Yumaklı, dünyanın yıllık ortalama yağışının 990 milimetre, Türkiye’nin ise 574 milimetre olduğu bilgisini paylaşarak, bunun suyun sonsuz ve bol olmadığını gösterdiğini anlattı. Son yıllarda yağışlardaki düzensizliği, kar yağışındaki azalışı ve sıcaklıklardaki anormal artışları herkesin takip ettiğini vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: “Kar ülkemizin doğal bir barajı ama o doğal barajın da küçüldüğünü unutmamak gerekir. 2025 yılına barajlarımıza 10 milyar metreküp daha az suyla girdik. Bir ölçek kullanacak olursak, 10 milyar metreküp, 125 milyon insanın yıllık içme suyuna eşit bir rakam. 2025 yılında Konya Bağbaşı Barajı’nda hiç su kalmadı, Eğirdir Gölü 1000 yıl sonra ikiye ayrıldı, Çatalan Barajı tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Bütün bunların hepsi bize bir mesajı veriyor. Kuraklık kapımızdaki bir misafir değil, artık evimizin içindedir. Türkiye bu mücadelede hazırlıksız değildir, bunun farkında olalım. Bugün şehirlerde kullanılan suyun yaklaşık yüzde 31’i maalesef kayıp ve kaçak olarak yok olmaktadır. Bazı şehirlerde
HABERLER barajlardan çıkan her üç bardak sudan birisi, daha vatandaşımıza ulaşmadan maalesef yok olmaktadır. Artık suyu bir kaynak olarak değil, stratejik bir varlık olarak görmek zorundayız. Dolayısıyla bu sebeple üzerinde çalışılan ve bitmek üzere olan Su Kanunu son derece hayati ve önemlidir. Suyu stratejik ve korunması gereken bir varlık olarak ele alan, modern ve bütüncül bir bakışı, bir yönetim anlayışını getirecek Su Kanunu, suyu akılla yönetmenin yol haritası olacak.” Ülkedeki su yapılarına ilişkin parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için uzun zamandır çalıştıklarını kaydeden Yumaklı, “Bu nedenle Türkiye Sulamaları Merkez Birliğinin kurulmasını planlıyoruz. Bu çalışmalar sona yaklaşmış durumda. Bu yapıyla sulama işletmesi, bütçesi, bakımı ve su dağıtımı tek çatı altından yönetilecek. Merkezden planlanan ve sahada bölgesel olarak uygulanan daha etkin bir yönetim modeli de ortaya konulmuş olacak. Bakım süreçleri hızlanacak, su kullanımındaki verimlilik çok daha yakından ve verilerle takip edilmiş olacak.” ifadelerini kullandı. Su israfı ve suyun verimli kullanılmasının politikalarının en ön sıralarında yer aldığını vurgulayan Yumaklı, kentsel, tarımsal, endüstriyel ve diğer konularda su tasarrufunu ve verimlilik konusunu öncelemeleri gerektiğini söyledi. Bakan Yumaklı, Ulusal Su Kurulunda kurumakta olan göller başta olmak üzere birçok konuda eylem planları hazırlandığını ve kararlar alınıp kurum ve kuruluşlara gönderildiğini, aynı zamanda bunların takibinin gerçekleştirildiğini belirtti. n
16 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER BAŞKAN SEÇER, MEZITLI İÇME SUYU ŞEBEKE PROJESI ÇALIŞMALARINI İNCELEDI Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Mersin Mezitli İçme Suyu Şebeke Projesi kapsamında çalışmalar aralıksız devam ediyor. Proje sahasında incelemelerde bulunan Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, MESKİ Genel Müdürü Ali Rıza Özdemir’den projede gelinen son durum hakkında bilgiler aldı. İncelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, Mezitli ilçesinde Eski Mezitli Mahallesi’nde MESKİ’nin yaptığı içme suyu şebekesi isale hattı çalışmalarını denetlediklerinden söz eden Başkan Seçer, toplam 37 bin tonluk 3 adet su deposu yapıldığından bahsetti. İsale hattı ve şebeke hattı dâhil 165 kilometrelik bir çalışma olacağının da altını çizen Seçer, “Demode olmuş sistem yenilenmiş olacak. Mezitlili hemşehrilerimiz artık daha sağlıklı bir sistemde su içme ve kullanma imkânı bulacaklar” dedi. Yapılan 3 depoyla beraber; Berdan’dan, Dedekavak’tan ve Pamukluk isale hattı çalışmaları bittikten sonra da Pamukluk Barajı’ndan Mezitli bölgesine su alma imkânları olacağını vurgulayan Seçer, “Bu şu anlama geliyor; 3 ayrı kaynaktan su alabileceğiz ve 37 bin tonluk bir rezerv depomuz olacak. Bu da bu bölgede artık su kesilme olayının bazı münferit kesintiler dışında tarihe karıştığı anlamına geliyor” diye konuştu. Değerli bir çalışma olduğunu kaydederek, maliyetinin de yaklaşık 1.7 milyar TL olduğunu ifade eden Seçer, bu çalışmayı 7 yıldır sürdürdüklerinden söz etti. İnşaatın 1 yıldır devam ettiğini ama projelerin, finansmanının ve yapılan çalışmaların yaklaşık olarak 6 yıllarını aldığını sözlerine ekleyen Seçer, “Mayıs-Haziran gibi de çalışmalarımızı sona erdirmiş olacağız. Ama tahrip ettiğimiz yolların yapımı ve asfalt çalışmalarıyla beraber, artık Ağustos ayı itibariyle tüm çalışmaları tamamlamış olacağız” ifadelerine yer verdi. Demecinin sonunda ise Mezitli halkına seslenen Seçer, “Bugüne kadar doğal olarak sizlere hizmet yaparken bir rahatsızlık verdiğimizin farkındayız. Ama tamamı sizler ve Mersin için. Anlayışınız için çok teşekkür ediyorum. Şimdiden Mezitli’ye hayırlı olsun” dedi. Söz konusu yapım işi kapsamında; Mezitli ilçesine bağlı 75.Yıl, Cumhuriyet, Davultepe, Deniz, Hürriyet, İstiklal, Seymenli ve Tece mahallelerinde mevcut altyapı tesisleri rehabilite edilerek vatandaşların temiz ve kesintisiz içme suyuna kavuşmaları amaçlandı. Yapım işi kapsamında yapılması planlanan 165 kilometre içme suyu hatlarının 110 kilometresi döşendi. 20 bin metreküp, 15 bin metreküp ve 2 bin metreküp kapasiteli içme suyu depoları, Mezitli’de yaşayan tüm vatandaşlara kesintisiz hizmet verecek. n
HABERLER ASAT’TAN ALANYA’NIN GELECEĞINE YATIRIM Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, 2019-2026 yılları arasında Alanya’da gerçekleştirdiği yatırımlarla ilçenin altyapısını önemli ölçüde yeniledi ve güçlendirdi. Alanya’da içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu, atık su arıtma ve üstyapı dahil olmak üzere toplam 3 milyar 524 milyon 272 bin 140 TL yatırım hayata geçirildi. Büyükşehir Belediyesi’nin planlı ve sürdürülebilir şehircilik vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmalarla Alanya’nın altyapısı modern standartlara kavuşturuldu. Artan nüfus ve gelişen şehir yapısı doğrultusunda ilçede planlı yatırımlara devam edilecek. ASAT tarafından ilçede 377 bin 237 metre içme suyu hattı imalatı gerçekleştirildi. Yeni yerleşim alanları sisteme dahil edilirken, ekonomik ömrünü tamamlayan hatlar yenilendi. Bu kapsamda içme suyu yatırımları için 1 milyar 468 milyon 425 bin 449 TL kaynak kullanıldı. Yapılan çalışmalarla vatandaşların sağlıklı ve kesintisiz içme suyuna erişimi güvence altına alındı. Alanya genelinde 84 bin 112 metre kanalizasyon hattı döşendi. Çevre sağlığını önceleyen projelerle atık suyun güvenli şekilde taşınması sağlandı. Kanalizasyon yatırımlarının toplam maliyeti 384 milyon 087 bin 324 TL oldu. İlçede aşırı yağışlara karşı önlem almak amacıyla 1.921 metre yağmur suyu hattı inşa edildi. Bu çalışmalar için 21 milyon 484 bin 762 TL yatırım gerçekleştirildi. Yapılan imalatlarla su baskınlarının önüne geçilmesi hedeflendi. Atık su altyapısı ve arıtma yatırımları kapsamında 597 milyon 310 bin 590 TL’lik çalışma hayata geçirildi. Bu yatırımlar sayesinde atık suların çevreye zarar vermeden arıtılması sağlanarak Alanya’nın doğal değerleri koruma altına alındı. n MBR MembranBioReaktör Atıksu Geri Kazanım Sistemleri www.memchem.com.tr proje@memchem.com.tr MEMCHEM SU VE PROSES TEKNOLOJİLERİ 0555 807 32 20
18 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 HABERLER SAĞLIKLI KÖRFEZ IÇIN BILIMSEL SEFERBERLIK İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Sağlıklı Körfez” hedefiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlediği uluslararası konferans başladı. Zararlı alg patlamalarından kirliliğe kadar pek çok kritik başlık iki güne yayılan oturumlarda uluslararası uzmanlarla ele alınacak. Hedef, İzmir Körfezi için kalıcı ve bilim temelli çözümler üretmek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle düzenlenen ve 28 Mart’a kadar sürecek “Sağlıklı Bir Körfez İçin Bir Adım Daha” başlıklı uluslararası konferans, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda başladı. “Zararlı Alg Patlamaları: Küresel Deneyimler ve İzmir Körfezi için Yenilikçi Çözüm Önerileri” temasıyla gerçekleştirilen konferansın açılışına; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler ile akademisyenler ve bürokratlar katıldı. YILDIR’DAN DOĞAYLA ILIŞKIDE ÖZELEŞTIRI VE SÜRDÜRÜLEBILIRLIK VURGUSU İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, körfezde kirliliğin 1950’lerden bu yana giderek arttığını, 1980’lerde ise “ölü deniz” olarak anılacak seviyelere ulaştığını belirterek, insanlığın doğayla kurduğu ilişkinin bencil bir temele dayandığını söyledi. Doğanın sunduğu imkânlardan sınırsızca yararlanılırken yükümlülüklerden kaçınıldığını ifade eden Yıldır, modern insanın da bu anlayışla hareket ettiğini vurguladı. Bugün gelinen noktada bu yaklaşımın sonuçlarıyla karşı karşıya kalındığını dile getiren Yıldır, “Bulduğumuz çözümler ya da ihmal ettiğimiz ayrıntılar zamanla daha büyük sorunlara dönüşebiliyor. Daha fazla üretmek ve kazanmak isterken zararın en derin noktasına indik. Bu nedenle sürdürülebilirlik anlayışıyla hareket etmeli, her şeyi bütüncül bir yaklaşımla ele alarak hiçbir ayrıntıyı göz ardı etmemeliyiz” dedi. ALTYAPI HAMLESIYLE KÖRFEZ’DE DÖNÜŞÜM İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, göreve geldiklerinde körfezde ağır bir tabloyla karşılaştıklarını ve bu doğrultuda altyapı yatırımlarını önceliklendirerek hızla harekete geçtiklerini belirtti. Alg patlamaları ve son yıllarda artan sıcaklıkların etkisiyle durumun daha da ağırlaştığını ifade eden Erdoğan, İzmir Körfezi’ne ulaşan 34 dere ve 55 yan kolun tamamında temizlik çalışmalarının sürdüğünü, yaklaşık 110 bin ton malzeme çıkarıldığını söyledi. Erdoğan, Meles Deresi’nde kapsamlı bir çalışma başlatacaklarını da aktardı. Atık su arıtma tesislerinin güçlendirilmesi kapsamında 3 büyük tesisin hizmete alındığını ve kentin arıtma kapasitesinin yüzde 30 artırıldığını belirten Erdoğan, metropolün yüzde 96’sına hizmet veren Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nde yapılan revizyon çalışmaları ve tesisin dördüncü fazının açılması sayesinde çevre izin belgesinin 7 yıl sonra geçen hafta itibariyle yeniden alındığını vurgulayarak, “Tesisin doğru şekilde çalıştığını, anlık bir şekilde kontrol edildiğini bakanlık tarafından tescil eden bir belge. Yüzde 50'ye kadar da enerji teşviki almasını sağlayan bir belge. 7 yıl sonra geriye almış olduk. Bunun bir tartışmayı ortadan kaldırdığını düşünüyorum” dedi. Kent genelinde yağmur suyu ayrıştırma hatlarının hızla artırıldığını, tüm zamanlarda yapılanların yüzde 25’i kadar çalışmanın bugün itibariyle bitirildiğini aktaran Erdoğan, aynı zamanda körfezde yürütülen tarama çalışmalarıyla 1 milyon 200 bin ton çamurun çıkarıldığını belirtti. Erdoğan, Bostanlı ve Mavişehir hattında yapılan çalışmalarla 50-60 santimetreye kadar düşen derinliğin 3-4 metreye çıkarıldığını ve biriken kirliliğin önemli ölçüde temizlendiğini ifade etti. n
HABERLER KOSKİ’DEN İŞ GÜVENLIĞINDE DIJITAL DÖNÜŞÜM Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, çalışanların güvenliğini artırmak ve iş sağlığı ile güvenliği alanında teknolojiyi daha etkin kullanmak amacıyla önemli bir dijital dönüşüm uygulamasını daha hayata geçirdi. Türkiye’de ilk kez uygulanacak sistem kapsamında can güvenliği için kurum personeli akıllı saat ve akıllı bilekliklerle takip edilecek. Yeni sistem özellikle yalnız çalışan, engelli ve kronik hastalığı bulunan personelin güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Akıllı saat ve bileklikler sayesinde çalışanların kalp atış hızı, EKG verileri, kandaki oksijen seviyesi, düşme algılama, hareketsizlik tespiti ve acil durum çağrısı gibi hayati sağlık verileri anlık olarak izlenebilecek. Olası risk durumlarında sistem otomatik uyarı vererek hızlı müdahale imkânı sağlayacak. Uygulama; depolar, sıvı tankları ve kuyular gibi kapalı alanların yanı sıra su depoları gibi yüksek alanlarda, gaz, sıcaklık ve basınç riski bulunan tesislerde ve yüksek gerilim bulunan çalışma sahalarında görev yapan personeli kapsıyor. Bu alanlarda çalışan personel akıllı bileklikler aracılığıyla uzaktan takip edilerek güvenlikleri sürekli kontrol altında tutulacak. Akıllı saatlerde bulunan konum izleme teknolojisi sayesinde personelin bulunduğu yer anlık olarak tespit edilebilecek. Olası sağlık risklerinde sistemin otomatik uyarı vermesi sayesinde ilk müdahalenin hızlı bir şekilde yapılması sağlanacak. n RADAR ULTRASONIC IS THE BETTER www.vega.com/vegapuls Radar teknolojisinin tüm avantajları: Kompakt 80 GHz seviye sensörü Ekran içi gösterimi
20 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 SU DÜNYASI TERS OZMOZ CIHAZI ÖNCESI SUYUN YUMUŞATILMASI TERS OZMOZ MEMBRANLARINI SUYUN SERTLIĞINE KARŞI KORUMAK AMACI ILE TERS OZMOZ ÖNCESI HAM SUYUN SERTLIĞI SU YUMUŞATMA CIHAZI ILE GIDERILEBILIR. YÜK. MÜH. ENİS BURKUT enis@burkut.com.tr Ters Ozmoz (TO) cihazı ile su saflaştırma sisteminde, ters ozmoz membranlarını suyun sertliğinin oluşturacağı kristallere karşı korumak maksadı ile ters ozmoz öncesi suyun sertliğinin giderimi de düşünülebilir. Bu yöntemin ne kadar başarılı olup olmadığını veya gerekli olup olmadığını bu yazımızda inceleyeceğiz. Öncelikle “Su Yumuşatma” yöntemini hatırlayalım. “İyon değiştirici” reçineler içeren basınçlı kaplardan geçen “sert su” içindeki Kalsiyum (Ca) ve Magnezyum (Mg) iyonları reçineler tarafından alınır ve yerine, reçinede bulunan Sodyum (Na) iyonu suya geçer. Böylece suyun “sertliği” giderilmiş olur, iletkenliği biraz artar. İyon değiştirici reçineler içindeki Sodyum (Na) iyonu tükenince, bu reçineler tuzlu su ile “rejenere” edilir, bu işlem sırasında reçineler bünyesindeki Ca ve Mg iyonlarını atar, tuzlu sudaki Sodyum (Na) iyonunu içine alır, bu işleme “rejenerasyon” adı verilir. Bu işlem 60 dakikadan daha uzun sürebilir. Bu rejenerasyon sırasında işletmede suyun kesilmemesi için genelde su yumuşatıcı cihazları Tandem Su Yumuşatma Cihazı
1986’dan günümüze... KOKU GİDERİM VE BİYOGAZ TEKNOLOJİLERİ • Biyolojik Koku Giderim Üniteleri • Biyolojik Desülfürizasyon • Kimyasal Scrubberlar • Aktif Karbon Filtreler • Özelleştirilmiş Çözümler • GRP Kapama • GRP Hava Kanalları • GRP, PP, Paslanmaz Fan ve Kabin • Çevre Dostu Yenilikçi Teknolojiler • Özel Çözümler • Uzman Ekip • Müşteri Memnuniyeti • Proses, Mekanik ve Yapısal Tasarım • Üretim, Montaj • Devreye Alma • İşletme Merkez Ofis Küçükyalı İş Merkezi 76/A No: 7/2 Maltepe - İstanbul / Türkiye Tel: +90 216 759 61 49 Fabrika Cumhuriyet Mah. İstanbul Cd. No: 7/9 Gebze - Kocaeli / Türkiye Tel: +90 262 754 61 49 info@armaplast.com.tr www.armaplast.com.tr Çevre Teknolojileri
22 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 04 / 2026 SU DÜNYASI atılır. Ancak, reçineler sudan aldığı Demir (Fe) ve Mangan (Mn) iyonlarını kolayca bünyesinden atamaz, bu sebeple reçinelerin sertlik giderici kapasitesi zamanla azalır. Bu durum farkına varıldığında, reçineler Sülfürik Asit veya Müriatik Asit ile yıkanması gerekir; bu asitler reçinede bulunan Fe ve Mn maddelerini çözerek reçinenin temizlenmesini sağlar. 4. TO membranlarını Ca ve Mg iyonlarının oluşturacağı kristallere karşı korumak için genelde ingilizce “Antiscalant” adı verilen bir kimyasal TO besi suyuna dozlanır. TO öncesi suyun sertliği giderildiğinde bu kimyasalı dozlamak gerekmez. Ancak, bazı işletmeler, sistemde su yumuşatıcı bulunmasına rağmen, “emniyet” amacı ile Antiscalant dozajını da yapar. 5. Ters Ozmoz üretim suyunda “SIFIR” seviyesinde sertlik (Ca, Mg) istenen hassas prosesler vardır (enerji üretim tesisleri ve bazı kimya prosesleri). SIFIR seviyesinde sertlik elde etmek için, TO öncesi su yumuşatma tekniği ile suyun sertliği 0,5 Fr civarında sertlik seviyesine düşürülür, bu yumuşak su ile TO beslendiğinde, TO üretim suyunda ölçülmesi zor, “eser miktarda” sertlik kalır. Aslında doğru tasarlanmış bir TO sistemi sudaki sertlik yapıcı Ca ve Mg iyonlarını su yumuşatıcıdan daha iyi giderir. Şöyle bir hakiki örnek verelim: Yakın zamanda imalatını yaptığımız 60 m³/saat kapasiteli bir TO cihazına gelen ham su iletkenliği 2260 mikroS/cm ve sertliği 25 Fr idi. TO üretim suyu iletkenliği 40 mikroS/ cm ve sertliği 0,08 Fr oldu. Bu örnekten de görüleceği gibi, TO cihazı su yumuşatıcıdan daha düşük sertlikte su üretir ve bunu yapmak için tuz kullanmaz. TO Öncesi Su Yumuşatıcı Bulunmasının Avantaj Olmayan Durumları: TO besi suyunun TO öncesi sertliğinin giderilmesinde şu sorunlar yaşanabilir: A. DİKKAT: Su yumuşatma reçinelerinin “KLOR”a dayanıklığının sınırı vardır. Bazı reçine üreticileri sudaki klor miktarını en çok 0,3 ppm olarak kabul eder. Suda daha yüksek miktarda klor bulunduğunda reçine sudaki sertliği giderme özelliğini kaybeder. Kullanılacak yumuşatıcı reçine markasına göre, reçine broşüründen “KLOR”a dayanıklılık sınırını muhakkak kontrol ediniz. B. TO besi suyu iletkenliği çok yüksekse, su yumuşatıcı reçineler suyun sertliğini yeterince gideremez, bu durumda su arıtım sistemine su iki tanklı olarak tasarlanır (tandem yumuşatıcı), böylece bir reçine tankı tuzlu su ile rejenerasyona girdiğinde, otomasyon vanaları suyu ikinci tanka yöneltir ve sonuç olarak işletmenin suyu hiç kesilmez. (Ref.1) Dikkat: Tuzlu su ile rejenere edilen su yumuşatıcılar sudaki sertliği %100 gideremez, suda 0,5 Fransız civarı sertlik kalır. SORU: Ters Ozmoz (TO) sistemi ile kaliteli su temin etmek isteyen bir işletme, ters ozmoz öncesi suyun sertliğini gidermeli midir? Bu soruya şu olumlu cevaplar verilebilir: TO besi suyunun TO öncesi sertliğinin giderilmesinde şu avantajları görebiliriz: 1. Tabii suda bulunan “taş yapıcı/ kristal yapıcı” Ca ve Mg iyonları su yumuşatıcı tarafından alındığı için TO membranları içinde Ca ve Mg taşlaşması (kristalleşmesi) olmaz. 2. TO membranlarını suda bulunan katı cisimler de tıkar. Bu sebeple, membranları katı cisimlerden korumak maksadı ile TO öncesi suyun çok iyi filtrelenmesi şarttır. Bu koruyucu filtrelerden sonra suyun yumuşatıcıdan da geçmesi sonucunda TO besi suyu bir kez daha filtrelenmiş olur, çünkü yumuşatıcı reçineler aynı zamanda kum filtresi gibi de görev yapar ve sudaki bazı katıları sudan ayırır. 3. Suyun sertliğini gideren reçineler suda bulunan Demir (Fe) ve Mangan (Mn) iyonlarını da kısmen sudan ayırdığı için, TO membranlarına zarar veren Fe iyonundan da kurtulmuş olunur. DİKKAT: Su yumuşatıcı reçineleri, sudaki Ca ve Mg iyonlarını sudan ayırır ve tuzlu su ile rejenerasyon sırasında bu iyonlar kolayca dışarı Su Yumuşatma Cihazı Reçinesi Süt Sektörü için Tamamı Paslanmaz Çelik 18 m3 Saat Kapasiteli TO Cihazı
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=