E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
ANADOLU FLYGT
MAS DAF
INEVA TÜRKİYE
ROTORK
SİSDOZ
ÖZKAN MAKİNA

Sürdürülebilirlik Yolculuğunda Su Ayak İziniz

Sürdürülebilirlik Yolculuğunda Su Ayak İziniz

22 Mayıs 2018 Salı / 17:29 | GÖRÜŞ
118. Sayı (Mayıs 2018)
196 kez okundu

ŞAFAK ÖZSOY
Tulip Eğitim ve Danışmanlık Kurucusu ve Genel Müdürü
safakozsoy@tulipconsultants.com

Geleneksel yönetim modellerin pek de işe yaramadığı günümüzde; değişimlere açık, dinamik karar verme süreçlerinin etkin kullanıldığı, şirket stratejilerinin iş süreçlerine hızlı entegrasyonuna müsait sistemlere yatkın bir liderlik gereksinimi içinde bir de su ayak izinin takibi gerektiği yöneticilerin karşısında.

Su ayak izi kavramının ortaya çıkışında, dünyanın yönetim süreçlerinde iklim odaklı senaryolar ve karbon ayak izinin kontrolüne dayalı, azaltım hedefinin doğrudan etkisi olduğu açıktır.

Suyun enerji fiyatları ile kıyaslandığında hala oldukça ucuz oluşu, belki de işletmelerde enerji kadar önem verilmeyişini açıklar niteliktedir. Ancak dünyada limitli olan kullanılabilir su kaynakları ve beraberinde iklim değişikliğinin dezavantajları, sürekli artan nüfus ile yaşam kalitesinin artması suya duyulan gereksinimi de artırmaktadır.

Suyun izlenmesi; sürdürülebilir yönetim parametreleri içinde yer alması, işletmelerde “Sürdürülebilir Raporlama”, “Carbon Disclosure Project (CDP)”, Küresel Anlaşma gibi küresel rekabet edici ortamlarda yatırımcıların ve paydaşların talebi ile talep edilir olmuştur. Rekabet edebilir şirketlerin yaratılması sürecinde ekolojik etkinin sıfırlanması hedefi ile yönetilen şirketlere kaymanın kaçınılmazlığını görmek bu makalenin de ana fikirlerinden birini oluşturmaktadır.

Sürdürülebilirliğin ölçülmesinde; OECD iş etiği ve uygunluk kriterleri içinde temiz suyun kalitesi ve temiz suyun kaynağı da yer almaktadır. Böylelikle suyun iş süreçlerinde izlenmesi bir performans göstergesi olarak tariflenmesi yoluna gidilmiştir.

Su ayak izi, bireylerin tüketimlerini sadece kendi yaşadıkları coğrafyadan değil farklı olarak başka bir yerdeki su kaynağı üzerindeki etkisini de ortaya koyan önemli bir göstergedir.

Suyun sınırlı ve ikame edilemeyen bir doğal kaynak olduğunun bilinciyle bireyler, günlük su tüketimlerinin ötesine geçerek tatlı su kaynakları üzerinde miktar ve kalite açısından yarattıkları etkiyi su ayak izini ölçerek ve etki değerlendirmesi yaparak anlayabilirler. Böylelikle sosyal ve çevresel etkinin bilinmesi, kaynaklarının uzun dönemde kullanabilirliği üzerinde olumlu iyileştirmelere neden olur.

Sürdürülebilir şirket yapılanmalarında, su hedeflerinin harcanan su miktarına bağlı olarak oluşturulması sağlanabilir ise iş risklerinin su kıtlığına bağlı etkilerinin azaltılması sağlanır. Dolayısıyla bir işletmenin su kıtlına bağlı etkisinin değişimi de iş stratejilerine yansıyabilir.

Su ayak izi yalnızca su hacmini değil, aynı zamanda kullanılan suyun türünü (yeşil, mavi, gri), ne zaman ve nerede kullanıldığını da gösterir. Bu bakımdan bir ürünün su ayak izi, çok boyutlu bir gösterge olup etkisinin insan, eko sistem ve doğal kaynaklar esas alınarak gözden geçirilmesi beklenmektedir.

Saklı su içeriği ve gömülü su ise yalnızca kullanılan suyun miktarını ifade eder. Miktar su kullanımının yalnızca bir boyutudur. Suyun kullanıldığı yer ve zaman aralığı ile kullanılan suyun türü de miktar kadar önemlidir. Su Ayak İzi, birim zamanda harcanan (buharlaşma dahil) ve/veya kirletilen su miktarı ile ölçülmektedir. Bir bireyin, toplumun veya iş kolunun su ayak izi; bireyin veya toplumun tükettiği malların ve hizmetlerin üretimi için kullanılan veya üreticinin mal ve hizmet üretimi için kullandığı toplam temiz su kaynaklarının miktarıdır.

Bir su ayak izi zamansal ve mekansal boyutu içerir. Su ayak izinde yapılan sınıflama da, “Yeşil su ayak izi” buharlaşan yağmur suyu hacmi ile ifade edilir. “Mavi su ayak izi” , buharlaşan yüzey ve yeraltı suyu hacmini ifade eder. “Gri su ayak izi” ise kirlenmiş su hacminin göstergesidir.

İşletme seviyesine inildiğinde, bir işletmenin su ayak izi; operasyon su ayak izi olarak imal ve üretim ya da destekleyici faaliyetler için üreticinin doğrudan kullandığı suyu ifade eder. İkinci olarak işletmenin tedarik zinciri su ayak izi üreticinin tedarik zinciri içinde kullandığı dolaylı su olarak tariflenmektedir.

İşletmelerde gerek operasyonel gerek tedarik zincirin su ayak izinin izlenmesi zorunlu hale gelmiştir. Bu anlayış sürdürülebilir liderlik anlayışına geçişin bir sonucudur.

Su ayak izinin yönetiminde ISO 14046 Su Ayak İzi Standardına bağlı olarak bir envanter çıkarılması ve etkinin değerlendirilmesi, sistematik ve planlı bir izleme için gerekli olmaktadır. Standart esas alınarak su ayak izinin hesaplanması ve etki değerlendirilmesi kapsamında şeffaflık, uygunluk, bütünlük, tutarlılık, doğruluk, bilimsel yaklaşımın önceliği, değişkenlik, kapsam temel ilkeleri esastır.

Su ayak izi değerlendirmesi, su ile ilişkili tüm ürün, proses ya da organizasyon ile ilişkilendirilmelidir.

Su ayak izi değerlendirmesi 4 fazdan oluşmaktadır. Bu fazlar;
• Amaç ve kapsamın tarifi,
• Su ayak izi envanteri,
• Su ayak izi etki değerlendirmesi,
• Sonuçların yorumlanması,
olarak özetlenebilir.

Su ayak izi çalışmasının amaç ve kapsamına bağlı olarak envanterin oluşturulması ve hesaplamaların yapılması, su kullanımın yani su ayak izinin etki değerlendirilmesi kritik bir süreçtir.

Operasyonel süreçlerinin ve tedarik zincirindeki su ayak izinin hesaplanması ve bu bağlı rasyonel hedeflerle ekolojik etkinin sıfırlanması hedef olarak seçilmelidir.

Böylelikle gönüllük esaslı çalışmalarda temel hedef, sürdürülebilir şirket yapılanmalarında faaliyetin sosyal ve çevresel etkilerinin en aza indirilmesi ve kaynak kullanımının azaltımı hedeflenmektedir.

İşletmelerde geleneksel yönetim bakış açısı temel zorluk olarak karşımızdadır. Rekabet edilebilirliği zorlaştırıcı diğer bir unsur ise yönetim süreçleri ve insan kaynağındaki yetkinlikler, yine zorluklar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Gelecekte rekabet edilebilirliğinin kritik başarı faktörleri, havaya, suya ve toprağa bırakılan izlerin en aza indirgenmesi olacaktır. Bu olguyu tüm iş süreçlerine entegre edecek bir liderlik işletmelerin yararına olacaktır. Temel dinamiklerin süratle değişikliği, hızlı karar verme süreçlerine entegre bir alıcı kitlesi karşında sosyal medyanın bağlayıcı ve yakınlaştırıcı gücü ile klasik süreç ve süreç yönetiminin etkili olacağı mümkün değildir.


 

İlginizi çekebilir...

Bir Çalıştayın Ardından

ERTAN SÖYLEMEZ Enelsan Yönetim Kurulu Başkanı...
20 Haziran 2018 Çarşamba / 15:52

Arıtma Çamurlarının Yakılması ve Çamurdan Elektrik Enerjisi Üretimine Genel Bakış

Emin Calbay / Çevre Y. Mühendisi ecalbay@inevaturkiye.com.tr...
19 Şubat 2018 Pazartesi / 14:13

Seminerlerle Doğayı Koruyamayız

Reşit Palabıyıkoğlu
Arokem Su Arıtma ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti...
17 Mart 2017 Cuma / 17:03