Su Kaynaklarının Stratejik Önemi
Su Krizi Kapıda: Yeni Güvence Denizden Geliyor
Aqua Proses'ten Çamur Susuzlaştırmada Güçlü Çözüm: Multi Disk Burgu Pres
|
Biz de taraf olduk
Türkiye Kyoto Protokolü'nü kabul etti Türkiye'nin Kyoto Protokolü`ne katılmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edildi. Artık Türkiye de taraf oldu. Bu protokol aynı zamanda Türkiye?nin tam üyelik müzakerelerini sürdürdüğü Avrupa Birliği müktesebatının da bir parçasını oluşturuyor. Meclis?in Kyoto Protokolü?nü kabul etmesiyle yeni bir aşamaya giren süreç; Türkiye?nin 2004 yılının Mayıs ayında 189. taraf olarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi?ni (BMİDÇS) kabul etmesiyle başladı. Türkiye nihayet bu sözleşmeyi Rio?da imzaya açıldıktan 12 yıl sonra kabul etmiş oldu. Kyoto Protokolü de bugün dünyamızda iklim değişikliğine karşı sürdürülen küresel mücadelenin en önemli hukuki aracı durumunda. ABD ve AB?nin 2050 yılına kadar emisyon salımını yüzde 80`e indirme konusundaki kararları, dünyanın bütün sanayileşmiş devletlerinin adım adım emisyon salımlarını indireceği anlamına geliyor. Dolayısıyla protokolü imzalayan Türkiye?nin, bu gelişmelerin dışında kalma şansı olmayacak. Emisyon salımlarının indirilmesi de özellikle ülkemizde çevreci ve yeni teknoloji biçimlerinin artan bir şekilde gündemde olacağı anlamına geliyor. Gaz salımını azaltmak için ulaşımdan tarıma, ısınmadan sanayiye kadar bir dizi tedbirin yürürlüğe konulmasını gerekecek. Ancak konunun uzmanları, Kyoto?yu kabul eden Türkiye?nin 2012?ye kadar sayısal yükümlülük almasının zorunlu olmadığını dile getiriyor. Bu konudaki önemli isimlerden Meclis Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga, ?Türkiye?nin Kyoto Protokolü`ne katılmasının bir reform olduğunu belirterek, 2012 yılına kadar Protokolün Türkiye?ye maliyetinin sıfır olduğunu? söylüyor. Ancak yine de Türkiye, 2013 tarihine kadar protokolün kapsadığı birçok konuda çalışma yürütmeye devam edecek. İşin maliyet tarafında ise konuyla ilgili somut rakamlar ortaya konulamıyor olsa da, başta Bakanlık olmak üzere birçok çevrenin tahminleri bulunuyor. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, bu maliyetin 20 milyar dolar civarında olacağını öngörmüştü. Devlet Planlama Teşkilatı yaptığı bir çalışmada ise Kyoto?nun Türkiye?ye maliyetini GSYİH?nin yüzde 10-37?si arasında olacağını açıkladı. Sonuçta, 2012 sonrasında bile olsa zorunlu bazı taahhütlerde bulunmamız gerekeceğini herkes kabul ediyor. Protokolü imzalayan ülkemizin uluslararası iklim değişikliği ile mücadelede çevreye karşı sorumluluklarını daha etkili bir şekilde yerine getireceğine ve çevreci gelişmiş teknolojilere çok daha kolay ve çabuk sahip olma imkanlarını yakalayacağına inanıyoruz.
Önümüzdeki sayıda görüşmek dileğiyle...
Serpil Yavuz Yazıişleri Müdürü
İlginizi çekebilir... Su Kaynaklarının Stratejik Önemiİran ile ABD-İsrail ittifakı arasında yaşanan gerilim, zamanla doğrudan ve dolaylı çatışmaların şiddetlenmesine yol açarak yalnızca bölgeyi değil, kür... Arıtmada SAF® Teknolojisi DönemiTeknolojik gelişmelerin hız kazanması, pek çok alanda yeniliklerin yaşamımıza çok daha hızlı entegre edilmesini sağlıyor.... SUKİ'lerde Yapay ZekaYapay zeka, hayatımıza çok hızlı bir şekilde girerek pek çok alanda önemli avantajlar sağlayan bir teknolojiye dönüştü.... |
|||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.