2005 Yılına Genel Bakış

2005 Yılına Genel Bakış

TEKNİK MAKALE
6. Sayı (Ocak Şubat 2006)

2005 yılı, yaşanan olaylardan ötürü ‘doğal felaketler yılı’ olarak adlandırılıyor; Kuzey Atlantik'te gerçekleşen fırtınalar, kasırgalar ve büyük ölçekli depremler bunun en güzel kanıtını oluşturuyor. Bilimadamları, dünyanın buz kütlelerine yaklaşmasına karşın, dünyada önüne geçilemez bir küresel ısınmanın yaşanmasına dair uyarıda bulunuyor.
Hindistan'da 26 Aralık 2004 tarihinde yaşanan deprem ve tsunami, ‘doğal felaketler yılı’nın tetikleyicisi olarak görülüyor. Hindistan'da yaşamı sekteye uğratan tsunaminin sonuçları; 300 bin kişinin ölümü, Hindistan ekonomisinin bozulması ve Sri Lanka'dan Somali'ye kadar sahil şeridinde uzanan ülkelerin neredeyse yok olması şeklinde kaydediliyor. Tsunaminin sonuçları arasında, çevreye verdiği bu büyük zararın yanı sıra Güneydoğu Asya'daki mercan kayalıklarının parçalanması ve buradaki tuzlu suyun taşınması da yer alıyor.

Deprem uzmanlarının, depreme yönelik uyarıların dikkate alınmaması da felaketleri art arda getirdi: Mart ayında Sumatra'daki büyük depremin ardından Pakistan ve Kashmir, 7.6 ölçeğinde büyük bir depremle sarsıldı. 80 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği bu depremle hayatta kalanlar da kış aylarında yaşamlarını zor koşullarda idame ettirmeye çalıştı ve zorluklarını hala yaşıyorlar.

Kasırgalı Yaz

2005 yılında yaşanan iklim değişikliği, tropikal hava sistemlerinin önemini artırdı. Dennis, Emily, Rita, Wilma ve Stan kasırgaları; büyük tahribatlara yol açtı ve sürekli tekrar etti. Gulf Coast'ta (Amerika) gerçekleşen ve 6 metre yüksekliğinde olan Katrina kasırgası, 90 bin metrekarelik bir alanda ciddi yıkımlara neden oldu. Yüzde 80'ni sular atında kalan New Orleans (Amerika), yaşadığı felaketlerin etkisini hala yaşıyor. Kasırgalar sadece Amerika'da değil aynı zamanda İspanya ve Afrika'da da gerçekleşti.

Küresel Isınma

2005 yılına kasırgaların yanı sıra iklim değişikliği; küresel ısınma da damgasını vurdu. Buzların erimeye başlamasıyla mevsim sıcaklıklarında alışılmışın dışında bir artış görüldü. Nisan ayında, Antartika'nın yüzde 87'sinde son elli yılda görülen bir çözülme gerçekleşti. Bu buz kütlelerinin kenarı daha önce görülmeyen bir oranda eriyerek, okyanusa karıştı. Antartika'nın batı kanadında büyük oranda çökme yaşandı.

Kuzey yarımkürede de küresel ısınma, benzer bir tablo çizdi. Sibirya'da bir milyon metrekarelik bir alan eriyerek bataklığa dönüşürken, Arktik Denizi buzulların çözülmesi bir yüzyıl içerisinde gerçekleşeceğe benziyor.

Küresel ısınma; sıcaklığın artması ve buzulların çözülmesine yol açarken, bir çok ciddi felaketin de habercisi oluyor.

İklimlerdeki Hareketlilik

Küresel ısınma etkisini göstermeye başlarken, çok sayıda devlet yöneticisi bu konuda gerekli önlemleri almakta yavaş davranıyor. Temmuz ayında, ‘temiz enerji’ teknolojileri geliştirmek amacıyla Amerika ve Avustralya'yı da kapsayan projeler yapıldı ancak bu projelerin yayınlanması dolayısıyla insanlar tarafından bilinmesi tam olarak gerçekleşmedi. Mayıs ayında ise ‘acil eylem’ kararından oluşan G8 Planı hazırlandı ve küresel ısınmaya dair çalışmalar bununla sınırlı kaldı.

Ne var ki, Kanada'da Aralık ayında gerçekleştirilen ‘Uluslararası İklim Konferansı’, yapılan çalışmalarla küresel ısınmaya dair nitelikli bir çalışma olarak karşımıza çıktı. Konferansta, kirlilik problemine ve küresel ısınmaya yönelik çalışmalar için bütçe hazırlama kararı alındı.

‘Ekolojik Ayak izleri’

2005 yılında da insanlığın çevreye verdiği zararlar artarak devam etti. Amazon yağmur ormanlarında 24 bin kilometrekarelik, New York City Centre'da da bir saatte aynı oranda orman ve yeşil alan kaybı gerçekleşti.

Çevreye yönelik önemli spor etkinlikleri düzenlense de büyük ırmaklar üzerine yapılan barajlar ve istasyonlar, ekolojik dengede bozulmaya yol açtı. CO2 artarken, atmosferdeki oksijenin azalması sahil yaşamını olumsuz yönde etkiledi. Ozon tabakasındaki deliklerin büyümesi bu yıl da devam ederken, yasak avlanma bu yıl da adından sıkça söz ettirdi.

Kasım ayında, Songhua Nehri'ne (Çin) akıtılan içinde benzinin de bulunduğu 100 ton kimyasal ‘kimyasal bir alan’ yarattı. Bu kimyasalların etkisi, Çin'de çok sayıda şehirde etkisini gösterdi, benzer bir olay daha önce Rusya'da Aralık ayında ise Britanya'da yaşandı. n

New Scientist - 06.01.2006
Çeviren: Gamze NESİPOĞLU
 

İlginizi çekebilir...

Deniz Suyu Tesisleri için Vana Seçimi

Dünya genelinde tuzdan arındırma tesisleri günde 100 milyon metreküpten fazla içme suyu sağlamaktadır ve Uluslararası Tuzdan Arındırma Birliği (IDA), ...
19 Ocak 2026

İleri Geliştirilmiş Teknolojiyle Ham ve Kullanılmış Atık Sulardan Geri Kazanım ve Dönüşüm

İki harfli tek kelimelik, yaşamın iksiri su, dünyamızda çok önemli bir yere sahip olup, tüm canlıların yaşaması için muhtaç olduğu maddedir....
9 Aralık 2025

ETA Ekipman - Ultraviyole Dezenfeksiyon Sistemleri

Atık su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon, arıtılmış suyun çevreye güvenli bir şekilde deşarj edilmesi veya yeniden kullanımını sağlamak açısından büy...
9 Aralık 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,953 sn