Deniz Suyu Tesisleri için Vana Seçimi
Abdellah El Khobzi, Ömer Yıldız
Starvalve Proses Vanaları ve Aktüatör Teknolojisi San. Ve Tic. A.Ş.
1. Giriş
Dünya genelinde tuzdan arındırma tesisleri günde 100 milyon metreküpten fazla içme suyu sağlamaktadır ve Uluslararası Tuzdan Arındırma Birliği (IDA), Afrika'nın kurulu kapasitesinin 2030 yılına kadar yıllık %10-15 oranında artacağını tahmin etmektedir. Ancak, yüksek enerji tüketimi, tuzlu su atığı ve tropikal deniz ortamlarındaki korozyon önemli engeller olmaya devam etmektedir. Bu nedenle, vana seçimini optimize etmek, tuzdan arındırma altyapısının sürdürülebilir bir şekilde genişletilmesi için hem ekonomik hem de çevresel bir gerekliliktir.
Afrika, su kıtlığının en şiddetli yaşandığı bölgelerden biridir. Birleşmiş Milletler, 2030 yılına kadar kıta nüfusunun %40'ından fazlasının su stresi altındaki bölgelerde yaşayacağını öngörmektedir. Bu zorluğun üstesinden gelmek için Mısır, Fas, Güney Afrika ve Namibya gibi kıyı ülkeleri deniz suyu arıtımına giderek daha fazla yatırım yapmaktadır.
Tuzdan arındırma tesisleri; optimum çalışma için güvenilir bileşenler gerektiren karmaşık sistemlerdir. Bunlar arasında vanalar; akışın kontrol edilmesinde çok önemli bir rol oynar. Yanlış vana seçimi; erken arızalara, maliyetli bakımlara ve tesis verimliliğinin düşmesine neden olabilir.
Tipik bir deniz suyu ters osmoz (SWRO) sistemi; toplam çözünmüş katı madde (TDS) miktarı yaklaşık 35.000 ppm (milyonda bir kısım) olan bir besleme tuzluluğunu işlemek üzere tasarlanmıştır. İşlem bu akışı iki çıktıya ayırır: TDS değeri 500 ppm'den az olan yüksek kaliteli tatlı su ve tuzluluğu 55.000 ila 70.000 ppm arasında olan konsantre bir atık tuzlu su akışı. Sistem geri kazanım oranı olarak bilinen genel verimlilik genellikle %35 ila %45 arasında değişirken, işlem 15 °C ila 35 °C arasındaki besleme suyu sıcaklıklarına uyum sağlayabilir.
















