Türkiye İçme Suyu Şebekelerinde Kayıp-Kaçak Nedenleri
Küresel iklim değişikliği, nüfus artışı ve kentleşme baskısı altında Türkiye, su kaynaklarını sürdürülebilir yönetmenin en kritik dönemlerinden birini yaşamaktadır. Küresel su varlığının dünyamızın %70,9’luk yüzeyini kaplamasına rağmen, biyolojik ve endüstriyel kullanımımıza uygun olan net oran sadece %0,03’tür. Suyu her türlü amaç için kullanıyoruz; ancak ülkemizin su gerçekliği oldukça sınırlıdır.
Türkiye’nin toplam kullanılabilir yerüstü ve yeraltı su potansiyeli yıllık ortalama 112 milyar m³ civarındadır. Brüt potansiyel 234 milyar m³ olsa da, teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir kısmı 112 milyar m³’tür. Bu potansiyelin yaklaşık 57-62 milyar m³’ü fiilen kullanılmakta olup, %77’si tarımsal sulama, %12’si içme-kullanma ve %11’i sanayi amaçlıdır.
Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı ise hızla gerilemektedir. 2020’de yaklaşık 1.346 m³ olan bu değer, 2022’de 1.313 m³’e, günümüzde ise 1.305-1.308 m³ seviyesine düşmüştür. Falkenmark Su Kıtlığı İndeksi’ne göre Türkiye “su stresi” yaşayan ülkeler kategorisindedir. Nüfus artışı ve iklim değişikliğiyle birlikte bu miktarın 2030 yılında yaklaşık 1.200 m³ ve altına inmesi beklenmektedir.
TÜİK 2024 verilerine göre su kaynaklarından toplam 20,3 milyar m³ su çekilmiş olup, bunun önemli bir kısmı belediyelerin içme-kullanma şebekelerine yönlendirilmektedir. Ancak şebekeye verilen su ile faturalandırılan su arasındaki fark (kayıp-kaçak), teknik ve idari nedenlerle hâlâ çok yüksektir. Büyükşehirlerin Su ve Kanalizasyon İdareleri Genel Müdürlükleri mukayeseli raporlarına göre 29 büyük idarede ortalama kayıp-kaçak oranı %40 seviyesindedir. Bu durum, yaklaşık 10,5 milyar TL yıllık ekonomik kayba ve her abone başına ortalama 387 TL’lik bir yüke karşılık gelmektedir. İçme Suyu Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği ile belirlenen %25 hedeflerine rağmen, fiziksel yaşlanma, topografik zorluklar ve dijital altyapı eksiklikleri ilerlemeyi yavaşlatmaktadır. Bu blog yazısı, Ankara için hazırladığım teknik raporu Türkiye geneline uyarlayarak kayıp-kaçak sorununun çok boyutlu nedenlerini ele almaktadır.


















