E-Dergi Oku 
ABB

Karbon Ayak İzinin Küçültülmesi için Belediyelerde Alınabilecek Temel Önlemler

Karbon Ayak İzinin Küçültülmesi için Belediyelerde Alınabilecek Temel Önlemler

6 Ekim 2020 | TEKNİK MAKALE
147. Sayı (Ekim 2020)
483 kez okundu

KAAN MAHMUT ERDEM

Avukat / İzmir Barosu

GİRİŞ

Günümüzün en önemli problemleri hiç şüphesiz küresel ısınma ve buna bağlı olarak ortaya çıkan iklim değişikliği sorunudur. iklim değişikliği, binlerce yıldır stabil olarak hayat döngülerinin devam ettiren yaşam formlarının neslinin tükenmesine neden doğanın karşılaştığı en tehlikeli sorundur. iklim değişikliğinin temel nedenlerinin araştırılması sonucu büyük oranda katılım ile imzalanan uluslar arası anlaşmalar ile sorun çözülmeye en azından sorunun kısa vadede yavaş ilerlemesine katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkan Kyoto Ptotokolü en etkili çalışmalardan birini teşkil eder. Kyoto protokolü ile emisyon salınımının fazla olduğu ülkeler tespit edilmiş; bu ülkelerin karbon salımları için yıllık kotalar konulmuş ve buna bağlı olarak karbon ayak izi hesaplamalarının yapılarak sera gazı envanteri oluşturulması tavsiye edilmiştir.

Karbon ayak izi öz olarak; meydana gelen sera gazı miktarının birim karbondioksit cinsinden ölçülebilen beşeri faaliyetlerin doğaya verdiği zararlar olarak tanımlanabilir. Birim karbondioksit cinsinden hesaplanacak olan sera gazı emisyon miktarının ortaya çıkartılması için karbon ayak izinin tespiti şarttır. Bu hesaplamalar Kyoto Protokolü'nün ülkelere tavsiye ettiği kotların belirlenmesinde ve sürdürülebilir kalkınma modeline geçişte etkin rol oynamaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma tüm ülkelerin literatürüne girmiş ve yönetim politikalarınıtemelden etkilemiş bir kavramdır. 

Klasik anlamda enerji tüketiminin doğanın dengesinin bozması ve süre gelen bu tüketimim iklim değişikliğini olumsuz anlamada etkilemesi sürdürülebilir kalkınmanın da kapsamını belirlemiştir. Sera etkisi yaratan fosil yakıtların kullanımı insanoğlunun karbon ayak izini hızla arttırmakta ve bu yakıtların tüketilmesi ile doğa felaketleri tetiklenmektedir. Kyoto Protokolü'nde de belirtildiği üzere Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmiş ve özellikle enerjiye daha fazla ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkeler sera gazı emisyonuna neden olan ilk aktörlerdir.

Yazının devamı için tıklayın


 


İlginizi çekebilir...

Atıktan Biyogaz ve Enerji Kazanımı

Son yıllarda ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için yurtdışından temin edilen yakıt maliyetinin artması, enerji alanındaki dışa bağımlılığ...
8 Şubat 2021

Water Vital Su Yaşatma Teknolojisi

Water Vital su yaşatma teknolojisidir. Doğa prensibiyle çalışır, yerine ikame edecek başka bir teknoloji ya da işlem yoktur....
8 Şubat 2021

Buhar Kazan Sistemlerinde Karbonik Asit- Düşük PH Korozyonu

Buhar üretim sistemlerinde Karbonik Asit (Hâ‚‚CO3) - düşük pH korozyonu özellikle kondens dönüş sisteminde etkili olmaktadır....
8 Şubat 2021

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2021 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.