E-Dergi Oku 
GRUNDFOS

İstanbul Dereleri ve Sorunları

İstanbul Dereleri ve Sorunları

30 Haziran 2020 | YORUM
144. Sayı (Temmuz 2020)
365 kez okundu

Prof.Dr. Ahmet Samsunlu

GİRİŞ 

Dünya Araştırma Enstitüsü, 2030 yılında dünya nüfusunun yarısının su sıkıntısı yaşayacağını; sellerin etkisinin 3 kat artacağını, 54 milyon insanın etkileneceğini vurgulamaktadır. Fiziki çevreyi kontrolde tutan en önemli faktör dere sistemleri ve havzalarıdır (1).  Tüm dünyada olduğu gibi taşkınlara; küresel iklim değişikliği sebebiyle yağış rejimindeki düzensizlik ve aşırı yağışlar sebep olmaktadır. Bilhassa son günlerde İstanbul ve Bursa’da etkili olan ve hayatı olumsuz yönde etkileyen yağışların, "Süper hücre" denilen bulutlardan kaynaklandığı açıklanmıştır (2). 

Ülkemizde 50, 100, 500 yıllık şiddetli sağanak yağışlar bilhassa büyükşehirlerdeki derelerde taşkın oluşturmakta ve meydana gelen seller hayatı olumsuz etkilemektedir. Bunun ana nedeni plansız ve çarpık kentleşme sonucunda şehirlerde bulunan dere yataklarında yerleşim yerleri içinden geçen dere yataklarında yapılaşma, dere kesitinin daraltılması, dere yatağına fen ve sanat kaidelerine aykırı ve izinsiz menfez veya köprü inşa edilmesi, tekniğine aykırı bent ve dolgu yapımı, moloz, sanayi ve evsel atıkların atılması, kanalizasyon şebekesi döşenmesi gibi nedenler sebep olmakta ve ayrıca dere yataklarının veya hemen kenarlarının yol olarak kullanılması ile üzerlerinin kapatılması nedeniyle derelerin doğal kesitlerinin bozulmasıdır (3).

Şehir taşkınları; şehir içindeki her türlü düz-yayvan dere güzergâhlarında meydana gelebilir. Özellikle binalar, yollar, otoparklar uygun olmayan güzergâhlara inşa edilmesi ve bitki örtüsünün de yok edilmesi ile bu alanlarda yağışın toprağa sızması önlenmiştir. Bu sebeple ani taşkınlar sık sık meydana gelebilir. Şehirleşme, yüzeysel akışı doğal zeminlere göre 2-6 kat daha artırır. Caddeler nehirlere dönüşebilir ve binaların bodrum katları da sel suları ile dolabilir (4). 

Halbuki bir kentin dere ve vadileri, o kentin doğal ve kültürel mirasıdır. Doğaya öncelik vermeyen arazi kullanım kararları ve uygulamalar, Şekil 1a’da görüldüğü gibi derelerin doğal yapısını değiştirerek kaybolmasına, yaşam kalitesinin düşmesine neden olmakta; kent sağlığını tehdit etmektedir (5).

Yazının devamını e-dergiden okumak için tıklayınız...


 


İlginizi çekebilir...

İstanbul'un Tarihsel Gelişimi İçinde Yağmur Suyu Yönetimi

İstanbul'un jeolojik yapısı, arazi eğiminin yüksek olması ve maliyet durumları dikkate alınarak yağmur suları büyük bir oranda dereler vasıtası il...
12 Mart 2020

Prof. Dr. Hasan Zuhuri Sarıkaya'nın Ardından

İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hasan Z. Sarıkaya'yı 23 Ocak 2020 tarihinde ani olarak kaybetmiş bulunuyoruz. Efendiliğ...
6 Şubat 2020

Almanya Baden Wüttenberg Eyaleti Yağmur Suyu Yönetimi

Özel misafirim olarak İstanbul'a gelen Stuttgart Üniversitesinden Prof. Dr. Karlheinz Krauth'un İSKİ'de tecrübelerini paylaşabileceği bir ...
13 Ocak 2020

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.