Karbon Ayak İzinin Küçültülmesi için Belediyelerde Alınabilecek Temel Önlemler

Karbon Ayak İzinin Küçültülmesi için Belediyelerde Alınabilecek Temel Önlemler

6 Ekim 2020 | TEKNİK MAKALE
147. Sayı (Ekim 2020)
1.518 kez okundu

KAAN MAHMUT ERDEM

Avukat / İzmir Barosu

GİRİŞ

Günümüzün en önemli problemleri hiç şüphesiz küresel ısınma ve buna bağlı olarak ortaya çıkan iklim değişikliği sorunudur. iklim değişikliği, binlerce yıldır stabil olarak hayat döngülerinin devam ettiren yaşam formlarının neslinin tükenmesine neden doğanın karşılaştığı en tehlikeli sorundur. iklim değişikliğinin temel nedenlerinin araştırılması sonucu büyük oranda katılım ile imzalanan uluslar arası anlaşmalar ile sorun çözülmeye en azından sorunun kısa vadede yavaş ilerlemesine katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkan Kyoto Ptotokolü en etkili çalışmalardan birini teşkil eder. Kyoto protokolü ile emisyon salınımının fazla olduğu ülkeler tespit edilmiş; bu ülkelerin karbon salımları için yıllık kotalar konulmuş ve buna bağlı olarak karbon ayak izi hesaplamalarının yapılarak sera gazı envanteri oluşturulması tavsiye edilmiştir.

Karbon ayak izi öz olarak; meydana gelen sera gazı miktarının birim karbondioksit cinsinden ölçülebilen beşeri faaliyetlerin doğaya verdiği zararlar olarak tanımlanabilir. Birim karbondioksit cinsinden hesaplanacak olan sera gazı emisyon miktarının ortaya çıkartılması için karbon ayak izinin tespiti şarttır. Bu hesaplamalar Kyoto Protokolü'nün ülkelere tavsiye ettiği kotların belirlenmesinde ve sürdürülebilir kalkınma modeline geçişte etkin rol oynamaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma tüm ülkelerin literatürüne girmiş ve yönetim politikalarınıtemelden etkilemiş bir kavramdır. 

Klasik anlamda enerji tüketiminin doğanın dengesinin bozması ve süre gelen bu tüketimim iklim değişikliğini olumsuz anlamada etkilemesi sürdürülebilir kalkınmanın da kapsamını belirlemiştir. Sera etkisi yaratan fosil yakıtların kullanımı insanoğlunun karbon ayak izini hızla arttırmakta ve bu yakıtların tüketilmesi ile doğa felaketleri tetiklenmektedir. Kyoto Protokolü'nde de belirtildiği üzere Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmiş ve özellikle enerjiye daha fazla ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkeler sera gazı emisyonuna neden olan ilk aktörlerdir.

Yazının devamı için tıklayın


 

İlginizi çekebilir...

Yağmur Suyu Yönetiminde Attenuation Tank (Geciktirme Deposu) Tasarımı

Artan kentleşme, geçirimsiz yüzeylerin çoğalması ve kısa süreli şiddetli yağışların daha sık görülmesi, yağmur suyu yönetimini altyapı tasarımının en ...
9 Haziran 2026

Kentsel Drenaj ve Kanalizasyon Sistemlerinin Boyutlandırılması: İskandinav Ülkelerinde Mühendislik Uygulamaları ve Türkiye Değerlendirmesi

Bu makalede, İskandinav ülkelerinde kentsel drenaj ve kanalizasyon sistemlerinin boyutlandırılmasına ilişkin mühendislik uygulamaları sunulmakta ve ka...
11 Mayıs 2026

Avrupa Birliği'nde Geri Dönüşüm ve Atık Sevkiyatı Düzenlemeleri ile Geri Dönüşüm Hammaddesi Sorunu

Avrupa Birliği (AB), Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde doğrusal ekonomi, yani "al üret tüket at" modelini terk ederek döngüsel ekonomi, yan...
11 Mayıs 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,500 sn