E-Dergi Oku 
BIODESULF
WILO

SUEN Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi: "Dünya Ölçeğinde Stratejiler Üretmeye Çalışıyoruz"

SUEN Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi:

5 Nisan 2017 | SÖYLEŞİ
99. Sayı (Ekim 2016)

Ülkemizde su alanında "bilgi", "strateji" ve "fikir" üreten "ulusal bir düşünce kuruluşu" olan Türkiye Su Enstitüsü (SUEN)'nün Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi'den hem bu önemli kurum hem de sınıraşan sular konusunda ülkemizin izlediği politika hakkında bilgiler aldık. Saatçi, "SUEN olarak ülkemizin dünya ölçeğinde su politikaları ve stratejiler üretmesine katkı sağlamaya, Türkiye ve çevresinde uluslararası işbirlikleri oluşturmaya çalışıyoruz" diyor...

SU&ÇEVRE: SUEN’in kuruluş amacını ve kuruluş sürecini özetleyebilir misiniz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Biz 2009 yılında 5. Dünya Su Forumu’na İstanbul’da ev sahipliği yapan ekibiz. 192 ülkeden bakanlar, parlamenterler, yerel idareciler, sivil toplum temsilcileri, gazeteciler, uzmanlar, bilim adamları, BM kuruluşları ve meslek kuruluşları temsilcilerini bir araya getiren 5. Dünya Su Forumu, dünya su siyasetine yön verecek çok önemli birçok bildirinin ortaya çıkmasına vesile olması ve ülkemizin uluslararası su topluluğu içerisindeki konumunu güçlendirmesi bakımından önemliydi...
Forum’un ardından Türkiye, uluslararası arenada su politikalarının şekillendirilmesi konusunda söz sahibi bir ülke konumuna geldi. Tıpkı 2003 yılında Japonya’da düzenlenen 3. Dünya Su Forumu’nun ardından kurulan Japonya Su Forumu (Japan Water Forum) gibi, Forum öncesinde, sırasında ve sonrasında edindiğimiz bilgi birikimi, tecrübe ve uluslararası iletişim ağı SUEN için önemli bir altyapı oluşturdu. 2 Kasım 2011’de Resmi Gazete’de yayımlanan 658 sayılı kanun hükmünde kararname ile kurulan SUEN, 5. Dünya Su Forumu sekretaryasının temelleri üzerine yükseldi.
5. Dünya Su Forumu sürecinde, o dönem Çevre ve Orman Bakanı olan Orman ve Su İşleri Bakanımız Prof. Dr. Veysel Eroğlu, uluslararası su politikaları konusunda etkin olan tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de su konusunda bilgi, strateji ve fikir üreterek karar vericilere danışmanlık hizmeti sunan ve “Think Tank” olarak nitelendirilen bir düşünce kuruluşuna ihtiyaç olduğunu tespit etmişti. Buradan hareketle, su konusunda çalışan diğer kurumlarla birlikte ulusal bir su politikasının oluşturulmasına katkıda bulunmak ve uluslararası etkinliklerde bu politikaları savunarak, küresel su politikalarını şekillendirme çalışmalarına ülkemizin daha geniş ve etkili bir biçimde katılabilmesine olanak sağlamak için SUEN’in ulusal bir “fikir üretme kurumu” olarak kurulmasına karar verildi.
Disiplinlerarası bir yaklaşımla, su yönetimi konusunda sosyal bilim ve mühendislik uzmanlarını bir araya getirdik. SUEN olarak bugün kuruluş gayemize uygun biçimde ülkemizin dünya ölçeğinde su politikaları ve stratejileri üretmesine katkı sağlamak, Türkiye ve çevresi bölgesinde su konusunda uluslararası işbirlikleri oluşturmak, uluslararası toplantılara Türkiye’den katılımı artırmak için çalışıyoruz.
5. Dünya Su Forumu’nda yakaladığımız ivmeyi her üç yılda bir organize ettiğimiz İstanbul Uluslararası Su Forumu (İUSF) etkinliği ile devam ettiriyoruz. Öncelikli ilgi alanımız Türkiye ve çevresindeki, yani Doğu Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu’daki su sorunları. İstanbul Uluslararası Su Forumu ile bölgedeki su sorunlarını gelecek Dünya Su Forumlarının siyasi süreçlerine ve diğer önemli uluslararası toplantılara taşımayı amaçlıyoruz. Hedefimiz İUSF’yi tıpkı Kuzey’de Stokholm Su Haftası ya da Doğu’da Singapur Su Haftası gibi, karşılıklı deneyimlerin paylaşılacağı, dünyadaki büyük ölçekli su sorunlarına en iyi yanıtların bulunabileceği önde gelen bir etkinlik haline getirmek. Bu çalışmalarımızın yanı sıra ulusal ve uluslararası düzeyde bir eğitim merkezi olarak da hizmet vererek, Türkiye’nin su ve hıfzıssıhha konusundaki teknik tecrübesini diğer ülkelerle paylaşıyoruz.

SU&ÇEVRE: SUEN’in, Türkiye’nin su politikalarının geliştirilmesinde nasıl bir rolü var?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: SUEN’de küçük bir ekiple bir düşünce kuruluşu mantığıyla çalışıyoruz. Tıpkı bir düşünce kuruluşu gibi su alanında bilgi ve analizler üretiyor, sürdürülebilir su yönetimi, su politikalarının geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji ve yerel ve küresel su sorunlarının çözümü için kapasite geliştirme gibi konularda ulusal ve uluslararası ölçekte bilgileri takip ve tasnif ederek stratejik fikirler geliştiriyor ve karar vericilere sunuyoruz. Türkiye ve çevresinden su konusunda farklı disiplinlerden paydaşları bir araya getirerek bilgi ve fikir üretiyor ve su konusunda çalışan diğer kurumlarla birlikte ulusal su politikamızın oluşturulmasına katkıda bulunuyoruz. Her üç yılda bir düzenlediğimiz İstanbul Uluslararası Su Forumu bunun için bir platform sağlıyor. Aynı zamanda bu politikaları diğer başlıca uluslararası etkinliklerde savunarak, ülkemizin uluslararası düzeydeki su politikalarını şekillendirme çalışmalarına daha etkin bir biçimde katılmasını destekliyoruz.

SU&ÇEVRE: Hangi kurumlarla, ne konularda işbirliği içinde çalışıyorsunuz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Su, Orman ve Su İşleri Bakanlığı başta olmak üzere Dışişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi birçok kurumun çalışmalarını doğrudan ilgilendiren bir konu. Bu nedenle çalışmalarımızın neredeyse tamamında bahsi geçen ilgili kurumlarımızla işbirliği içinde çalışıyoruz. Özellikle Bakanlığımız bünyesinde bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile yakın işbirliği içindeyiz. TİKA, İBB ve İSKİ ile de işbirliğinde bulunuyoruz. Uluslararası su politikaları geliştirme konusunda Dışişleri Bakanlığı Enerji, Su, Çevre İşleri Genel Müdürlüğü ile uyumlu bir şekilde çalışıyor, sınıraşan sular konusunda düzenlenen resmi ve gayri resmî (Track I ve Track II) aktivitelerde ülkemizi birlikte temsil ediyoruz.

SU&ÇEVRE: Hangi uluslararası kurumlarla işbirliği içindesiniz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Uluslararası düzeyde Dünya Su Konseyi, Uluslararası Su Kaynakları Birliği (IWRA), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), Uluslararası Havza Organizasyonları Ağı (INBO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), UNESCO-IHE Su Eğitimi Enstitüsü, Gelişmekte Olan Sekiz Ülke (D-8) ve diğer birçok önemli kurumla yakın işbirliği içindeyiz. Üyesi olduğumuz Dünya Su Konseyi Guvernörler Kurulu’nun toplantılarına düzenli olarak katılım sağlıyoruz. İstanbul Uluslararası Su Forumu’nun sonuçlarını ertesi yıl düzenlenen Dünya Su Forumu’na aktarmayı amaçlıyor ve 5. Dünya Su Forumu’ndan beri düzenlenen Dünya Su Forumu etkinliklerine katılarak Forum’un tematik, siyasi ve bölgesel süreçlerinde Türkiye’yi temsil ediyoruz. İİT Sudan Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın Türkiye ulusal temas noktasıyız. İİT işbirliğinde Mayıs 2016’da İstanbul’da organize ettiğimiz İslam İşbirliği Teşkilatı Üçüncü Sudan Sorumlu Bakanlar Konferansı’nda Türkiye’nin 2022 yılına kadar İİT Su Konseyi üyesi olmasına karar verildi. Eylül 2013’ten beri OECD Su Yönetişimi Girişimi’nin ortağı olarak Havza Yönetişimi Çalışma Grubu altında faaliyetlerine katkıda bulunuyoruz. D-8 Su İşbirliği Girişimi’nin koordinasyon mercii olarak üye devletler arasında koordinasyon sağlıyoruz. SUEN Başkanı olarak 2015 yılında üyesi seçildiğim UNESCO-IHE Su Eğitimi Enstitüsü Yönetim Kurulu toplantılarına iştirak ediyoruz. Türkiye’nin su üzerine Ar-Ge sektöründeki araştırma kapasitesini güçlendirmek amacıyla Avrupa ve ötesinde sürdürülebilir su sistemlerine ulaşmayı hedefleyen Su Ortak Programlama İnisiyatifi (Water JPI)’nde ülkemizi TÜBİTAK ile işbirliğinde temsil ediyoruz.

SU&ÇEVRE: Yürüttüğünüz proje ve araştırmalardan bahseder misiniz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: 2014 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sınıraşan bir akifer sistemi olan Ceylanpınar Bölgesi Yeraltı Suyunun Modellenmesi ve Yönetim Planının Hazırlanması projesini başlattık. Bu projeyle Ceylanpınar akifer sisteminin tanımlanarak, ülkemiz yararına verimli ve etkin olarak kullanılmasını amaçlıyoruz. 2016 yılı sonunda tamamlanacak bu projenin sonuçları sınıraşan Ceylanpınar yeraltı suyu akifer sisteminin ülkemizin sınıraşan su politikaları yaklaşımı doğrultusunda yönetimine altyapı oluşturacak.
Bu yıl başlattığımız diğer bir projemiz, Su ve Kanalizasyon İdareleri Arasında Mukayeseli Değerlendirme (Benchmarking) Çalışması. Bu projeyle su ve kanalizasyon idarelerimizin mukayeseli analizlerini gerçekleştirecek ve kurumların iyileştirmeye açık alanlarını tespit edeceğiz. Uluslararası ölçekte Kore Cumhuriyeti ve Dünya Su Konseyi’nin 2010 yılında başlattığı Su ve Yeşil Büyüme (Water and Green Growth) projesine “İstanbul’daki Haliç Vaka Çalışması” için yerel danışman olarak katkıda bulunduk. Avrupa’daki Ar-Ge çalışmalarının yapılandırılması, koordinasyonu ve genel veriminin artırılmasına katkıda bulunan ve Avrupa Komisyonu’nun 7. Çerçeve Programı kapsamında desteklediği “WatEUr-Avrupa Su Sorunlarına Çözüm Arayışı” projesinde Türkiye’yi temsil ediyoruz.

SU&ÇEVRE: Eğitim faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Kentsel su yönetimi için master planlama, kırsal atıksu yönetimi, nehir havzası planlama, su ve atıksu arıtımı, su ve kanalizasyon şebekesi yönetimi, yeraltı suyu yönetimi konularında eğitim programları düzenliyoruz. Eğitim programlarımızı her grubun ihtiyacına özel olarak tasarlıyoruz. Eğitimlerimiz su ve atıksu arıtımı konusunda uzman profesörler tarafından veriliyor. Programlarımızı başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikalar veriyoruz. Bugüne kadar aralarında Azerbaycan, Bangladeş, Gambiya, Çad, Cibuti, Filistin, Gana, Güney Sudan, Irak, Malavi, Pakistan, Somali ve Uganda olmak üzere 3 farklı kıtadan, yirmi beşi aşkın ülkeden gelen beş yüzden fazla su ve atıksu uzmanına yönelik muhtelif konularda eğitim programları düzenledik.

SU&ÇEVRE: Türkiye’nin sınıraşan sular politikasını kısaca özetler misiniz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Türkiye olarak sanılanın aksine su zengini bir ülke değiliz. Ekonomik kalkınma, nüfus artışı ve artan yaşam standartlarının bir sonucu olarak tarım ve enerji için su ihtiyacımızın her geçen gün artmasına karşılık kullanılabilir su kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle kısıtlı su kaynaklarımızı verimli kullanmamız ve bütüncül biçimde yönetmemiz gerekiyor. Türkiye’nin su potansiyelinin üçte birini oluşturan Fırat ve Dicle nehirlerinden faydalanmamız son derece önemli. Türkiye olarak Fırat ve Dicle Havzası’nda mansap ülkelere karşı sorumluluklarımızın farkındayız. Suyu kıyıdaş ülkeler arasında anlaşmazlıktan ziyade bir işbirliği unsuru olarak görüyoruz. Tatlı su kaynaklarının bölgemiz için olan kritik öneminin bilincinde hareket ediyor ve aynı hassasiyeti diğer kıyıdaş ülkelerden de bekliyoruz. Sınıraşan suların hakça, akılcı ve optimum bir şekilde kullanılmasını, kıyıdaş ülkeler arasında eşit miktarda paylaşım yerine suyun faydalarının paylaşılmasını ve sulardan en fazla yarar sağlanacak şekilde istifade edilmesini savunuyoruz. Fırat ve Dicle nehirlerinin tek bir havza oluşturduğunu savunuyor ve Fırat-Dicle Havzası’nın bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda geliştirilen Üç Aşamalı Plan ilk aşamada Fırat-Dicle Havzası’nın toplam su potansiyelinin belirlenmesini; ikinci aşamada Türkiye, Suriye ve Irak’ın toplam sulama ihtiyacının belirlenmesini; üçüncü aşamada da bulunan su potansiyelinin tespit edilen ihtiyaca uygun olarak tahsis edilmesini içeriyor. Bunun yanı sıra Türkiye olarak diğer kıyıdaş ülkelerle karşılıklı bilgi değişimi, tecrübe paylaşımı ve teknik işbirliği yapmaya hazırız.

SU&ÇEVRE: Sınıraşan sular konusunda işbirliğine yönelik SUEN olarak karşılaştığınız başlıca zorlukları nasıl tanımlarsınız?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Sınıraşan sular konusunda çözüm için kıyıdaş ülkeler arasında diyalog ve uzlaşı olması gerekli. Orta Doğu bölgesinde ülkeler arasında mevcut olan güven sorunu işbirliği çalışmalarını olumsuz etkiliyor. Ülkeler komşularıyla doğrudan diyalog kurmak, sorunlara birlikte çözüm aramak yerine bunu Avrupa’dan, ABD’den arabulucu kurumlar vasıtasıyla yapmaya çalışıyorlar. İran, Irak ve Suriye Fırat ve Dicle nehirlerinden yeterli miktarda su bırakmadığımızdan şikâyetçiler. İran’da meydana gelen kum fırtınalarını, Irak’ın güneyindeki bataklıkların kurumasını hep bu iddiaya dayandırıyorlar. Batılı ülkelerde bu argümanları destekleyen bilimsel yazılar yayınlanıyor. SUEN olarak bu iddiaları değerlendirip haklı olduğumuz konuları bilimsel verilere dayalı çalışmalarla destekleyerek açıklığa kavuşturmaya çalışıyoruz.

SU&ÇEVRE: Bu zamana kadar gerçekleştirdiğiniz uluslararası organizasyonlar ve gelecek organizasyonlarınız hakkında da bilgi alabilir miyiz?

PROF. DR. AHMET METE SAATÇİ: Ekim 2012’de Su Çerçeve Direktifinin Uygulanması üzerine 10. Avrupa Konferansı “Europe-INBO 2012” etkinliğine ev sahipliği yaptık. Konferansın sonunda “İstanbul Deklarasyonu” kabul edildi ve SUEN 2013-2014 dönemi için Avrupa-INBO başkanlığını devraldı. 2013 yılında D-8 üye ülkeleri arasında su konusunda düzenlenen ilk toplantı özelliğinde olan D-8 Su İşbirliği Toplantısını düzenledik. Toplantı, üye ülkelerin üst düzey hükümet yetkilileri arasında teknik toplantılar şeklinde gerçekleştirildi. 2014 yılında “Su Güvenliği” ve “Suyun Hukuki Yönleri” ana temaları altında 3. İstanbul Uluslararası Su Forumu’nu düzenledik. Türkiye’nin su politikası açısından oldukça önemli olan sınıraşan sular meselesini ele aldığımız bu Forum’da üç bini aşkın katılımcıyı ağırladık. Forum’a ait tematik çıktıları 2015 yılında Güney Kore’de düzenlenen 7. Dünya Su Forumu’na taşıdık. Geçtiğimiz Mayıs ayında İİT ile işbirliği içinde İİT Sudan Sorumlu Bakanlar Konferansı’nı düzenledik. Konferansta, İİT Su Vizyonu belgesinin hayata geçirilmesine yönelik önemli kararlar alındı ve Türkiye’nin 2022 yılına kadar İİT Su Konseyi üyesi olmasına karar verildi.
Gelecek sene, 10-11 Mayıs tarihlerinde ise İstanbul Uluslararası Su Forumu serisinin dördüncüsünü düzenleyeceğiz. Bölgemizdeki güncel siyasi gündemin ışığında Forum’un ana temasını “Su ve Barış” olarak belirledik. 4. İstanbul Uluslararası Su Forumu’nda mülteciler ve su hizmetleri arasındaki ilişkiyi masaya yatıracağız. Her seferinde olduğu gibi Forum’un bir sonraki, 2018 yılında Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenecek olan 8. Dünya Su Forumu’na önemli girdiler sağlamasını amaçlıyoruz.

Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi Kimdir?

1972 yılında ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi, 1973 yılında aynı dalda yüksek lisans derecesini kazandı. 1973-1976 yılları arasında İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nde asistan olarak görev yaptı. 1976’dan 1979’a kadar Iowa State Üniversitesi’nde çalıştı ve burada 1979 yılında doktora derecesini aldı. 1980-1990 yılları arasında Kral Abdülaziz Üniversitesi’nde çalıştı. 1985 yılında doçent, 1991 yılında profesör oldu. 1990 yılında Marmara Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nü kurdu ve 2011 yılına kadar Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü.
Avrupa Çevre Ajansı müşavirliği yapan ve Avrupa Havza Organizasyonları Ağı’nın 2012-2013 dönem başkanlığını da yürüten Saatçi, 2014 yılında UNESCO-IHE Yönetim Kurulu’na seçilmişti. 5. Dünya Su Forumu’nun Genel Sekreter Vekili olarak görev alan Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçi halen Türkiye Su Enstitüsü’nün Başkanlık görevini yürütüyor. Aynı zamanda Dünya Su Konseyi Guvernörler Kurulu üyesi olan Saatçi, Ilısu Barajı ve HES Projesi Bilim Komitesi Başkan Yardımcısı olarak da görev yapıyor.

 

İlginizi çekebilir...

ProMinent Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kahraman:"ProMinent'in Yeniliklerini Kullanıcıların Hizmetine Sunacağız"

Dergimizin sorularını yanıtlayan ProMinent Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kahraman, 'ProMinent GmbH'ın yeniliklerini ülkemizdeki kullanıcıların ...
8 Haziran 2022

Wavin Türkiye Genel Müdürü Fatih Asal: "'Yağmur Suyu Toplanması En Kolay Su Kaynağıdır"

İnovasyon ve dijitalleşmeyi odağında tutan teknolojiler tasarlayan Wavin, geliştirdiği son ürünler ile dikkat çekiyor....
13 Ocak 2022

REDCO Çevre Mühendisi Nurgül Tanrıverdi: "Arıtma Çamurları Önemli Bir Hammadde"

Kurutma tesislerinde işlem gören çamurun, yakıt ya da tarımda toprak iyileştirici olarak kullanılması halinde önemli bir hammadde niteliğinde olduğunu...
7 Aralık 2021

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2022 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.