İstanbul ve Desalinasyon

İstanbul ve Desalinasyon

1 Haziran 2015 | SUNUŞ
82. Sayı (Mayıs 2015)

SERTAÇ AYTAÇ sertacaytac@b2bmedya.com
Hatırlayacağınız üzere IFAT Eurasia Fuarı ile ilgili dosyamızın ilk bölümünü geçen sayımızda yayınlamıştık. Bu sayımızın içeriğinde de ağırlıklı olarak yine IFAT Eurasia Fuarı yer aldı. Katılımcı firma temsilcilerinin görüşlerini ve tarafımıza ulaşan diğer bilgileri sizlerle paylaştığımız sayfalarımızda göze çarpan unsur ise katılımcıların Fuar’dan oldukça memnun ayrıldıklarıydı... 


Bununla birlikte, Fuar ve diğer konularımızın yoğunluğundan, sektördeki dernekleşme faaliyetleriyle ilgili ayrıntılara bu sayıda bir ara vermek zorunda kaldık. Fakat önümüzdeki sayılarda konuyla ilgili gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğimizi belirtmek isteriz... 


***


Diğer taraftan, mayıs ayı başında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, kendi ifadesiyle, “İhtiyacımız olduğu için değil, teknolojiyi şehre getirmek adına” İstanbul’da deniz suyundan içme suyu üretilmesi çalışmalarının başlatıldığını duyurmuştu... Böylece, sık sık kuraklık ve susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalan İstanbul için düşünülen son projelerden birisinin de “desalinasyon” olduğunu öğrenmiş olduk.
Dünyada binlerce tesiste günde milyonlarca metreküp desalinasyon işlemi yapılıyor ve milyonlarca insan bu suları kullanıyor. Yani yaygın ve tercih edilen bir teknoloji... Fakat bununla birlikte desalinasyonun enerji bağımlılığı, yüksek maliyeti ve bazı olumsuz çevresel etkilerinin olduğu tezinin de göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyoruz. 


Konuyla ilgili, Su Hakkı Kampanyası’nın yaptığı açıklama dışında medyada çok fazla bir yansıma olmadı. Desalinasyonun hem ekolojik hem de ekonomik maliyetinin vurgulandığı açıklamada, sudan ayrılan tuzun, deniz ekosistemine geri verildiği, bunun da deniz-kıyı canlılarının hayatlarını olumsuz etkilediği; desalinasyon sırasında çok fazla sayıda farklı kimyasal maddenin denize salındığı ve desalinasyon işleminde enerji tüketiminin çok yüksek olduğu gibi bazı olumsuzluklar sıralanıyor. Bunlar, su kaynaklarının çok kısıtlı olduğu yerlerde belki “göze alınabilir” riskler. Fakat desalinasyonun, Marmara Denizi gibi nispeten kapalı denizlerde ve nüfusun on milyonları aştığı bölgelerdeki ekolojik etkilerinin iyi sorgulanması ve hesabının-kitabının “fırsat verilirse” bilimadamları tarafından yapılması gerektiğine inanıyoruz. 


Ayrıca inandığımız bir şey daha var; ormanlık ve sulak alanların gün geçtikçe azaldığı, nüfusun sınırları aştığı, beton yığını haline gelen İstanbul ve çevresi için bu tür çözümlerden önce suyun verimli ve tasarruflu kullanılma yöntemlerine yoğunlaşılması gerektiği... 


Önümüzdeki sayıda görüşmek ümidiyle...

 

İlginizi çekebilir...

Su Kaynaklarının Stratejik Önemi

İran ile ABD-İsrail ittifakı arasında yaşanan gerilim, zamanla doğrudan ve dolaylı çatışmaların şiddetlenmesine yol açarak yalnızca bölgeyi değil, kür...
9 Nisan 2026

Arıtmada SAF® Teknolojisi Dönemi

Teknolojik gelişmelerin hız kazanması, pek çok alanda yeniliklerin yaşamımıza çok daha hızlı entegre edilmesini sağlıyor....
6 Mart 2026

SUKİ'lerde Yapay Zeka

Yapay zeka, hayatımıza çok hızlı bir şekilde girerek pek çok alanda önemli avantajlar sağlayan bir teknolojiye dönüştü....
6 Şubat 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,514 sn