Deniz Kaynaklı Petrol ve Petrol Türevi Atıkların Geri Kazanılması - Çevre Korunmasında Önemli Atılım

Deniz Kaynaklı Petrol ve Petrol Türevi Atıkların Geri Kazanılması - Çevre Korunmasında Önemli Atılım

TEKNİK MAKALE
23. Sayı (Kasım-Aralık 2008)

Deniz kaynaklı petrol ve petrol türevi atıkları (slop) petrol tankerlerinde oluşmaktadır. Petrol ürünleri taşıyan bu tankerler yükü boşalttıktan sonra tankların posta aralarında ve ambar çeperinde yük artıkları kalmaktadır. Bu artıklar esasen taşınan yükün kendisidir, başka kaynaklarda olduğu gibi ürünün, dibi, tortusu, vb. gibi farklı özellikte bir atık değildir.

Derin Orhon*, Orhan İnce**, Seval Sözen**

*Türkiye Bilimler Akademisi, Piyade Sokak, Çankaya, 06550 Ankara

** İstanbul Teknik Üniversitesi,Çevre Mühendisliği Bölümü, Maslak, 34469 Istanbul

 

 

1. Sorunun Tanımı

 

Deniz kaynaklı petrol ve petrol türevi atıkları (slop) petrol tankerlerinde oluşmaktadır. Petrol ürünleri taşıyan bu tankerler yükü boşalttıktan sonra tankların posta aralarında ve ambar çeperinde yük artıkları kalmaktadır. Bu artıklar esasen taşınan yükün kendisidir, başka kaynaklarda olduğu gibi ürünün, dibi, tortusu, vb. gibi farklı özellikte bir atık değildir. Yük boşaltıldıktan sonra kalan ürün yıkama sonucunda tanklardan süzdürülerek ambara ya da slop tankına toplanır ve atık alım tesisine verilmeye hazır olarak bekletilir.

 

Bu atığın tankerden mutlaka tahliyesi taşımacılığın bir gereğidir. Eğer kalıntılar yıkanarak tahliye edilmezde, birikme 2-3 sefer sonra taşıma kapasitesini önemli ölçüde etkiler, tanker kapasitesi kadar yükleme yapamaz ve navlundan düşer. Bu da ciddi bir maddi kayıp ifade ettiği için slop oluşumu deniz yolu ile petrol taşımacılığının ayrılmaz bir parçası olarak mütalaa edilmelidir. Bu nedenle mutlaka tankerden bertaraf edilmesi zorunlu olan bu atık, esas itibarı ile sulandırılmış, yıkama ile seyreltilmiş bir artık/ürün özelliği taşımaktadır.

 

2. Ülkemizde Sorunun Boyutu

 

Sorun tüm kıyılarımız için önemli olmakla birlikte, ağırlıklı olarak Ege Denizi - Marmara Denizi ve Karadeniz'de yaşanmaktadır. Alınan resmi kaynaklı bilgilere göre, İstanbul ve Çanakkale boğazlarından yılda yaklaşık 50.000 gemi geçmektedir. Bu gemilerin yaklaşık 12.000 adedi petrol tankeridir. Tanker trafiği ile 2007 yılında Çanakkale Boğazından geçirilen petrol ve petrol ürününün,  Denizcilik Müsteşarlığı verilerine istinaden en az 150 milyon ton olduğu anlaşılmaktadır. Tanker taşımacılığında petrolün dip ve çeperlere yapışma firesinin ortalama % 2 olduğu göz önüne alındığında, Türkiye Boğazlarında toplanması gereken atığın kuru (geri kazanılabilir ürün) miktarının yaklaşık 3 milyon ton/yıl ve sulu (yıkanmış) atık miktarının ise en az 15 milyon ton/yıl olduğu ortaya çıkmaktadır.

 

2.1. Atıkların Kaynak Değeri - Parasal Boyut

Sadece Türk Boğazlarından geçen tanker trafiğinden kaynaklanan petrol atığının yılda en az 3 milyon ton olduğu ve bu atığın esas itibarı ile tamamen geri kazanılabilir seyreltilmiş petrol ve petrol türevleri niteliği taşıdığı dikkate alındığında;

(i)     bu atıkların kolayca işlenip geri kazanılarak aynı evsafta ürün elde etmenin teknolojik olarak kolaylıkla mümkün olacağı ve

(ii)   bu şekilde geri kazanılmış ürünün kaynak (piyasa) değerinin yılda en az 1.0-1.5 milyar ABD Doları olarak hesap edilmesi gerektiği

ortaya çıkmaktadır.

 

Başka bir bakış açısı ile Türkiye henüz petrol ve petrol türevleri atıkları konusunda ciddi "bir toplama/geri kazanma/ yeniden kullanma politikası" oluşturamadığı ve etkili bir uygulama planı başlatamadığı için yıllık 1.5 milyar ABD Doları değerinde bir potansiyel kaynağın büyük paydaşı olma imkanını kullanamamaktadır.

 

2.2. Çevre Kirlenmesi Boyutu

Ülkemiz gibi, henüz ciddi bir çevre korunması politikası olmayan yörelerde petrol tankerleri için şüphesiz en kolay ve ucuz yol, oluşan petrol atıklarını gözden uzak ve kontrolsüz bir bölgede denize boşaltmaktır. Bu durum maalesef Marmara Denizi ve Karadeniz için de söz konusudur: Tanker trafiğinden kaynaklanan petrol atıklarının önemsenmeyecek bir bölümünün Marmara Denizine ve Karadeniz'e verildiği tahmin edilmektedir. Bu kontrolsüz uygulamanın deniz suyu kalitesi, deniz canlılarının yaşamı ve sahillerin kirlenmeden korunması için ne denli büyük bir sorun olduğu aşikârdır. 40-50 bin ton petrol yükü olan bir tankerin herhangi bir kaza anında yaratabileceği tehlikenin farkında olanlar, petrol atıklarının boşaltılması ile denizlerimizin sürekli olarak maruz bırakıldıkları sorunun 15-20 tanker kazasından daha ciddi bir çevre felaketi olduğunu kolayca değerlendirebileceklerdir. Bu çok önemli çevre sorununu ortadan kaldırmanın tek yolu etkili bir uygulama planı ile bu tür atıkların kontrol altına alınması ve bu plan çerçevesinde toplanarak geri kazanılmasıdır.

 

2.3. Türkiye?nin Çevre Politikası - AB ile Uyum

Dünyamızda son dönemlerde yaşanan önemli çevresel değişiklerle birlikte Avrupa Birliği'nin çevre sorunlarına bakış açısında benzer gelişmeler olmuştur. Bunların belki de en önemlisi "atık" kavramına getirilen değişikliktir. Daha önce sahibine ekonomik bir değer ifade etmediği için bertaraf edilmek istenen atık artık bir "kaynak" olarak mütalaa edilmekte ve geri kazanma yolları geliştirilerek tekrar kullanımı araştırılmaktadır. AB'nin çevre mevzuatı bu temel yaklaşımla, atıkların kaynak geliştirilmesi yaklaşımı ile değerlendirilmesi esasına dayandırılmıştır.

 

Türkiye'de de özellikle AB mevzuatına uyum çalışmalarının bir sonucu olarak, çevre politikaları değiştirilmiş ve baştan tanımlanmıştır. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın belirlediği yeni çevre politikasının ana ilkesi 3R (Reduce, Reuse, Recycle) ile yani daha açık ifadesiyle;

·        atık üretme-az atık üret

·        tekrar kullan

·        geri kazan

başlıkları ile tanımlanmıştır.

 

Petrol ve petrol türevleri atıklarının geri kazanılması, Türkiye'nin AB mevzuatına uyum süreci içinde yeniden belirlediği çevre politikasının ana ilkesinin bir gereği olarak yürürlüğe sokulmalı ve desteklenmelidir.

 

2.4. Avrupa Birliği Yaklaşımı

AB ülkelerinde petrol ve petrol türevi atıklarının geri kazanılması ve tekrar kullanımı uzun bir süreden beri uygulamaya konmuş her yönü ile önü açılmış bir yaklaşımdır. Bu amaçla, Marsilya, Hamburg, Rotterdam, Barselona v.b. limanlarda benzer geri kazanma tesisleri çalışmaktadır. Özellikle, Pire limanında çalışan büyük kapasiteli bir geri kazanma tesisinin varlığı ülkemiz için ciddi bir rekabet unsuru olarak mütalaa edilmelidir. Bu tesislerin her biri hem deniz kirliliğinin önlenmesi yönünden çok önemli bir görev ifa edelerken hem de, kaynak yaratarak istihdamı artıran, tamire gelen ya da her türlü ihtiyacı karşılanan gemiler dolayısıyla ciddi yan gelir sağlayan önemli bir sanayi kolu olarak çalışmaktadır. Benzer bir sistemin en azından Türk Boğazlarının kontrol edecek ölçekte kısa sürede oluşturulmasını beklemek gerekir.

 

3. Yasal Yükümlükler

 

Türkiye, Akdeniz ve Karadeniz'de seyir halindeki gemilerin petrol esaslı atıklarının (sintine, slaç ve slop gibi) deşarjı sonucu kirlenmesini önlemek amacıyla bu denizlere kıyısı olan ülkeler arasında yapılan MARPOL 73/78 Anlaşması'nı 1983 yılında imzalamış; 1990 yılında da bu anlaşmayı TBMM'de görüşerek iç hukuk mevzuatı olarak kabul etmiştir.

MARPOL Anlaşması'nı müteakiben yapılan düzenlemeler kapsamında 26 Aralık 2004 tarihinde (25682 sayılı Resmi Gazete) mevzuatımıza dahil edilen ve 31 Aralık 2007 tarihinde (26743 sayılı Resmi Gazete) yapılan değişiklik ile genişletilen "Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği"nde 19. Madde kapsamında "gemilerden atık alınması ve geri kazanılarak denizcilik yakıtı olarak kullanılması" ile ilgili temel esaslar belirlenmiştir.

 

Bu yönetmeliğe göre, petrol ve petrol türevli atıkların, gümrük idarelerinin bulunduğu liman sahalarında Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan gerekli izin ve lisansları almış tesislerde işlenmesi ve akaryakıtlar için teknik düzenlemelerde belirlenen evsafı bozmamak  ve ürün standardı, ürünlerin satışa uygunluğu ve piyasadaki denetimi ile ilgili izni ilgili kurumlardan almak kaydıyla denizcilik yakıtlarına harmanlama ürünü olarak kullanılması mümkündür.

 

Ürün vasfına yönelik, petrol esaslı gemi atıklarından geri kazanılmak sureti ile harmanlanarak denizcilik yakıtı olarak kullanılacak yakıtlar ile ilgili standart düzenlemesi ise Şubat 2008 tarihli "Denizcilik Yakıtları-Yakıtla Harmanlanan Ürünler-Petrol Esaslı Atıklardan Elde Edilen Ürünler" başlıklı TS 13350 Standardı'dır.

 
4. Ülkemizdeki Gelişmeler
Ülkemiz bu çok önemli konuya son yıllardaki yoğun çabalar ve oluşturulan yeni çevre politikalarının sonucu olarak ancak yeni girebilmiştir. Maalesef denizciliğin her konusunda olduğu gibi komşularımız atık geri kazanma piyasasının nerdeyse tümünü ele geçirmiş, hem deniz kirlenmesinde önemli aşamalar kaydetmiş, hem de geri kazandığı deniz yakıtları hacmi ile büyük bir ekonomik avantaj sağlamıştır. Geri kazanılan değerli ürünlerin satışı yanında, atık alımı, yakıt satışı için bağlantı kurulan gemilere verilen hizmetlerlerin de  milyonlarca dolarlık bir yan piyasa ifade ettiği burada dikkate alınmalıdır.
 Deniz kaynaklı petrol ve petrol ürünleri atıklarının toplanması ve değerlendirilmesi çerçevesinde  Türkiye'de de çok önemli bir tesisin varlığına işaret etmek gerekir. Çanakkale Liman İşletmesi San. Tic. A.Ş. bünyesindeki ?Atık Geri Kazanım Tesisi? anılan uluslararası ve ulusal mevzuata uygun olarak gümrüklü bir liman sahasında kurulmuş ve Çevre ve Orman Bakanlığı?ndan, gerekli izin ve lisans prosedürünü tamamlayarak, 23 Eylül 2008 tarihinde Geçici Çalışma İzni?ni almıştır. Tesis şu anda 108.000 mton/yıl sulu atık işleme kapasitesi ile yılda yaklaşık 30.000 mton ürün alabilecek şekilde tasarlanmıştır. Tesisten ayrıca değişik özellikte farklı yarı ürünler de elde etmek mümkün olacaktır.Çanakkale Liman İşletmesi San. Tic. A.Ş. bünyesindeki "Atık Geri Kazanım Tesisi" de üretim prosesinin gözlenmesi ve gerektiğinde iyileştirilmesi, AB mevzuatının öngördüğü bir "Çevre Yönetim Düzeni" yaklaşımı içinde yürütülmektedir. Bu amaçla tesis, ITÜ ile bir işbirliği anlaşması başlatmış ve bu işbirliğinin ilk adımı olarak, İTÜ kapsamlı bir inceleme ve değerlendirme yaparak tesisin AB bünyesindeki benzer faaliyetlere oranla daha mükemmel bir teknoloji ile çalıştığını tespit etmiştir. Geri kazanma tesisi ile ilgili görüntüler Şekillerde verilmiştir. İTÜ, tesisteki  denetim ve gözetim işlevini sürekli olarak devam ettirecektir. Benzer şekilde, tesisiteki ürün kalitesi denetiminin de bu konuda Türkiye'nin en saygın kuruluşu olan ODTÜ PAL laboratuarı tarafından yürütülmesi öngörülmektedir. Bu çerçevede  tesiste çevre yönetimi, kalite/üretim kontrolü ve ürün kalite denetim ve tescili, tesisin teknik kadrosu ile birlikte İTÜ ve ODTÜ nün teknik desteği ve bilimsel/teknik katkısı ile sürdürülecektir.

 

 

5. Sonuç        

 

Deniz kaynaklı petrol ve petrol türevi atıkların (slop) toplanması ve geri kazanılması,  sürdürülmesi ve geliştirilmesi gereken çevre korunmasına yönelik başlıca faaliyetlerden biridir.

 

Ülkemizde bu faaliyet ilk kez Çanakkale Liman İşletmesi San. Tic. A.Ş. bünyesindeki Atık Geri Kazanım Tesisi ile başlamıştır. Gerek kullanılan geri kazanma teknolojisinin düzeyi, gerekse uygulanan gözetim ve yönetim sistemi dikkate alındığında, bu tesisteki faaliyetin gelecekteki benzer girişimler için örnek bir tesis özelliği taşıdığı düşünülmektedir. Istanbul Belediyesi'nin de benzer bir tesisi bulunmakta olduğu bilinmektedir. Halen kapasitesi, sorunun Türkiye için ifade ettiği boyut yanında çok düşük kalmakla birlikte, bu tesislerin sorunun çözümü için çok önemli bir başlangıç teşkil ettikleri açıktır.

 

Bu tür faaliyetlerin, aynı teknolojik ve yönetim düzeyini oluşturmak ve korumak koşulu, süratle geliştirilmesi ve ürettikleri uygun evsaftaki ürünlerin özellikle deniz araçları yakıtlarına katkı maddesi olarak iç ve dış piyasada kullanılması çevre sorunlarının çözümü ve ülke ekonomisi için çok yararlı bir gelişme olacaktır.
 


İlginizi çekebilir...

Deniz Suyu Tesisleri için Vana Seçimi

Dünya genelinde tuzdan arındırma tesisleri günde 100 milyon metreküpten fazla içme suyu sağlamaktadır ve Uluslararası Tuzdan Arındırma Birliği (IDA), ...
19 Ocak 2026

İleri Geliştirilmiş Teknolojiyle Ham ve Kullanılmış Atık Sulardan Geri Kazanım ve Dönüşüm

İki harfli tek kelimelik, yaşamın iksiri su, dünyamızda çok önemli bir yere sahip olup, tüm canlıların yaşaması için muhtaç olduğu maddedir....
9 Aralık 2025

ETA Ekipman - Ultraviyole Dezenfeksiyon Sistemleri

Atık su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon, arıtılmış suyun çevreye güvenli bir şekilde deşarj edilmesi veya yeniden kullanımını sağlamak açısından büy...
9 Aralık 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,875 sn