Sispa Genel Müdürü Osman Türüdü; 'Sispa genellikle ekipman firması olarak bilinir ama mühendislik çözümleri de sunuyoruz'

Sispa Genel Müdürü Osman Türüdü; 'Sispa genellikle ekipman firması olarak bilinir ama mühendislik çözümleri de sunuyoruz'

TEKNİK MAKALE
22. Sayı (Eylül-Ekim 2008)

Çevre sektörünün önemli ekipman firmalarından Sispa’nın Genel Müdürü Osman Türüdü ile konuşuyoruz. Türüdü, 1976 yılından beri sektördeki pek çok projeye ekipman desteği verdiklerini, artan taleplerle ürün portföylerini, çoğu global 15 tedarikçi firmanın ürünleriyle çeşitlendirdiklerini anlatıyor. Son 5 yılda yeniden yapılandıklarını da dile getiren Türüdü önümüzdeki dönemde yeni ürünler konusunda çalışmaya devam ederken, yurtdışına hizmet vermeyi de düşündüklerini söylüyor.
Su ve Çevre Teknolojileri: Sispayı biraz anlatır mısınız?


Osman Türüdü: Sispa 1976 yılında Sistem Grubu firmalarına ekipman tedariki sağlamak üzere kuruldu. Daha sonra grup firmalarının dışarıya açılmaları sürecinde dışarıya açılarak, çevre sektöründe ekipman tedariki sağlaya güçlü bir firma haline geldi. Sispa halen ağırlıklı olarak proses sanayisine yönelik ekipman ithalatı üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca 2 yıl önce, özellikle blower ve kompresör konusunda lider Almanya orijinli Aerzener Maschinenfabrik GMbH  firması ile % 50 ortalık esasında Aerzen Türkiye firmasını kurmuştur.


Su ve Çevre Teknolojileri: Geçen süreçte ürün seçimine yönelik olarak stratejik bir yaklaşım var mıydı?


Osman Türüdü: İlk yıllarda çok ayrıntılı bir planlama yapılmamış ama geçen zamanla elbette çeşitli stratejiler takip edilmiş. Özellikle son 5 yıl içersinde yeniden bir yapılanma geçirdik. Daha kapsamlı bir kurumsallaşma süreci yaşadık. Hem organizasyonun yenilenmesi hem süreçlerin yenilenmesi gerçekleştirildi. Ürün portföyümüz yenilendi. Stratejimizi su ve atıksu konusundaki ürünlere yönelmek olarak belirledik. Bu pazara yönelik pek çok ürün sunuyoruz ve bu ürünler diğer sektörlerde de enerji, kağıt, kimya sanayi gibi yoğun olarak kullanılan ürünler.

O pazarlara yönelik faaliyetlerimizi de geliştirdik ama demin de dediğim gibi ürün yelpazemizi özellikle atıksu ve içme suyu alanında geliştirmeyi hedefledik. 

Örneğin üfleyiciler (Blower), dozlama pompaları, difüzörler, dezenfeksiyon sistemleri, Ultraviyole (UV) sistemler, dalgıç pompalar ve diğer endüstriyel pompalar olarak ana hatlarıyla sayabiliriz. 


Su ve Çevre Teknolojileri: Sispa son zamanlarda neler yapıyor? 


Osman Türüdü: Bizim için en önemli sektör su ve atıksu sektörü olduğu için bu sektördeki hemen hemen bütün projeleri takip ediyoruz. Bunlar belediyelerde, İller Bankası’nda, sanayi bakanlığında olabilir veya diğer kurumlarda, özel sektörde olabilir. Arıtma konusunda hemen hemen bütün projeleri bilfiil takip ediyoruz. 

İhaleyi kim almıştır, kaça almıştır… Hatta mühendislik aşamasında takip etmeye çalışıyoruz; mühendislik projesini kim almış, hangi süreçte ihaleye çıkılacak gibi. Bunların yanında özel endüstriyel tesisleri örneğin boya fabrikaları, otomotiv fabrikaları gibi tesisleri de takip etmeye çalışıyoruz. Son kullanıcıların iyileştirme, yenileme veya kapasite artırımı gibi projeleri olursa onlara da destek vermeye çalışıyoruz. 

Burada şunu da belirtmek isterim pazara sadece ürün bazında hizmet vermeyi değil gerçek anlamda mühendislik hizmeti vermeyi de hedefliyoruz. Çünkü bizim mühendislik aşamasında yapabileceğimiz çok şey olduğuna inanıyorum. Zaten Türkiye’de bu anlamda çok büyük eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Örneğin Almanya’da yapılan istatistiklerde, mühendislik çalışmalarının, bir ürünün yaşam ömründe toplam maliyetin % 60’nı etkileyen bir faktör olduğu ortaya kondu. Dolayısıyla mühendislik hizmetleri de çok önemli hizmetlerdir ve doğru, kullanılabilir, faydalı tasarımlar yapılması gerekir. Sonuçta mühendislik firmaları ve bizler gibi tedarikçi firmaların daha fazla sorumluluk almaları gerektiğine inanıyorum. 


Su ve Çevre Teknolojileri: Tedarik sağlama süreci nasıl işliyor?


Osman Türüdü: Bu konuda iki şekilde çalışıyoruz. Sadece ekipman sağladığımız bir tarafımız var ve işimizin % 80’nini burada yürütüyoruz. Bir de sistem çözümleri sağladığımız % 20’lik bir kısmımız daha var. Burada bizim özellikle spesifik olarak belirlediğimiz dozlama sistemleri var. 

Özellikle soğutma kulelerine, polimer sistemlerine yönelik, özel dozlama sistemleri tasarım, mühendislik ve montajını yapıyoruz. Yani, dozlama pompası, enstrüman grubu ve diğer yardımcı ekipmanları birleştirerek son kullanıcıya proje yapıyoruz ve gerçekten de bunu kullandırıyoruz. Hatta bu şekilde en son Tüpraş’ın National Marker Projesi’nde dozlama sistemlerinin imalatını gerçekleştirdik. 

Sispa genellikle ekipman olarak bilinir ama mühendislik çözümleri olarak verdiğimiz hizmetlerimiz de artarak devam ediyor. 

Bunun haricinde sadece ürün tedariki ya da sistem tedariki ile de işimiz bitmiyor. Bunu takip eden iyi bir servis ekibinizin olması gerekiyor. Servisi hem daha iyi hizmet hem müşteri bağlılığını artırıcı hem de kar merkezimiz olarak görüyoruz. Özellikle bakım anlaşmaları yapmak, düzenli bakım hizmetleri vermek, uzun süreli ilişkiler sağlamak açısından bizler için çok kritik bir süreç. Güçlü bir servis ekibimiz var ve ürünümüzün takipçisi olmak istiyoruz... 


Su ve Çevre Teknolojileri: Sispa’da hangi ürün grupları var?


Osman Türüdü: Biz öncelikli olarak ürünlerimizi gruplandırıyoruz. Ondan sonra da ürün gruplarımızla tedarikçilerimizi birleştiriyoruz. Örneğin üfleyici (blower) ürün grubunda, roots üfleycilerde Aerzen firmasıyla çalışıyoruz. Turbo üfleyicilerde Howden firmasıyla çalıyoruz. Bunun yanında yağlı vakum pompalarında Bigiesse firmasıyla çalışıyoruz.

Dozlama pompalarımız var, ağırlıklı olarak Seko firmasıyla çalışıyoruz. Dalgıç pompalarda Homa, Dezenfeksiyon ürünlerinde UV’de Trojan, Gaz klor da Hydro firması ile çalışıyoruz. Monopompa’da Seepex, Hava diyafram pompalarında Groco ve Yamada , Difizörlerde Gummi Jager firmaları ile çalışıyoruz. Sispa’nın toplamda baktığınızda yaklaşık 15 tedarikçisi var. Bu firmaların çoğu konularında bilinen, global firmalardır. Kimisi gerçekten çok üst kalitede, kimisi de daha ekonomik olacak şekilde ürünlere sahip olan firmalardır. Dolayısıyla çeşitli seviyelerde ihtiyaçlara yanıt verecek bir portföyümüz var. 

 

Su ve Çevre Teknolojileri: Bu ürün ve tedarikçilerinizi nasıl seçiyorsunuz?


Osman Türüdü: Bu kadar farklı bir yapı olunca elbette belli stratejileri belirlememiz gerekiyor yoksa ipin ucu kaçabiliyor. Ana iştigal konumuz arıtma olduğu için arıtmada öncelikli olarak neler kullanılabilir teknoloji ne yöne gidiyor, bunların takibini daha iyi yapmaya çalışıyoruz. Tabi ki bir ürün ihtiyacı hissedersek de araştırma yapıyoruz. Dünyada bu konuda en iyi firma hangisidir, en büyük pazar payına kim sahiptir, cirosu ne kadardır, teknik yönden kalitesi nedir, Türkiye’de bu firma var mı yok mu gibi tüm bunları araştırıyoruz. Dolayısıyla bu süreçte de detaylı bir analiz yapıyor ve en uygun firmayı, en optimumunu bulmaya çalışıyoruz. Ama her zaman çok istediğimiz sonuçları alıyoruz diyemem. Sispa olarak hedefimiz, her yıl ciro artışımızın yüzde 5’ni yeni ürünlerden sağlamak. Burada bir yeni bayilik de olabilir, kendi tedarikçimizin çıkartmış olduğu yeni bir ürün grubu da olabilir. Ama bizim oldukça agresif bir büyüme stratejimiz vardır. Özellikle son 5 yıl içersindeki hedeflerimizi dünyadaki büyümeye paralel olarak çok rahat bir şekilde gerçekleştirdik. Bu büyümede, yüzde 5’lik yeni ürünlerin payı her zaman olmaya devam etti.


Su ve Çevre Teknolojileri: Türkiye’de yapılan tesisler ve kullanılan ekipmanlar dışarıda yapılan tesis ve ekipmanlarla kıyasladığında farklılıklar var mı? Teknolojilerimiz Avrupa’ya göre geriden geliyor mu?


Osman Türüdü: Aslında bu durum sektörlere göre değişiyor ama çevre sektörü ve arıtma olarak değerlendirecek olursak, arıtmadaki prosesler çok büyük değişimler göstermiyor. 

Küçük değişimlerle yavaş ilerliyor. Dolayısıyla Türkiye’deki tesislerin Avrupa’ya göre çok büyük teknoloji farklılıkları olduğunu söylemek bence yanlış olur. 

Ancak ürünler bazında kısmi olarak değişkenlik gösteriyor. Yani ülkemizde de finansmanı sağlanmış bir proje de Avrupa ayarında bir tesis yapılabiliyor. Fakat sadece arıtma tesisi sahibi olmak için arıtma sahibi olunması durumlarıyla da karşılaşıyoruz ve dolayısıyla da kalite oldukça düşüyor. 

Türkiye’de standartlar konusunda hala bir sıkıntı var ve bu durum tesislerin kalitesine yansıyor. Tasarım yönünden, inşası yönünden, ürün yönünden, işletmeciliği yönünden çok kötü tesisler de bulabiliyorsunuz, gerçekten çok iyi yapılmış, çok iyi çalışan tesisler de var. 

Kanaatimce, çok geniş bir yelpaze söz konusu ve çok ilerideyiz ya da çok gerideyiz demek yanlış olur. Ancak herkes Türkiye’nin ihtiyaçlarının ve potansiyelinin farkında ve tüm bunlar basamak basamak ilerleyecek ve gelişmeye devam edecek. Biraz belki Güney Avrupa’daki gibi ilerleyecek çünkü onlar da önce Kuzey Avrupa’yı 10-15 yıl geriden takip etti. Yapılan işler daha sonra bir daha yapılmak zorunda kaldı. Ama bizden öncekilerden ders alabilirsek, daha kısa sürede ve daha az maliyetle de atlatabiliriz.              


Su ve Çevre Teknolojileri: Ekipman satın almada sizce nelere dikkat edilmeli? 


Osman Türüdü: Orada aslında yine sürece bakmak lazım. Örneğin bir belediyede, ihtiyaçlar belirlenip, ekonomik- finansal boyutu geçtikten sonra bir proje yapılıyor. Daha sonra ihaleye çıkılıyor ve bir inşaat firması da yapıyor. Özetle iş bu şekilde yürüyor. Bu süreçte bizim direkt ilişkide olduğumuz taraf inşaat firmaları veya taahhüt firmalarıdır. Taahhüt firmalarının kimi zaman konu fiyata geldiğinde elleri kolları bağlanıyor. Çünkü öncelikle ürünün ilk yatırım maliyetine bakılıyor. Oysa ürünün ilk yatırım maliyetine değil, yaşam boyu maliyetine bakılması gerekir. Bir arıtma tesisi 25-30 yıl gibi, kaç yıllık yaşam ömrüne göre tasarlanıyorsa, alttaki ürünlerin yaşam ömürleri de ona göre seçilmesi gerekir. Bu çok önemli bir konudur. Bunlar neler olabilir? Tabi ki ürünün yedek parça ve işletmeyle ilgili maliyetleri, enerji ile ilgili maliyetleri, o ürünün işletilme kolaylığı, ürünün servis verilebilir olması ve ürüne müdahale edilebiliyor olması sayılabilir. Tüm bu süreçlerin aslında tek tek daha detaylı bir şekilde incelenmesi gerekir. 

Ürün seçimlerindeki sorumluluk daha çok mühendislik firmalarına düşüyor ama mühendislik firmalarına da önem verilmesi lazım. Milyon dolarlık tesisler yapıldığı halde birkaç yüz bin YTL’ye projenin hazırlanmasını beklemek büyük bir hatadır. Standartların belirlenip mühendislik firmalarının daha detaylı çalışmaya özendirilmesi, maliyetlerini karşılayabilecekleri daha düzgün çalışan sistemlerin kurulması lazım. Yine seçimler aşamasında, uygulama aşamasında müteahhit firmalara da büyük sorumluluklar düşüyor. Ve elbette bizim gibi firmalara da büyük sorumluluklar düşüyor. Çünkü bizlerin de doğru seçim yapması, doğru önerilerde bulunması gerekiyor. Sattığımız ve sunduğumuz ürünün daha sonraki hizmetini de en iyi şekilde verebiliyor olmamız lazım. Aslında bu sorumluluğu tek bir firmaya ya da sürecin tek bir bölümüne yüklemek bence yanlış olur. Süreçteki tüm firmaların bu sorumluluğu paylaşması ve ona göre hareket etmesi gerekir diye düşünüyorum. 


Su ve Çevre Teknolojileri: Diyelim ki ekipmanı verdiniz ama süreçte ekipman çalışmadı ya da yanlış kullanım sonucunda bozuldu. Bu noktadan sonra neler oluyor?


Osman Türüdü: Tabi ki sunmuş olduğumuz ürünün arkasında durmak bizim öncelikli olarak görevimiz. Ayrıca bizim isteğimiz de bu yönde. Belli ürünlerde özellikle bunu yapıyoruz. Ama burada bizim için en önemli konu, mümkün olduğunca ürünün bizim tarafımızdan devreye alınması. Ekipmanı çalışır halde müşterimize teslim edelim istiyoruz. Daha sonraki süreçte olası gelişmeleri takip etmek daha kolay olacaktır. Ama bazı ürünlerde bunu gerçekleştiremeyebiliyorsunuz. 

Sektörde genellikle montaj ve kullanım hataları, ilk tasarımda yapılan seçim hataları gibi hatalarla karşılaşıyoruz. Örneğin dozlama pompasının prosese veya kimyasal’a uygun seçilmemesi gibi hatalar oluyor ve bazen bizim arkadaşlarımız da böyle seçim hataları yapabiliyor veya müşterimiz tarafından da yapılabiliyor. Sorun bizim hatalarımızdan kaynaklanıyorsa bu her zaman bizim sorumluluğumuz altındadır. Dolayısıyla burada hiçbir firmanın hiçbir endişesi olmaması gerekir. Bu konuda garanti süresi içerisinde her türlü gerekli müdahale yapılabiliyor. Ama tecrübelerimizle hangi ürünün ne tür sorunlar çıkarabileceğini az çok biliyoruz. Açıkçası kimi bazı ürünlerimizde sorgulamadan bile değişimleri gerçekleştiriyoruz. Ama bazı ürünlerimizde bunun gerçekten üretici hatası olmayacağını az çok tahmin ettiğimiz için de kılı kırk yararak, sorunu çok daha detaylı inceliyoruz. Başta da dediğim gibi ürünlerimizin arkasında durmak bizim için çok önemli. Garanti sürecinde, özellikle bizden veya üreticimizden kaynaklanan hatalarda, kesinlikle ürünün değişimini, yenilenmesini veya tamiratını sağlıyoruz. Eğer bu süreçte hatanın tedarikçimizin ürününden kaynaklandığını belirlersek bu durumu aynı zaman da tedarikçimizin kendisini geliştirmesi yönünde bir fırsat olarak da değerlendiriyoruz..


Su ve Çevre Teknolojileri: Kullanım hatası konusunu biraz daha açarmısınız? 


Osman Türüdü: Aslında bu konu işin hassas noktalarından biridir diyebiliriz. Eğer montajını biz yapmadıysak, montajlardan kaynaklanan hatalarla çok karşılaşıyoruz. En çok da pompaların yanlış montajından kaynaklanan hatalar oluyor. Ürün bize geldiği zaman, rahatlıkla bunun kullanımdan kaynaklanan hata olduğunun farkına varabiliyoruz. Bu analizleri belli tecrübeleri eğitimleri olan, 7-8 yıldır Sispa’da çalışan teknisyenlerimiz yapıyor. Elbette onların analiz ve değerlendirmelerine güveniyoruz. Örneğin üfleyicilerde (Blower) veya komproser ünitelerinde Almanya’dan bazı garantiler işletmemiz gerekiyor. Dolayısıyla fotoğraflarını çektiğimiz de oluyor, çalıştırabiliyorsak sesini de dinletiyoruz. Almanya’daki arkadaşlar bunlar üzerinden analiz yapıyorlar. Yüzde 95-99 oranında da analizleri doğru çıkıyor. Sonuçta bu tür konularda her zaman bazı anlaşmazlıklar çıkabilir. Hata gerçekten müşterimizde olsa da değişimini yaptığımız durumlar da olabiliyor. 


Su ve Çevre Teknolojileri: Sispa önümüzdeki dönemde neler yapmayı planlıyor? Yeni hedefler yeni ürünler var mı?


Osman Türüdü: Önümüzdeki dönemde de yeni ürün tedarikleri konusunda çalışmaya devam edeceğiz. Bir diğer düşüncemiz de ülke dışına açılmak. Özellikle son yıllardaki pozitif gelişmelerimize bağlı olarak yurtdışındaki bazı tedarikçilerimiz, bizim sadece Türkiye içinde değil çevre ülkelerde de faal olmamızı istiyorlar. Türkiye’de katı atık projelerinin çok daha popüler olmasını bekliyoruz. Süreç olarak içme suyu, atıksu arıtma tesisleri ve katı atık sıra ile gitmektedir. Tabi ki bu genel sürecin dışında şehirleşme ve kentleşme politikalarına bağlı yeni ihtiyaçlar ortaya çıkabilmekte. Bunun en güzel örneği atıksu arıtma tesisleri çamurlarıdır. Çamurla ilgili yeni açılımlar düşünüyoruz. Zaten yurtdışında gelişmiş ülkelerde de süreç böyle aşama aşama gelişmiş. Bunlara paralel olarak yeni ürünleri Sispa portföyüne katmaya da devam edeceğiz.


 

İlginizi çekebilir...

Deniz Suyu Tesisleri için Vana Seçimi

Dünya genelinde tuzdan arındırma tesisleri günde 100 milyon metreküpten fazla içme suyu sağlamaktadır ve Uluslararası Tuzdan Arındırma Birliği (IDA), ...
19 Ocak 2026

İleri Geliştirilmiş Teknolojiyle Ham ve Kullanılmış Atık Sulardan Geri Kazanım ve Dönüşüm

İki harfli tek kelimelik, yaşamın iksiri su, dünyamızda çok önemli bir yere sahip olup, tüm canlıların yaşaması için muhtaç olduğu maddedir....
9 Aralık 2025

ETA Ekipman - Ultraviyole Dezenfeksiyon Sistemleri

Atık su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon, arıtılmış suyun çevreye güvenli bir şekilde deşarj edilmesi veya yeniden kullanımını sağlamak açısından büy...
9 Aralık 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

1,016 sn