MAS Pompa A. Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Başaran: ' Çevre, önemli bir gündem olacak'

MAS Pompa A. Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Başaran: ' Çevre, önemli bir gündem olacak'

TEKNİK MAKALE
3. Sayı (Temmuz Ağustos 2005)

MAS Pompa A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tayfun Başaran ve Dış Ticaret Müdürü Erzat Ertaylan, Türkiye’nin AB sürecinde pek çok alanda yapmaya çalıştığı reform niteliğindeki düzenlemelerin, çevre alanına yoğun hareketlilik getireceği kanısındalar. Tayfun Başaran, ‘Çevre, Türkiye’nin yakın geleceğinde önemli bir gündem olacaktır’ diyor ve ekliyor, ‘MAS Pompa, bu gündemi yakından takip ediyor ve hazırlanıyor...’
Su ve Çevre Teknolojileri: Çevre alanındaki faaliyetlerinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Tayfun Başaran: Her sektör kendi içinde branşlaşıyor. Pompa sektörü, her türlü sıvının bir yerden bir yere transferini kapsayan çok geniş bir alan. Atıksudan başlıyor, günlük su temini ihtiyacına, endüstriyel proses suyu kullanımı, kimyasal sıvıların nakli, petrol tesislerinde akışkan transferine, ziraata kadar uzanıyor. Alt segmentlerde uzmanlaşmaya gidilmesi gerekiyor. Gelecek yıllarda çevre ve çevre teknolojileri alanında çok ciddi yatırımlar olacağını öngörüyoruz. Dolayısıyla bu alana odaklanmak, bu alanı iş kolumuzda şekillendirmek hedeflerimiz arasında... Hem mühendislik hem de ürün bazında bu alanda yapılanma kararı aldık.

Yıllardan beri ‘Mas Pompa’ dendiğinde yaygın olarak bilinen yapı ile bugün içinde bulunduğumuz durum arasında temel bazı farklar var. ‘Mas Pompa’ sadece ‘üretici kuruluş’ misyonu ile algılanırken, içinde bulunduğumuz, devam etmekte olan süreçteki yapılanmamız, ciddi bir araştırma ve mühendislik altyapısına odaklı. Özellikle çevre teknolojisi alanında salt ürün bazında hareket etmeniz yeterli bir boyut değil. Tek bir ekipmanla olacak iş de değil. Güçlü partnerler seçmeniz, tatminkar bir ürün gamı oluşturabilmeniz; hem üretici kimliğinizi güçlendirmeniz, hem de mühendislik hizmeti sunabilen bir yapı geliştirmeniz gerekiyor.

Sektörümüzde uluslararası firmaların da özellikle bir alana yoğunlaştığı, belirli ‘özel ihtisas alanları’ oluşturdukları görülüyor. Zira dünyada endüstri giderek daha derine iniyor. Atıklar, yüzeye daha çok çıkıyor ve yayılıyor. Bunların bir şekilde çevreye verdiği zararın minimize edilmesi gerekiyor. Bizim sektörümüzde geleceğe yönelik olarak en çok büyüme beklenen alan ‘çevre’. Buna hazırlıklı olmak gerekiyor. Biz bu hazırlığımızı yaparken Türkiye boyutu ile sınırlı bir çerçeve koymadık. Çünkü kurum perspektifimizde ‘sınır’ kavramı, ülke sınırlarımızla eş anlamlı değil. Pazar tanımımız bugün için ulaşılabilen tüm coğrafyayı kapsıyor. Yapılanmamız da bu anlayışa göre...

Bu anlayış doğrultusunda pazarlama planları, hedef ve stratejileri geliştiririz. Önce hedef ülke pazarının ihtiyaçlarını tespit ederiz; eğilimlerini, tercihlerini analiz ederiz. Gerekli alt yapı çalışmalarını yapar, organizasyonumuzu kurarız. İhracat yaptığımız ülkeler, Avustralya’dan başlıyor, -ABD hariç- Avrupa ve Yakın Doğu ülkeleri ağırlıkta olmak üzere geniş bir dünya coğrafyasına yayılmıştır.

Su ve Çevre Teknolojileri: Yabancı kuruluşlarla ne tür ticari ilişkiler kurdunuz?

Tayfun Başaran: Ticari ilişkilerimizde yalnızca alıcı veya yalnızca satıcı misyonumuz yok. Belli işbirlikleri kurarak gücümüzü artırmaya çalışıyoruz. Yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip Alman Osna firması buna iyi bir örnektir. OSNA ile içeriği ortak bir ürün geliştirmeye dayalı bir işbirliği anlaşmamız var. Osna’nın teknik grubu ile bizim teknik grubumuz, ortak bir çalışma yaparak özel kademeli bir pompa serisi geliştirdi. Bu pompa dünyanın kendi kategorisinde en iyi üç ürünü içindedir. Bu ürün hem Almanya’da, önümüzdeki ay Türkiye’de ve diğer ülkelerde hem Osna markasıyla hem de Mas markasıyla pazara sunulacak. Buna benzer sinerjik çalışmaları başka firmalarla da yürütüyoruz. Biz sadece üretim sayılarımızla değil, Türk mühendisliğinin gücünü de ortaya koyabilmemizle de mutluluk duyuyoruz. Teknoloji altyapısı güçlü kuruluşlardan sağlayacağımız artılar olduğu gibi kendi artılarımız; rekabet gücümüz, hızımız, esnekliğimiz, Avrupalılarla uyum sağlamamızda çok önemli rol oynayan iş disiplinimiz var.

Yabancı kuruluşlarla farklı boyutlarda işbirlikleri de geliştiriyoruz. Biliyoruz ki, her şeyi üretmek rantabl değil. Özellikle belli sektörlerde doğru yapılanabilmemiz için, ihtiyaç duyduğumuz ürün grupları var. Bunları üreten güçlü firmalarla işbirliği yapmamız, enerjimizi belirli noktalara odaklayabilmemize yardımcı oluyor. Genellikle bu firmaların sadece alıcısı konumunda olmuyoruz. Çift yönlü bir ticari boyut koyuyor, onlara da kendi ürünlerimizi pazarlıyoruz. Buna iyi bir örnek olarak petrokimya ve gıda konularında sektör devlerinden biri olan İsveç orijinli Johnson firmasını verebiliriz. Johnson’la yaptığımız anlaşma doğrultusunda, hem bu organizasyona ürünlerimizi pazarlıyoruz hem de bizim üretim programımızda olmayan ürünleri satış yelpazemize ekleyerek rekabet gücümüzü ve ulaşabileceğimiz pazarların alanını artırıyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını hem ürün, hem de mühendislik hizmetleri bazında karşılayabiliyoruz.

Su ve Çevre Teknolojileri: Türkiye’de atıksu ve çevre sektörü ve pazar yapısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tayfun Başaran: Türkiye’de atıksu, bugüne kadar çok ciddi boyutta ele alınmış değil. Geçtiğimiz birkaç yıl içinde başlayan bir yapılanmadan bahsedebiliriz. Türkiye’nin 2000’lerin başında yaşadığı bir kriz var. Bu kriz, atıksu alanındaki gelişmelerin gecikmesine yol açtı. Bu alanda Türkiye yakın bir gelecekte profesyonelleşmeye doğru gidecek. Henüz yeterli bilgi de yok. İleriye dönük ürettiğimiz ürünler, atıksu alanında dünyada hızla yaygınlaşan bir ürün grubu içinde. Su içinde çalışan veya atık içinde çalışan ürünler değil. Tamamen su yüzeyinde ‘surface’ dediğimiz şekilde çalışan, ama işlevsel olarak aynı işlevi gören, bakım ve işletme kolaylığı olan, enerji problemi olan yerlerde dizel güçle çalışabilme opsiyonunu da beraberinde getiren, herhangi bir arıza sırasında pompayı çıkarmadığınız için dışarıda anti-hijyen koşullar yaratmayan ürünler. AB’nin aldığı karar doğrultusunda Avrupa ülkelerinde; atıksu sistemlerinde kullanılan pompalarda, dalgıç tip dediğimiz tür ürünlerden uzaklaşarak, özellikle büyük sistemlerde yüzey üzerinde çalışan pompalara geçiş var. Ana sebebi hijyene dayanıyor. Dalgıç tip çalışan ürünlerde arıza-bakım gereğinde pompa atığın dışına çıkıyor, o zaman dışarıda anti-hijyenik ortam doğuruyor. Önümüzdeki günlerde söz konusu kararın yasalaşması bekleniyor. Bugünün değil yarının ürünlerini öngörmeye ve üretmeye çalıştığımız için bu tip ürünlere yöneldik.

Bu alanda pazarlama ve tanıtım çalışmalarımız, ağırlıklı olarak yurtdışına yönelik. Bunun birkaç nedeni var. Türkiye’de maalesef Türk ürünlerine karşı tereddüt söz konusu. Dünyanın gelişmiş ülkeleri tarafından kabul gören, hatta ilk beş ürün içinde değer verilen bir ürünün ‘Türk Malı’ olması, iç pazarımızda handikap gibi algılanıyorsa, bunun çözümü sadece Mas Grubun uhdesinde değildir. Ülke endüstrimizin, teknolojimizin, kalite güvencemizin ‘muteber’ algılanması, ulusal çapta bir çaba gerektirmektedir. Ayrıca su ve atıksu sistemleri ile hijyen koşulları ilişkisini yerleştirecek düzenlemelerimizin, bakış açımızın da gelişmesi gerekiyor. Talebi biçimlendiren bu gelişme trendi olacak.

Günümüzde en önemli kriterlerin başında enerji geliyor. Enerji giderleri ulusal harcamaların ilk sırasını alıyor. Enerjinin üretilmesi sürecinde de çevreye verdiğimiz hasar var. Her bir kW/h enerji için, yarattığınız bir çevre kirliliği hacmi var. Çoğu gelişmiş ülkelerde verimlilik, ilk kriter. AB içinde pompa konusunda bir takım anlaşmalar var. Bunlardan biri olan Ecopump deklarasyonu yayınlandı. Deklarasyonda yer alan koşul ve/veya yaklaşımları kabul eden firmalar tarafından imzalanan metnin özü, tüketiciye enerji tüketimi en düşük ürünü üretme sorumluluğu. Bu da, her geçen gün enerji verimi daha fazla yükseltilmiş, çevre dostu ürün yapmayı, geliştirmeyi prensip edinmek demek.

Su ve Çevre Teknolojileri: Mas Pompa’da yeni gelişmeler nelerdir?

Tayfun Başaran: İçinde bulunduğumuz ‘kurum-ürün-pazarlama stratejileri’bazında yeni yapılanma sürecimiz pek çok yenilik içeriyor. Bu yaz sonunda olgunlaşan çalışmaların lansmanı yapılacak. Fabrikamız, geçen yıl planlanmaya başlandı. Düzce Organize Sanayi Bölgesi’nde 50 bin metrekare alan üzerinde yer alıyor. Önce 25+10 bin metrekare alan kapatılacak. 30 bin metrekare üretim alanı, 5 bin metrekare idari alanlar olarak öngörüldü. Bu yaz sonu üretim alanı tamamlanacak. Gelecek yıl açılış yapacağız. Bölgenin en büyük en modern teknolojik tesisi olacak. İç yapılanma, yönetim sistemi, mimari yapısı konularında yurtdışındaki kuruluşlarla iş birlikleri yaptık. Hedefimiz bu tesisi pompa üretim merkezi haline getirmek, kendi konusunda teknoloji üreten teknoloji üssü haline getirmek. Yüz binlerle ifade edilen üretim hacmi öngörüyoruz. Bu hacmin pazarlamasını şimdiden yapmamız gerekiyor.

Geçen yıl tank konusunda atağa geçmiştik. Çin pazarına girdik. Orada hedefimiz, bir numara olmak. Rakiplerimiz İtalyanlar. Tank, hem fiyat, hem kalite olarak rekabet edebileceğimiz bir ürün. Bu ürünün pazarı her geçen gün büyüyor. Ortadoğu’ya yaptığımız ihracat, düzenli olarak artış gösteriyor. Avrupa’daki satışlarımız da memnuniyet verici seyrediyor.

8-5000 litre kapasite aralığındaki üretim programı içinden özellikle 100-1000 litre arası ebatlar, yurtdışı pazarlarda en çok talep gören ürünlerimiz. Irak’a ciddi bir satış hacmimiz var. Saddam Hüseyin yönetiminin son döneminde Irak’ta showroom açmıştık. Irak’ın resmiyet kazanan yeni yönetim döneminin başlamasıyla showroom’u yeniden açacağız. Irak vazgeçemeyeceğimiz bir pazar.

Su ve Çevre Teknolojileri: İhracat hacminiz ve potansiyeliniz, yurtdışı pazarlara yönelik çalışmalarınız hakkında neler söyleyeceksiniz?

Tayfun Başaran: Sovyetler Birliği kapalı ve kendi kendine yetebilen bir sistemdi. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan ülkelere baktığımızda, bu ülkelerin geçiş süreci yaşadığını, yaşam tarzlarının, yönetim sistemlerinin çok ciddi bir değişim geçirdiğini görüyoruz. Ekonomilerinde de çok hızlı değişim var. Bunun için ihtiyaç duyduğu kaynaklara sahipler. Gelişme, yeni yapılar ve yeni pazarlar demek. Oralardaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. İlerleyen zamanlara oralarda kendi dağıtım noktalarımızı oluşturacağız. Rusya, en hızlı yapılanan ülke. Bir hafta önce Avrupa Birliği Pompa Birliği’nin genel kurulu Moskova’da gerçekleşti. Orada Rus Ekonomi Bakanlığı’nın sunumunda verilen bilgilere göre Rusya’da yıllık binalaşmadaki büyüme % 6-8 arasında. Pompa ve tesisat teknolojilerindeki büyüme ise yılda % 8-10 arasında. Çok ciddi bir rakam. Pazar hareketlerinin yakından takip edilmesi gerekiyor. Pazarlamada 6 yıl önce başlattığımız bir modelimiz var. Tek noktadan, tek sepetten pazarlama yerine, noktasal pazarlama. Kendi pazarlama organizasyonumuz üç gruba ayrılıyor. Bayilerimize servis veren grubumuz, proje bazlı işlerle ilgilenen grubumuz ve endüstriyel grup. Şimdi de dördüncü grup olarak atıksu grubu buna ekleniyor.

Çevre ile ilgili problemlerini henüz çözememiş ülkeler cazip pazarlar. Ama her ülkenin kendine özgü ‘olmazsa olmaz’ları var. Gelecekte en büyük pazar Afrika. Bir tek arıtma tesisi yok. Potansiyel çok büyük, tek handikap; parası yok.
 

İlginizi çekebilir...

Deniz Suyu Tesisleri için Vana Seçimi

Dünya genelinde tuzdan arındırma tesisleri günde 100 milyon metreküpten fazla içme suyu sağlamaktadır ve Uluslararası Tuzdan Arındırma Birliği (IDA), ...
19 Ocak 2026

İleri Geliştirilmiş Teknolojiyle Ham ve Kullanılmış Atık Sulardan Geri Kazanım ve Dönüşüm

İki harfli tek kelimelik, yaşamın iksiri su, dünyamızda çok önemli bir yere sahip olup, tüm canlıların yaşaması için muhtaç olduğu maddedir....
9 Aralık 2025

ETA Ekipman - Ultraviyole Dezenfeksiyon Sistemleri

Atık su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon, arıtılmış suyun çevreye güvenli bir şekilde deşarj edilmesi veya yeniden kullanımını sağlamak açısından büy...
9 Aralık 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,719 sn