' Hedefimiz; Türkiye'nin Çevre Sektörünü Oluşturmak...'

' Hedefimiz; Türkiye'nin Çevre Sektörünü Oluşturmak...'

TEKNİK MAKALE
1. Sayı (Mart Nisan 2005)

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK:
Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanlığı görevlerinde bulunan ve halen T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olarak görev yapan Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK, Bakanlığın yeni dönem çalışmalarını anlattı.

A B uyum süreci için bakanlığımız bir çok önemli yönetmelikler çıkardı ve bir çok yönetmelik hazırlık veya yayın aşamasında. Bu yıl gerekli görülen direktiflerin %70’i tamamlanmış olacak. Kalan %30’u ise 2006 sonuna kadar tamamlanmış olacak. Yani 2006 sonuna kadar, AB müktesebatlarının çevre ile ilgili kısmını ilgilendiren uyum çalışmalarımızı bitireceğiz. Ancak bu tarih itibarıyla fiili olarak AB kurallarını uygulamaya geçmiş olmayacağız. Geçiş süreci olarak 20 yıl öngörüyoruz. AB direktiflerini olduğu gibi uygulama sürecine yansıtıyoruz. Bunun için gerekli bütçe; öz kaynak imkanları ile yapılırsa 30 milyar Euro’dur. Bu bütçenin 5 milyar Euro’luk kısmı sanayi için gerekli yatırım, geri kalan kısmı belediyeler için gerekli yatırım miktarıdır. Söz konusu 30 milyar Euro’nun tahminimizce %5-10’luk kısmı, AB fonlarından elde edilebilecektir. Çevre çalışmalarının uluslararası fonlar ve kredilerle karşılanması halinde, kredi maliyetleri ile birlikte 50 milyar Euro’yu bulabilecektir. AB fonları, genellikle belediye ağırlıklı projelere veriliyor.

Su ve atıksu konusunda hazırladığımız yönetmelik taslağı, önümüzdeki günlerde meclise sunulacak. Bu taslağa göre; belediye suyu taşıyacak, getirecek, vatandaşın kullanımına sunacak, atıksuyu taşıyacak, arıtacak, bedelini tüketiciden alacak. Belediyelere aktarılan fonların bu süreç için kullanılması şart koşuluyor.

Katı atıkların taşınması ve bertarafında da benzer bir bakış açısı var. Bu süreçteki bedel de tüketiciden alınacak

AB ülkelerinde 1 ton suyun tüketiciye ulaştırılması 1.3 Euro, atık suyun tahliyesinin maliyeti 2.7 Euro olmak üzere, 1 ton suyun kullanım maliyeti için tüketici, 4 Euro ödüyor. Bu bedel ülkemizde 300.000-1.500.000 TL. arasındadır. Kaliteli su temini ve atık suların arıtılması için için su bedelin ortalama 1.400.000 TL olması gerekir diyoruz. Nasıl doğalgaz, elektrik önemli bir değer ise, su da önemli bir kaynaktır ve verimli kullanımı sağlanmalıdır. AB ülkelerinde suyun verimli kullanıldığını söylemek mümkün. AB ülkelerinde 20 yıl önce bir kişi bir günde 250 lt. su tüketirken, bu rakam bugün 130 lt.dir. Bizde de benzer bir anlayışın, alışkanlığın gelişmesi, yerleşmesi gerekiyor.

Türkiye’de 1 kişi, 1 günde 1.5 kg. katı atık üretiyor. Almanya’da ise 0.35 kg. Yani biz, ortalama olarak 4 kat daha fazla katı atık üretiyoruz. Almanya, İngiltere ve diğer AB ülkelerinde katı atık toplama, taşıma, bertarafı özelleştirilmiş durumdadır. Bu işi belediyeler yapmıyor. Özel sektörün faaliyetleri içindedir. İngiltere’de de benzer bir uygulama söz konusudur. Almanya ve Avusturya’ da bir aile yaklaşık olarak 2.5 kişidir ve aile başına yılda ödenen katı atık bedeli olarak 150 Euro tahsil ediliyor. Bizde bir aile ortalama 5 kişidir. Aile başına yılda ödenen katı atık toplama, taşıma ve bertaraf bedeli ise 10 Euro. Tüketici katı atık için ödediği para yükselince atık miktarını azaltıyor. Türkiye’de de katı atık, özel sektöre intikal ettirilmeli. Denetim, izleme ve kontrol, belediyelerin sorumluluğunda olmalı. Türkiye’de henüz katı atık konusunda entegre faaliyet gösterecek bir özel sektör kuruluşu yok sayılır.

Diğer bir önemli konumuz da, hava kirliliği. Özellikle hava kirliliği, Türkiye’nin ciddi problemlerinden biridir. Hava kirliliğinin temel kaynakları; kalitesiz yakıt, kalitesiz yakma sistemi ve kalitesiz binalardır. Kaliteli yakıt konusunda, yeni bir yönetmelik çıkarttık. Artık Türkiye de satılacak bütün katı yakıtlar torbalı olacak. Sadece kömür değil, odun da, biokütle de, diğer katı yakıtlar da torbalı olacak. Torba üzerinde üreticisinin adı, kalorisi, özelliği, miktarı gibi tüm tanımlayıcı özellikler yazılacak. Standartları sağlaması kaydıyla, artık samanı, bir zeytinyağı atığı sayabileceğimiz pirinayı da yakıt olarak kullanabileceksiniz. Tarım ve sera tesisleri (Antalya civarında bol olarak var) atıklarının da artık yakıt olarak kullanılması mümkün. Bununla ilgili dünyada uzman ülkelerden biri İtalya, diğeri İspanya’dır. Mevcut uygulamada bu saydığımız maddelerin çoğu, çöp depolama alanlarına gidiyor, ayrıca atık olarak daha fazla çevreyi kirletiyor. Özel sektöre diyoruz ki, gelin bu maddeleri değerlendirin ve bu maddeleri enerji amaçlı kullanın. Böylece hem yakıtta kaliteli bir yakıt sistemini getiriyoruz, hem de enerji olarak kullanabileceğimiz bir çok maddeyi değerlendirerek katma değer yaratıyoruz. Yakma sistemlerinde de, sobada, kazanda, 2006 yılında devreye girecek ciddi bir düzenleme getiriyoruz. Bugün pazara sunulan soba ve kazanların bir kısmı, artık satılmayacak. Bu yönetmeliğimiz yayınlandı.

Türkiye’nin tüm illerinin hava kirliliği oranını, eşzamanlı olarak herkes bilecek. 2004 yılı sonunda 25 noktaya hava kirliliği ölçüm cihazları yerleştirdik. Bu yılın sonunda da 81 ilin hava kirliliği, Ankara’dan izlenecek. Sadece yaşadığınız kenti değil, Türkiye’nin tüm illerindeki hava kirliliği ölçümlerini öğrenme şansınız olacak. Kirli hava soluyorsanız, almanız gereken önlemleri öğrenebileceksiniz. Isınma sistemlerinden kaynaklanan hava kirliliği problemi, büyük ölçekte çözülmüş olacak. Endüstriden gelen hava kirliği ile ilgili de ciddi bir yönetmelik çalışmamız oldu. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğimiz, 4-5 ay önce yayınlandı. Artık sanayi tesisleri, endüstrinin yarattığı çevre kirliliğini önlemek için gerekli tedbirleri almak zorunda. Almayan tesisler cezai yükümlülük getiren ilk üç ihtardan sonra, kapatılma riski ile karşı karşıya gelebilecekler.

Mevcut Çevre Kanunda, Çevre ve Orman Bakanlığı olarak ceza kesme yetkimiz yok. İlk defa Çevre Kanunu’nda, Çevre ve Orman Bakanlığı’na ceza kesme yetkisi geliyor

Bugüne kadar, birden fazla Bakanlık çevre yönetimi ile ilgilenirken, artık kademe kademe bu yetkiler bir bakanlık sorumluluğunda toplanacak; Çevre ve Orman Bakanlığı. Yani diğer bakanlıklar kademe kademe devreden çıkacak, bir işi bir kurum yapacak. Ama Belediyelerin mutlaka süreç içinde kalması gerekiyor.

Hava kirliliği ile ilgili izlemeden denetlemeye, kaliteli yakıta varıncaya kadar, her türlü düzenleme yapılıyor. Bu süreçte izleme ve denetim sorumluluğunu taşıyacak olan Türkiye Çevre Ajansı’nın kurulması için hazırlık yapıyoruz.

Avrupa Birliği de bizden izleme ve denetleme biriminin ayrı olmasını, Avrupa Çevre Ajansına entegre olabilecek bir Çevre Ajansı yapılanmasını istiyor. Biz de bu sistemi oluşturmaya çalışıyoruz.

Hava kirliliği ile ilgili ülkede yapılması gereken yatırım tutarı, 4-5 milyar Euro’dur. Bu yatırım gerçekleştiği zaman, çözüm de üretilmiş olacak. Taşıtlardan gelen hava kirliliği ile ilgili bir yönetmelik çalışmamız var. Bu yönetmelik çalışmamız şu an taslak halinde, yakında ilgili kuruluşların görüşlerine sunulacak. Egzostlardan gelen kirliliği de denetim altına almak istiyoruz. Egzost kirliliği şehirlerin ciddi kaosu haline gelmiş durumdadır. Egzost kirliliği denince, yine öncelikle yakıt kalitesi ön plana çıkıyor. Benzin ve motorinle ilgili düzenlemelerimizi yaptık. Bunlar da yönetmelik olarak hazırlandı. 2006’dan itibaren yürürlüğe girecek. Çevre ve Orman Bakanlığı olarak hedefimiz; Türkiye’nin çevre sanayi sektörünü oluşturmak. Bunu ağırlıklı olarak özel sektör olarak tesis edeceğiz. Bakanlığın sadece denetleme, izleme, kanun çıkarma işlerini yapmasını istiyoruz. Belediyelerin de, atıksu, katık atık gibi konularda, benzer bir pozisyon yüklenerek, verilmesi gereken hizmetleri özel sektörle birlikte yapmasını istiyoruz. Arıtma tesislerinin belirli bir ölçeğe kadar olanlarını, il idareleri, belediyelerin kontrolüne bırakmak, sadece büyük kapasiteli tesislerin denetiminin yine Bakanlığımızın uhdesinde bulunmasını öngörüyoruz.

Bugün için en önemli eksikliğimiz, denetleme ve izleme sürecindedir. Avrupa Birliği, Çevre ve Orman Bakanlığının denetleme ve izleme konusunda güçlenmesini istiyor. Denetleme ve izleme ağımızın sağlıklı bir yapıya getirilmesi gerekiyor. Çevre Ajansı şeklinde yapılandırılacak bu sistem içinde üniversitelerden, sivil toplum örgütlerinden, TÜBİTAK’tan, bu işteki uzman kişilerden istifade edilmesi gerekiyor. Bu mekanizme, güçlü bir bilgisayar alt yapısına sahip olmalıdır.

İnşaat ve Yıkıntı Atığı, Pil ve Akü, Ambalaj Atığı Yönetmelikleri çıktı. Lastik, Bitkisel Yağ Atığı, Kullanılmış Araç, Tehlikeli Atık ve Tıbbi Atık Yönetmelikleri de önümüzdeki günlerde çıkıyor. Tehlikeli Atık yönetmeliğimiz baştan sonra revize edilerek hazırlandı. Önümüzdeki günlerde pillerimiz ve akülerimiz ayrı toplanmaya başlıyor. İnşaat ve yıkıntı atığı konusunda belediyelerle geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz toplantıda, "Alo Moloz" hattının kurulmasını kararlaştırdık. Bu faaliyetlerin özel sektör tarafından yapılmasını, bedellerini tüketicinin ödemesini, belediyeler tarafından koordine edilmesini, denetlenmesini istiyoruz.

Depolama ve Katı Atık Yakma Yönetmeliğini çıkaracağız

Ambalaj Atığı Yönetmeliği, bizim üzerinde önemle durduğumuz yönetmeliklerden biridir. Çok kıymetli olan maddelerin kaynakta ayrı toplanması, ana prensip. Hali hazırda ambalaj atıkları, her türlü çöple birlikte, ayrıştırılmadan atılıyor. Bunun bir sonucu olarak, çöp toplayan 100.000 hepatit B’li vatandaşımız var. Aileleri ile birlikte 500.000 kişi, Hepatit B virüsü taşıyor. Zira ambalaj atıklarını dünyanın hiçbir yerinde olmayan metotla topluyoruz. Çöp konteynırlarına her türlü atık birbirine karışmış bir şeklide atılıyor. Çöp konteynırlarından ambalaj, kağıt atığını toplayıp satarak para kazanan vatandaşlarımız, tıbbi atık, tehlikeli atık içeren, her türlü bakteri, mikrop üremesine uygun ortamlar olan çöp konteynırlarını, eldivensiz, maskesiz ayrıştırarak topluyorlar. Topladığı ambalaj, kağıt atığı da zarar görmüş halde oluyor. Türkiye’de ambalaj atıklarının %25-30’u ayrı toplanıyor diyor, öğünüyoruz. Bunu da uluslararası platformlarda savunuyoruz. Eğer biz evlerimizde kağıt, plastik, teneke, alüminyum, karton kutularımızı, ambalaj atıklarımızı mavi renkli torbalara koysak, haftanın bir günü bunu kapımızın önüne koysak, sokak toplayıcısı hem kendi sağlığı riske edilmeden, hem de ambalaj atıkları kirletilmeden alıp götürür ve çevreye de zarar vermez. Bu yıldan itibaren bu yönetmelik yürürlüğe girdi. ‘Vahşi Toplamaya Son’ diyoruz. Ambalaj atıkları kaynaklarından ayrı toplanacak. Toplama sorumluluğu, özellikle ambalaj malzemelerini piyasaya sürenlere ait olacak. Bu işi, belediyelerle, özel sektörle beraber yapacak. Bu işi yapacak bütün firmaların geri dönüşüm, ayrıştırma tesisi, araçları, sistemi olacak. İşe, gelir düzeyi yüksek bölgelerden başlanacak. Gelir düzeyi yüksek olan semtlerin ambalaj atıkları daha kaliteli. Gelir düzeyi düşük olan semtlerin ambalaj atıkları maalesef kalitesiz. Mesela İstanbul’da Etiler, Levent, Bakırköy, Moda gibi semtlerden başlanarak kademe kademe tüm semtlerde bu uygulamaya geçilecek.

İl bazında da, düzenli katı atık bertaraf tesisi olan illerden başlanacak. Diğer iller, katı atık depolama tesisleri kurduklarında devreye alınacak. Şu anda 10 firma toplama, taşıma vs. ile ilgili bakanlıktan lisans aldı. 30 firma müracaat için hazırlıklarını yapıyor, son aşamaya geldiler. Bu firmaların, toplama, ayrıştırma gibi her türlü donanım ve altyapıları var. 2 firma yetkilendirme için bize müracaat etti. Önümüzdeki birkaç gün içinde bu firmalara yetkilerini vereceğiz. Önümüzdeki günlerde başlamaları gerekiyor. Sistem kurulurken eğitimi de beraber verilecek. Sistemi kurmadan eğitim verdiğiniz zaman insanları bilgi hamalı yaparsınız. İnsanlar bir şeyi aldığı zaman, o bilgiyi yaşamalı. Bir şeyi verdiniz, onu yaşatmadığı zaman öğrenemiyor insanlar. Ambalaj atığını ayrı topla diyorsunuz. Kimin topladığını, nasıl toplandığını, nerede ayrıştırıldığını vatandaş olarak bilmek isteyeceklerdir.

Bu sistem olmazsa dünyanın hiçbir yerinde ambalaj atığı ayrı toplanmaz, vahşi bir şekilde toplanır. Onun için biz bu yetkilendirilmiş kuruluşlara diyoruz ki; bir an önce sisteminizi kurun, ayrıştırılmış toplama işine başlayın. Bu işin içinde Belediyeler ve Çevre Orman Bakanlığı’nın yanı sıra, Lisanslı toplayıcı firmalar olacak. Lisanslı bir firma ambalaj atıklarını topladı, taşıdı ve 10 liraya sattı ve kendisine masrafı ile birlikte 12 liraya mal oldu. Fark bedelini nereden alacak? Bu bedeli ambalaj üreticisinden veya yetkilendirilmiş kuruluştan alacak. Ambalajlı maddeleri piyasaya sürenler veya yetkilendirilmiş kuruluş, o bedeli lisanslı firmaya ödeyecek. Ambalajlı maddeleri piyasaya sürenler veya yetkilendirilmiş kuruluş faturayı nereden alacak? Ambalaj atıklarını toplayan ve ayrıştıran lisanslı geri dönüşüm firmalarından alacak. Dolayısıyla piyasaya sürenler veya yetkilendirilmiş kuruluşlar lisanslı kuruluşlarla iç içe çalışmalıdır. Sistem, sağlıklı, kaynakta, hijyenik toplamayı özendiriyor. Sokak toplayıcısı, Hepatit B virüsüne veya riskine maruz kalmış insanlar ne olacak? Bu insanların bu işin içine entegre edilmesini önemsiyoruz.

Bir bölgede hem sokak toplayıcısı, hem anlaşmalı-düzenli toplayıcı çalışıyorsa, uygulamanın yapıldığı pilot bölgede belediyeler, sokak toplayıcılarını önce gönüllülük usulüyle, aksi halde zabıta gücüyle önlemekle yükümlüdür. Bu sistem tam olarak devreye girdiğinde Türkiye’de bu sektörde yıllık 300 milyon Euro kaynak dolaşımı olacaktır. Çöp ağırlıkça %14-18 ve hacmi ise %30 azalacak.

 

İlginizi çekebilir...

Deniz Suyu Tesisleri için Vana Seçimi

Dünya genelinde tuzdan arındırma tesisleri günde 100 milyon metreküpten fazla içme suyu sağlamaktadır ve Uluslararası Tuzdan Arındırma Birliği (IDA), ...
19 Ocak 2026

İleri Geliştirilmiş Teknolojiyle Ham ve Kullanılmış Atık Sulardan Geri Kazanım ve Dönüşüm

İki harfli tek kelimelik, yaşamın iksiri su, dünyamızda çok önemli bir yere sahip olup, tüm canlıların yaşaması için muhtaç olduğu maddedir....
9 Aralık 2025

ETA Ekipman - Ultraviyole Dezenfeksiyon Sistemleri

Atık su arıtma tesislerinde dezenfeksiyon, arıtılmış suyun çevreye güvenli bir şekilde deşarj edilmesi veya yeniden kullanımını sağlamak açısından büy...
9 Aralık 2025

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,734 sn