Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 217. Sayı (Ağustos 2026)

52 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 08 / 2026 MAKALE 3.2. Kayıp Vana ve Envanter Sorunu Yol çalışmaları altında kalan veya konumu yanlış kaydedilen vanalar, arıza anında izole bölge belirlemeyi imkânsız kılıyor. 3.3. As-Built Veri Eksikliği ve Branşman Belirsizliği Saha tamiratları CBS’ye anlık işlenmiyor; abone servis boruları sisteme kaydedilmiyor. Bu, en çok kaçağın yaşandığı noktaların izlenmesini engelliyor. Teknik Not: CBS verilerinde %10’luk hata, kayıp-kaçak tespit modellerinde %30’a varan sapmalara neden olabiliyor. SCADA ve basınç yönetim sistemleri, kaliteli CBS olmadan etkisiz kalıyor. Ülke genelinde birçok SUKİ’de CBS mevcut olsa da entegrasyon ve güncellik sorunları devam ediyor. 4. YAPILAŞMA VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER Yoğun kentleşme, metro/raylı sistem inşaatları, kanalizasyon ve diğer altyapı çalışmaları su hatlarını baskı altına alıyor. 4.1. Zemin Oturmaları Dolgu alanlarda (özellikle kıyı kentleri ve büyükşehir çeperlerinde) zemin hareketleri boru ek yerlerini ayırıyor. 4.2. Deprem ve Sismik Etkilerle Tetiklenen Mikro Hasarlar Ülkemizin deprem kuşağında yer alması nedeniyle yaşanan küçük ölçekli sismik hareketler ve deprem sonrası titreşimler, boru ek yerlerinde, contalarda ve abone bağlantılarında mikro hasarlar oluşturmakta; bu hasarlar zamanla büyüyerek fiziksel kayıpları artırmaktadır. Bu etki, özellikle eski boru hatlarında ve aktif fay hatlarına yakın bölgelerde kayıp-kaçak oranlarını dolaylı olarak yükseltmektedir. 4.3. Üçüncü Şahıs Hasarları Yoğun kentleşme sürecinde metro, raylı sistem, kanalizasyon, doğalgaz, fiber optik ve elektrik gibi diğer altyapı çalışmalarının kazıları, içme suyu hatlarını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu çalışmalar sırasında borulara doğrudan mekanik darbe, ezilme, çizik veya contalarda deformasyon gibi hasarlar oluşabilmekte; özellikle fark edilmeyen mikro çatlaklar zamanla büyüyerek önemli sızıntılara yol açmaktadır. Altyapı kurumları arasındaki koordinasyon eksikliği, bu tür müdahalelerin önceden tespit edilmesini ve gerekli koruyucu önlemlerin alınmasını zorlaştırmaktadır. Buna ek olarak, içme suyu hatlarının üzerinden geçen ağır tonajlı araçların (kamyon, hafriyat kamyonu, iş makinesi vb.) yarattığı sürekli titreşim de boru sisteminde önemli hasara yol açmaktadır. Gerekli önlemler alınmadığında (yetersiz toprak örtüsü, titreşim sönümleyici plakalar veya koruyucu beton kaplamaların kullanılmaması), tekrarlanan dinamik yükler boru ek yerlerinde, contalarda ve boru gövdesinde yorgunluk (fatigue) hasarı oluşturur. Bu titreşimler özellikle yüksek trafik yoğunluğuna sahip ana arterlerde ve şantiye bölgelerinde gece-gündüz devam etmekte, statik yük altında sorunsuz görünen borularda zamanla mikro çatlakların büyümesine ve beklenmedik patlaklara neden olmaktadır. 5. KAYIP-KAÇAK TESPİTİNDE OPERASYONEL ENGELLER 5.1.DMA (District Metered Areas – İzole Ölçülebilir Alanlar) Yapılandırması Çoğu şebeke hala “açık çevrim” çalışıyor. Küçük alt bölgelere (DMA) ayrılmadığında debi ve basınç takibi yapılamıyor. “Kör uçlar” su kalitesini bozuyor ve sızıntılar aylarca fark edilmiyor. 5.2. Arıza Müdahale Süreleri CBS yetersizliği nedeniyle kazı alanı genişler; her 1 saat gecikme tonlarca su kaybı anlamına geliyor. Dinamik Yükler ve Yapısal Yorgunluk: Ağır Tonajlı Trafiğin "Demir Örs" Etkisiyle Yeraltı Boru Hatlarında Oluşturduğu Ritmik Titreşim ve Çatlak Formasyonu

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=