ye'de beş milyon ton tehlikeli atığın oluştuğunu tahmin ediyoruz. İZAYDAŞ ise bunun yalnız 35 bin tonluk kısmını yakabilmektedir.Geriye kalanının ela nereye gittiğini kimse bilmiyor. Diğer bir sorun ise kurulmuş olan arıtma tesislerinin çamurlarının gereken şekilde işleme tabi tutulmamasıdır. Bu çamurlarda rastgele bir yerlere atılmaktadır. Bizim yeraltı ve yüzey sularımız tüm bu atıklardan dolayı büyük tehlikelerle ve kirlenme problemi ile karşı karşıyadır. Türkiye'cle tek çözülmüş olan çevre sorunu içme suyu ve içme suyu arıtımıclır. Suve ÇevreTeknolojileri: Hava kirliliği ele önemli sorunlardan bir tanesi... Prof. Dr. Ahmet Samsunlu: Evet, en önemli sorunlardan bir tanesi ele hava kirliliği. !-Java kirliliği, Türkiye'clebugün nispeten çözüme kavuşturulmak üzere... Bunun ana nedeni doğalgaz kullanılmasının giderek artması olmuştur. Türkiye'cleölçülen iki önemli parametre vardır. Bunlardan birincisi kükürt clioksitve diğeri havaya atılan toz miktarıdır. Bir zamanlar İstanbul'da havadaki kükürt clioksit oranı 1000-1500mikrogram/metreküp civarındaydı. Erzurum'da bu oran 2000,Bursa'da ise 1000 idi. Bugün ise ~ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • SAYI 2 İstanbul'da bu oran Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'ncle öngörülen değerlerin altında olup 90'lara düşmüştür. Ama bu durumun tüm Türkiye için geçerli olduğunu söyleyemeyiz. Kalitesizkömür yakılan yerlerde bu tehlike halen devam etmektedir. İnsanlar yaşadığı şehirlerde "Yaşam Kalitesi"nin yüksek olmasını isterler.Bu durumda insanlar kendilerini rahat ve mutlu hissederler. Ülkemizde ise insanlar kendilerini rahat hissedemiyorlar. Bunun nedeni şehirlerimizin yeteri kadar yeşil alana sahip olmayışıdır. İmar Kanunu'ncla öngörülen yeşil alan 7 metrekareydi. Yeşil alan aktif ve pasif yeşil alanların toplamından oluşmaktadır. Aktif yeşil alan park, bahçe ve oyun alanı gibi yerleri kapsıyor. Pasif yeşil alan ise mezarlıklar, koruluklar ve girilemeyen yerlerdir. Yeni İmar Kanunu'ncla yeşil alan 14'e çıkarıldı. Avrupa'da bu değer 20 ile 40, bazen ele 80 metrekareyi buluyor. Berlin'cle kişi başına düşen yeşil alan 80 metrekaredir. Türkiye'cleortalama yeşil alan 1 metrekaredir. İstanbul'claki yeşil alan oranı 1960'lı yıllardan itibaren düşmüştür. 1995'clen sonra hafif bir kıpırdanma var. Şu anda 5 metrekare aktif ve pasif yeşil alan bulunmaktadır. Bu konuda Beşiktaş ve Sarıyer en zenginidir. Buna karşılık Şirinevler 0.17 metrekare kişi başına düşen yeşil alan ile İstanbul'cla en kötü durumda olan bölgelerindenbirisidir. Şehirlerimizin en büyük sorunu elagürültüdür. Gürültü Kontrolu Yönetmeliğine göre gürültünün baz değeri 45 clB clir. Bu değer batı ülkelerinde 35 clB clir.Yerleşim özelliklerine bağlı olarak bu baz değer yükseltilmektedir. Ağır sanayi bölgelerinde 45'e 25 eklenmektedir; Bu ela 70'clir.Bugün İstanbul'cla tüm ana caclclelercleortalama 80 clB ölçülmektedir. Hastanelerde bu değerin 35 olması gerekir. İstanbul'cla hastanelerde yapılan ölçümde 82 clB olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla gürültü bakımında bizim şehirlerimiz yaşanılmaz bir konumdadır. Suve ÇevreTeknolojileri: Çevre sorunlarının çözümünün Türkiye'ye maliyeti ne olabilir ve bunun finansmanı nasıl karşılanabilir? Prof. Dr. Ahmet Samsunlu: Eğer AB ile kararlaştırılan görüşmeler başlarsa 35 maddeye uyum sağlayabilmemiz için AB'clenele belirli destek gelecektir. Türkiye'nin çevre sorunlarının çözülebilmesiiçin 50 ile 80 milyar euroya ihtiyaç var. Bunu bizim keneli şartlarımızda karşılamamız mümkün değil. Ama üye olabilmemiziçin bunları halletmemiz gerekir. Suve ÇevreTeknolojileri: Çevre alanında yapılması gereken öncelikli çalışma ne olmalıdır? Prof. Dr. Ahmet Samsunlu: Türkiye'cle Çevre Eylem Planı adıyla bir plan hazırlandı. Ona uyulması ve uygulamaya konulması gerekiyor. Belediye başkanlarının ve belediye yetkililerininçevre konusunu bilmeleri ve önemine inanmaları gerekiyor. Birçok belediye başkanı maalesef çevrenin korunmasıyla ilgili sorunlara gereken önemi vermiyor.Bir arıtma tesisinin gerekliliği algılayamıyor. Belediye başkanlarının büyük bir çoğunluğu gözle görülen işlere yoğunlaşıyor. Türkiye'de mahalliidarelerinçevre bilincine kavuşması ve çevreyle ilgili olarak aldıkları vergi ve ödenekleri çevre yatırımlarına yatırarak sorunlarını çözmeleri sağlanmalıdır. En önemlisi ele kurdukları tesisleri çalıştırmalarıclır. Ülkemizde bazı şehirler kurulu olan arıtma tesisleri çalıştırılmamaktadır, hatta bunlardan bazıları çürümüştür. Mesela Ataköy arıtma tesisi 1960'larcla kurulmuştur, 1970'li yıllarda ziyaret ettiğimde bu tesisin çalıştırılmadığını ve kenelihaline terk edildiğini üzülerek görmüştüm. Bakan olunca bu
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=