1 tesisi işler duruma getirerek bir araştırma kuruluşuna vermeyi istemiştim. Ne yazık ki teklif götürdüğümüz İstanbul Teknik Üniversitesive Tübitak Marmara Araştırma Enstitüsü bu teklifimizireddettiler.Daha sonra 1990'11 yılların başlarında İSKİ Bilim Kurulu'nda görev aldım, orada ela peşine düştüm ve bu tesisin çalışır hale getirilmesiiçin gayret gösterdim. İTÜ'de arkadaşlarımla hazırladığım proje esas alınarak tesis onarıldı ve 1996 yılında işletmeye alındı. O tesis şu anda çalışıyor. Yaniönemli olan kurmak değil çalıştırmaktır. Son yıllarda ülkemizde kanalizasyontesisleri hızla inşa edilmekte ayn ayn bertaraf edilen atıksular birarayagetirilerek bir dereye, nehre veya denize arıtılmadan verilmektedir. Bu durumda yüzeysel sular kirlenmekte ve biyolojikolarak ölmektedir. Bir çok belediye başkanı arıtma tesisini çok zor bir mesele zannediyorlar. Halbuki basit bir ızgara koysa, bir çökeltme havuzu yapsa yüzde 40'a yakın bir arıtma verimi sağlar. Ondan sonra ekonomik durumu elverdiğinde biyolojik kademeyi yapabilir. Yani belediye başkanlarının bu konuya inanması lazım, tabii bunların ela yönlendirilmesi gerekiyor; yönlendirecekolan elatabii ki Çevre Bakanlığı. Suve ÇevreTeknolojileri: Çalışmayan ve çalıştırılmayan arıtma tesislerinikonusundaki düşünceleriniz nelerdir' Prof.Dr.AhmetSamsunlu: Şehirlerimizde kurulan arıtma tesislerinin bir çoğu çalışmıyor. Bunlara hiç bakmıyorlar. Bu bir işletme işidir. Bazı endüstri tesislerinin,adet yerini bulsun diye kurduğu göstermelik tesisler çalışmıyor. Arıtma tesisleri,bu konuda eğitimi ve tecrübesi olan kişiler tarafından yönetilmeli. Ben bir kağıt fabrikasına gitmiştim; oradaki kimya mühendisi, "Hocamben imalatta çalışıyordum, genel müdür bana bir gün kızdı ve beni arıtma tesisine sürdü" eledi. Arıtma tesislerisürgün yeri olarak algılanıyor. O bakımdan çalışmayan veya çalıştırılmayan arıtma tesisleri bir an önce Ataköy'ü örnek olarak almalı ve gerekli adımlan atmalıdır. Ataköy nasıl canlandırıldı ise diğerleri de canlandırılabilir. Çorum'daki arıtma tesisinin ilk avam projesi 1982 yılında hazırlandı, inşaatı 1991' de başladı ve 1998'de açıldı. Açılacağı zaman Çorum'clakibelediye yetkilileri arıtma tesisinin nasıl çalıştırılacağını bilmiyordu. İnşaatı yapan firma altı ay işletti, sonra altı ay daha taşeron bir firma işletti sonra ne oldu bilmiyorum. Onun için bu tesislerin iyi çalışıp çalışmadığını kontrol edecek, devlet mekanizmasının dışında yapı denetiminde olduğu gibi bağımsız kuruluşlar oluşturulmalıdır. Şu anda böyle güvenilirbir kontrol yapılmıyor. Bugüne kadar Türkiye'clekiuygulamada çok önemli bir yanlış yapıldı. Belediyeler, zamanında arıtma tesisini kuramadığı için sanayicilerkeneli arıtma tesisini kurmaya zorlanmıştır. Bugün İstanbul'cla 2 bin civarında sanayi arıtma tesisi var. Batı ülkelerinde uygulanan sistem de ise evsel ve endüstriyel atıksular birlikte arıtılmaktaclır. İSKİ'nin kurduğu arıtma tesislerinde evsel atıksuyunu arıtırken; sanayici ayrı arıtıyor. Tuzla'daki Organize Deri Sanayi Bölgesi ayrı arıtıyor. Halbuki batı ülkelerinde iki su bir araya getirilirve birlikte arıtılır. Sanayisuyunun içinde besin maddesi elediğimiz azot ve fosfor gibi maddeler yoktur. Halbuki evsel pissuyun içinde bunlar oldukça fazladır. Bu suların birlikte arıtılması durumunda suya bu maddelerin ekstradan katılmasına lüzum kalmaz. Bu nedenlerle ve birçok nedenle müşterek arıtma yapılması oldukça yararlı ve ekonomiktir. Su ve ÇevreTeknolojileri: İller Bankası, belediyelerdeki arıtma tesislerinde eğer çıkış suyu değerleri istenilen değerleri sağlıyorsa, elektrik masraflarının yüzde 50'sini ödeyeceğini belirtiyor.Bu konudaki düşünceleriniz? Prof.Dr.AhmetSamsunlu: Bu tür uygulamalar yeni başlıyor. Geçmişte Akhisar Belediyesi arıtma tesisini, elektrik ücreti yüksek olduğu için çalıştırmıyordu. Bu nedenle hükümetin önlem aldığına inanıyorum. Bu şekildeki destekleyici tedbirlerle ve vergi kolaylıkları ile arıtma tesislerinin kurulmasının hızlanacağına inanıyorum. Suve ÇevreTeknolojileri: Havza bazında arıtı11a konusundaki düşünceleriniz nelerdir? Prof.Dr.AhmetSamsunlu: Arıtma sistemleri Avrupa'clahavza bazında ele alınıyor. Türkiye'cle26 havza bulunmaktadır. Mesela Yeşilırmak veya Kızılırmak... Yeşilırmak havzasında iki yüze yakın belediye var. Bu belediyeler içinde bir tanesi bile konuya duyarlı olmazsa sorun çözülemez. Yeşilırmak su kanal idaresi veya havza birliği gibi bir kurum oluşturulsa o kurum havzada bulunan belediyelerin ve bütün endüstriyel kuruluşların sonınuna sahip çıkar. Havzaya herhangi bir sanayi kurulacağı zaman havza ve nehir moclellerinclen faydalanılarak buraya kurulup kurulamayacağına karar verir ve atıksuyunu hangi derecede arıtılması gerektiğini oıtaya çıkarır. Bizde bunlar olmadıkça, yüzeysel sularımızın kurtulması mümkün değil. Yeşilırmak Birliği kurulalı 8 yıl olmasına rağmen atıksu ve arıtma konusu ile ilgili hiçbir şeye baktıkları yok. Suve ÇevreTeknolojileri: Uygulanan çevre politikaları konusunda neler söyleyebilirsiniz Prof. Dr. Ahmet Samsunlu: Oluşturulan çevre politikalarıyla gelecek nesillere yaşayabilecek imkanları bırakmalıyız. Şehirlerimizin, insanların kendilerini mutlu hissedebilecekleri şekilde "Yaşam kalitesine" sahip olmasını sağlamalıyız. Şehirlerimiz yaya ve yürüme yollarına sahip olmalı, insanların rahatça ulaşabileceği park, bahçeler ve yeşil alanlar ihtiva etmelidir. Ben bu imkanlara sahip olmadığım için kendimi İstanbul'cla kafese konulmuş bir kuş gibi hissediyorum. Bu nedenle şehirlerdeki insanların ruhsal sıkıntıları olmasına şaşırmamak lazım. Yani çevre politikası uzun vadeli olmalı, siyasilere bağlı olmamalı. Gelen bakan giden bakanın yaptıklarını elinin ucuyla değiştirmemeli. Geleceğe dönük batı ülkelerindeki gibi uzun vadeli politikalar uygulanmalıdır. Çevre politikası dediğin zaman basit olarak ifade edersek; doğayı temiz tutacaksın, insanlara sağlıklı ve huzurlu yaşam imkanı vereceksin, biyo çeşitliliği koruyacaksın, insanlar ve hayvanlar hava kirliliğinden etkilenmeyecek... Ben bir yerden bir yere kolaylıkla ulaşamıyorum. Çocuk bahçesi yok, semt spor sahaları yok, yürüme yeri yok... Bunların olmadığı şehirlerde insanlar mutlu olamazlar.Hava kirliliğinde sağlanan başarı belediyelerin eseri değildir. Devletin Rusya'clan ve diğer ülkelerden doğal gaz alması gibi ana kararlarının neticesidir. Türkiye'clehiçbir politikanın devamlılığı yok. Mesela tehlikeli atıklarla ilgili çalışma yaptırılmıştır, ama uygulamada şu anda hiçbir şey yapılmıyor. Türkiye'cle her şeyin yapılmamasının nedeni parasızlıkla ifade ediliyor. Belediyelerdeyeteri kadar para var. Belediyeler üzerlerine olmayan bir sürü görev üstleniyorlar ama altyapı ve çevre sorunlarını çözmeyi üstlenmiyorlar.Belediye başkanları, gelecek seçimdeki oyları değil, o şehirde yaşayan insanların ve kendisinin çocuklarını ve torunlarını düşünmelidir. ■ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • SAYI 2 @zJ
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=