E-Dergi Oku 
ABB

İzmir'in Mevcut Atık Sorunları ve Çözüm Önerileri(*)

İzmir'in Mevcut Atık Sorunları ve Çözüm Önerileri(*)

27 Aralık 2012 | KONUK YAZAR
53. Sayı (Aralık 2012)

Dr. Ali Kemal Çakır
İzmir’in gün geçtikçe artan nüfusu ve hızlı gelişimi, beraberinde kayda değer sorunlar da getirmiştir. Bu sorunların önemli bir kısmını atık sorunu oluşturmaktadır. 1992 yılında kurulan Harmandalı Düzenli Katı Atık Depolama Tesisi, ömrünü tamamlamış ve yeni bir depolama tesisi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Yeni depolama tesisinin yerinin tespiti konusunda çeşitli sorunlar da yaşanmaktadır (Halkın kendine yakın depolama tesisi istememesi, kanun ve yönetmeliklere harfiyen uyma zorunluluğu gibi).

Ayrıca hızla büyüyen İzmir’de sanayi artıkları da aynı şekilde artmakta ve bunların bertaraftı konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır (Mevcut İZAYDAŞ tesisinin uzak olması, maliyetlerinde beraberinde fazla olması vs.). Yine inşaat artıkları, molozlar, park-bahçe atıkları, tıbbi atıklar, deniz atıkları bunu izlemektedir.
Evsel katı atıkların döküm alanına transferi için bir transfer istasyonunun kurulması ve bu istasyondan kamyonlarla taşınması gerekmektedir. Fakat mevcut istasyonların kurulumunun, İzmir’in gelişim sürecinde şehir merkezlerinde veya şehir merkezlerine yakın yerlerde kalması hem vatandaşlar hem de atık taşıma maliyetleri açısından sorun oluşturmaktadır.

Tüm bu sorunları çözecek, çevre bilincini oluşturacak, sadece mevcut çözümlerle kalmayıp geleceğe dönük atık planları ve projeleri oluşturabilecek bir yapıya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda İzmir mücavir alan sınırlarındaki atık yönetiminden sorumlu olacak ve büyükşehir bünyesinde kurulacak bir şirkete ihtiyaç vardır.
-    5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesinin (i) fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyelerin Yetki ve İmtiyazları” başlıklı 15. maddesinin (g) bendi gereğince; katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak”, belediyelerin yetkileri arasındadır. Aynı maddenin 2. fıkrası gereğince de belediyeler, (g) bendinde belirtilen “katı atıkla ilgili hizmetleri Danıştay’ın görüşü ve İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla süresi 49 yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir” denilmektedir.

-    Yine, belediyeler 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 2/a maddesi gereğince, kanun kapsamında olup, belediyelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, bu kanun hükümleri gereğince ihale yoluyla yapılması gerekmektedir. Buna göre, “belediyelerin katı atıkların toplanması, taşınması, bertarafı ve geri kazanımı ile ilgili hizmetlerini 3. şahıslardan veya kendi kurdukları şirketlerden hizmet alımı suretiyle yaptırabilmeleri veya katı atık bertaraf ve geri kazanım tesisleri inşa ettirebilmeleri için 4734 sayılı yasada belirtilen usullerde hizmet veya yapım ihalesine çıkmaları gerekir” denilmektedir. 

Katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, bertarafı ve depolanması ile ilgili hizmetlerinin, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddenin 2. fıkrası gereğince imtiyaz yoluyla yaptırılması mümkündür. Bu hizmetlerin imtiyaz yoluyla devredilebilmesi için öncelikle Belediye Meclis Kararı alınması, Danıştay’ın görüşü ve İçişleri Bakanlığı’nın onayı gerekmektedir. İmtiyaz hakkının devri de yine ihale yoluyla yapılabilmektedir. İmtiyaz yoluyla devir durumunda 49 yıl süreyle katı atıkların toplanması, taşınması, geri kazanılması, bertarafı ve depolanması ile ilgili hizmetler, imtiyaz hakkını devir alan işletmeci (firma) tarafından yerine getirilecektir. İmtiyaz hakkının devri halinde, imtiyaz hakkı devir edilen hizmetin kamu hizmeti olma özelliği kaybolmayacaktır. İmtiyaz sahibi, hizmetini kanunda ve sözleşmede kararlaştırılan usuller çerçevesinde yerine getirecektir. İmtiyaz devri halinde, belediye imtiyaz sahibine (işletmeciye) katı atıkların toplanması, taşınması, geri kazanılması, bertarafı ve depolanması ile ilgili herhangi bir bedel ödemeyecek, imtiyaz sahibi katı atık bertaraf veya işletme bedelini, belediye adına, çevre temizlik vergilerinden alabilecektir.
Öncelikli olarak İzmir ili için bir çöp master programının yapılması gerekmektedir. Bu program ilk planda AB direktiflerini baz alarak 2030 yılına kadar yapılmalıdır.

En hızlı çözümün sağlanabilmesi için Harmandalı Depolama Alanı rehabilitasyon ihalesine çıkartılmalı, rehabilitasyon sonrasında Harmandalı Depolama Alanı yeşil bir mesire alanına dönüştürülmeli ve alanda yapılacak gaz değerlendirme çalışmaları neticesinde bir kojenerasyon tesisi kurulmalıdır. Bu sayede, yaklaşık 7000 adet konutun elektrik enerjisi sağlanabilecek ve enterkonnekte şebeke ile TEDAŞ’a veya Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki sanayi tesislerine verilebilecektir.

Civardaki konutlara ısınma amaçlı buhar enerjisi verilebilecek, alanda yapılacak seracılık faaliyetleri ile organik tarım üretimine geçilebilecektir. Böylece alanda herhangi bir koku gibi kötü bir durum söz konusu olmayacaktır. 900 dönümlük alanın yaklaşık 10 dönümüne kurulacak MBA (Mekanik Biyolojik Arıtma) Tesisi ile Harmandalı Depolama Tesisi’nin ömrü ortalama 30 yıl daha çok rahat kullanılabilecektir. Bu anlamda İzmir’in Güney kısmı için kurulması düşünülen 2. depolama tesisi için zaman kazanılmış olacaktır.

MBA’ya ek olarak şehrin güney kısmının organik atıklarının değerlendirileceği (İzmir genelindeki mevcut atığın yüzde 60 kadarını oluşturmaktadır) bir kompost tesisinin kurulması faydalı olacaktır. Bu kapsamda kurulacak kompost tesisi için 3-4 dönümlük bir alan yeterli olacaktır.

Ayrıca hızla gelişmekte olan İzmir sanayisinin tehlikeli atıklarını İzmir genelinde bertaraf edecek herhangi bir tesis yoktur. Sanayi firmaları atıklarını İzmit’te bulunan yakma tesisine götürmektedir. Yüksek maliyetlerine bir de atık maliyetlerine eklemek zorunda kalmıştır. İzmir ilinde (muhtemelen Aliağa olabilir) kurulacak bir yakma tesisi ile hem İzmir hem de Ege Bölgesi’ndeki birçok sanayi kuruluşu artan atık masraflarından kurtulmuş olacaktır.

Genel olarak, katı atık yakma tesisi yapmayı düşünen belediyeler, aşağıda verilen önerileri göz önünde bulundurmalıdırlar:
  1. Katı atık yakma tesisi, entegre katı atık yönetim planının bir parçası olmalıdır. Bu konuda en ekonomik ve sürdürülebilir yaklaşım, kompostlaştırma ve geri dönüşüm için uygun olmayan atıkların yakılmasıdır. Kompostlaştırılabilir atıklar, yüksek su muhtevasından dolayı yakılmamalıdır. Yüksek su muhtevası, atıkların kalorifik değerini önemli mertebede düşürüp yakma tesisinin enerji verimini azaltır. Geri dönüştürülebilir atık, yakmadan daha ekonomik yöntemlerle ekonomiye geri kazandırılabilir.
  2. Katı atık yakma tesisleri, enerji üretimi ve buhar ve/veya elektrik satışını da hedefleyecek şekilde tasarlanmalıdır. Belediyeler, imar planlarını yaparken, gelecekte inşa edilebilecek katı atık yakma tesislerinin yerlerini enerji satışını düşünerek seçmelidirler (örneğin, enerji ihtiyacı yüksek olan endüstriyel komplekslere yakın, belediyenin inşa edeceği ve merkezî ısıtma sisteminin uygulanacağı toplu konutlara yakın olması gibi).
  3. Enerji üretimi olmayan, hatta yakıt ilâvesini gerektiren teknolojiler seçilmemelidir.
  4. Tüm diğer katı atık yönetim tesislerine (düzenli depolama, ayırma/geri dönüşüm, kompostlaştırma) sahip olmayan belediyeler, katı atık yakma tesisi planlamadan bunları tamamlamalıdır.
  5. Katı atık yakma tesisinin yer seçimi ve planlama aşamasında, enerji ve/ veya buhar satış olanakları belirleyici bir faktör olmalıdır.
  6. Yakma tesisinin kapasitesi, kapsamlı bir fizibilite çalışması çerçevesinde belirtilmelidir. Nüfus projeksiyonları dikkatli değerlendirmelidir. Kişi bazındaki atık üretiminde uzun vadede teknolojinin gelişmesi ve çevre bilincinin artmasından dolayı beklenecek düşüş de değerlendirmede göz önünde bulundurulmalıdır. Tesis kapasitesi asla fazla yüksek tutulmamalıdır.

 


İlginizi çekebilir...

Sel ve Taşkınlar

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sel ve taşkınlar, en sık görülen ve en çok zarara yol açan afetlerin başında gelmektedir....
6 Ekim 2020

İklim Krizi ve Pompalarda Enerji Verimliliği

Birkaç on yıldır çevre aktivisti hareketler, hükümetler, enerji verimliliği uzmanı mühendisler ve bilim insanları iklim krizini tartışıyor....
30 Haziran 2020

Dünyamızdaki Gerçek Tehlike: Su Kıtlığı

Su kıtlığı 21. yüz yılın en büyük sorunlarından birisidir. Dünyanın dörtte üçünün sularla kaplı olmasına rağmen, tatlı su kaynakları su kaynaklarının ...
7 Haziran 2020

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2021 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.