E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 
Endress+Hauser Türkiye

Yaşam Alanlarımızdaki Davetsiz Misafir: Radon

Yaşam Alanlarımızdaki Davetsiz Misafir: Radon

28 Şubat 2012 | PERSPEKTİF
43. Sayı (Şubat 2012)

Berna Akın bernaakin@b2bmedya.com Radon; renksiz, kokusuz radyoaktif bir gazdır. Yine radyoaktif bir gaz olan uranyumun bozunması sonucu oluşur.
Radon gazı topraktan havaya kolay bir şekilde geçer ve radyasyon yayar. Radon dışarıdaki havaya karıştığında zararsızdır. Ancak yapı içinde ve kapalı ortamlarda seviyesi yüksektir. Özellikle bodrum katlarda ve toprakla temas eden zeminlerde radon seviyesi daha da fazladır.

Radon gazı yaşam alanlarımıza bina çatlaklarından, zemindeki boşluklardan ve drenajdan girer. Bir başka kaynağı ise yapı malzemesi olarak kullanılan taş, toprak ve çimentodur. Ancak temel toprağından sızan radonun etkisi daha önemlidir. Radon, içme suyunda da bulunabilir ve konsantrasyonu suyun kaynağına göre değişir ve konsantrasyon zaman zaman tehlikeli seviyelere ulaşabilir. Radon gazı, başlıca zararlı etkilerini solunduğu zaman gösterir; radon içeren suyu içmekle mide kanseri olma olasılığı, radonu soluyarak akciğer kanseri olma olasılığına göre çok azdır. Ancak sudaki radon, duş yaparken havaya karışabilir ve solunabilir.
Radon yaşam alanlarımızın yanında özellikle maden ocaklarında, tünellerde, mağaralarda ve yeraltı sularında da görülüyor. Bu nedenle kapalı madenlerde çalışan maden işçilerinin radona bağlı mesleki akciğer kanserine yakalanma riski oldukça fazla oluyor.

Dünya Sağlık Örgütü, (WHO The World Health Organization) yeni yayınladığı raporda dünyadaki akciğer kanserinin %15’ine RADON gazının sebep olduğunu söylüyor. Sigaradan sonra en önemli ikinci akciğer kanseri nedeni olarak kabul ediliyor. İkisinin birarada bulunduğunu düşünün. Oluşturacağı sinerji ile meydana gelen zarar, ikisinin ayrı ayrı meydana getireceği zarardan daha büyük olacaktır.

Amerikan Çevre Koruma Dairesi ise, özellikle üçüncü kattan daha aşağıdaki yaşam alanlarının radon gazı yönünden araştırılmasını öneriyor. Radonun kanser yapıcı etkisinin, yaşam alanındaki radon düzeyinin dışında, kişinin burada ne kadar zaman geçirdiğine ve sigara içip içmediğine bağlı olduğunu belirtiyor.

Yaşam alanlarında radona daha az maruz kalmak için bina çatlaklarını kapatmak ve toprağa yakın katları havalandırmak gerekir. Ayrıca Radonun sızmayacağı kalitede inşaat yapılması ve inşaat malzemesi kullanılması önemlidir. İyi bir iç hava kalitesi ile insan sağlığını tehdit eden radona maruz kalma süresini azaltmak önemli katkıdır. Bunun için evlerimizi ve günümüzün büyük bir kısmını geçirdiğimiz işyerlerimizi sık sık havalandıralım ve kapalı alanlarda lütfen sigara içmeyelim.

Berna Akın
bernaakin@b2bmedya.com


 


İlginizi çekebilir...

Londra Düşük Emisyon Bölgesi

Şehir sakinlerinin hayatını doğrudan etkilemiyor gibi görünse de hava kirliliğinin kritik seviyelerde yer aldığı ve her sene yüzlerce insanın buna bağ...
10 Mayıs 2019

O Bize Değil, Biz Ona Aitiz...

Merve Balta
Çevre Mühendisi / Standart Pompa...
21 Haziran 2017

Yaşam iksiri ve iktisadi güç Su, Dünyayı Harekete Geçiriyor

Önümüzdeki yıllarda, üstesinden gelinmesi gereken en büyük zorluklar arasında, bütün dünyada temiz su sağlanması konusu bulunuyor. Tabii ki bu konuyla...
26 Temmuz 2013

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.