E-Dergi Oku 
BIODESULF
WILO

NCH Atıksu Çözümleriyle Dikkat Çekiyor

NCH Atıksu Çözümleriyle  Dikkat Çekiyor

5 Mayıs 2016 | SÖYLEŞİ
93. Sayı (Nisan 2016)

1919 yılında ABD'de kurulan ve yüz yirmiden fazla patente sahip NCH'nin "Endüstriyel Bakım Ürünleri", "Atıksu Çözümleri", "Madeni Yağlar", "Parça Temizleme Sitemleri", "Sarf Malzemeleri" ve "Su Şartlandırma" olmak üzere 6 ürün grubu bulunuyor. "Atıksu" alanında sektöre önemli tasarruf imkanları sunan NCH'nin "BioAmp" olarak isimlendirdiği bilgisayar kontrollü mikrobiyal fermantasyon üniteleri ise bu kapsamdaki en önemli çözümlerinden birisi... NCH'nin uzun yıllar boyunca sürdürdüğü Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdiği "BioAmp" ve NCH ile ilgili bilgiyi NCH Türkiye Ülke Müdürü Şanser Kültür ve NCH Türkiye Atıksu Grubu Satış Müdürü Seval Kayalı'dan aldık...

Su ve Çevre: NCH hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?

Şanser Kültür: NCH, ABD’de 1919 yılında kimyasal madde üretimi yapmak üzere kurulmuş bir firma. Daha sonra ürün geliştirme çalışmalarının başlaması ve satış ağının genişlemesiyle birlikte önce Amerika geneline, sonra da Güney Amerika’ya yayılıyor. 1960’ların sonunda da Avrupa’ya geliyor. Dünyada yüz yirmiden fazla patenti olan NCH’nin satış hacmi ise milyar doların üzerinde. Dünyanın çeşitli noktalarında 32 fabrikası olan NCH’nin su, enerji ve bakım çözümleri kapsamında “Endüstriyel Bakım Ürünleri”, “Atıksu Çözümleri”, “Madeni Yağlar”, “Parça Temizleme Sitemleri”, “Sarf Malzemeleri” ve “Su Şartlandırma” olmak üzere 6 ürün grubu bulunuyor.

Türkiye’deki faaliyetlerimiz ise NCH Avrupa’ya bağlı olarak 1987’de başladı. Türkiye’de ilk sunduğumuz ürünler daha çok endüstriyel tesislerdeki mekanik ve elektrik işleri ile ilgili temel bakım ürünleriydi. Zamanla Avrupa ürün portföyümüzdeki tüm ürünleri Türkiye’ye getirmeye başladık. Madeni yağlar çok fazla ürün çeşidi bulunan ve çok geniş bir alana hitap eden bir ürün grubu. Atıksu ise Türkiye’de yeni olmasına rağmen payı gittikçe artan bir grup.

Atıksu alanında müşterilerimize önemli tasarruf imkanı sunuyoruz. Tesisinin sorunsuz çalıştığını düşünen müşterilerimize dahi, hala yapılacak iyileştirmeler olduğunu ve bu sistemle büyük tasarruf sağlanabileceğini gösteriyoruz.

NCH olarak dünyanın hiçbir yerinde satışlarımızı bayi veya distribütör gibi aracı firmalarla yapmıyoruz. Doğrudan satış yapan bir firmayız. Türkiye’de de satışlarımızı, kendi eğittiğimiz uzman çalışanlarımızla, NCH’ye özgü yöntemlerle doğrudan gerçekleştiriyoruz.

Su ve Çevre: Bugüne kadar Türkiye’de neler yaptınız?

Şanser Kültür: Türkiye’de yukarıda bahsettiğimiz ürün gruplarımızı yıllardır memnuniyetle kullanan binlerce müşterimiz var. NCH’nin başarısını ifade etmek gerekirse, Türkiye’nin en büyük 500 endüstri kuruluşunun yaklaşık dört yüzü ile çalıştığımızı söyleyebilirim. Otomotiv sektörünün devlerinden Türkiye’nin önde gelen holdinglerine ait tesislere kadar birçok tesiste çözümlerimiz yer alıyor.



Bilgisayar kontrollü mikrobiyal fermantasyon ünitesi BioAmp


Su ve Çevre: NCH atıksu konusunda neler yapıyor? Ne gibi çözümler sunuyor?

Seval Kayalı: Atıksu, firmamızın önem verdiği iş kollarından biri. Aslında, NCH’nin atıksu çözümleri 35-40 yıl önceye dayanıyor. NCH, bakım hizmeti verdiği firmalarda, özellikle bina bakımı sırasında karşılaştığı mekanik sorunları çözmek için önce çeşitli kimyasal çözümler geliştiriyor. Zamanla, atıksu alanında, daha çevreci çözümler geliştirerek biyolojik yöntemlere ağırlık veriyor.

Bu alanda uzun yıllar önce Ar-Ge çalışmaları ile geliştirilen patentli “BioAmp” olarak adlandırdığımız bilgisayar kontrollü mikrobiyal fermantasyon ünitelerimiz ile dünyanın birçok ülkesinde müşterilerimize hizmet veriyoruz. Biz de Türkiye’de, yaklaşık altı yıldan bu yana BioAmp sistemimizin sağlayacağı faydaların müşterilerimizde yaygınlaşmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Normalde atıksu alanında kullanılan bakteriler üretilip, paketlenerek sıvı veya toz halde satılır. Bildiğiniz gibi bakteriler canlıdır ve üreticiler bu bakterileri paketleyebilmek için öncelikle pasif (spor) hale getirirler. Ve bu bakterilerin kullanıcının uyguladığı yerde aktif hale gelebilmesi için 4-6 saatlik bir bekleme süresi gerekir. Bu bakterilerin çoğu, kullanıldığı yerde, özellikle yoğun çalışan tesislerde, henüz aktif hale gelemeden suyla birlikte akıp gidebilir. Yine bu uygulama insana bağlı bir uygulama olduğu için her zaman doğru zamanda ve doğru dozajda yapılamayabilir. BioAmp, NCH’nin tüm bu uygulama zorluklarını çözmeye yönelik geliştirdiği, mühendislik ve mikrobiyolojinin gücünü, bilgisini birleştirerek ortaya çıkardığı bir bakteri üretme sistemidir.

BioAmp, bakterinin uyanması ve aktif hale gelmesi için geçmesi gereken süreyi ve optimum koşulları kendi içerisinde sağlıyor ve sonrasında bu bakterileri çoğaltarak, bizim ayarladığımız zaman diliminde, bizim ayarladığımız dozajlarla otomatik olarak sisteme veriyor. Kısacası insana bağlı uygulamayı ortadan kaldırıyor ve aktif-sindirmeye hazır bakterileri ihtiyaç olan noktaya uyguluyor. Tabii bakteri uygulamalarında kullanılan bakterinin türü de çok önemli. BioAmp’ın içerisinde özel olarak seçilmiş, NSF onaylı, yani gıda alanlarında kullanılmaya uygun 12 tür bakteri yer alıyor. Bu bakterilerin 7 tanesi fakültatif-aerobik bakteri. Bu sayede oksijen sağlamanın çok mümkün olmadığı koşullarda bile iyi bir arıtma sağlayabiliyor.

BioAmp, küçük arıtma sistemlerinde kullanılabildiği gibi büyük atıksu arıtma tesislerinde de kullanılabiliyor. Arıtma tesislerinde bakteri dozajlamasının otomasyonunu sağladığı gibi, tesisin verimini artırmak ve bu sayede işletme maliyetini azaltmak amacıyla da kullanılıyor. Daha az oksijen ihtiyacı duyan bakteriler sayesinde difüzörlerin, blowerların kullanımını azaltarak enerji tasarrufu sağlayabiliyor. Ya da fakültatif anaerobik bakterileriyle koku problemlerini ortadan kaldırıp, koku problemini çözmeye yönelik uygulamalardan tasarruf sağlıyor. Zaten arıtma tesislerinin işletme maliyetlerinde en önemli kalemler enerji, eğer bir kimyasal basamağı varsa kimyasal madde maliyeti ve çamur bertarafıdır. Biz, BioAmp ile hem enerji hem de kimyasal kullanımından tasarruf sağladığımız gibi çamur miktarını da azaltabiliyoruz.

Elektrik kullanımında yüzde 15’ten başlayıp tesisin çalışma şartlarına bağlı olarak yüzde 40’lara kadar tasarruf sağlayabiliyoruz. Çamur azaltımında yüzde 40’lara kadar çıktığımız tesisler var. Özellikle gıda tesislerinde, atıksu arıtmanın kimyasal basamağı öncesinde giderim sağlayarak kimyasal kullanım oranını da azaltmış oluyoruz.

BioAmp sistemimiz, bahsettiğimiz teknik ve mali faydaların yanısıra müsterilerimizin çevre ve ISG standartlarını yükseltmelerine de destek oluyor.  Özellikle Yeşil Bina Sertifikası (LEED) almak isteyen firmalar için BioAmp büyük avantajlara sahip. BioAmp, 2014 yılında Amerika’da Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC)’nin “En Yeşil Ürün” ödülünü almıştı. Bilindiği gibi Yeşil Bina konseptinin tamamlanabilmesi için belli kriterler var. Bu noktada BioAmp atık miktarlarının azaltılması ile ilgili firmalara önemli destek sağlıyor. Firmalar atıklarını şu anda manuel olarak mekanik yöntemle (vidanjör vb.) toplayıp, biriktirip atık bertarafına gönderiyorlar. Bizim yaptığımız ise bu atığı kaynağında biyolojik olarak ortadan kaldırıp suya dönüştürmek, binanın deşarj parametrelerini düşürmek ve bertarafa gönderilen kirli atıkları ortadan kaldırarak firmalara Yeşil Bina gerekliliklerini sağlamada destek olmak.


NCH Teknik Satış Uzmanı Aslı Taş, NCH Türkiye Atıksu Grubu Satış
Müdürü Seval Kayalı ve NCH Teknik Satış Uzmanı Yasemin Özdamar


Su ve Çevre: BioAmp’ın kurulumu ve kullanımı nasıl?

Seval Kayalı: Biliyorsunuz biyolojik süreçlerde sistemi kurup, iki gün sonra sonucu görmek mümkün değil. Biz tesislerle görüşmelerimizde mevcut koşulların tespitini yapıyoruz ve o tesise uygun bir proje hazırlıyoruz. Bu proje kapsamında işletme maliyetlerinden neleri azaltabileceğimizi, hangi sorunları çözebileceğimizi müşterimize detaylı bir şekilde sunuyoruz. Bu noktaya kadar herhangi bir ücretlendirme yapmıyoruz. Böylece firmalar, mevcut tesis koşullarını ve yapılabilecek iyileştirmeleri uzman bir çevre mühendisi tarafından hazırlanmış bu raporda görebiliyorlar. Karar vermeleri durumunda bizim tesise kurulum yapmamız ise sadece bir gün. Asıl iş bundan sonra başlıyor. Uygulamanın tüm detayları ilk gününden itibaren konusunda uzman çevre mühendisi arkadaşlarımız tarafından takip ediliyor ve müşterilerimize raporlanıyor.
Tabiki her tesisin atıksu hacmi ve koşulları birbirinden farklıdır. Binalar ve atıksu arıtma tesisleri için farklı hesaplama teknikleri kullanıyoruz. Firmanın ihtiyacına göre ünite sayısını artırarak bir çalışma planı sunuyoruz. Bazı tesislerde bir havuza 5 makine dozaj yapıyor, bazı tesislerde büyük makinelerimizi kullanıyoruz, bazı tesislerde de mini BioAmp dediğimiz daha küçük sistemlerle müdahale ediyoruz. Yani hem BioAmp’ın farklı varyasyonlarını kullanarak hem de atıksu hacmine bağlı olarak sayısını artırarak her tesise uygun çözüm sunabiliyoruz.
BioAmp, tesise bağlandığı zaman standart bir elektrik ve su bağlantısıyla çalışıyor. Biz aslında üniteleri satmıyoruz, kiralama usulü firmalara kuruyoruz. Kurulumu, bütün kontrolleri, bakımları, içerisindeki bakteri kültürünün yüklenmesi için aylık servis hizmetlerine kadar her şey bize ait. Müşteriye atıksu analizleri de dahil olmak üzere her şeyi içeren bir hizmet faturası kesiyoruz. Her ay gidip ünitenin bakımlarını yapıp, aylık olarak bakteri kültürünü yüklüyoruz. Bunun için de kurulumları ve servis hizmetlerini sağlayan bir teknik ekibimiz var.

Su ve Çevre: Çevre sektörüyle ilgili yorumlarınız nelerdir?

Seval Kayalı: Türkiye’de çevre sektörü, gelişmiş ülkelere göre biraz daha yavaş ilerliyor. Son yıllarda özellikle AB’ye uyum çalışmaları çerçevesinde çevre yönetmeliklerinde birtakım iyileştirmeler yapıldı ve uygulama kontrol aşaması da yavaş yavaş yerine oturmaya başlıyor. Tabii ki bir geçiş dönemi yaşanıyor ve aksaklıklar devam ediyor ancak her geçen gün daha da iyi olacağını umut ediyoruz.
Çevre bilincinin ve altyapının henüz tam oturmamış olması birçok tesiste çevre yatırımlarının sadece cezadan kaçmak amacıyla yapılmasına neden oluyor. Görüştüğümüz firmalara, yapacakları yatırımın, karşılaşabilecekleri cezalardan kaçınmanın yanı sıra onlara bir kazanç da sağlayabileceğini anlatıyoruz.  Ancak yatırımcıların çoğunda, geçmişte çeşitli çevre şirketleriyle yaşadıkları olumsuz tecrübelerden kaynaklı bir direnç ve önyargı var diyebiliriz ve bunu çok da haksız bulmuyoruz. Hem kendi işimizin hem de sektörün sürekliliği açısından müşterilerimizin alternatif çözümler üzerine eğitilmesinin ve yaptığımız işle ilgili detayları bilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Şeffaf ve teknik bilgiyi paylaşarak çalışmak, uygulamalardan alacağımız faydayı artırıyor.

 

İlginizi çekebilir...

ProMinent Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kahraman:"ProMinent'in Yeniliklerini Kullanıcıların Hizmetine Sunacağız"

Dergimizin sorularını yanıtlayan ProMinent Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kahraman, 'ProMinent GmbH'ın yeniliklerini ülkemizdeki kullanıcıların ...
8 Haziran 2022

Wavin Türkiye Genel Müdürü Fatih Asal: "'Yağmur Suyu Toplanması En Kolay Su Kaynağıdır"

İnovasyon ve dijitalleşmeyi odağında tutan teknolojiler tasarlayan Wavin, geliştirdiği son ürünler ile dikkat çekiyor....
13 Ocak 2022

REDCO Çevre Mühendisi Nurgül Tanrıverdi: "Arıtma Çamurları Önemli Bir Hammadde"

Kurutma tesislerinde işlem gören çamurun, yakıt ya da tarımda toprak iyileştirici olarak kullanılması halinde önemli bir hammadde niteliğinde olduğunu...
7 Aralık 2021

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2022 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.