E-Dergi Oku 
BIODESULF
WILO

Anadolu Flygt Genel Müdürü Feyyaz Yumurtacı: "Blower Teknolojisinde Gelinen Son Nokta: Hava Yataklı Turbo Blower"

Anadolu Flygt Genel Müdürü Feyyaz Yumurtacı:

5 Mayıs 2016 | SÖYLEŞİ
93. Sayı (Nisan 2016)

Arıtma tesislerinde enerjiyi en çok harcayan, dolayısıyla enerji tasarrufunun en verimli yapılacağı ekipmanlardan biri, blowerlar. Sürekli gelişen blower teknolojisinde gelinen son nokta ise hava yataklı turbo blowerlar. Anadolu Flygt Genel Müdürü Feyyaz Yumurtacı, turbo blowerlar ve blower konusunda en son teknolojiden Türkiye'nin de yararlanabilmesi için Anadolu Flygt'ın Türkiye'ye sunduğu TurboMax ürünleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı. TurboMax hava yataklı Turbo Blower'ın yüksek devirli bir motor, havalı yataklar ve güçlü bir santrifüj kompresör tasarımı ile en iyi verimi sağladığını söyleyen Yumurtacı, "TurboMax blower, klasik blower tasarımlarına kıyasla elektrik maliyetini yüzde 30'dan daha yüksek oranda azaltıyor ve birçok diğer yararının yanı sıra temiz ve sessiz bir çalışma ortamı da sağlıyor" diyor...

Su ve Çevre: Arıtma tesislerinde, enerji verimliliği konusunda özellikle blowerlar öne çıkıyor. Blower teknolojileri ve Anadolu Flygt’ın Türkiye temsilciliğini yaptığı TurboMax hava yataklı turbo blowerlar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Feyyaz Yumurtacı: Arıtma tesislerinde enerjinin en çok sarf edildiği yer havalandırma tanklarıdır. Blowerlar, havalandırma tanklarına hava sağlayan alçak basınç kompresörleridir. 24 saat sürekli çalışırlar ve çok fazla enerji harcarlar. Dolayısıyla arıtma tesislerinde enerji tasarrufunun en çok yapılabileceği bölüm havalandırma tanklarıdır ve en yüksek verimli olması gereken ekipman da blowerlardır.
Eskiden arıtma tesislerinde, hem teknoloji bu kadar gelişmediği için hem de ekonomik olduğu için roots blowerlar kullanılırdı. Bunlar zamanla yerini turbo blowerlara bırakmaya başladılar. Turbo blowerlar ilk üretilmeye başlandığında çok büyük kapasitelerde üretiliyorlardı. Dolayısıyla büyük kapasiteli tesislerde turbo blower kullanılırken küçük kapasiteli tesislerde roots blowerlar kullanılmaya devam ediyordu. Ancak günümüzde küçük kapasiteli turbo blowerlar da yapılmaya başlandı. Artık küçük kapasiteli tesislerde de turbo blower kullanmak mümkün. Turbo blower konusu çok yeni bir konu, bu nedenle son kullanıcıların çok iyi bilgilendirilmesi gerekiyor.

Blower teknolojisi sürekli gelişiyor. Hava yataklı turbo blowerlarla birlikte, blower teknolojisi bugün 5. jenerasyona gelmiş durumda. Roots blowerlardan sonra geliştirilen ilk turbo blowerlar, kademeli turbo blowerlardı. O dönemde, hem çok büyük kapasitelerde üretildiği hem de çok pahalı olduğu için roots blowerlar kullanılmaya devam ediyordu.
Kademeli turbo blowerların ardından, yüksek devirli dişli kutulu turbo blowerlar geliştirildi. Blowerlar aslında 20-28 bin devirlerde dönen türbinlerdir, bunu bir dişli kutusuyla çevirdiğiniz zaman, motor 3 bin devirde çalışırken türbini 22-28 bin devirde çalıştırabiliyorsunuz. Dolayısıyla dişli kutusu, o dönem için önemli bir yenilikti ve dişli kutulu blowerlar pazarın büyük bölümünü aldı.
Daha sonra yüksek devirli elektrik motorlarının icat edilmesiyle birlikte 1980’li yıllarda manyetik yataklı blowerlar devreye girdi. Manyetik yataklı blowerlarda türbinin yatak kısmına enerji vererek mıknatıslıyorsunuz, bunun sonucunda şaft havaya kalkıyor, yatakla teması kesiliyor ve bu sayede çok yüksek devirde rahatlıkla dönüyor. Ancak manyetik yataklılarda da birtakım sorunlar çıkmaya başladı. Mıknatıslama için sürekli yatağa enerji verildiğinden yatak ısınıyordu ve bir soğutma sistemi gerekiyordu. Enerjinin aniden kesildiği durumlarda da mıknatıslama kesileceği için şaftın çalışırken yatağın üzerine basıp bozulmaması için UPS veya akü gibi elektrik sistemini besleyecek bir enerji kaynağı ihtiyacı vardı.

Turbo blowerların en yeni teknolojisi olan “hava yataklı turbo blowerlar” ise 2000’li yılların başında Koreli Samsung firması ile NASA’nın ortaklaşa bir çalışmasıyla geliştiriliyor. Blowerlarda uçak türbinlerinde olduğu gibi hava yatağı kullanmaya başlıyorlar ve bunun sonucunda daha ekonomik üretilebilen, kesinlikle arıza yapmayan, ısınma problemi olmayan blower üretilmiş oluyor.
Yani blower teknolojilerinde gelinen en son nokta, hava yataklı turbo blowerlardır. Biz de blower konusunda en son teknolojiden Türkiye’nin de yararlanabilmesi için TurboMax’in mümessili olduk ve TurboMax’in en son teknoloji bu ürünlerini Türkiye’ye sunuyoruz.
TurboMax hava yataklı Turbo Blower; yüksek devirli bir motor, havalı yataklar ve güçlü bir santrifüj kompresör tasarımı ile en iyi verimi sağlıyor. TurboMax blower, klasik blower tasarımlarına kıyasla elektrik maliyetlerini yüzde 30'dan daha yüksek oranda azaltıyor ve birçok diğer yararının yanı sıra temiz ve sessiz bir çalışma ortamı sağlıyor.

Günümüzde arıtma tesislerinin ihalelerinde ilk yatırım maliyetinin yanı sıra işletme maliyetine de bakılıyor. Müteahhitler, tesisi yaptıktan sonra belirli bir süre o tesisin işletilmesinden de sorumlu oluyorlar. Bu nedenle tesisler yapılırken en verimli ürünler tercih ediliyor. Bu da son dönemde yapılan arıtma tesislerinin kalitesini artırıyor. Dolayısıyla turbo blowerların önemi ve kullanımı da artıyor ve artmaya devam ediyor. Son dönemde yapılan büyük arıtma tesislerinde 300-400 kw’lık blowerların da turbo blower olması isteniyor. Çünkü turbo blowerlar yüksek verimli olmalarının yanı sıra bakım gerektirmiyorlar, sessiz çalışıyorlar ve yer kaplamıyorlar. Ayrıca turbo blowerlarda otomasyon kendi içinde yer alıyor. Yani, havuzların oksijen miktarına bağlı olarak turbo blower kendini daha düşük devirde ya da daha yüksek devirde çalıştırabiliyor. Halbuki roots blowerda dışarıya frekans konvertörü ve bir yazılım atmanız gerekiyor. Önümüzdeki dönemde, pazardaki son kullanıcıların da bu konuda daha çok bilinçleneceklerine ve turbo blowerın kullanımının giderek artacağına inanıyoruz.


TurboMax hava yataklı turbo Blower

Su ve Çevre: Bugüne kadar TurboMax blowerlarla hangi projelerde yer aldınız?

Feyyaz Yumurtacı: En son dönemde Çorlu Arıtma Tesisi, Çerkezköy Arıtma Tesisi, Kırklareli Arıtma Tesisi projelerinde yer aldık. Daha önce de TurboMax’den önce temsilciliğini üstlendiğimiz Neuros’la yaptığımız tesisler var.

Su ve Çevre: Arıtma tesisleri ve bu tesislerde kullanılan ekipmanlar her geçen gün geliştiriliyor. Önümüzdeki dönemde bizi ne gibi yenilikler ve teknolojiler bekliyor?

Feyyaz Yumurtacı: Arıtma tesislerinde bütün dünya “akıllı” sistemlere yöneliyor. Pompa üretiminde de artık akıllı pompalar geliştiriliyor. Flygt’ın son dönemde icat ettiği, tıkandığı zaman kendi kendine ters çalışıp, içindeki malzemeyi çıkarıp, sonra tekrar dönüp çalışmaya devam eden Flygt pompalar var. Veya pompa istasyonuna az su geliyorsa, frekansını düşürüp düşük devirde daha az enerji harcayarak çalışan; su çok geliyorsa, tekrar yüksek devirde çalışan ve bunu hiç müdahale olmadan kendi kendine yapan pompalarımız var.
Pompa teknolojisi gibi, mikser teknolojisi de çok gelişti. Mikserler, suyun içindeki askıda katı maddelerin çökmesini engellemek ve suyu sirküle ettirebilmek için havalandırma tankının içinde 365 gün 24 saat dönüyor, büyük bir su kütlesini alıp ileri doğru itiyor ve havalandırma tankının içerisinde suyun hızını 0,30 metre/sn’lerde tutuyor. Bir şekilde, projede bir hata yaptıysanız, su 0,33-35 metre/sn hızla dönüyorsa, televizyon kumandası gibi basit bir kumandayla mikserin devrini düşürebiliyor, suyun yavaşlamasını sağlayabiliyorsunuz. Veya tam aksi suyun hızı düşükse mikseri hızlandırabiliyorsunuz. Bu şekilde optimum seviyede tasarrufu sağlayabiliyorsunuz. Bunlar teknolojide çok önemli gelişmeler. Bu teknolojileri de yine dalgıç mikserleri icat eden Flygt firması geliştirdi ve yeni üretim Flygt mikserlere uyguladı.
Teknoloji hızla ilerliyor. 20 sene önce Anadolu Flygt’a ilk başladığım zaman hayal bile edemeyeceğim pompa teknolojilerini bugün görüyorum. Bir sonraki adımın ne olacağını bugünden kestirmek zor, ancak enerjiyi daha az harcayan başka bir ekipman geliştirilmeye devam edecektir. Çünkü bütün dünyanın teknoloji geliştirirken odaklandığı nokta, “enerji tasarrufu”.

Su ve Çevre: Türkiye’deki su ve çevre sektörü ile ilgili düşünceleriniz, değerlendirmeleriniz nelerdir?

Feyyaz Yumurtacı: Su sektörü dünyanın her yerinde nüfusa bağlı büyüklüğü olan bir sektör. 3 milyon nüfuslu bir ülkede, 3 milyon insanın içme suyu ihtiyacı vardır ve 3 milyon insan suyu kirletir. Pazarın büyüklüğü de ona göre olur. 70 milyonluk Türkiye’deki pazarın büyüklüğü de ona göre.
Bütün dünyada arıtma tesislerindeki gelişim şu şekilde olur: Eğer hiç arıtma tesisi yapmadıysanız, önce içme suyunu arıtacaksınız. Bütün ülkelerde, önce içme suyu arıtma tesisleri yapılmış, yatırımlar buraya kanalize edilmiştir. İçme suyu arıtma tesisleri belli bir seviyeye geldikten sonra artık atıksu arıtma tesislerine başlanmıştır. Bizim durumumuza baktığımızda, şu an yerleşim yerlerindeki içme suyu arıtma tesisleri herhalde yüzde 90 seviyelerine ulaşmıştır. Ancak atıksu arıtmasında ancak yüzde 60’lardayız. Yani halen yüzde 40 civarı arıtılmadan doğaya bırakılan atıksu var. Bu da gösteriyor ki, önümüzdeki 10-15 yıl boyunca arıtma işi gelişerek devam edecek. Bu nedenle de yurtdışından hem üretici firmaların hem de müteahhit firmaların Türkiye’ye ilgisi çok fazla.

Su ve Çevre: Anadolu Flygt eğitime de çok önem veren bir firma. Bu konudaki çalışmalarınızla ilgili de kısaca bilgi verebilir misiniz?

Feyyaz Yumurtacı: Biz Anadolu Flygt olarak eğitime büyük önem veriyoruz. Amerika’da Avrupa’da bazı kuruluşlar, eğitim ve çevre bakanlıklarıyla işbirliği halinde, arıtma tesislerinde çalışan teknik elemanlara kurslar, eğitimler verip bakanlık onaylı sertifikalar veriyorlar. Bu sertifika sayesinde o teknik elemanlar işlerinde daha hızlı ilerleyip daha yüksek maaşlar alabiliyorlar. Türkiye’de de bunun Milli Eğitim Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yapılması lazım. Biz bu amaçla, bünyemizde bir teknik okul kurduk. Dönem dönem burada eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Ancak yıl boyunca sürekli devam eden bir eğitim programımız şimdilik yok. Bu tarz eğitimlerin bizim gibi kuruluşlarda gelişeceğini ve daha sonra belki bağımsız kuruluşların da bu tip bir yapılandırmaya gideceğini düşünüyorum.

 

İlginizi çekebilir...

ProMinent Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kahraman:"ProMinent'in Yeniliklerini Kullanıcıların Hizmetine Sunacağız"

Dergimizin sorularını yanıtlayan ProMinent Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Kahraman, 'ProMinent GmbH'ın yeniliklerini ülkemizdeki kullanıcıların ...
8 Haziran 2022

Wavin Türkiye Genel Müdürü Fatih Asal: "'Yağmur Suyu Toplanması En Kolay Su Kaynağıdır"

İnovasyon ve dijitalleşmeyi odağında tutan teknolojiler tasarlayan Wavin, geliştirdiği son ürünler ile dikkat çekiyor....
13 Ocak 2022

REDCO Çevre Mühendisi Nurgül Tanrıverdi: "Arıtma Çamurları Önemli Bir Hammadde"

Kurutma tesislerinde işlem gören çamurun, yakıt ya da tarımda toprak iyileştirici olarak kullanılması halinde önemli bir hammadde niteliğinde olduğunu...
7 Aralık 2021

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • BAU Teknolojileri Dergisi
  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2022 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.