WWF Türkiye'den Marmara'daki Müsilaj Kabusu için Çağrı: "Acil eylem, planlarda kalmasın"

WWF Türkiye'den Marmara'daki Müsilaj Kabusu için Çağrı: "Acil eylem, planlarda kalmasın"

9 Ocak 2025 | HABERLER
590 kez okundu

Marmara Denizi, çevresinde yaşayan 25 milyon insanın, bölgedeki sanayi tesisleri ve tarımsal faaliyetlerin atık yükünü taşıyor. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan müsilaj sorununun çözümü için 2021 yılında 22 maddeden oluşan Marmara Denizi Eylem Planı hazırlanmış ve Marmara Denizi'nin tamamı özel çevre koruma bölgesi ilan edilmişti. Ancak müsilajın en önemli sebeplerinden atık deşarjı ve kirlilik sorunu aradan geçen 3 yılda çözülemedi.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı da müsilajın Marmara Denizi'nde yayıldığına ve Ege Denizi'ne geçtiğine dikkat çekerek “Yer yer yüzeye çıksa da mevcut şartlarda 3-25 metre derinliklerde örümcek ağı gibi denizi saran müsilajın suların ısınmasıyla birlikte ilkbahardan itibaren yüzeye çıkma ihtimali oldukça yüksek. Deniz dibine çökmeye başlayan müsilaj, pinalar, deniz çayırları, süngerler ve mercanlar gibi canlı gruplarını tehdit etmeye başladığı gibi balıkçıların attıkları ağı çekemez hale gelmesine neden olmaya başlamıştır" dedi.

Tek çözüm, bir litre suyun bile arıtılmadan denize bırakılmaması
Müsilaj, tek hücreli bitkisel mikroorganizmaların (fitoplankton) uygun ortam bulduklarında aşırı derecede artarak, denize salgılarını bırakmalarıyla oluşuyor. Deniz ortamındaki hayvansal besinleri içine hapseden müsilaj, hareket edemeyen midye, istridye, mercanlar gibi canlılar ile larvaların üzerine çökerek, deniz canlılarının beslenmesini ve solunumunu etkiliyor. Bu durum, biyolojik çeşitliliğin azalmasına sebep olmakla kalmıyor, çevre ve insan sağlığını da tehdit ediyor.

Prof. Dr. Mustafa Sarı'nın açıklamalarının ardından karar vericileri yeniden harekete çağıran WWF-Türkiye, her gün artan kirliliğin Marmara Denizi'ndeki yaşamı tehdit ettiğini vurgulayarak, Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen Marmara'nın geleceğini kurtarmak için 3 yıl önce hazırlanan Marmara Denizi Eylem Planı'nın acilen uygulaması ve gerekli denetimlerin yapılmasını talep etti.

Marmara Denizi'nin maruz kaldığı çoklu baskıların bertaraf edilmesinin ardından, bir sonraki adım olan doğal müttefiklerin iş birliği yapması büyük önem taşıyor. Fitoplanktonla beslenirken deniz suyunu filtreleyen kara midye ve pina gibi türlerin yanı sıra, yaşam alanları olan deniz çayırlarının bilim temelli yaklaşımlarla korunması talep ediliyor. Ekosistem mühendisleri olarak hareket eden bu canlılar, atık yükü kesilirse Marmara Denizi'nin ekolojik işlevlerini kazanmasına ve iklim değişikliğine karşı dirençli hale gelmesine yardımcı olabilir.


 

İlginizi çekebilir...

Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun Etti

Wilo Türkiye, satış ve hizmet ekosisteminin geleceğini şekillendirecek genç profesyonelleri geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Wilo Next Generation...
4 Şubat 2026

III. SUKİ Teknoloji Zirvesi'nde Yapay Zeka ile Su Yönetimi Ele Alındı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde düzenlenen III. SUKİ Teknoloji Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi....
3 Şubat 2026

Akdeniz ve Marmara'da Sıcaklık Stresi Artıyor

Deniz Kâşifi, 2025 yılında Akdeniz ve Marmara'da yaptığı kesintisiz ölçümlerle iklim değişikliği, aşırı hava olayları, oksijen seviyeleri ve müsi...
3 Şubat 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,906 sn