RAPOR verimli kurutma, piroliz veya gazlaştırma gibi modern teknolojilere yatırım yapılması gereklidir. Ayrıca, atık su çamuru yönetimiyle ilgili yasal ve yönetimsel düzenlemelerin geliştirilmesi de önemlidir. Çamur geri kazanımı ve bertarafı konusunda ulusal ve uluslararası standartlara uyumlu mevzuat düzenlemeleri yapılmalı; özellikle biyogaz ve kompost üretimi gibi çevreci uygulamalar teşvik edilmelidir. Son olarak, atık bertaraf maliyetlerini azaltacak ve çevreye olan olumsuz etkileri minimize edecek işbirlikleri ve projeler geliştirilmesi teşvik edilmelidir. Belediyeler, sanayi kuruluşları ve özel sektör iş birliğinde yürütülecek çamur geri kazanım projeleri, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ciddi katkılar sunacaktır. MARMARA DENIZI KIRLILIĞI Marmara Denizi’ndeki kirlilik, İstanbul’un ve tüm Marmara Havzası’nın en önemli ve acil çevre sorunlarının başında gelmektedir. Bir iç deniz olmasının yanı sıra ekolojik, ekonomik ve sosyal değerleriyle Türkiye’nin en özel deniz alanlarından biri olan Marmara Denizi, hidrografik yapısı gereği birbirinden tamamen farklı özelliklere sahip iki su kütlesinden oluşur. Üst akıntı, Karadeniz’den gelen daha az tuzlu suyun hareketiyle şekillenirken, alt akıntı ise Akdeniz kökenli, daha tuzlu ve yoğun suların hareketidir. Ne yazık ki bu alt akıntının en iyi şartlar altında bile yalnızca %10’luk bir kısmı Karadeniz’e ulaşabilmekte; kalan büyük hacim ise Marmara Denizi içinde uzun süre hapsolmaktadır. Bu özgün yapıya rağmen, Marmara Denizi yaklaşık 30 yıldır sistematik şekilde, çevresindeki pek çok ilden kaynaklanan ve çoğunluğu yalnızca fiziksel arıtma (ön arıtma) yapılan atık suların derin deniz deşarjı ile kirletildiği bir alana dönüştürülmüştür. Ön arıtma tesislerinde yalnızca atık su içindeki iri ve çökelebilen katı maddeler uzaklaştırılmakta, biyolojik veya kimyasal kirlilik yüküne müdahale edilmemektedir. İstanbul’da toplanan atık suyun yaklaşık %41’i bu şekilde ön arıtma tesislerinden geçirilerek Marmara Denizi’ne deşarj edilmektedir. Bu durum, denizin taşıma kapasitesinin ve kendi kendini temizleme potansiyelinin aşılmasına yol açmış, özellikle çözünmüş oksijen miktarının düşmesiyle birlikte başta müsilaj olmak üzere pek çok
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=