Dolayısıyla sulama suyu bizim için önemli. Su kaynaklarımız ve su potansiyelimiz fazla olduğu için şu an Türkiye, su kıtlığı olan bir ülke olarak gözükmüyor. Ama 2025'li yıllarda ciddi su sıkıntısı çekecek ülkeler arasında gösteriliyor. Nüfus artışına karşın su kaynakları potansiyel olarak artmadığı için kişi başına düşen su miktarları sürekli azalıyor . Türkiye, 2020-2025'li yıllarda bazı uygulamalara mecbur da kalabilir. Örneğin Ürdün şu anda mecburi uygulamalar içinde. Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen su miktarı yılda 20 bin metreküp civarında. Bizde bu oran 1/3'ü kadar. Biz su zengini bir ülke gibi görünsek de su kullanımında oldukça gerideyiz. Biz de potansiyel var ama yararlandığımız kısım çok az. Bir başka nokta da atıksuyun bizde hiç değerlendirilmemesidir. Ama bu proje ile atıksuyun kendi içinde bir potansiyeli olduğunu ve tekrar kullanılabilirliği olduğu ortaya konuluyor. Sonuçta atıksuya uzaklaştırılması gereken bir şey değil de, potansiyeli olan, yararlanabileceğimiz, tekrar kullanabileceğimiz bir kaynak olarak bakmak önemli. Türkiye'de Su Temini (Genel Bilgiler - 2000) Türkiye'de 3227 belediye bulunmaktadır. Bu belediyelerden 2359'uncla su şebekesi mevcuttur. Sadece 143 belediyenin su arıtma tesisi vardır. Altyapı eksildikleri, su arıtım tesis sayılarındaki yetersizlik ve su iletim hatlarından kaynaklanan su kayıpları (toplam suyun % 32'si) en önemli sorunları teşkil etmektedir. Yasa dışı (kayıtsız) su tüketimi ise (toplam suyun %37'si) etkin su kullanımını engellemektedir. Kentsel atıksu arıtma tesislerinin envanterini oluşturduk Türkiye'nin 81 ilinden 43'ünde atıksu arıtma tesisi var ve bunlardan bazıları çeşitli nedenlerden (ekonomik, teknik) dolayı çalıştırılamıyor. Tesisler çoğunlukla ülkenin güney ve batı kesimlerinde yer alıyor. Ülkemizin nüfusu 70 milyomı geçiyor ama mevcut atıksu arıtma ~ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ• SAYI 12 tesisleri 30 milyon nüfusa ancak hizmet verebiliyor. Yani söz konusu olan oran % 45. Evsel nitelikli atıksular için uygulanan alternatif arıtma ve deşarj yöntemleri ise daha çok; foseptik, doğrudan alıcı ortamlara deşarj, doğal ve yapay sulak alanlarda arıtma şeklindedir. Envanter çalışmasını yaparken esas aldığımız temel amaçlarımızı da belirtmek istiyorum. • İller ve havzalar bazında belediyelerimizce hizmet götürülen nüfusun tespit edilmesi. Ülkemizin kentsel atıksu arıtma tesislerinde uygulanan (fiziksel, kimyasal ve biyolojik) teknolojilerin belirlenmesi ve verimlerinin incelenmesi. • Türkiye'de uygulanan veya en uygulanabilir atıksu arıtma ve alıcı ortamlara deşarj tekniklerinin araştırılması. • Türkiye'de kentsel atıksu arıtma tesisleri çıkış sularının geri kazanımı ve sulama suyu olarak kullanım potansiyelinin belirlenmesi. • Günümüzün ve gelecekteki deşarj standartlarının sağlanabilmesi için Türkiye'deki kentsel atıksu arıtma tesislerini iyileştirme çalışmalarının tanıtılması. Biz ilk envanteri Aralık 2003'te yaptık. Verileri ele ilk kez 2003 yılında toplamaya başladık. O zaman resmi kayıtlara göre Türkiye'de 129 adet çalışır durumda kentsel atıksu arıtma tesisi vardı. Mayıs 2006'cla, aradan 3 sene geçtikten sonra bilgileri tekrar güncelledik. Bu sefer biraz daha detaylı ve kapsamlı bir anket çalışması yaptık. Aldığımız sonuçlara göre aslında bu 131 adet çalışır durumda görünen arıtma tesisinin çoğunun hala verimli çalışmadığını gördük. 131 arıtma tesisi yerinde duruyor fakat bu tesisler ya ileri arıtmaya gitmek zorunda ya ela ekipmanlarının yenilenmesi gerekiyor. 2002 yılında öngörülen atıksu arıtma tesisi sayısı ela ancak 2004 yılında tamamlanabildi. Öte yandan, özellikle Ege Bölgesi'nclekilerin yenilenmesi gerekiyor. Çünkü zaten kullanılan mekanik ekipmanların ve teçhisatın 25 yıllık ömrü vardır, 25 yıl önce yapılan bir tesiste doğal olarak bunların yenilenmesi gerekiyor. Şimdi bu yenileme çalışmalarına başlandığı için tesis sayısında bir artış olmuyor, sadece var olanların revizyonları yapılıyor. Elbette çok iyi çalışan birkaç arıtma tesisi de var. Önümüzdeki süreçte arıtma tesisi anlayışımızın değişmesi ele gerekecek. Artık ters ozmoz, elektrodializ ve membran teknolojileri geleceğin ileri arıtma üniteleri olarak gündeme geliyor. Kentsel atıksu arıtma tesisine (129 adet, 2003 verilerine göre) bakarsak veriler şöyle; • % 40'ıncla (51 adet tesis) fiziksel arıcına, • % 55'inde (71 adet tesis) biyolojik arıtma • % 5'inde (7 adet tesis) ise ileri arıtma uygulanmaktadır. • Büyükşehir atıksu arıtma tesislerinde arıtılan sular en fazla derin deniz deşarjı ile alıcı ortama veriliyor. Başlıca büyük şehirlerimizdeki kentsel arıtma tesisleri ise şöyle; Adana (6), Ankara (2), Antalya (14), Bursa (7), İstanbul (13), İzmir (3), Kocaeli (6) ve Trabzon (3) olmak üzere toplam 52 tanedir. Bu rakam Türkiye genelindeki kentsel atıksu arıtma tesislerinin %44'ünü oluşturmaktadır. Kentsel atıksu arıtma tesislerinin verimlerine bakıldığında; • KOİ, AKM, Fekal Koliform gibi parametreler için giderim verimleri % 50'nin altında kalan bazı tesisler mevcut (Nazilli, Alaşehir, Manisa, Akhisar Atıksu Arıtma Tesisi gibi). • Belediyelerden temin edilen analiz raporları ile proje kapsamında yapılan analizlerin sonuçları arasında önemli farklar olabiliyor. • Bazı tesisler kapasitelerinin üzerinde çalışıyorlar (Akhisar, Alaşehir AA T gibi). • Azot ve Fosfor değerleri hala yüksek olan bu atıksular en yakın dereye deşarj ediliyor. Çiftçiler dere suyunu tarını arazilerinin sulamasında kul-
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=