Projenin amacı, sürdürülebilir su yönetimidir Çoğunluğu tarım ülkesi olan Akdeniz ülkelerinde kuraklık ciddi su sıkıntılarına yol açmaya başlayınca, Avrupa Birliği, çözüme destek vermek amacıyla MEDA projelerini başlatmıştır. MEDAWARE Projesi kapsamında, Türkiye için ortaya koyduğumuz ve çalışmalarını yürüttüğümüz projenin temel amaçlarını birkaç başlık etrafında toplayabiliriz: • Türkiye'cle kentsel atıksu arıtımı tesislerinin mevcut durumunu araştm11ak, • Türkiye'cleki sürdürülebilir atıksu yönetiminin hangi aşamada olduğunu incelemek, • Sürdürülebilir atıksu yönetimini geliştirmek için güvenilir bir veri tabanı ve araçlarını oluşturmak, • Mevcut ulusal çevre kanunlarının yeterliliğini incelemek, proje konusu çerçevesinde önerilerde bulunmak, • Mevcut kentsel atıksu arıtma tesisi çıkış sularının tarımsal sulamada yeniden kullanılabilirliğini incelemek, • İlgili kurumlar tarafından kullanılmak üzere atıksu arıtma tesislerinin etkin bir şekilde işletilmesi için en uygun çözümlerin önerildiği, üretildiği teknik kılavuzlar hazırlamak, • Çiftçinin bu konularda bilgilendirilmesi ve eğitilmesini sağlamaktır. İTÜ ve ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümleri olarak katıldığımız projede bizim dışımızda; Fas Teknik Üniversitesi, Filistin Çevre İşleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum kesiminden bir araştırma enstitüsü, Ürdün Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, İspanya'clan projenin uygulama yazılımını geliştiren bir enstitü ve Beyrut Amerikan Üniversitesi yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü ele Atina Teknik Üniversitesi yapıyor. 2003 yılının Mayıs ayında başlayan projenin 2006 yılının Kasım ayında bitirilmesi gerekiyordu. Ancak proje tümüyle tamamlanamadığı için 9 ay daha uzatıldı. Bu yıl, 2007'nin Temmuz ayında bitmesi gerekiyor. Proje hakkındaki tüm bilgilerin ve çalışmaların yer aldığı bir web sayfamız var (http://www.uest.gr/medaware/) ve tüm katılımcı ülkelerin, site üzerinden her altı ayda bir raporlama yapması gerekiyor. Şimdiye kadar yapılan raporlanıalarclan da hangi ülkenin hangi aşamada olduğunu ve neleri ortaya koyduğunu görebiliyoruz. Aslında proje ile ilgili yapılması gerekenler, iş paketleri halinde baştan bize verilmiş durumda. 8 tane iş paketi var;. Örneğin 1. iş paketinde, ülkelerin genel olarak tanıtımları yapıldı. 2. iş paketi, geri kazanımı dikkate alarak mevcut kentsel atıksu arıtma tesislerinin envanterini çıkarılmasını kapsıyor. 3. iş paketinde, tarımsal sulamada dünyadan başarılı örnekler araştırıldı. 4. iş paketinde; mevcut kentsel atıksu arıtma tesisi çıkış sularının tarımsal sulamada yeniden kullanılabilirliğinin incelenmesi gerçekleştirildi. 5. iş paketinde, tesis ekipmanlarının ela detaylı olarak incelenmesi gerekiyordu. Hangi teknoloji uygulanıyor, hangi aşamaları var, üniteleri, kapasiteleri ve giriş çıkış kayıtları gibi. 6. iş paketinde, saptanan en uygun geri kazanım yöntemleri ve mevcut tesislerin durumunu dikkate alarak bir anketin geliştirilmesi ve yazılım için veri toplamak amacıyla uygulanması söz konusu oldu. 7. iş paketi, şu an devam etmekte ve taslağı hala geliştirilen "yazılım"ın proje ekipleri tarafından denenmesi ve öneriler dikkate alınarak kullanılabilirliğinin kolaylaştırması çalışmaları yürütülüyor. Öte yandan 8. iş paketi, son paket olarak tanıtım faaliyetlerini içerdiği için 7 iş paketi var ela denilebilir. Verilerin toplanmasında sıkıntı çektik Su kullanımına ve arıtma tesislerine ait tüm kayıtların tek bir veri tabanında toplandığı bir koordinasyon merkezi, bugün bile bala yok. Dolayısıyla sağlıklı veri toplamada çok fazla zorlandık. Geçenlerde gazetede görmüştüm; İngiltere'de, 347 yılın en sıcak kışı yaşanıyormuş. Demek ki İngiltere'de 347 yıllık veri kayıt altında tutuluyor. Bu olağanüstü bir durumdur. Bizde ise en fazla 60 yıllık veri var ve bu veriler, çoğu zaman birbirini tutmadığı gibi farklı farklı yerlerde kayıt altındadırlar.. Yani her yerele farklı sayılarla karşılaştık. Çevre ve Orman Bakanlığı'ncla, Devlet İstatistik Enstitüsü'ncle (DİE; Türkiye İstatistik Kurumu), DPT'cle, İller Bankası'ncla, belediyelerde hep farklı kayıtlarla karşılaştık. Oysa ülkemizdeki tüm kentsel arıtma tesislerine ait bilgilerin; adları, nerede oldukları, ne kadar atıksu arıttıkları bilinmesi ve kayıtlarının Çevre ve Orman Bakanlığı'ncla tutuluyor olması lazım. Böyle olmadığı gibi bakanlıktan alınan veriler ile DİE'den alınan veriler birbirini tutmuyor. Örneğin bir arıtma tesisi çalışır durumda görünmesine rağmen biz arayıp kontrol ettiğimizde daha inşaat halinde olduğunu gördük. Birçok arıtma tesisi de çalıştırılmıyor zaten. Belediyeler işletme masraflarından kaçındıkları için tesisleri çalıştırmıyorlar dolayısıyla çalıştırılmayan tesisler ele çürümeye bırakılıyor. Yeni dönemde Avrupa Birliği müktesebatına uyumdaki en büyük sorunlarımızın arasında bu konunun gündeme geleceği açıktır. 8 Ocak 2006'da çıkan Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi (AAT) Yönetmeliği bu nedenle önemli bir yönetmeliktir. Böylece inceleme ve denetime ait bütün kayıtların, hem arıtma tesislerinde hem ele Çevre ve Orman Bakanlığı'ncla tutulması gerekiyor. Bakanlık da bu sayede denetim mekanizmasını daha iyi çalıştırılabilecek. 2012'ye kadar ela tüm verilerin toplanması gerekiyor. Türkiye'nin su durumunu araştırdık Su kaynaklarımız ela sınırsız değil. Bir yerlerden başlanması gerekiyor. Bir şeyi yapabilmek için önce durumun ne olduğunu bilmek gerekir. Dolayısıyla ilk etapta mevcut durumun ortaya konması önemliydi. Yani bilgi sağlamak için acaba ne kadar su kullanılıyor, ne kadar atıksu oluşuyor, biz de bunu ortaya çıkarmaya çalıştık ..... Türkiye'cleki su kullanımına baktığımızda, DSİ kayıtlarına göre Türkiye'cle suyun % 65'i sulama amaçlı kullanılıyor. SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ• SAYI 12 ~
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=