Dünyamızdaki Gerçek Tehlike: Su Kıtlığı
ADNAN PEKŞEN Multiclair Arıtma Sistemleri
Su kıtlığı 21. yüz yılın en büyük sorunlarından birisidir. Dünyanın dörtte üçünün sularla kaplı olmasına rağmen, tatlı su kaynakları su kaynaklarının %2,5’ini oluşturmakta olup bu suyun da %70’i buzul ve kar kütleleri halindedir. Birleşmiş Milletler’in Dünya Su Gelişme Raporu’na göre, küresel su talebinin 2030’a kadar %55 daha da artması ve küresel su kıtlığının %40’a ulaşması öngörülmektedir. Su kıtlığı göreceli bir kavram olarak, arz ve talep deki değişiklere göre farklı derecelere sahiptir. Ancak arzın sabit kaldığı dünyamızda, talebin sürekli artması, dünya nüfusunun önemli bir bölümünün sağlıklı bir içme suyundan bile mahrum olması, Dünyamız üzerindeki su kıtlığının had safhaya geldiğini göstermektedir.
Dünya, küresel gıda güvenliğini sağlamak için 2050 yılında, bu güne oranla yüzde 60 daha fazla gıda üretmelidir. Bunu da kaynakları koruyarak ve gelişimini sağlayarak yapmak zorundadır. Su, gıda üretiminde önemli bir girdidir, dolayısı ile tarımsal su ihtiyacı da aynı oranda artacak demektir. Kişisel ve hane halkı ihtiyaçları, enerji ve endüstriyel üretimi karşılamak ve suya bağlı önemli ekosistemleri sürdürmek için de su gereklidir. Bununla birlikte, su için talep ve rekabet arttıkça, gezegenin su kaynakları iklim değişikliği, kötü yönetim ve kirlilik nedeniyle de artan stres altındadır.
Paylaş












