
SUKİ'lerde Yapay Zeka
Büyük Kentlerimizde Su Hizmetleri Yönetimi
Deniz Suyundan İçme Suyu Üretimi
ABB Synrm Motorlar ve Değişken Hızlı Sürücüler
|
Çevre ve Ormancılık Şurası Antalya'da Yapıldı![]()
Ana teması ‘AB Sürecinde Çevre ve Orman’ olan şuranın açılış oturumuna binden fazla katılımcıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe ve TBMM Başkanı Bülent Arınç katıldı. Antalya’da düzenlenen ve üç gün süren şurada Yerel Yönetimler ve Çevre, Sürdürülebilir Kalkınma Sürecinde Çevre Yönetimi, Çevresel Etki Değerlendirme ve Çevre Düzenleri Planları, Orman Ekosistemi ve Sürdürülebilir Kalkınma, Orman Kadastrosu ve Mülkiyet, Orman Ürünleri ve Orman Ürünleri Endüstrisi, Doğa Koruma, Çölleşme ile Mücadele, Erozyon Kontrolü ve Ağaçlandırma, Çevre-Orman ve Halkla İlişkiler, Araştırma-Geliştirme ve Eğitim, Çevre ve Ormancılık Hizmetlerinin Etkin Yürütülmesi konuları ele alındı. Komisyonlarda ele alınan konular, üyelerin oyuna sunuldu ve kabul edilen teklifler şura kararları haline getirildi. Şurada çevre ve ormancılık konularında uygulamada karşılaşılan sorunlara çözüm yolları arandı ve bu konulardaki hedefler belirlendi. Şuraya 56 sivil toplum kuruluşu temsilcisi, üniversitelerin çevre ve orman fakültelerinden 75 öğretim üyesi, 12 özel sektör temsilcisi ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından 157 temsilci üye olarak katıldı. Şurada alınan kararlar Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe tarafından bir sonuç bildirisi ile kamuoyuna açıklandı. Pepe sonuç bildirgesinde özetle şu konulara değindi. ‘Yerel Yönetimler ve Çevre’ Bütün beldelerin içme ve kullanma suyu şebekesi ve arıtma tesisleri tamamlanmalıdır. Suyun israf edilmemesi konusunda halk bilinçlendirilmelidir. Katı atıkların uzaklaştırılacak bir atık olarak değil, kazanılacak bir kaynak olarak görülmesi gerekmektedir. Atık geri kazanım ve atık minimizasyon uygulamaları teşvik edilmelidir. Sanayide temiz teknolojilerin kullanılması sağlanmalıdır. Çevresel altyapı yatırımlarına özel sektör katılımı teşvik edilmelidir. Bu kapsamda özellikle, su temini ve kanalizasyon şebekelerinin işletilmesi ile katı atık toplanması ve taşınması gibi hususlarda özel sektörün katılımını ve tecrübeli firmaların oluşmasını sağlamak için sözleşme süreleri mümkün olduğunca uzun tutulmalıdır. İmar planları yapılırken içme suyu ve kanalizasyon tesisleri dikkate alınmalı, imar planları bu hizmetlerin kolay ve ucuz olmasını sağlayacak şekilde yönlendirilmelidir. ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ Atık yönetimi konusunda yatırım yapacak belediyelerin proje safhasında, finansman ve teknoloji seçiminde ve uygulama noktasına kadar geçecek bütün süreçte ilgili bütün kurumların yanında Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan da onay almaları konusunda düzenleme getirilmelidir. Havza bazında su yönetim planları oluşturulmalıdır. ‘Etkin bir Atık Yönetiminin Oluşturulması’ Kaynakta ayrı toplama, geri kazanma, kompost ve benzeri yöntemlerle, depolanan atık miktarının en aza indirilmesi teşvik edilmelidir. Vahşi depolama alanlarının rehabilite edilerek düzenli depolama alanlarının işletmeye açılması ve özendirici politikalarla yakından takip edilmelidir. ‘Çevresel Etki Değerlendirme ve Çevre Düzeni Planları’ Çevre düzeni planlarında çok başlılığın ve yetki kargaşasının giderilmesi için son zamanlarda çıkarılan yasalar tekrar gözden geçirilmelidir. ÇED olumlu veya ÇED gerekli değildir kararı verilmiş faaliyetlerin yatırım öncesi ruhsat, izin vb. işlemlerinin ilgili kurumlarca başkaca iláve belge aranmaksızın süratle sonuçlandırılması sağlanmalıdır. ‘Orman Ekosistemi ve Sürdürülebilir Kalkınma’ Türkiye su havzalarının çok amaçlı yönetiminde ana hedef erozyonun önlenmesi, su rejiminin düzenlenmesi olmalıdır. Bu ana amaca zarar vermemek ve geliştirmek koşuluyla diğer sistemler yan amaçlar olarak belirlenmelidir. Planlamalar 26 ana su havzası baz alınarak yapılmalı, uygulamaya yönelik projelendirmeler ise alt havzalar dikkate alınarak, süreci tam işletilmiş katılımcı yaklaşım ile entegre projeler halinde hazırlanarak, eş zamanlı ve eş mekanlı olarak uygulamaya konulmalıdır. Endüstriyel plantasyonlara dayalı, hızlı büyüyen ağaç türleriyle yapılacak özel ağaçlandırmalar ve modern enerji ormancılığı teşvik edilmelidir. Orman mühendisliği, orman endüstri mühendisliği ve ağaç işleri endüstri mühendisliği meslek yetki yasası çıkartılmalıdır. ‘Orman Kadastrosu ve Mülkiyet Sorunu’ Tartışmaların özünü oluşturan orman kadastrosu 1937 yılından beri bitirilememiş, gecikmenin bedeli ülkemiz orman alanları adına büyük kayıplar olmuştur. Ormanlarımızın %80’inin kadastrosu tamamlanmış olup, bu alanlarda yapılacak tescile esas çalışmalar ile geri kalan %20’lik alandaki kadastro çalışmaları hızlı ve kalıcı biçimde tamamlanmalıdır. 3402 sayılı kanunda yapılan değişiklikle, tesis kadastrosu çalışması yapılmayan bölgelerde kurumlar arası ortak çalışma koşulları sağlanarak hızlı bir biçimde her iki kadastro çalışması sonuçlandırılmalıdır. Sel, deprem gibi önemli afetler sonrası mağdurlara yerleşim amacıyla orman sayılan alanlardan tahsisler yapılmaktadır. Zaruri hale geldiği için yapılan bu tahsisler maalesef muhtemel risklerin olduğu süreçte yapılamıyor. 10 yıl, 20 yıl sonra olacak depremle alakalı yeni yapılaşmalar yapılamıyor. Kentin taşınması gerekirse bu yapılamıyor. Bu teklif bunun püf noktasına parmak basıyor. Orman Ürünleri ve Orman Ürünleri Endüstrisi’ Üretimde çalışan orman köylülerinin sosyo-ekonomik yapıları ve bunlara kanunlarla sağlanan öncelikler, iş yapmadaki zorlukları ile Orman İdaresi’nden kaynaklanan sorunlar dikkate alındığında geleneksel olarak halen uygulanmakta olan üretim modeli gözden geçirilmelidir. Üretim faaliyetleri, verimli çalışma ve teknolojik ilerleme yanında piyasa isteklerini en iyi şekilde karşılamaya uygun bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bu bağlamda dikili ağaç satışları yaygınlaştırılmalıdır. Ormanların sertifikalandırılması çalışmalarına ihraç değeri yüksek ormanlara öncelik verilerek başlanmalıdır. ‘Doğa Koruma’ Rio Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesinin Ulusal Eylem Planına yansımış şekliyle yakından izlenmesi ve denetlenmesi için ilgili kurum ve kuruluşların gönüllü kuruluşlar ve üniversitelerle işbirliğine giderek çözüm önerileri üretilmesi ve bu iş için bütçelerine kaynak ayrılmalıdır. Milli parkların etkin yönetilmesini ve eko-turizmin doğayı koruyarak, destekleyecek şekilde uygulanmasını teşvik etmek amacıyla yerel ilgi gruplarının katılımına dayalı yenilikçi yaklaşımlar ve korunan alan sertifikalandırma düzenlemeleri teşvik edilmelidir. Devlet avlakları, örnek avlaklar ve yaban hayatı geliştirme sahalarında tür bazında yürütülmekte olan her türlü üretim faaliyeti için yaban hayatına uygun üretim metot ve teknikleri belirlenmeli ve her türlü üretim ve işletmecilik bir yönetim planına dayandırılmalıdır. ‘Çölleşme ile Mücadele, Erozyon Kontrolü ve Ağaçlandırma’ Ağaçlandırmaların, başarıya ulaşılabilmesi için yetişme muhiti verimliliğine bağlı olarak sahaların biyolojik, sosyal ve ekonomik niteliklerinin tespitine yönelik etüt ve envanter çalışmaları yapılmalıdır. Ağaçlandırmalarda mümkün olduğunca monokültür yerine karışık orman kurulması amaçlanmalıdır. Devletçe yapılan yeşil kuşak ağaçlandırmalarının planlanması, tesisi, korunması, bakımı ve yönetiminde yerel halk, belediye ve diğer ilgi gruplarının katılımı ve destekleri mutlaka sağlanmalıdır. Park bahçe tanzimi ile kent içi ağaçlandırmalarda kullanılacak fidan üretiminde özel sektör teşvik edilmelidir. Türkiye’nin tamamında, çölleşme, sel, taşkın ve çığ risk alanları ile ilgili bilimsel bazda etüt ve envanter çalışmalarına başlanılmalı ve veri bankası oluşturularak sürekli izlenmeli ve öncelikli risk alanları tespit edilerek projelendirilmeli ve uygulamaya geçilmelidir. Çölleşmeye müsait kurak ve yarı kurak bölgelerde halkın bilgi ve bilinç düzeyinin geliştirilmesine çalışılmalı, bu yönde sivil toplum örgütleri desteklenmelidir. Çevre-Orman ve Halk İlişkileri’ Uzun yıllar boyunca odun kaynağı olarak algılanan ormanların gelişen çevre anlayışına paralel olarak önem kazanan fonksiyonel yararlarının da toplumun ilgi alanına girmesi sağlanmalıdır. STK’ların çevre ve orman halk ilişkilerine aktif katılımları için AB uyum sürecine bağlı olarak, çevre ve orman mevzuatında değişiklikler yapılarak varolan mekanizmalar geliştirilmeli ya da yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. Orman köylerindeki mülkiyet sorununun çözülmesi için Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğü ile beraber en kısa sürede orman kadastrosu tamamlanmalıdır. Mevcut 2/B alanlarıyla ilgili yerlerin değerlendirilmesiyle elde edilecek gelirler orman köylülerinin kalkındırılmasında kullanılmalıdır. Bu konudaki hukuki boşluk en kısa sürede doldurulmalıdır. Kamuoyunun bilgilendirilmesi ve yönlendirilmesi eğitimine önem verilmeli, çevre ve orman sevgisinin artırılması amacıyla her türlü iletişim araçlarından etkin bir şekilde yararlanılmalıdır. ‘Çevre ve Ormancılık Hizmetlerinin Etkin Yürütülmesi’ Çevrenin korunmasının geleneksel politik kaygılardan arındırılması, sürdürülebilir kalkınma anlayışının her kademedeki yönetim düzeyinde yerleştirilmesi gerekmektedir. Kamu yönetiminin her düzeyinde ve iş çevrelerinde uygun eğitim-öğretim programları uygulanmalıdır. Çevre hizmetlerinin nitelikli olarak yürütülmesi için ‘Çevre Mühendisliği Meslek Yetki Yasası’ en kısa zamanda çıkarılmalıdır. ‘Yasal Düzenlemeler’ Anayasanın 169 ve 170. maddelerinde bir takım düzenlemeler yapılmalıdır. 169. maddenin dördüncü fıkrasının orman köylülerinin nakli için orman dışına çıkarmaya ilişkin birinci cümlesi orman köylülerinin kalkındırılması ve orman içi iskan meselesinin çözümünde bir anahtar niteliğinde olduğundan korunmalıdır. Orman dışına çıkarma işlemi bir tasfiye işlemidir. Bu nedenle tüm ormanlarda sadece bir kez uygulanmalıdır. 31/12/1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybettiği gerekçesiyle orman dışına çıkarılan alanlar hukuki durumlarına göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. 6831 sayılı kanunun; 17. maddesinin 2. fıkrasına orman içinde izinsiz yapılan tesislerin mahkeme kararına gerek kalmadan yapım aşamasında yıkılmasını ve buralara alt yapı hizmetlerinin götürülmesini sağlayacak hükümler eklenmelidir. 40. maddeye göre birim fiyat usulüyle çalışan orman köylülerinin sosyal güvenliği mutlaka sağlanmalıdır. Özel ağaçlandırmalarda başarıyı artırmak için 57. maddede ve anayasada gerekli değişiklikler yapılmalıdır. İlginizi çekebilir... Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun EttiWilo Türkiye, satış ve hizmet ekosisteminin geleceğini şekillendirecek genç profesyonelleri geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Wilo Next Generation... III. SUKİ Teknoloji Zirvesi'nde Yapay Zeka ile Su Yönetimi Ele Alındıİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde düzenlenen III. SUKİ Teknoloji Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi.... Akdeniz ve Marmara'da Sıcaklık Stresi ArtıyorDeniz Kâşifi, 2025 yılında Akdeniz ve Marmara'da yaptığı kesintisiz ölçümlerle iklim değişikliği, aşırı hava olayları, oksijen seviyeleri ve müsi... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.