İklim Değişikliğinin Neden Olduğu Aşırı Hava Olayları Ruhsal Sağlığımızı Olumsuz Etkiliyor

İklim Değişikliğinin Neden Olduğu Aşırı Hava Olayları Ruhsal Sağlığımızı Olumsuz Etkiliyor

23 Haziran 2023 | HABERLER
1.371 kez okundu

Çevre, İklim ve Sağlık için İş Birliği Projesi (ÇİSİP) çatısı altında bir araya gelen STK’lar ve sağlık uzmanları, Ruhsal Sağlık ve İklim Değişikliği bildirisini yayınladı. HEAL (Sağlık ve Çevre Birliği), Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ortaklığıyla üç yıldır Avrupa Birliği Ağlar ve Platformlar Desteğiyle devam eden Çevre, İklim ve Sağlık için İşbirliği Projesi (ÇİSİP) kapsamında Türkiye Psikiyatri Derneği’nin katkısıyla yayınlanan bildiride, iklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilerek, iklim krizine hazırlık ve müdahalede, ruh sağlığı ve psikososyal desteğin sağlanmasına yönelik artan ihtiyacın karşılanması için çağrı yapıldı.1970- 2020 arasındaki 50 yılda katlanarak arttı. Kasırgalar, seller ve orman yangınları gibi doğal afetlerin yarısı 2003’ten sonra meydana geldi ve yaklaşık 5 milyar insanı etkiledi.

İklim değişikliğinin fiziksel sağlığımızı olumsuz etkilediği uzun zamandır biliniyor. Aşırı sıcaklıklar sıcak çarpmasına ve ölümlere yol açıyor, seller su kaynaklı hastalıkların yayılmasına neden oluyor, orman yangınlarından kaynaklanan hava kirliliği solunum ve kardiyovasküler hastalıklara yol açıyor. Ancak, iklim değişikliğiaynı zamanda sosyal ve çevresel risk faktörlerini şiddetlendirerek hem yeni ruh sağlığı sorunlarının ortaya çıkmasına hem de mevcut ruh sağlığı sorunları yaşayan insanlar için durumun daha da kötüleşmesine neden olabiliyor. 

Kasırga ve Sele Maruz Kalan Her 5 Kişiden 1’i Depresyon Veya Travma Sonrası Stres Bozukluğu Yaşıyor

İklim krizinin ruh sağlığına etkileri doğrudan ve dolaylı etkiler olarak sınıflandırılabilir. İklim krizinin doğrudan etkileri çoğunlukla akut olaylar diye tabir edilen aşırı hava olayları ve bunlara bağlı oluşan seller, kasırgalar, yangınlardan sonra ortaya çıkıyor. Literatürde, aşırı hava olaylarının ardından en sık görülen ruh sağlığı sorunlarının depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu olarak ifade ediliyor. Buna göre, kasırga ve sele maruz kalanlarda %20-30 oranında depresyon ve/veya travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ortaya çıktığı görülüyor. Subakut veya uzun vadeli iklimle ilgili değişiklikler ise aylarca veya yıllarca sürer ve kuraklık ve uzun süreli ısı dalgaları gibi olayları içeriyor. Yangınlar ve sıcak hava dalgalarının sebep olduğu sıcaklık stresi de duygudurum bozuklukları, saldırganlık, fiziksel ve psikolojik yorgunluk ve kaygıya neden olabiliyor.

ABD'de yapılan bir araştırmada, ortalama sıcaklıklar 30°C'yi aştığında, 25°C ile 30°C arasındaki ortalamalara kıyasla ruh sağlığı sorunlarının %0,5 oranında arttığı saptanmıştır. Aynı çalışmada beş yıllık ısınmanın her 1°C'lik artışına karşılık ruh sağlığı sorunlarında %2'lik bir artış olduğu bulunmuştur. Başka bir araştırmada, birkaç on yıl boyunca aylık ortalama sıcaklıklarda 1°C'lik bir artışın, Meksika'da intihar oranlarında %2,1'lik ve ABD'de %0,7'lik bir artışla ilişkili olduğunu bulunmuştur.

İklim krizinin dolaylı etkileri arasında ise ekonomik kayıplar, yerinden edilme ve zorunlu göç, kıt kaynaklar üzerindeki rekabet ve şiddet sayılabilir. Uzun ve şiddetli kuraklık dönemleri, ormansızlaşma, buzulların azalması, nehirlerin kaybolması, çölleşme, su kıtlığı, bulaşıcı hastalıkların artması ve biyokütlenin yok olması toplumların yaşam alanlarını ve günlük yaşamlarını etkilerken, yaşam ve geçim kaynaklarının yok olmasına, ekonomik krizlere, evlerinin ve sosyal ağlarının kaybına yol açıyor. Tüm bu değişiklikler, yaşanılan yıkım, kayıp ve yerinden edilme kişilerde anksiyete ve çaresizlik duygularından depresyona, travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) ve intihar düşüncelerine kadar bir dizi zihinsel sağlık sorununa yol açabiliyor. İklim krizinin doğrudan ve dolaylı etkileri aynı zamanda sağlık hizmetlerine erişimi engelleyerek, sosyal destek sistemlerini işlemez hale getirerek mevcut ruhsal hastalıkların alevlenmesine yol açabilir.

İklim Değişikliği En Çok Gençleri Endişelendiriyor

Küresel olarak, iklim değişikliğiyle ilgili endişe gençler arasında büyüyor. 10 ülkede gerçekleştirilen bir anketin sonuçlarına göre, 16 ila 25 yaş arasındaki gençlerin yüzde 84'ü iklim değişikliği konusunda en azından orta derecede endişeli olduğunu belirtirken, neredeyse yarısı (%45) iklim değişikliği hakkındaki duygularının günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkilediğini söylüyor. Konda’nın en güncel araştırmasına göre ise Türkiye nüfusunun %83'ü iklim değişikliği konusunda endişeli. Fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılarak yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin kullanılması, yeşil alanları azaltıcı yıkıma son verilmesi, karbon ayak izini azaltmak gibi planlamalar yapılması iklim değişikliği, küresel ısınma ve etkilerinin önüne geçmek için yapılması gerekenlerden bazıları olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki sağlık uzmanları da iklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine dair mevcut bilgilerin harekete geçmek için yeterli olduğunu belirterek, iklim krizinin neden olduğu ruhsal sağlık sorunlarının önlemesi ve bunlarla başa çıkılması için bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğini vurguluyor.

HASUDER (Halk Sağlığı Uzmanları Derneği) Üyesi Dr. Melike Yavuz: İklim krizi ruh sağlığı alanında da acil önlemler almayı dayatıyor. Ülkemiz zaten uzun süredir göç, pandemi ve deprem gibi zorlu durumlardan kaynaklı kitlesel travmalar yaşıyor. Son günlerde yaşadığımız seller ve fırtınalar gibi iklim kaynaklıaşırı hava olayları da büyük şehirlerdahil olmak üzere daha fazla bölgeyi ve nüfusu etkiliyor ve uzun süreli ruh sağlığı etkilerine neden oluyor. Afetlerle ilgili tüm planlara ruh sağlığı entegre edilmeli, ruh sağlığı ile ilgili plan ve programlarda da iklim değişikliği göz önünde bulundurulmalıdır. Ruh sağlığı uzmanlarının da farkındalıkları artırılmalı ve hazırlıklı olmaları için gerekli olan eğitim, alt yapı gibi çalışmalar yapılmalıdır.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İrem Ekmekçi Ertek: Ruh sağlığı ve iklim değişikliği birden fazla şekilde birbirine bağlıdır. Bu nedenle, iklim değişikliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koymak ve bunlarla baş edebilmek sağlığa bütünlüklü bir yaklaşımla mümkündür. Bunun için de bireysel, hastalığa dayalı modeli terk etmek, korumanın ve sosyal bağların teşvik edildiği toplum sağlığına dayalı yaklaşımı öncelemek gerekmektedir.


 

İlginizi çekebilir...

Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun Etti

Wilo Türkiye, satış ve hizmet ekosisteminin geleceğini şekillendirecek genç profesyonelleri geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Wilo Next Generation...
4 Şubat 2026

III. SUKİ Teknoloji Zirvesi'nde Yapay Zeka ile Su Yönetimi Ele Alındı

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde düzenlenen III. SUKİ Teknoloji Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi....
3 Şubat 2026

Akdeniz ve Marmara'da Sıcaklık Stresi Artıyor

Deniz Kâşifi, 2025 yılında Akdeniz ve Marmara'da yaptığı kesintisiz ölçümlerle iklim değişikliği, aşırı hava olayları, oksijen seviyeleri ve müsi...
3 Şubat 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,703 sn