Şehirler ve Sürdürülebilir Yönetim
ŞAFAK ÖZSOY
Jeoloji Mühendisi TULIP Sürdürülebilir Merkezi Kurucusu
Sürdürülebilir şehirlerin tasarlanması tek odaklı olmayıp çoklu paydaş yaklaşımının bir sonuçudur. Çevresel, ekonomik ve sosyal gerekliliklerin lineer sistemlerden döngüsel sistemlere geçişinin özendirilmesi yönetimin odağını oluşturmaktadır. Kaçınılmaz olarak yeni finansal cazibe merkezleri haline dönüşen şehirler birbirlerine bağlanarak tedariğinin kesintisiz sürmesini sağlaması aslında tüketim odağında şehirleri bir merkez haline de dönüştürmektedir. Öten yandan şehirlerin temel alt yapı hizmetleri, yetersiz kaliteli ev stokları, kesintisiz ulaşım ihtiyaçları dahil olmak üzere demokratik yönetimler içinde finansman bularak çözüm oluşturulmasını gerekli kılıyor. Artan çevresel ve sosyal baskılar ile ekonominin merkezi haline dönüşen şehirlerin yönetimlerinde sürdürülebilir yönetimin uygulanması hedef olmalıdır.
Şehirleşme, sürdürülebilirliğinin üç boyutu ile yakından ilişki olup toplumsal refahın artırılması, eşitlikli ve adalet odağında hizmetin paydaşlar arasında dağılımı, cinsiyetler arası eşitliğinin sağlanabileceği ortamlar olarak şehirciliğın gelişimi içinde sürdürülebilir yaygın olarak yer bulacaktır. Kentleşme genellikle ekonomik büyüme, yoksulluğun azaltılması ve insan için olumlu bir güç olmuştur. İktisadi varlıklarını kabul ederek, sosyal ve çevresel bağımlılık, şehirlerin ve küçük kasabaların kurdukları bağlantılar ve çevresindeki kırsal alanların güçlendirilerek sürdürülebilir kalkınmayı kolaylaştırması beklenebilir.
Tarım içi ve tarım dışı sektörlerin bu alanlarda mevcudiyeti sürdürülebilir kalkınmanın gelişimine de hizmet edecektir( United Nations, Department of Economic and Social Affairs, Population Division (2019). World Urbanization Prospects 2018: Highlights (ST/ESA/SER.A/421).)
Kentleşme karmaşık bir sosyo-ekonomik süreç olup kırsaldan kentsel yerleşimlere nüfusun mekânsal dağılımınıda içine alan baskın meslekler, yaşam tarzı, kültür ve davranıştaki değişiklikleri içeren bir sosyal yapıdır. 1950'den bugüne değişen dünyada belki de değişen ve dönüştürülen stratejide nüfusun sadece % 30’u olan 750 milyon insan şehirlerde yaşıyordu.












