E-Dergi Oku 
ABB
BIODESULF

Çevre ve Sürdürülebilirlik

Çevre ve Sürdürülebilirlik

9 Kasım 2021 | ÇEVRE
160. Sayı (Kasım 2021)
757 kez okundu

Dilek Aşan

Taksim Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Genel Müdürü / Global Raporlama Uzmanı

Dünyadaki tüm insanların bir an için yok olduğunu düşünelim. Bunla ilgili birçok film veya belgesel izlemişsinizdir. Bu durum yeryüzünde nasıl sonuçlar doğurur? Mevcut düzen birkaç gün içerisinde bozulmaya başlar. İnsan kontrolünde olan sistemler bir müddet sonra artık eskisi gibi çalışmayacaktır. Binalar yıkılacak, barajlar taşacak, fabrikalar duracak, tüm elektronik ve mekanik araçlar ve cihazlar bozulacak vs. Böyle bir durumda zamanla doğanın kendi düzenini oluşturmaya başladığını görebiliriz. İnsan olmadığında doğa bir bakıma kendi kendini onarmaya, hayvanlar asıl yaşam alanlarına dönmeye, yeni ve muhteşem bir denge oluşmaya başlar. Bilinen evrende zekası, iradesi ve yetenekleri ile en gelişmiş varlık olarak nitelendirilen insanın aslında doğaya ne kadar büyük bir zarar verdiği gerçeği deçıkmış olur ortaya. Peki böylesine gelişmiş bir canlı nasıl oluyor da çevreye bu denki tahripkar davranabiliyor, milyonlarca yıldır süregelen düzeni bozabiliyor? Cevabı net değil mi; sadece kendisini ve bugünü düşünerek hareket ediyor!

Sürdürülebilirlik kavramının en genel tanımını bir kez daha hatırlayalım. Günümüz insanlarının, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama kapasitesinden ve yeteneğinden ödün vermeden bugünkü ihtiyaçlarını karşılaması olarak tanımlıyoruz sürdürülebilirliği. Peki “çevre” bu işin neresinde? Aslında, neredeyse her yerinde!

Gelecek nesillere muazzam finansal kaynaklar ve bir o kadar da gelişmiş sosyal bir düzen bıraktığımızı düşünelim. Sizce bu yeterli olur mu? En nihayetinde insanlığın en büyük ihtiyacı, doğa ile uyumlu yaşayabilme becerisidir. Zira, nefes alma, yeme-içme, barınma vb gibi yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilmek için doğayı ve çevresel düzeni hesaba katmak zorundadır insan. Ne zamanki daha fazla üretmenin, tüketmenin ve zenginleşmenin yollarını aramaya; yaratılışından ötürü sahip olduğu sınırları aşmaya, konfor alanını sürekli genişletmeye ve sanki dünyanın sadece kendisi için yaratıldığını düşünmeye başlamış, işte o zaman çevre - insan uyumu da bozulmaya ve yok olmaya başlamıştır ve maalesef bu da doğal kaynakların hızla tükenmesine veya kalitesinin düşmesine, doğal yaşam alanlarının yok olmasına, etkiler belki binlerce yıl sürecek küresel çevresel problemlerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu da gelecek nesillerin, bırakın konforlu ve güvenli yaşaması, hayatta kalabilmesi için bile büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

 Yazının devamı için tıklayın


 

 
 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2021 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.