Yeşil Badana (Greenwashing)

Yeşil Badana (Greenwashing)

9 Eylül 2021 | KONUK YAZAR
158. Sayı (Eylül 2021)
2.491 kez okundu

Dilek Aşan

Taksim Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Genel Müdürü / Global Raporlama Uzmanı

Yeşil badana, yeşil aklama, yeşil göz boyama veya buna benzer tanımlamalar... Hepsi de bir ürünün - aslında öyle olmadığı halde - çevreci, doğa dostu, sürdürülebilir vb şeklinde lanse edilmesini anlatıyor. Amaç, tüketicilerin çevresel konulardaki hassasiyetlerinden faydalanmak ve ürünü “yeşil”miş gibi tanıtmak. Bugün birçok firma yaşil badanayı bir pazarlama stratejisi olarak kullanıyor ve ne yazık ki birçoğunun bunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Gerçek anlamda sürdürülebilir olmanın ve çevresel sorumlulukları yerine getirmenin faydaları uzun vadede kendini göstereceğinden kısa vadede ürün satışındaki artışlar çok daha cazip geliyor haliyle markalar için. Hatta bazı markalar bunun için çok ciddi bütçeler ayırıyor. Yaklaşık yarım asırdır kullanılan bu yöntem, markalar ile müşteriler arasında çok etkili bir iletişim aracı oluyor. Çünkü markalar her ne olursa olsun insanların “yeşil” olarak tanıtılan ürünlere ilgi gösterdiğini ve bu tür tanıtımların marka prestijini yükseltiğini biliyor. Çözüm ise çok basit; tüketicilerin bu konuda daha bilinçli olması ve markaların yeşil badana tuzağına düşmemeleri gerekiyor.

Çevresel konulardaki farkındalık tüm dünyada özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren artmaya başladı. Sadece kişi veya kurumların değil, hükümetlerin bu konuda çeşitli girişimlerde bulunmaya başladığını görüyoruz. Bu yıllarda özellikle nükleer karşıtı olan insanların sesinin daha gür çıkmaya başladığını söyleyebiliriz. Küresel ısınma ve iklim değişikliği ile ilgili konuların dünya gündeminde yeni yeni filizlenmeye başladığı dönemlerdi bu yıllar.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşımın kolaylaşması ve medya organların toplumsal hayatı şekillendirmede çok önemli mesafeler katetmesiyle beraber, markaların ürün tanıtımları toplumda hızlı bir şekilde karşılık buluyordu artık. Bu nedenle markaların da çevresel konulara karşı duyarsız kalması pek olası değildi. Bazı markalar kurumsal felsefesinde çok köklü bir değişikliğe giderek artık gerçek anlamda çevreci, sürdürülebilir, doğa dostu, enerji verimli, karbon ayak izi düşük ürün ve hizmetler üretmeye başladı. 

Yazının devamı için tıklayın


 

İlginizi çekebilir...

Birleşik Kanalizasyon Sistemlerinde Yağışlı Hava Deşarjlarının (CSO) Yönetimi

Birleşik kanalizasyon sistemleri (Mischsystem / combined sewer systems), özellikle eski kentsel altyapılarda yaygın olarak kullanılmaktadır....
6 Mart 2026

Biyogaz Tesislerinde, Tehlike Riskleri ve Korunma Önlemleri

Amasya'nın Suluova ilçesinde biyogaz tesisinde gazdan zehirlenerek hastaneye kaldırılan 3 işçi hayatını kaybetti....
6 Mart 2026

Su Yönetiminde Yapay Zeka'nın Evrimi

Üretken yapay zekâ ve ajan tabanlı yapay zekadaki gelişmeler büyük bir dönüşüm yaratıyor. Bilgi sağlayan, tahmin yapan veya sınırlı görevleri yerine ...
6 Mart 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,547 sn