İçeriğe geç
Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi

Kategoriler

Dergi

Abonelik

Sürdürülebilirlik Yolculuğunda 'Yavaş Şehir'ler (Cittaslow)

2.404 okunma157. Sayı (Ağustos 2021)

Sürdürülebilirlik Yolculuğunda 'Yavaş Şehir'ler (Cittaslow)

DİLEK AŞAN

Taksim Danışmanlık Hizmetleri Kurucu Genel Müdürü / Global Raporlama Uzmanı

Yavaş şehir (cittaslow) kavramı ilk olarak 1999’da İtalya’da ortaya çıktı. Bugün büyük şehirlerde alıştığımız şehir hayatına bir tepki olarak geliştirilen bu felsefe aslında özümüze dönüşün bir simgesi. Sürekli tüketmeye alışmış bizlere; parayı, zamanı, duyguları, sağlığı, mekanı farkında olarak ya da olmayarak tüketen ve maalesef adına modernlik dediğimiz yaşam biçimimize bir meydan okumadır cittaslow anlayışı. İçindeki insanların çevresindeki insanlara, doğaya, hayvanlara, insan ilişkilerine, kaliteli vakit geçirmeye, örf ve adetlerine önem
verdiği ve tek derdi daha fazla para kazanmak olmadığı bir şehir yaşamını anlatıyor cittaslow. Ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik ilkelerinin insan hayatının her alanında görüldüğü, kendi kendine yetebilen, vatandaşları sorumluluk sahibi olan ve teknolojinin nimetlerinden faydalanan şehirleri ifade ettiğini söyleyebiliriz cittaslow akımının.

İtalya’da birkaç belediyenin bir araya gelerek başlattığı bu akım zamanla birçok ülke tarafından benimsendi. Dünyanın dört bir yanında cittaslow (yavaş şehir) olarak kabul edilen çok sayıda şehir / kent var. Ülkemizde de 2020 yılı itibariyle 18 kentin cittaslow olduğunu belirtelim. Bir an durup düşünelim. Günlük hayatta neler yapıyoruz; yani bir günümüz nasıl geçiyor? Bu satırları okuyan birçok insanın cevabı ortak aslında. Sürekli bir yerlere; işe, okula, eve yetişmeye çalışıyor, trafikte vakit kaybediyor, AVM’deki alışveriş dükkanlarının birinden çıkıyor diğerine giriyor (otoparklarında park yeri aramak da cabası), sevdiklerimize vakit ayırıp bir kafeye dahi oturamıyor kahvemizi elimize alıp içmek zorunda kalıyoruz. Telefon, bilgisayar ve tablette ne kadar vakit harcadığımızı şöyle bir düşünelim. Hayatı hızlı yaşamaya o kadar çok alışmışız ki bir durup soluklanmayı, kafamızı kaldırıp etrafımıza bakmayı, yediğimiz yemekten zevk almayı, komşularımıza halini hatrını sormayı bile unutuyoruz.

Evet, belki böyle yaşamaktan mutluyuz ama daha farklı bir yaşam tarzı mümkün olabilir miydi? Alışverişinizi büyük marketlerden değil de bakkaldan, kasaptan yaptığınız, günlük işe gitgel için 3-4 saat değil de belki sadece yarım saat harcadığınız, akşamları işten sonra arkadaşlarınızla sakin bir yerde oturup zaman ya da maddiyat kaygısı olmadan çay, kahve içtiğiniz, yemek yediğiniz; farklı lezzetleri tecrübe ettiğiniz, enerjinizi yenilenebilir kaynaklardan temin ettiğiniz, evinizin bahçesinde bir şeyler yetiştirdiğiniz, trafikte ya da park yeri ararken sırf sinirlendiğiniz için “ilk fırsatta Ege’nin bir sahil kasabasına yerleşeceğim” diye vaatlerde bulunmadığınız bir hayat tarzı... Evet mümkün... Yavaş şehirlerde bu saydıklarımız, hatta daha fazlası mevcut.

Yazının devamı için tıklayın 

Paylaş

İlginizi çekebilir

Tümü
Reklam
TEKNİK ARITMATEKNİK ARITMATEKNİK ARITMA
Reklam
MOLECOR
Reklam
ARMAPLAST ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ
Reklam
VATEK ÇEVRE
Reklam
AQUA PROSES
Reklam
EURASIA WATER EXPO - Avrasya Su Fuarı | 4-5 Kasım 2026 - WOW Istanbul Hotels Conference Center

Advertorial

Tümü: Advertorıal