"Üzerinde önemle durulması gereken konu, arıtma sistemlerinde bulunan baskın türlerin tespiti ve tür belirlemesidir. Bu konu, arıtma sistemlerinde gözden kaçmakla birlikte tür çeşitliliği, arıtma sisteminin performansını ve problemlerin ortaya çıkmasını önemli derecede etkilemektedir." ğunluğunun suyun (si.ipernatantın) yoğunluğuna eşit veya daha az yoğunluğa ulaşması durumunda ortaya çıkmaktadır. Katı ve sıvı faz ayırımı yapılabilmesi normal gravitasyon çökelmesiyle nıümkCın olamamakta, katı-sıvı ayırımı hemen hemen hiç oluşmamaktadır. Bu durum kolaylıkla yapılabilen imhoff Hunisinde çökelme analizi ve çamur hacim indeksi (ÇHİ) analiziyle görülebilmektedir. Filamentl i mikroorganizmaların normal bir flok ya pısıncla olması gereken miktarlarıyla, problem oluşturmaya başladığı durumlardaki miktarları belirlenmiş ve flok başına eli.işen filament sayısı 5'ten fazla ise (mikroskop altında incelenen flok ta "sıklıkla her flokta 5 adetten fazla görünme") bu durum genelde kabarma ve köpük problemi ile özcleşleştirilmiştir. Bu sayıların flok başına belirtilen 5 adetin çok çok üzerine çıktığı ve lO0'lerle ifade edilen miktarlara ulaşıldığı pek çok araştırmada analiz edilerek ifade edilmiştir Qenkincl ve!., 1993). Bu arada flokların büyüklüğü ve makro düzey yapılarındaki farklılıklar ela, çamur çökelmesi proble62 Su ve Çevre Teknolojileri • Kasım - Aralık/ 2010 minin önemli parametrelerinin başında gelmektedir. Özellikle floklarııı küçük (:,;150 µm), orta (150500 µm) ve büyük (~500 µm) boyutlarında olması, flok başına 1-5 filamentli mikroorganizma barındırması, zoogleal yapının "gevşek" veya "sıkı" olması katı-sıvı ayırımında büyük önem taşımaktadır Qenkincl vcl., 1993; Sezgin, vcl., 1977). Biyolojik arıtma sistemlerinde kabarma ve köpük problemi oluşmasının pek çok bilinen ve bilinmeyen parametreyle ilişkili olduğu bilinmektedir. Filamentli mikroorganizmaların kontrolsüz çoğalmasına, flok yapıcı, serbest, askıda ve tutulu büyüme ve çoğalımı gösteren pek çok diğer mikroorganizmanın ortadan kalkmasına veya aşın çoğalmasına neden olabilecek yüzlerce parametre bilinmekle beraber, belli başlı ana parametreler içerisinde atıksu karakterizasyomı ve yapısı, nutrientlerin (azot ve fosfor) konsantrasyonu, çamur yaşı ve bekletme süresi, yağ ve gres miktarı, havalandırma havuzu içindeki çözünmüş oksijen değeri, sülfür konsantrasyonu, pH gibi parametrelerin birçok arıtma sisteminin kabarma ve köpük problemiyle karşı karşıya kalmasında önemli etkilere sahip olduğu vurgulanmıştır (Birtan, 1994, Jenkins vcl.,1993). Bu parametreler her bir tesiste genelde zaman zaman kontrol dışına çıkabilmektedir ve hangi parametrelerin bu problemli durumu tetikledigi tam olarak anlaşılamamıştır. Bu parametrelerden birisinin veya birden fazlasının kontrol dışına çıkması (azlığında veya çokluğunda) kabarma ve köpürme problemini teşvik edebilecek koşulları oluşturmasını sağlayabilmektedir. Ancak bu durumun oluşması açık kamtlarla ortaya heni.iz konulamamıştır. Bahsedilen parametrelerin neden olabileceği söylenmekte, ancak hangi koşullarla beraber oluştuğu ortaya çıkarılamamaktaclır. Bunların clışıncla ülkeden ülkeye, mevsimlere, meteorolojik değişikliklere ve coğrafik koşullara bağlı olarak farklı durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumlar genelde mühendislik açısından arıtma tesislerinin dizaynında pek ele göz önüne alınan parametreler cleğilclir; ki zaten doğal olarak bu parametrelerin değişkenliği kontrol edilebilecek durumda değildir. Ancak canlı türlerinin çeşitliliğinin kontrolü ve ekosistenılerini kontrol eden parametrelerin sürekli değişiklik içerisinde bulunması dolayısıyla çok bilinmeyenli, neredeyse sonsuz parametrenin kontrolü anlamı taşımaktadır ki bu ela pratikte neredeyse imkansız ve çözümü mümkün olmayan problem haline gelmektedir. Bu durumda arıtımı sistemleri için yapılan model çalışmaları ela ancak belli sayıda parametreyi göz önüne almakta ve çok daha fazlasını göz ardı etmektedir. Bunun sonucunda biyolojik olarak neredeyse kontrolsüz bir sistem işletilmeye çalışılmakta ve sonuç olarak kabarma ve köpi.ik probleminin ortaya çıkması kaçınılmaz olmaktadır. Üzerinde önemle durulması gereken konu, arıtma sistemlerinde bulunan baskın türlerin tespiti ve tür belirlemesidir. Bu konu, arıtma sistemlerinde gözden kaçmakla birlikte, tür çeşitliliği, arıtımı sisteminin performansını ve problemlerin ortaya çıkmasını önemli derecede etkilemektedir. Tür çeşitliliği ve sayısı, filamentli mikroorganizmaların sistemi kabarma ve köpük problemine götürüp götürmeyece-
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=