Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 214. Sayı (Mayıs 2026)

49 SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • 05 / 2026 KONUK YAZAR atıkların dahi OECD dışı ülkelere ihracatı, yalnızca AB Komisyonu tarafından “yetkilendirilmiş” ülkelerle sınırlandırılacaktır. • Plastik atıklar için bu yasak daha erken başlamakta; 21 Kasım 2026 itibarıyla OECD dışı ülkelere plastik atık ihracatı büyük ölçüde durdurulmaktadır. Türkiye OECD üyesi olmakla birlikte, AB’den en çok atık ithal eden ülkelerin başında yer aldığı için AB’nin izleme ve denetim sürecine tabi olacaktır. Bu durum, Türkiye gibi AB’nin başlıca atık ithalatçısı ülkelerde ciddi ekonomik ve yapısal etkiler yaratma potansiyeline sahiptir. 3.3. AB’ye Geri Dönüştürülmüş İkincil Hammadde İthalatı Avrupa Birliği (AB), Yeşil Mutabakat ve Döngüsel Ekonomi Eylem Planı çerçevesinde geri dönüştürülmüş madde ve atık ithalatına yönelik denetimlerini ve kısıtlamalarını önemli ölçüde sıkılaştırmaktadır. Bu kısıtlamalar, özellikle plastik geri dönüşümü, izlenebilirlik ve çevre standartlarının korunması üzerine odaklanmaktadır. Atıkların AB içinde geri dönüşüm ve yeniden kullanımının teşvik edilmesi amacıyla plastikte geri dönüştürülmüş malzeme içeriği hedefinin ilk yıllarda “Avrupa”da geri dönüştürülmüş malzemelerle sağlanması kararlaştırılmıştır. AB’ye önemli miktarda geri dönüştürülmüş ikincil plastik hammadde sağlayan Türkiye ise, neyse ki, şimdilik “Avrupa”da sayılarak bu karardan etkilenmemiş gözükmektedir. 4. GERI DÖNÜŞÜM HAMMADDESI TEMINI SORUNU 4.1. Arz Güvencesi ve Kalite Sorunu AB’de geri dönüştürülmüş hammadde arzının en büyük sorunları: • Yetersiz miktar: Artan yasal düzenlemelere karşın, geri dönüştürülmüş malzeme arzı talebi karşılamamaktadır. • Değişken kalite: Geri dönüştürülmüş hammaddelerin kalitesi, doğal hammaddelere kıyasla daha değişkendir. • Tek pazar eksikliği: “Atık olmaktan çıkma” kriterlerinin üye ülkeler arasında uyumsuzluğu, iç pazarda ticareti zorlaştırmaktadır. AB Komisyonu verilerine göre, 2023 yılı itibarıyla AB’de kullanılan malzemelerin yalnızca yaklaşık %12’si döngüsel kaynaklardan gelmektedir; bu oran, döngüsel ekonominin başarısı açısından yetersiz kabul edilmektedir. 4.2. Kritik Hammaddeler ve Geri Dönüşüm Elektrikli araç bataryaları, yenilenebilir enerji sistemleri ve elektronik ürünlerde kullanılan kritik hammaddeler (lityum, kobalt, nikel, vb.), geri dönüşüm perspektifini stratejik hale getirmiştir. Bu bağlamda Kritik Hammaddeler Yasası geri dönüşümden elde edilen ikincil hammaddelerin sanayiye entegrasyonunu hızlandırmayı hedeflemektedir. 5. DEĞERLENDIRME VE SONUÇ AB’nin geri dönüştürülmüş malzemeyi içeren yasal düzenlemeleri, çevresel hedeflerle sanayi politikalarının kesiştiği karmaşık bir dönüşümü temsil etmektedir. Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü, Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi gibi düzenlemeler talebi zorunlu kılarken, Atık Sevkiyatı Tüzüğü’ndeki ticaret kısıtları arz yönlü baskılar yaratmaktadır. Bu durum, kısa ve orta vadede geri dönüştürülmüş hammadde fiyatlarında artış, tedarik zinciri riskleri ve AB dışı ülkelerle ticari gerilimler doğurabilir. Sonuç olarak, AB’nin başarısı; yalnızca düzenlemelerin sıkılığına değil, aynı zamanda geri dönüşüm altyapısına yatırım, standartların uyumlulaştırılması ve ikincil hammadde pazarlarının işlevsel hale getirilmesine bağlı olacaktır. Aksi halde, döngüsel ekonomi hedefleri teoride güçlü, pratikte kırılgan kalma riski taşımaktadır. Türkiye açısından ise, AB ile atık ticaretinin sınırlanabileceği öngörüsüyle, özellikle tüketim sonrası geri dönüştürülebilir atıklarımızı kaynağında ayrı toplayarak döngüselliği sağlayacak sürdürülebilir ve verimli sistemleri kurmak ve işletmek artık kritik önemdedir. Bunda başarı için bizim ÇEVKO Vakfı olarak uygulanabilir olduğunu savunduğumuz model Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu modelidir. n

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=