tu. 1991 yılında çıkarılan Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında olan faaliyetler neticesinde diğer malzemelerin ele geri dönüşümü zorunlu hale gelcliğ için, çöplerde cam ambalaj atığının toplanması iyice azaldı. Diğer bazı atık ambalaj malzemeleri cama göre çok daha değerli olduğu için, o malzemeler toplanmaya başlandı, bunun üzerine cam ambalaj miktarı giderek azaldı. 1995 yılına gelindiğinde bu oran 1195 yılında çöplüklerden toplanan miktar 991'cleki rakamın neredeyse yarısına düştü. Bunun üzerine bu işin geliştirilmesi yönünde çaba sarf edilmesi gerektiğinden hareket ile Şişecam tarafından alınan bir kararla 1996 yılından itibaren hızla yeni kumbara yerleştirilmesine başlandı. 1998 yılına gelindiğinde ise 40 bin ton civarında olan cam geri dönüşüm düzeyi 70 bin tonlara ulaştı. O tarihte başlayan ve 2000'lerin başında elek süren bu hamle ile dört bin adet kumbara 176 belediyeye yerleştirilmiş oldu. Ve bu çabalar toplam geri dönüştürülmüş miktar içindeki kumbara camı payının yüzde onluk bir düzeye erişmesine neden oldu. Sonuç olarak diyebiliriz ki, cam ambalaj geri dönüşüm sistemi 2004 yılı itibari ile toplam 80 bin ton toplama yapılmasına rağmen, bu miktar piyasaya sürülen ambalaj sadece 1/3'ü kadardır. Bugün için, Büyükşehir Belediyeleri ve Belediye Birlikler ile yapılmış İşbirliği Protokolleri çerçevesinde yürütülmekte olan sistemlerdeki kumba- ~ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • SAYI 2 ra sayısı başta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Antalya, Kocaeli, Eskişehir ve Konya olmak üzere yurt çapındaki 10 büyükşehir, 10 il, 106 ilçe ve 50 beldeyi kapsayan toplaml 76 belediyenin cadde ve sokaklarına yerleştirilmiş olarak 4.000'i bulmaktadır. Kumbaraların yerleştirilmesi, boşaltılması, yerlerinin değiştirilmesi, bakım ve onarımı AC adına sözleşmeli tedarikçiler tarafından yapılmaktadır. Şu anda ikinci bir hamlenin eşiğindeyiz, bu ikinci hamleyle de bu rakamın her yıl yüzde yirmi oranında artırılması öngörülmüştür. Burada hedef kitle, kentlinin kendisidir. Kumbara ile sağlanan geri dönüşümde, Avrupa'nın çok altında bir orana sahip olmamızın başlıca nedeni Ülkemize oranla bir Avrupa ülkesinde kumbaralara yedi kat daha fazla cam atılıyor olmasıdır. Çöp alanlarından kazanılan geri dönüşüm yüzde doksanlar seviyesinde .. Dört bin adet kumbaranın 1900 adeti İstanbul'dadır. Ancak şimdilik sadece kumbaralara bel bağlayarak cam ambalaj geri dönüşüm konusunu çözemeyiz. Su ve Çevre Teknolojileri: Geri dönüşüm faaliyetleri 1970'lercle başladı dediniz. AB sürecinin geri dönüşüm faaliyetlerimize etkileri ve katkıları neler olacak? Mustafa Özcan: AB'nin karakterine bakarsak, bir ülkeler konfederasyonu olduğunu söyleyebiliriz. Bugün birlik gündeminin en önemli maddelerinden biri çevre sorunlarıdır. Bu sorunların nasıl aşılacağıyla ilgili sürekli yeni yasalar çıkartıp, yaptırımlar uygulamaktadırlar. Avrupa dünyada çevreyi temsil eden bir konfederasyondur. O nedenle aclylar için kırka yakın müzakere konusu vardır; bunlardan en yaman geçeni her zaman çevredir. AB, çevre konusunda Türkiye'yi bazı yönleriyle baskı altına alacağını şimdiden söyleyebiliriz. Avrupa'claki bazı ülkelerin temel tercihlerinibn gbelkicle en önemlisi sınırlarından dışarıya üretim sırasında çevreye zarar veren yani ağır çevre yüküne sahip ürünler çıkması yönündedir. Onlar bu ürünleri diğer ülkelerde üretip, oralardan satın alalım diyor. Bu ne demektir? Onlar dışarıya bilgi satıp onun yerine ele dışarıdan malzeme alacağız eliyorlar. Böylece keneli ülkelerinin temiz kalmasını hedefliyorlar. Onun için bütün malzeme yoğun teknolojileri üçüncü dünya ülkelerine iteliyorlar. Böylece çevre problemlerini onlara satmış oluyorlar. Suve ÇevreTeknolojileri: Derneğinizin yakın ve uzun vadeli hedeflerini öğrenebilir miyiz' Mustafa Özcan: CAMSİAD'ın ana hedefi, cam ambalaj geri dönüşüm faaliyetini yönetmelik kapsamındaki geri kazanım hedefleri doğrultusunda her yıl artan oranlarda kaynağından ayrı toplanmasındaki artış ile büyütmek, yönlendirmek, koordine etmektir. Bu hedefimiz, Anadolu Cam Sanayii'nin bu alanda Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği öncesinde yapmakta olduğu faaliyetleri 2005 yılı başından itibaren devrettiği yetki ve sorumluluk ile hak ve yükümlülükler kapsamında da en iyi şekilde koordine ederek yerine getirmemizi gerektirmektedir. Bunun dışında faaliyetlerimiz sadece koyacağımız yeni kumbaralarla sınırlı olmayacaktır. Belediyelerle birlikte kumbaraların kentli tarafından yeterli, gerekli ve doğru bir şekilde kullanılmasını sağlayıcı bir tanıtım, eğitim ve tutundurma programı uygulayacağız. Bu konuda merkezi hükümetin yerel temsilcilerinin ve diğer sivil toplum örgütlerinin programa gönüllü destekleyici olarak katılmalarının gerekli olduğuna inanıyorum. ■
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=