Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 2. Sayı (Mayıs-Haziran 2005)

1 içerisinde sözleşmeli tedarikçilerimiz derneğimizden ayrıldı. Şimdi Şişecam'ın üretici ve piyasaya süren şirketleri ve bazı işletmelere ilaveten başta piyasaya sürenler olmak üzere diğer ekonomik işletmeleri de üye olarak kabul ediyoruz. Yirmi civarında üyemiz var ama muhtemelen bunu otuza çıkarsak daha uygun olur diye düşünüyoruz. Üyelerimizi ağırlıklı olarak cam üreticileri oluşturuyor ancak, karton ambalaj üretici ve tüketicileri de Derneğimize üyedir. Biz Dernek olarak, Türkiye'deki geri dönüşüm sektörünün gelişmesine katkı sağlayıcı bir yapının oluşmasına imkan vererek hareket edeceğiz. Burası bir kitle örgütü değil bir sektör örgütüdür. Derneğimiz, yarı kamu görevi görüyor diyebiliriz; çünkü yasalar tarafından kendisine bazı hak ve sorumluluklar verilmektedir. Su ve Çevre Teknolojileri: Yasalar oluşturulurken Dernek olarak ne tür bir faaliyette bulundunuz? Mustafa Özcan: Ambalaj ve ambalaj atıkları kontrolü yönetmeliğinin hazırlanması sırasında biz önemli aktörlerden biriydik. Bizim taleplerimizin ve önerilerimizin bir çoğunun yerine geldiğini söyleyebiliriz. Kabul edilmeyen hususlar var ise ele bunlar azınlıktadır. Her bir yönetmelik çıktığı zamanki gibi kalabilecek yetkinlikte çıkmaz. Hiçbir yasal düzenleme çıktığı gibi kalmamıştır, her şey değişir. O bakımdan Yönetmelikte değişecek şeylerin olduğunu şimdiden görebiliyoruz. Su ve Çevre Teknolojileri: Geri dönüşüm faaliyetleri ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin bir göstergesidir. Bu açıdan değerlendirirsek, Türkiye dünyanın neresinde duruyor' Mustafa Özcan: Batı Avrupa ülkelerinin yarısı kadar geri dönüşüm yaptığımızı söyleyebilirim. Ama Doğu Avrupa ülkelerinin bazılarının iki katı kadar performans gösterdiğimizi söylemeliyim. Bu anlamda bakacak olursak; Türkiye'nin büyük bir gelişim ve geçiş yaşadığını söyleyebiliriz. Hatta halen Avrupa Birliği üyesi olan ülkelerin bazılarından çok daha öndeyiz. Türkiye'yi rahatlıkla İngiltere ile kıyaslayabiliriz. Batı Avrupa ülkesi ol- ~ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • SAYI 2 masına rağmen Türkiye'nin yaptığı geri dönüşüm çalışmalarını bu ülke ile aynı kategori içerisinde değerlendirebiliriz. Avrupa'da insanlar bu konuya kendilerini adamış durumdalar.. Ülkemizde hala klasik kentlilik kavramı var. Modern kentlilik için tüm katı atıklarımızın geri dönüşümü şart. .. 21 yüzyılın en önemli toplumsal hareketlerinden birisi çevrenin korunmasına yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Ambalaj atıklarının geri dönüştürülmesi ele bu yapılan çalışmaların önemli bir parçasıdır. Doğanın korunmasını ortamlar açısından ele almamız lazım. Bu faaliyet toprağın korunmasının önemli bir parçası olarak mümkün olduğunca daha az çöpün doğaya gitmesini sağlamaya yöneliktir. Çöpün içerisinde değerlendirilebilir malzemelerin kullanımı ve mümkün olduğu kadar daha az atık üretilmesi öncelikli kavramlardır. Teknolojideki gelişmeler ile eskiden belli bir hacmi oluşturmak için kullanılan cam miktarının neredeyse yarısı ile bugün ayni hacmi kapsayacak ürün yapabiliyoruz. Bu durumda ağırlıktan önemli oranda tasarruf sağlamış olduk. Buna atık önleme diyoruz. Gene bu zaman içinde yeniden kullanım amaçlı olarak geliştirilen şişelerde iade etme ve tekrar dolum yöntemi kullanılmaktadır. Ayrıca satılan herhangi bir cam ambalajın malzemesi başka bir yerele başka bir şişeye dönüştürülebiliyor. Şu anda Türkiye'de atığa dönüşmüş cam ambalaj miktarının 80 bin tonu kapsayan üçte birlik bölümü yeniden şişe ve kavanoz üretiminde kullanılmaktadır. Daha önce belirtildiği gibi bu oran Batı Avrupa ülkelerinde çok daha yüksek olmakla birlikte ABD'de Türkiye değerleri civarındadır. Türkiye'cle çevre ülkelerin hepsinden daha fazla miktarda geri dönüşümlü camdan şişe ve kavanoz üretebiliyoruz. Su ve Çevre Teknolojileri: Türkiye'de geri dönüşüm bilinci ne düzeyde? Bu bilinci yerleştirmek için dernek olarak neler yapıyorsunuz? Mustafa Özcan: CAMSİAD olarak geri dönüşüm bilincinin yerleştirilmesinden ziyade, geri dönüşümün sağlanmasına yönelik çalışıyoruz. Bilincin oluşturulması, insanların zihninde o konuyu yapılması gereken bir alışkanlık haline getirmektir. Ama siz bunu uygulanacak yaptırımlarla ela yapabilirsiniz. Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği vatandaş için bunu bir zorunluluk haline getiriyor. Bilinçle ilgili kısa bir hikaye anlatmak isterim. Güneydeki bir tatil köyünde, ağırlıklı Türk olmak üzere çeşitli uluslarlarclan çocuklar topla oyun oynuyorlar. O sırada top alçak bir duvarın kenarında durmakta olan boş bir şişeye çarpıyor ve şişe kırılıyor. Bizim Türk çocuklar ayaklarını kesmesin diye kırığı kenara doğru iterek oyunlarına devam ederken İsviçreli bir çocuk gidiyor ve cam kırıklarını bulduğu bir plastik torbanın içine doldurarak duvarın üstüne koyuyor. Merak edip niye böyle yaptığını sorana İsviçreli çocuk cevap olarak "Ben cam kırıklarını İsviçre'ye götürüp bizim evimizin yakınındaki cam şişe kumbarasına atacağım" diyor. Bilincin oluşmasının aslında eğitim sistemimizle ele ilgili olduğunu düşünüyorum. Su ve Çevre Teknolojileri: Cam geri dönüşüm süreci hakkında bilgi verebilir misiniz?

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=