~erspektif Berna KASAP Çevre Mühendisi bernakasa p@dogayayin.com "Sugibiömrün uzunolsun"sözütarih oluyor... "su gibi ömrün uzun olsun" büyüklerimizin eskiden çok sık telaffuz ettikleri bir sözdü. Bizden istedikleri suyu getirdiğimiz zaman büyüklerimizden sıkça duyardık "Su gibi ömrün uwn olsun evladım" sözünü. Ama artık yakın gelecekte maalesef duyamayacağız. Neden mi? Çünkü suyun ömrü tükenmeye başlaclı. Özellikle son yirmi yıl içinde nüfus artışına paralel olarak su tüketimi katlanarak arttı. Bunun yanı sıra küresel ısınma sonucu yaşanan kuraklık, yeraltı yüzey sularının bilinçsiz bir şekilde kullanılması ve kirletilmesi zaten sınırlı olan kullanılabilir su kaynaklarının azalmasını, tükenmesini daha da hızlandırdı. Ülkeler su varlığına göre sınıflandırıldığında, yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m''ten az olan ülkeler su fakiri, 2.000 m3'ten az olan ülkeler su azlığı olan ülkeler olarak adlandırılıyor. DSİ verilerine göre; ülkemiz şu an için kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.500 m3/yıl değeri ile su azlığı çeken ülkeler sınıfında yer alıyor. Aslında akarsu ve göller bakımından zengin bir ülke olmamıza rağmen kullaııılabilir su kapasitemiz dikkate alındığında bu gruba dahil oluyoruz ve durum günden güne daha kötü bir hal alıyor. 2030 yılına geldiğimizde ise durum hiç de iç açıcı değil. Çünkü 2030 yılında kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarımızın, nüfus artışı da dikkate alındığında 1.000 m3/yıl olacağı öngörülüyor. Yani yaklaşık 23 yıl sonra su fakiri bir ülke olacağız. Bu nedenle her şey için çok geç olmadan önlemlerimizi almalıyız. Bu konuda W\XIF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) "Suyumuza Sahip Çıkalım" adlı geniş bir kampanya başlattı. Tüm Türkiye'yi kapsayan ve bir yıl sürmesi planlanan proje ile suyun doğru kullanımı konusunda geniş kitlelere ulaşarak, su kaynaklarının yönetilmesi hedefleniyor. Bunun yaııı sıra Birleşmiş Milletler de, 22 Mart Dünya Su Günü'nün 2007 yılı için ana temasını "Su kıtlığı ile mücadele" olarak belirleyerek konunun önemine dikkat çekiyor. Bu perspektiften baktığımızda su kaynaklarının doğru yönetilmesinin yanı sıra atıksuyun geri kazanımı da oldukça önemli. Eskiden arıtma tesislerinden çıkan sular alıcı ortama deşarj edilirken, artık yeni teknolojilerle geri kazanılması planlanıyor. Kentsel arıtma tesislerinden çıkan suların tarımsal sulamada veya farklı amaçlarla kullanılması için projeler geliştiriliyor. Umarım her şey için çok geç olmadan önlemlerimizi alır ve daha uzun yıllar birbirimize "su gibi ömrün uzun olsun" diyebiliriz. Önümüzdeki sayıda görüşmek dileğiyle
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=