söyleşi Devlet de kamu sektöründe tesislerini yaparken, tesislerin işletmesinden ziyade, var olmasını hedefledi. İşletme açısından bakılmadan, fabrika kurar gibi tesis edileli. Fabrikayı kurarken bile, işe önce satıştan bilgi çıkararak başlanmalı. O fabrikada ne üreteceksin, kaça sattığın bir mamul üreteceksin? Ona göre ekipman yatırımı, donanım sağlayacaksın. Arıtma tesislerini yaparken işletme düşünülmüyor, işletme maliyeti, işletme ömrü, yenilenme ihtiyacı ve süresi göz önüne alınmıyor. Ne miktarda ne arıtacaksın, ona göre çapta havuz, ona göre blower seçmen gerekecek. Öyle işletme maliyetleri ortaya çıktı ki, işletmeler çalıştırılmadı. Bakımı yapılmadı. Atıl yatırım olarak kaldı. Atık maliyetinden başlanıp tesis planlanmalıyclı. SUve ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ DERGİSİ: Sistem Yapı'nın gelecek planlarından bahseder misiniz? UĞUR DİNÇER: Ülkemizde planlama dendiğinde, çoğunlukla kısa vadeler söz konusu ediliyor. Sistem Yapı, 10 yıllık bir plan, perspektif hazırlıyor. Biz, daha geniş bir zaman dilimini öngörmeye çalışıyoruz. 10 yıl içinde neler yapacağımızı, ulusal ve uluslararası dinamikleri sağlıklı değerlendirmeye çalışarak belirlemek istiyoruz. Bu çalışmalarımızın ana temalarından biri; Türkiye'cleki faaliyetlerimizin yanı sıra, çevre ülkelere açılma faaliyetimizi genişletmek geliştirmektir. Romanya'da çok önemli ölçekte bir projeyi üstlendik. Hiçbir global ortak olmaksızın, doğrudan aldığımız bir iş. Benzer ölçekte bir taahhüdü, Bulgaristan'cla yükleneceğiz. Bu iki ülkede de ofislerimizi açtık. Bu ülkeler, 2007 yılında AB'ye girecekler. Çevre konusunda yoğun olarak AB kredileri geliyor. O ülkelerde ismi güvenle bilinen, saygı duyulan, kaliteli iş yapan, o pazarda belirli bir yeri olan şirket olabilmek için çok yönlü çalışmalar içindeyiz. Bunun dışında diğer yurtclışı ülkelerde ele daha az yoğunluklu olmak üzere, iş olanakları yaratmaya çalıştyoruz. Daha çok yabanct kredili işlere ilgi gösteriyoruz. Orada organize olmuş yabancı kuruluşlarla, Türk müteahhitlerle ~ SU VE ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ • SAYI 1 müşterek işler yapabiliriz. 2005'te Türkiye'de çok yoğun arıtma projeleri gerçekleşmesini beklemiyoruz. Biz sadece yapım değil, işletme konusuna ela ağırlık veriyoruz. Tesislerin değerlendirilmesine işletmeden başlamak gerekiyor. Amaç; iyi sonuç veren, ekonomik şartlarda çaltşan bir tesis elde etmektir. Arıtan bir tesisten ziyade, en ucuz ve en iyi şekilde arıtan bir tesis kurmalısınız. Bunun için ele işletmeciliği bilmelisiniz. İşletmecilikten geri besleme yapıp, bilginizi geliştireceksiniz ve daha iyi tesisler kuracaksınız. Biz şu anda işletmecilik yapan tek çevre şirketiyiz. Altı tesis işletiyoruz: Antalya Hurma Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi İşletmesi, Güzelbahçe Atıksu Arıtma Tesisi İşletmesi, Antalya OSB Atıksu Arıtma Tesisi İşletmesi, Malatya Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisi, Fethiye Belediyesi Atıksu Arıtma Tesisi ve İşletilmesi, Bursa Doğu ve Batı Atıksu Arıtma Tesisleri ve Hamit Çöp Sızıntı Suyu Arıtma Tesisi. İşletme kadromuzda 120 kişi çalışıyor. %20'si çevre mühendisidir. Bu konuda gerek öncü gerekse lider pozisyonda olduğumuzu söyleyebilirim. Katı atık Türkiye'cle önem kazanmaya SiSTEM YAPI istemGrubu'nunilk şirl<.eti 1971 yılında kurulurl<.eann, a fınma olarakSistem Yapı 1977 yılında altyapı, konutve endüstriyetel sislerin yapımı konulannda geniş kapsamlı taahhüt işleri yapmaya başladı. ÇevrekorumabilincininDünyadave Türl<.iye'de giderekönem kazanmasıyla, 1978 yılında su ve atıksu arıtma bölümünükurarakbu alandaöncü finmalardabnirioldu. Sistem Yapı 160 kişiyi geçenbeyaz yakalı kadrosu ileanahtatreslim yapımını üstlendiği projelerdetasarım, inşaat, mekanikve elektrik işleri, otomasyon, işletmeye almav e işletme dahilolmaküzere ilgiltiümproseslekriendbi ünyesinde gerçekleştiriyor. 1999 yılında gerçekleştirdiği yeniden yapılanma ile kurumsallaşma yolundabüyük adımlar atanveISO 9001 çalışmalarını tamamlayaSnistem Yapı, - inşaat veteknolojikmontajgrubu - Çevreteknolojilergirubu - işletme grubuolmaküzere3 ayrı uzmanlık grubundan oluşuyor. başlıyor. Bu konuyu yakından takip ecliyonız. Bu konuda hazırlıklarımız ve iddiamız var. Türkiye'cle lider olma amacındayız. Yine on yıllık planlarımız içinde Yap-işlet-devret projeleri var. Var olan işletmelerin -İSKİ gibi- özelleştirmelerine çok sıcak bakıyoruz. Bu konuda ela hazırlıklarımızı yapıyoruz. SU ve ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ DERGİSİ: Çevresel varlıklanmızı koruyabilmek, duyarlı bir çevre bilinci oluşturabilmek için gerekli gördükleriniz nelerclir1 UĞUR DİNÇER: Çevre konusu, bir aralar Türkiye'nin gündemindeydi. Sonra gündemden düştü, modası geçti, unutuldu. Çok dar çevrelerde, kamuoyuna mal edilmeyecek boyutta tartışılıyor. Yeniden gündeme getirilmeli ve sürekli gündemde tutulmalı. Çevre konusunun demokratikleşme ile doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca demokrasiyi öğrenmek için ele güzel bir enstrüman. Çevre; bir hak. Herhangi biri bu hakkınızı elinizden almaya kalktığı zaman, demokratik hakkınızı koruma ya çalışmalısınız. Fikir hürriyeti, özel hayata saygı gibi.. "Benim çevremi tahrip edemezsin. Gelecek nesillerimin yaşam hakkını elinden alamazsın" karşı çıkışı, bir yaşam hakkı kavgası aslında. Demokratik bir sorundur bu. Bu nedenle her gün tartışılmalıdır. Nasıl ki fikir hürriyeti, haber alma özgürlüğü her gün gündemde olabilecek, olması gereken demokrasi gereği tartışmalar ise, çevre ele korumamız gereken demokratik hakkımızdır. Haklar, demokratik mekanizmalar içinde korunabilir. Haklarını korumayı öğrenmek ele clemokratikleşmektir. Çevre konusunun bir cazibesi ele, demokratik hakların öğrenilmesinde cazip bir araç oluşudur. Çevre konusunu çocuklar ela anlıyor. Demokratikleşme, demokratik haklar clencliğincle bazı konular karmaşık geliyor. Ama çevre konusunda ilkokullarda bile çalışmalar yapıyor çocuklar. Çocuklara demokrasiyi öğretmek için ele çevre çok güzel bir araç. Vatandaş olma haklarının öğretilmesi için ele çevre bir araç olarak kullanılmalt. Elden bırakılmamalı, vazgeçilmemeli ... ■
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=