
SUKİ'lerde Yapay Zeka
Büyük Kentlerimizde Su Hizmetleri Yönetimi
Deniz Suyundan İçme Suyu Üretimi
ABB Synrm Motorlar ve Değişken Hızlı Sürücüler
|
Çevre Örgütlerinden Siyasi Partilere Çağrı: 'Türkiye İklim için Somut Adım Atmalı'![]()
Çevre konusunda çalışan 11 sivil toplum kuruluşu (Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Doğa Derneği, Doğa Koruma Merkezi, EUROSOLAR Türkiye Yenilenebilir Enerji Birliği, Greenpeace Akdeniz, Kadıköyü Bilim Kültür ve Sanat Dostları Derneği (KADOS), TEMA, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Yeşilist, Yeşil Düşünce Derneği ve Yeryüzü Derneği) 24 Haziran 2018 Seçimleri öncesi, siyasi partiler, cumhurbaşkanı ve milletvekili adaylarına iklimi koruma ve en kısa zamanda Paris Anlaşmasını onaylama çağrısı yaptı. İklim değişikliğinin etkilerine en hassas bölgelerden Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye, hâlihazırda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine maruz kalıyor; düzensiz ve aşırı yağışlardan, fırtınalardan, sellerden ve kuraklıklardan önemli ölçüde etkileniyor. İklim değişikliği ile mücadelede bazı adımlar atılıyor olsa da, Türkiye son yıllarda iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarını en hızlı arttıran ülkelerden biri. İklimi korumak ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak için atılması gereken önemli adımlardan biri Paris Anlaşması’nın Meclis'te onaylanması. Fakat Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne taraf 197 ülkeden 177’si Paris Anlaşması’nı onaylamışken, Türkiye henüz anlaşmaya taraf değil. İklim değişikliğinin artık dış politika, uluslararası ticaret gibi konuların temel belirleyicisi konumunda olduğu belirtilen açıklamada; Türkiye’nin, kalkınma vizyonu, programı ve uygulamalarında iklim değişikliğini göz ardı ettiği takdirde, hem iklimi korumanın yarattığı yan faydalardan mahrum kalacağı hem de uluslararası süreçlerde belirleyici rol oynama şansını yitireceği vurgusu yapılıyor. Türkiye’nin kararlı bir şekilde sera gazı emisyonu azaltım hedeflerini ortaya koyması, iklim dostu politikaları savunarak çevresindeki ülkelere liderlik etmesi ve diğer ülkelere örnek teşkil eden bir azaltım katkı niyeti açıklaması çağrısının yapıldığı basın bildirisinin devamında şu konulara ayrıca dikkat çekiliyor: “Azaltım ve uyum çalışmaları Türkiye’nin kalkınması için engel değil, aksine kalkınmayı hızlandırıcı araçlardır. Öncelikle yapılması gereken, altyapı yatırımlarının iklim dostu biçimde ve iklim değişikliğine direnci artırarak gerçekleştirilmesidir. Bu şekilde yatırım sürerken ülkemiz kalkınmaya devam edecek, ayrıca iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle gelecekte görülecek ekonomik kayıplar en aza indirilecektir. Gelecekteki ekonomik büyüme, geçmişin yüksek karbonlu modelini kopyalamak anlamına gelmemelidir. Düşük karbonlu ekonomi ile büyümek ve kalkınmak mümkündür.” “İklim değişikliğinden toplumun farklı kesimlerinin farklı biçimlerde etkileneceği göz önünde bulundurularak, yüksek risklere daha açık kesimlere (çiftçiler, kadınlar, dar gelirliler gibi) yönelik koruyucu politikalar geliştirilmelidir. İklim değişikliğinin derinleştireceği gelir eşitsizliğine karşı sosyal politikalar oluşturularak iklim adaleti sağlanmalıdır.” “Artan kuraklık riskleri nedeniyle baskı altına giren tatlı su varlıklarını korumak için var olan su kullanım politikaları gözden geçirilmeli; yer üstü ve yer altı su rezervlerini kirleten veya sürdürülemez şekilde tüketen üretim biçimlerinden vazgeçilip daha temiz üretim biçimlerine yatırım yapılmalıdır. Yatırımlar, kuraklığa dayanıklı yerel tohumlar ile karbon emisyonunu azaltarak, suyu ve toprağı iyileştiren tarımsal yöntem ve teknolojileri geliştirmek için yönlendirilmelidir.” İlginizi çekebilir... Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun EttiWilo Türkiye, satış ve hizmet ekosisteminin geleceğini şekillendirecek genç profesyonelleri geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Wilo Next Generation... III. SUKİ Teknoloji Zirvesi'nde Yapay Zeka ile Su Yönetimi Ele Alındıİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde düzenlenen III. SUKİ Teknoloji Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi.... Akdeniz ve Marmara'da Sıcaklık Stresi ArtıyorDeniz Kâşifi, 2025 yılında Akdeniz ve Marmara'da yaptığı kesintisiz ölçümlerle iklim değişikliği, aşırı hava olayları, oksijen seviyeleri ve müsi... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.