
SUKİ'lerde Yapay Zeka
Büyük Kentlerimizde Su Hizmetleri Yönetimi
Deniz Suyundan İçme Suyu Üretimi
ABB Synrm Motorlar ve Değişken Hızlı Sürücüler
|
Ak-Kim'den Türkiye'de Bir İlk...![]()
1952 yılında, merhum Raif Dinçkök tarafından temelleri atılan Akkök Holding bünyesindeki şirketlerden birisi olan Ak-Kim, Türkiye’nin öncü kimyasal madde üreticisi firmaları arasında yer alıyor. 1977 yılında kurulan Ak-kim’in Yalova ve Çerkezköy’deki yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde, uluslararası pazarın kalite onayını almış klor-alkali ve türevleri, metilaminler, persülfatlar, peroksitler, bisülfitler, tekstil yardımcı maddeleri, kağıt ve su arıtma kimyasalları ile çimento ve beton katkı maddeleri üretiliyor. Geniş ürün yelpazesiyle beş kıtada hizmet veren global bir kimya şirketi olan ve toplam 600 bin tonluk kapasitesiyle beş yüzün üzerinde kimyasal hammadde ve yardımcı malzeme üreten Ak-Kim, yüksek teknolojiye sahip, çevre dostu tesislerinde üretim yapıyor. Ak-Kim, büyüme stratejisi doğrultusunda su alanındaki ilk büyük yatırımlarından birine 2013 yılında imza atmıştı. Ak-Kim Kimya, Avrupa’nın ikinci büyük su kimyasalları ve koagülant üreticisi olan Feralco ile eşit hisseli ortaklığa imza atarak Akferal şirketini kurmuştu. Bunun yanında Akferal bünyesinde Dostel’i de satın alarak alüminyumsülfat ürünlerini de portföyüne katmıştı. Ardından 2014 yılı sonunda dünyanın en büyük emaye ve seramik frit üreticilerinden biri olan Gizem Frit şirketini satın alan Ak-Kim, bu sayede yeni bir pazara girerek yeni pazarlarda yatırımlarına devam etmişti. Ak-Kim, sahip olduğu know-how ve teknolojileri 2002 yılından bu yana yurtdışındaki firmalara satıyor ve mühendislik çalışmalarından anahtar teslimi taahhütlere kadar farklı birçok hizmet de veriyor. Yıllardır kendi bünyesindeki tesisleri işlettiği için bu alanda önemli bir bilgi birikimine sahip. Yurtdışında klor alkali tesisleri, peroksit, demir3 tesislerinin kurulumunu yapıyor. Firmanın yurtdışında kurduğu anahtar teslim iade ettiği ona yakın tesis bulunuyor. Ak-Kim’in sektöre son katkısı ise ultrafiltrasyon sistemleri için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı delikli elyaf membran modülü oldu. Beş yıllık bir çalışmanın ardından üretilen membran modüllerinin Ar-Ge ve üretim süreciyle ilgili bilgiyi Ak-Kim Su Çözümleri Direktörü Dr. Alp Sarıoğlu’ndan aldık... ![]() Ak-Kim Su Çözümleri Direktörü Dr. Alp Sarıoğlu Su&Çevre: Ultrafiltrasyon yatırımınızla ilgili bilgi alabilir miyiz? Dr. Alp Sarıoğlu: Su kimyasalları alanında çok geniş bir ürün portföyümüz ve faaliyetimiz vardı. Ultrafiltasyon (UF) modülü üretimiyle de çok teknolojik bir ekipman üretimine başlamış olduk. UF modüllerini Yalova’daki tesislerimizde üretiyoruz. Uzun vadeli çalışmalar sayesinde, ultrafiltrasyon sistemleri için özel olarak tasarlanmış, yüksek performanslı delikli elyaf membran modülünü geliştirdik. Üretilen delikli elyaf membran modülü suyun kimyasal özelliklerini değiştirmeden, ileri fiziksel arıtma işlemi gerçekleştiriyor. Teknolojide en ileri arıtma yöntemi olan bu sistem, belediye ve endüstrilerdeki su arıtma tesislerinde atıksuların arıtılarak alıcı ortam deşarj standartlarına uygun hale getirilmesinde, atıksu geri kazanım sistemlerinde, proses ve içme suyu hazırlamada, ters ozmos sistemleri için en stabil ön arıtma sistemlerinde kullanılıyor. Su&Çevre: Geliştirme sürecinden bahsedebilir misiniz? Dr. Alp Sarıoğlu: Yüzde doksan kendi çabalarımızla ürettiğimiz UF modüllerinin Ar-Ge aşamasında, Ak-Kim olarak kimya ve polimer tecrübemizden oldukça faydalandık. Beş yıl süren Ar-Ge çalışmalarımız süresince piyasadaki benzer modüllerin spesifikasyonlarının üzerine geçmek için ciddi araştırmalar yaptık. Bu çalışmalar nedeniyle TÜBİTAK’tan TEYDEB desteği de aldık. Üretilen numuneleri de hem yurtiçi hem yurtdışında uzman laboratuvarlarda testlere soktuk ve onaylattık. Performans testlerini de Yalova’daki günlük 15 bin metreküp kapasiteli kendi arıtma tesisimizde yaptık. Geliştirilmesi çok zor bir ürün. Hakikaten kolay bir şekilde teknolojiye sahip olamıyorsunuz. Zor bir süreçti; fakat sonunda uluslararası pazarda rahatlıkla talep görecek bir ürün ürettik. ![]() Su&Çevre: Ürün hakkında teknik bilgi alabilir miyiz? Dr. Alp Sarıoğlu: Ak-Kim Ultrafiltrasyon modülü, tamamen kendi geliştirdiğimiz modifiye PVDF içeren ve özel reçetesi olan delikli elyaflardan oluşuyor. Uluslararası patent başvuruları yapıldı ve Türkiye’deki marka tescilleri tamamlandı. Kusursuz bir filtrasyon yapmak için üretilmiş olan ürünümüzün yüksek verim, yüksek kimyasal dayanım, yüksek kirlilik tutma kapasitesi, güçlü ve esnek fiber yapısı, farklı su kaynakları için uygun olması gibi birçok yenilikçi özelliği bulunuyor. Ürünümüz müşteriye uzun kullanım ömrü, stabil su kalitesi, düşük yatırım, işletim ve bakım maliyeti ile kolay montaj imkanı sunuyor. Ayrıca az alan kaplayarak bu konuda da müşterilerimize kolaylık sağlıyor. Ak-Kim UF Modülü’nde, Ak-Kim su çözümleri tarafından geliştirilen ham su dağıtım kanalı ve ayırıcılar, filtrenin orta kısımında yer alıyor. Özel tasarıma sahip bu iç dağıtım düzeneği, suyun filtre içinde iyi dağılmasını sağlıyor. Bu sayede filtre yüzey alanının tamamı kullanılıyor. Modifiye PVDF (m-PVDF) malzemeden imal edilmiş yüksek kaliteli delikli elyaf sayesinde yüksek kimyasal ve mekanik dayanıma sahip. Geliştirdiğimiz delikli elyafın özel tasarımında, aktif filtrasyon yüzeyinde nano boyutta gözenekler bulunuyor. Bu tasarım sayesinde filtrenin yüksek kirlilik tutma kapasitesi var. Özel tasarım delikli elyaflar yüksek geçirgenlik sağlarken, kolay da temizlenebiliyorlar. Su&Çevre: Filtrenin çalışma prensibini özetleyebilir misiniz? Dr. Alp Sarıoğlu: Geliştirdiğimiz delikli elyafın gözenek çapı 0,03 mikron, yani 30 nanometreden daha küçük. 0,03 mikron gözenek yapısına sahip delikli elyaf virüs, bakteri ve askıda katı maddeleri tutuyor ve yüksek kalitede mutlak filtrasyon sağlıyor. Gözenek yapısından daha büyük olan katılar delikli elyafın dış yüzeyinde kalıyorlar ve içeriye geçemiyorlar. Bu sayede 0,03 mikrondan büyük olan yapılar besi suyundan ayrılıyor. Filtre, dıştan içe filtrasyon yapıyor. Bu sayede kirlilik miktarı fazla olan sularda kullanılabiliyor, daha fazla yüzey alanına sahip oluyor ve kolay temizlenebiliyor. UF modülü bu şekilde bir araya gelmiş delikli elyaflardan oluşuyor. Su&Çevre: UF üretiminin size maliyeti ne oldu ve tesisle ilgili genel bir bilgi alabilir miyiz? Dr. Alp Sarıoğlu: Büyük bir meblağ olduğunu söyleyebilirim. Ancak bizim gibi büyük bir grubun karşılayabileceği bir meblağ idi. 2800 metrekarelik kapalı alanımızın 350 metrekaresi laboratuvar ve pilot tesisten oluşuyor. Yani binanın onda birinden fazlası araştırmaya ayrılmış durumda. Ak-Kim ultrafiltrasyon membran tesisi, üretimin hassasiyeti ve ortam şartlarının kritikliği nedeniyle gelişmiş kontrol ve klimatizasyon sistemleri ile donatılı. Kalite kontrol ve Ar-Ge faaliyetlerinin gerçekleştirildiği laboratuvarlarda en modern teknolojiyi kullanıyoruz. ![]() Su&Çevre: Ak-Kim Su Çözümleri olarak bundan sonraki adımınız ne olacak? Dr. Alp Sarıoğlu: Bildiğiniz gibi Türkiye’de hızlı sanayileşme, şehirleşme ve artan nüfus, arıtma alanında da çok ciddi yatırımların yapılmasını gerektiriyor. Bu değişim, suyun geri kazanımını ve suyun arıtımını zorunlu kılıyor. Su tüketimi artıyor. Ak-Kim olarak hedefimiz ise bu sorunların çözümüne yardımcı olacak kimyasal ve ekipmanları üretebilmek. Kimyasallarımızın yanında UF üretimiyle ekipman üretmeye de başladık. Yurtdışına açılma planlarımız var. Komşu ülkelerde çok ciddi su geri kazanım ve su arıtma projeleri başlıyor. UF modüllerimiz ile o pazarlara açılmayı hedefliyoruz. Böyle teknolojik bir ürünü geliştirdikten sonra bizim gibi büyük firmaların aynı yerde kalmaması, bir sonraki aşamayı planlaması, Ar-Ge’sine devam etmesi gerekiyor. Önümüzdeki senelerde düz plaka membranlar, nanofiltrasyon membranları üretimine de başlamayı planlıyoruz. Su&Çevre: UF için nasıl bir satış ve pazarlama stratejisi yürüteceksiniz? Dr. Alp Sarıoğlu: Bu anlamda öncelikle ulusal ve uluslararası fuar ve organizasyonlara çok önem veriyoruz. 18-21 Ocak tarihleri arasında Abu Dhabi Sürdürülebilirlik Haftası kapsamında düzenlenen Uluslararası Su Zirvesi (International Water Summit)’ne katıldık. Ultrafiltrasyon teknolojimizin tanıtımını yaptığımız zirve ve fuarın oturum sponsorluğunu da üstlendik. Zirveye Ortadoğu ülkeleri, kuzey Afrika ülkelerinin yanı sıra Amerika ve Avrupa’nın arıtma ve su yönetimi sektöründe faaliyet gösteren büyük firmaların temsilcileri de katıldı. Ayrıca önümüzdeki aylarda Almanya’da düzenlenecek IFAT Fuarı da UF modüllerimizin uluslararası arenada boy göstereceği önemli alanlardan birisi olacak. Bunların dışında ülkemizdeki ve çevre ülkelerdeki organizasyonlarda da yer alacağız. Şubat ayından itibaren sektöre, devlet kuruluşlarına ve organize sanayi bölgelerine yönelik bölgesel seminerler vermeye başlayacağız. Su&Çevre: UF konusunda sizi öne çıkaran unsurlar neler? Dr. Alp Sarıoğlu: Ak-Kim olarak bu alandaki en önemli özelliklerimizden biri, aynı zamanda su kimyasalları da üretiyor olmamız. Satış öncesi projelendirme desteği ve satış sonrası teknik hizmet desteği sunmamız da müşterilerimize ciddi avantaj sağlıyor. Türkiye’de ve çevre ülkelerdeki ilk ve tek üreticiyiz. Ak-Kim olarak ürettiğimiz UF modüllerinin yurtdışı menşeili olanlara göre bazı avantajları var. Yerel bir üretici olduğumuzdan müşteri kitlesine olan yakınlığımız en büyük avantajımız. Kendi teknik servisimiz var ve ihtiyaca doğrudan cevap verebiliyoruz. İstenildiği takdirde müşterimize proje ekibimizle de çözümler üretebiliyoruz. Diğer bir avantajımız ise süre olacak. UF modüllerinin yurtdışından gelmesi ciddi bir süre ve planlama gerektiriyor. Biz ise bir-iki hafta içinde ürünü sevk edebiliyoruz. UF modülleri birbirlerine bağlanırken veya modülleri devreye alırken çıkan sorunlara da yerel ekiplerimizle hızlı cevap verebileceğiz. Geniş kapsamlı laboratuvarlarımızda membran otopsisi yapabiliyoruz. Bu soruna yerli bir üretici olarak çok daha ucuz, çok daha kısa sürede cevap verebiliyor olmamız, sektörü gerçekten çok rahatlatacak. Gerekirse yerinde, gerekirse ürünü kendi tesisimize getirerek analiz edebilme esnekliğine sahibiz. Aynı zamanda, arıtma tesislerinde yerli ürün kullanıldığı takdirde yüzde 15 devlet teşviği alınması da başka bir avantaj oluyor. Su&Çevre: Ultrafiltrasyonun muadil çözümlere göre avantajları nelerdir? Dr. Alp Sarıoğlu: Ultrafiltrasyon kullanmanın özellikle kum filtrelerine göre gerek işletme maliyeti, gerekse suyun kalitesi açısından çok büyük avantajları var. Ultrafiltrasyonun performansı kum filtreleriyle karşılaştırılmayacak düzeyde. Yüzde yüze yakın istenilen sonuçlar alınabiliyor. İçme suyu ya da hassas bir proses suyu elde edilmek isteniyorsa, ya da ters osmoz beslenmek isteniyorsa en iyi çözüm UF’dir. UF’nin diğer bir avantajı ise işletme kolaylığı. UF membranları kendi kendilerini temizleyebiliyorlar. Bir kum filtresine göre daha az meşakkatli ve mutlak sonuçlar alınabiliyor. Ayrıca UF modüllerinin kapladığı yer de çok az. Arsa maliyetlerinin arttığı bir dönemde, tesiste kazanılan her metrekarenin de doğal olarak büyük getirileri oluyor. Su&Çevre: Türkiye’de çevre ve arıtma sektörü hakkındaki yorumlarınız ve öngörüleriniz nelerdir? Dr. Alp Sarıoğlu: Su, son yıllarda uluslararası gündemin üst sıralarında yer almaya başladı. Bu konu Ak-Kim için de oldukça önemli bir gündem maddesi. Suyun dünya kamuoyunun ilgisini artan bir biçimde çekmesinin başlıca nedenleri nüfus artışı, hızlı şehirleşme ve sanayileşme. Su sıkıntısının gelecek 20-25 yıl içerisinde dünyanın birçok yerinde bir krize dönüşme ihtimali oldukça yüksek. Bundan dolayı suyun verimli kullanılması ve atıksuyun geri kazanımı gitgide önem kazanıyor. Bu yöntemlerin yeterli olmadığı durumlarda ise deniz suyunun arıtılarak kullanıldığı yöntemlere başvuruluyor. Genel kamuoyu algısının tersine Türkiye de su kıtlığı yaşama riski yüksek bir ülke. Önümüzdeki 25 yıl içinde Türkiye’nin ihtiyaç duyacağı su miktarının, bugünkü su tüketiminin üç katı olacağı varsayılıyor. Türkiye, nüfus artışı, şehir hayatına yönelim, sanayileşme ve mevcut havzaların nüfusa oranla yetersiz kalması nedenleriyle 2023 yılına kadar toplam kullanılabilir su potansiyelinin tamamını kullanmayı hedefliyor. Bu nedenle, ikamesi mümkün olmayan bu doğal kaynağın 21. yüzyılın stratejik kaynaklarından biri olacağı ortada... Arıtma ise Türkiye’nin çok bildiği bir alan değil. Bugüne kadar çok fazla ihtiyaç duyulan bir sektör de olmadı. Fakat son yıllarda yükselen çevresel bilinç ve AB süreci, arıtmanın önemini artırıyor. Türkiye’nin çevre açısından AB’ye karşı da ciddi vaatleri var. Bu kapsamda çevre yatırımları belki vaat edilen miktarda gerçekleşemeyecek ama yine de yatırımların birçoğu gerçekleşecek. Bu da arıtma sektörünün önemini gün geçtikçe artıran bir unsur. İlginizi çekebilir... Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun EttiWilo Türkiye, satış ve hizmet ekosisteminin geleceğini şekillendirecek genç profesyonelleri geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Wilo Next Generation... III. SUKİ Teknoloji Zirvesi'nde Yapay Zeka ile Su Yönetimi Ele Alındıİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde düzenlenen III. SUKİ Teknoloji Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi.... Akdeniz ve Marmara'da Sıcaklık Stresi ArtıyorDeniz Kâşifi, 2025 yılında Akdeniz ve Marmara'da yaptığı kesintisiz ölçümlerle iklim değişikliği, aşırı hava olayları, oksijen seviyeleri ve müsi... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.