
SUKİ'lerde Yapay Zeka
Büyük Kentlerimizde Su Hizmetleri Yönetimi
Deniz Suyundan İçme Suyu Üretimi
ABB Synrm Motorlar ve Değişken Hızlı Sürücüler
|
Türk-Alman Su İşbirliği Günleri![]()
Etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’de 2006’da değişen Çevre Kanunu’nun beş hükümet eskittiğini ve 20 yıldır değiştirilemezken, Tuzla’da zehirli varillerin bulunmasıyla bir gecede değiştirildiğini anlatan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, 1994’te İstanbul’da “çöplük patlaması” nedeniyle 38 kişinin can verdiği olayı da hatırlattı. Birpınar, “İstanbul’da çöplük patlaması yaşanmış, 38 kişi can vermişti. Dünyada çöp patlaması nedeniyle insanların hayatını kaybettiği tek ülke Türkiye’dir. O günlerden bugünlere geldik” dedi. Türkiye’de arıtma tesislerinin işletilmesine ilişkin sorunlara da değinen Prof. Dr. Birpınar, bir belediyenin arıtma tesisinde yaptıkları denetimde peyzaj mimarı, mimar, inşaat mühendisi gibi mesleklerden kişilere rastladıklarını, ancak olması gereken çevre ve kimya mühendisi göremediklerini söyledi. Birpınar, şöyle konuştu: “Neden çevre ve kimya mühendisleri yok? Belediye başkanı sevmediklerini oraya atamış. Belediye başkanlarımızın daha çevreci olmak zorunda olduğunu bilmemiz lazım. Düne kadar bir sanatçıyı getirip konser verdiği zaman oy alan belediye başkanları bundan sonraki genç neslin çok daha duyarlı, dünyaya açık bir nesil olduğunu unutmadan, böyle bir gençlikten oy alacağını bilmeli. Dolayısıyla hamaset nutuklarıyla bundan sonra belediye başkanlığı olmayacak. Çünkü daha fazla analiz eden bir gençlik var ve çevreci belediye başkanları kesinlikle daha önem kazanacak. Temel amaç gelecek nesillere nefes alabilecekleri bir hava, kullanabilecekleri ve içebilecekleri biraz su ve verim alabilecekleri biraz toprak bırakmak. Böyle bir borcumuz var. Bizim ve bizden evvelki nesil maalesef bu dünyayı kirletti. Gelecek nesillere, biz ve bizden önceki neslin çok büyük bir özür borcu bulunuyor. Son 50 yılda Türkiye, Van Gölü’nün yüzölçümü kadar yüzeysel su kaynağını kaybetmiş durumda. Yeraltı su seviyeleri bundan 50 sene evvel 50 metre seviyelerindeydi, şu anda 270 metrelere düştü. Suyun toprakla buluşma ihtimali kalmamış. Her tarafı betonlaştırmışsınız, her tarafı asfalt yapmışsınız, her tarafa kaldırım, her tarafa bina yapmışsınız. Artık toprakla su buluşamıyor." Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye Belediyeler Birliği, Akdeniz Belediyeler Birliği ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği tarafından desteklenen 4. Türk-Alman Su İşbirliği Günleri’ne Almanya’dan AVK Mittelmann, Binder, DB Sediments, Festo, Hach Lange, Helmholtz-Zentrum (UFZ), Gebrüder Hey, ITN Water Filtration LAR Process Analysers; Berlin Fuarı, Münih Fuarı, Microdyn-Nadir, Mitsubishi Electric Europe; Nivus, Remondis Aqua International, Seba Dynatronic Mess- und Ortungstechnik, Hermann Sewerin, Sülzle Kopf Anlagenbau, Tilia Umwelt, Voelkel Industrie Produkte, WE-Consult Ltd. ve Wilo SE. gibi sektörün önde gelen firmaları katıldı. Yayın danışmanlarımızdan Dr. Müh. Mete Gerçek, Antalya’da iki gün boyunca katıldığı konferans izlenimini Su&Çevre dergisi için kaleme aldı. “Gündem, yine yurdumuzun şartlarına göre arıtma çamurlarının en uygun nasıl değerlendirilebileceğiydi” Hatırlatmak gerekirse, kurutulacak çamur keki çok iyi incelenmelidir. Evsel atıksu arıtma tesislerinden elde edilen çamur kekinin özellikleri nispeten biliniyor olmasına karşın, endüstriyel atıksuların karıştığı evsel atıksu arıtma tesislerinden, örneğin tamamen deri sanayi gibi endüstriyel atıksu arıtma tesislerinden elde edilen çamur keklerinin kurutulması için çok daha titiz çalışmaların yapılması gerekiyor. Tesisi yapmaya aday firmaların yeterliliği incelenmeli, yurtiçinde veya yurtdışında çok benzer kurutma tesislerinin verimli çalışıp çalışmadığına mutlaka bakılmalıdır. Bu konuda teorik bilgi yanında pratik uygulama deneyimi sahibi olmuş uzmanların görüşü alınmalı. Sadece kitaplarda yazanlar değil, en az birkaç sene benzer tesisleri başarıyla çalıştıran kişilerin ve firmaların görüşlerini de dikkate almalı, işlettikleri tesisleri yerinde incelemeli ve edinilen bu bilgileri yurdumuz şartlarına göre uyarlamalıyız. Organize sanayi bölgelerinden elde edilen atıksu arıtma çamur kekleri zehirli ve ağır metaller de içerebilmektedir. Özellikle bu tip endüstriyel atıksu çamurlarının ve evsel atıksu arıtma tesislerinden elde edilen çamur keklerinin kireçle veya kumla karıştırılarak depolama sahalarına gönderilmesi pek uygun olmamakta, hatta yönetmelikler de engellemektedir. Yurdumuzun güneşi daha az ve özellikle kış aylarında gün içinde güneşten faydalanma saatlerinin oldukça azaldığı, iklim şartlarının uygun olmadığı bölgelerde solar tip kurutucular ile yüzde 50-60 KM içeriklerinde kurutulmuş çamur elde etmek de ilk yatırım ve özellikle işletme maliyetleri açısından uygun bir çözüm olmayabilir.Bilindiği üzere kurutulmuş çamur eğer yüzde 70-82 KM içeriği aralığında ise granüler iç sürtünme kaynaklı kendi kendine yanabilme durumu dikkate alındığından şartnamelerde de kuru çamurun yüzde 70 KM altında ve yüzde 85 KM içeriğinin üzerinde, ki genelde en az yüzde 90 KM içerikli kuru çamur elde etme hedeflenmektedir. Yüzde 65 KM içerikli bir kuru çamurun alev alma özelliğine sahip olduğu ve yakma tesisinde yakılabileceği de dikkate alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki Avrupa’da kurutulmuş arıtma çamurları değerlendirilebilir enerji kaynağı olarak görülmektedir ve yatırımcılar kurutulmuş çamuru alırken para ödemektedir. Yurdumuzda ise kuru çamur elde etmek için Türkiye şartlarına en uygun çamur kurutma tesislerinin doğru seçimi bir yana, enerji elde etmek bir yana, çalıştırılmakta olan kurutucuların tam anlamıyla verimli çalıştırıldığı da söylenemez. Atıksu arıtmadan elde edilen çamur kekinin özellikleri ve miktarına göre Türkiye’de bölgesel olarak en uygun çamur kurutma sistem seçiminin de her geçen gün kazanılacak deneyimler ışığı altında yapılması gerekir. Yurdumuzda bilindiği gibi sadece iki adet yakma tesisi kullanılması imkan dahilindedir ve bu tesisler de en az yüzde 90 katı madde içeriğindeki kurutulmuş çamurları, ücreti karşılığı kabul etmektedir. Çimento fabrikalarının kurutulmuş çamuru almaktan çekiniyor olması da unutulmamalıdır. 1994 yılında Ümraniye çöp depolama sahasındaki patlamada 38 kişinin hayatına mal olduğu günlerden sonra artık ileri teknolojinin yurdumuz şartlarına göre doğru uyarlanabildiği günleri yaşıyoruz. En azından teknoloji transferi ve mühendislik esaslı tartışmaların yapıldığını bu toplantıda buna şahit olmak oldukça memnuniyet vericiydi. İlginizi çekebilir... Wilo Next Generation Programı Yeni Nesil Liderlerini Mezun EttiWilo Türkiye, satış ve hizmet ekosisteminin geleceğini şekillendirecek genç profesyonelleri geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Wilo Next Generation... III. SUKİ Teknoloji Zirvesi'nde Yapay Zeka ile Su Yönetimi Ele Alındıİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) ev sahipliğinde düzenlenen III. SUKİ Teknoloji Zirvesi, İstanbul'da gerçekleştirildi.... Akdeniz ve Marmara'da Sıcaklık Stresi ArtıyorDeniz Kâşifi, 2025 yılında Akdeniz ve Marmara'da yaptığı kesintisiz ölçümlerle iklim değişikliği, aşırı hava olayları, oksijen seviyeleri ve müsi... |
|||||||||||
©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.