COP 31 Yolunda Kritik Gündem: Avrupa Birliği'nde Geri Dönüşüm ve Atık Sevkiyatı Düzenlemelerinin İkincil Hammadde Tedariğine Etkileri

COP 31 Yolunda Kritik Gündem: Avrupa Birliği'nde Geri Dönüşüm ve Atık Sevkiyatı Düzenlemelerinin İkincil Hammadde Tedariğine Etkileri

4 Haziran 2026 | HABERLER
37 kez okundu

Gönüllü sanayi inisiyatifi ve geniş kitlelere dokunan sivil toplum kimliklerini bünyesinde bir araya getiren ÇEVKO Vakfı’nın Genel Sekreteri Mete İmer, Dünya Çevre Günü’nde, Avrupa Birliği’nde geri dönüşüm ve atık sevkiyatı düzenlemeleri ile geri dönüşüm sektörünün hammadde tedariği konularında değerlendirmelerde bulundu.

Avrupa Birliği’nin ikincil hammaddeyi stratejik bir sanayi politikası olarak konumlandırıp atık ticaretine ilişkin düzenlemeleri değerlendiren Mete İmer, "AB’nin bu düzenlemelerle elde edeceği başarı, yalnızca düzenlemelerin sıkılığına değil, aynı zamanda geri dönüşüm altyapısına yatırım, standartların uyumlulaştırılması ve ikincil hammadde pazarlarının işlevsel hale getirilmesine bağlı olacaktır.  Aksi halde, döngüsel ekonomi hedefleri teoride güçlü, pratikte kırılgan kalma riski taşımaktadır. Türkiye açısından ise, ambalaj atıklarının sanayinin hammaddesi olarak değerlendirilmesinde verimliliği ve tedarik sürekliliğini sağlamak için etkin politikaların geliştirilmesi gerekiyor. AB ile atık ticaretinin sınırlanabileceği öngörüsüyle, özellikle tüketim sonrası geri dönüştürülebilir atıklarımızı kaynağında ayrı toplayarak döngüselliği sağlayacak sürdürülebilir ve verimli sistemleri kurmak ve işletmek artık kritik önemdedir.  Bu alanda başarı için, ÇEVKO Vakfı olarak uygulanabilir olduğunu savunduğumuz model ise Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) modelidir” şeklinde konuştu.

Mete İmer, sözlerini şöyle sürdürdü: “GÜS, OECD tanımına göre, üreticinin sorumluluğunun tüketici sonrası evreye genişlediği bir çevre politikasıdır ve 2006’da Çevre Yasası’na girmiştir.  Atık Yönetimi Yönetmeliği ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nde halen yürürlükte olan GÜS hükümleri bulunmaktadır.  Ancak GÜS modeli, 2020’den itibaren piyasaya sürenlerden Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) alınmaya başlanmasıyla fiilen uygulanmaz olmuştur.  Döngüsel ekonomide ve iklim değişikliğiyle mücadelede başarı elde edebilmek için değerlendirilebilir atıkların kaynağında ayrı biriktirilmesi, toplanması ve üst dönüşüme tabi tutulmasında sanayinin sistem içinde daha aktif olarak rol alması gerekiyor. Bunun atık yönetiminin finansman ve organizasyonunun GÜS modelinin uygulanmasıyla gerçekleşebileceğini; sürdürülebilirlik açısından GEKAP ve GÜS’ün, sanayi için çifte maliyet yaratmadan, birbirini tamamlayacak şekilde kurgulanabileceğini düşünüyoruz.” 

İkincil Hammadde Tedariğinde Arz Güvenliği Riski

AB’nin yeni yasal düzenlemelerinin, ikincil hammadde pazarlarında arz yönlü baskılar yarattığına dikkat çeken Mete İmer, şu noktaların altını çizdi: "AB’de yapılan yeni düzenleme ile atıkların OECD dışı ülkelere sevkiyatı yasaklanırken; plastik atıklar için bu yasak 21 Kasım 2026 itibarıyla başlayacaktır. 21 Mayıs 2027’den itibaren ise tehlikesiz atıkların OECD dışı ülkelere ihracatı, yalnızca AB Komisyonu tarafından belirlenmiş ülkelerle sınırlandırılacaktır. Türkiye, bir OECD üyesi olmakla birlikte, AB’den en çok atık ithal eden ülkelerin başında yer aldığı için sıkı bir izleme ve denetim sürecine tabi olacaktır. Bu durum, ülkemiz gibi başlıca ithalatçı ülkelerde önemli ekonomik ve yapısal sonuçlar doğurma potansiyeli taşımaktadır."

Diğer yandan, AB’nin plastik ambalajda geri dönüştürülmüş malzeme içeriği hedeflerinin "Avrupa menşeli” malzemelerle sağlanmasını kararlaştırdığını; bunun Avrupa dışından tedarik edilecek geri dönüştürülmüş plastik hammaddelerin kısıtlanması anlamına geldiğini belirten Mete İmer, Türkiye’nin konumuna dair şu eklemeyi yaptı: “Türkiye’de üretilenler, şimdilik “Avrupa menşeli” sayılarak bu kısıtlamadan doğrudan etkilenmemiş görünmektedir.  Ancak unutulmamalıdır ki bu kısıtlamalar, kısa ve orta vadede, geri dönüştürülmüş hammadde fiyatlarında artış, tedarik zinciri riskleri ve AB dışı ülkelerle ticari gerilimler doğurabilecek karmaşık bir dönüşüme yol açabilir."

AB Düzenlemelerinin Getirdiği Yeni Koşullar 

AB’nin 2025/40 sayılı Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü’nün, 12 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanacağını hatırlatan İmer, şu teknik ayrıntıları paylaştı: 

Geri Dönüştürülebilirlik: 2030 yılından itibaren AB piyasasına arz edilen tüm ambalajlar geri dönüştürülebilir olacaktır. 

Minimum Geri Dönüştürülmüş İçerik: Plastik ambalajlar için belirlenen minimum geri dönüştürülmüş içerik oranları, ambalaj türüne bağlı olarak 2030’da %10 ile %35, 2040’ta ise %25 ile %65 arasında değişecektir. 

Atık Azaltım Hedefleri: Üye devletlerin kişi başına üretilen ambalaj atığı miktarını kademeli olarak azaltması; 2025’te %65, 2030’da ise %70 geri dönüşüm oranına ulaşması hedeflenmektedir. 

PET Şişeler için Geri Dönüşüm Zorunluluğu: Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi uyarınca PET şişelerde 2025’te en az %25, 2030’da ise en az %30 geri dönüştürülmüş plastik içeriği koşulu bulunmaktadır. 

Mete İmer, AB’nin çevresel sorunlarını başka ülkelere "ihraç etmesini" önlemeyi ve Avrupa’daki geri dönüşüm sektörünü “korumak” için geri dönüştürülmüş hammadde ithalatını kısıtlamayı amaçlayan 2024/1157 sayılı Atık Sevkiyatı Tüzüğü ile yeni bir dönemin başlamakta olduğuna dikkat çekti.

Dünya Çevre Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Mete İmer, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılabilmesi için tüm paydaşların ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.  İmer, “Türkiye’nin Birleşmiş Milletler 31. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bu dönemde, kaynakların verimli kullanılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması her zamankinden daha büyük önem taşıyor.  Çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle savaşım, ancak kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve yurttaşların ortak çabasıyla mümkün olabilir. Dünya Çevre Günü’nün bu konuda farkındalığın artmasına ve sürdürülebilir yaşam kültürünün güçlenmesine katkı sağlamasını diliyor, çevre için değer üreten tüm paydaşlarımızın ve yurttaşlarımızın Dünya Çevre Günü’nü kutluyorum” dedi.


 

İlginizi çekebilir...

Dora Biyolojik, IFAT 2026'da Türkiye'yi Başarıyla Temsil Etti

Almanya'nın Münih kentinde düzenlenen ve çevre teknolojileri alanında dünyanın en önemli organizasyonlarından biri kabul edilen IFAT 2026 kapsamın...
21 Mayıs 2026

Sürdürülebilir Tarımın Anahtarı: Doğru Su Yönetimi

Çiftçiler, kuruyan toprakların, azalan su kaynaklarının ve artan üretim maliyetlerinin baskısı altında hem üretim yapmak hem de suyu ve enerjiyi daha ...
14 Mayıs 2026

Açık Kanal UV Dezenfeksiyon Sistemleri ile Atık Su Arıtımında Güvenli ve Sürdürülebilir Çözümler

Atık su arıtma süreçlerinde dezenfeksiyon, çıkış suyu kalitesinin güvence altına alınmasında kritik bir rol üstlenmektedir...
11 Mayıs 2026

 
Anladım
Web sitemizde kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerez (cookie) kullanılır. Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji & Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • İklimlendirme Sektörü Kataloğu
  • Yangın ve Güvenlik Sektörü Kataloğu
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2026 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir. | Çerez Bilgisi ve Gizlilik Politikamız için lütfen tıklayınız.

0,266 sn