Marmara Belediyeler Birliği, Marmara Bölgesi'ncleki belediyelerin yanı sıra çevre illerdeki belediyelerin ele üye olabildiği bir birlik. Birliğe üyelik, gönüllülük esasına dayanıyor. Türkiye Belediyeler Birliği'ncle olduğu gibi bir zorunluluk yok. Buna rağmen birliğin 12 ilden toplam 237 üyesi bulunuyor. Marmara Belediyeler Birliği'nin esas kuruluş sebebinin "çevre" olduğunu söyleyen Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetim Merkezi Direktörü Aynur Acar, "Birlik, Marmara Bölgesi'ncleki çevre kirliliğinin önüne geçmek için 1973'te ilk adım atılarak 1975'te kuruldu. Birlik, çevre konusunda birçok faaliyette bulunmuş ama mevzuatlar bugünkü gibi detaylı olmayınca faaliyetler de pek istenildiği gibi olmamış. Marmara Belediyeler Birliği bünyesindeki Çevre Yönetim Merkezi ise İçişleri Bakanlığı'nın Resmi onayı ile 21 Kasım 2006 tarihinde kuruldu." diyor. Çevre Yönetim Merkezi'nin Türkiye-Almanya ülkelerarası ikili teknik işbirliği protokolü kapsamında kurulduğunu hatırlatan Acar, "Protokol 3 yıllık bir süreyi kapsıyordu. 3 yıl boyunca Avrupa Birliği'ne uyum çerçevesinde, belediyelere; 'katı atık yönetimi', 'atıksu yönetimi', 'alternatif enerjiler', 'yenilenebilir enerjiler', 'enerji verimliliği' ve 'kamu -özel sektör işbirliği' şeklinde ana başlıklardan oluşan eğitimler verdik" şeklinde konuşuyor. "Belediyelerin hepsi çevre konusunda kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışıyordu ama aralarında bir iletişim kopukluğu vardı" diyen Aynur Acar, şöyle devam ediyor: AB'ye uyum çerçevesinde yapılması gereken çalışmalarda bilgi eksikliği vardı. Biz işin içine girdikten sonra, çevrenin AB, Uluslararası ve TSE standartlarına göre nasıl düzenlenmesi gerektiğini; AB'ye uyum çerçevesindeki çevre düzenleme mevzuatlarıyla ilgili neler yapmaları gerektiğini belediyelere anlattık. Çalışmalarımıza, oturduğumuz yerden değil, sahaya çıkarak başladık. Bölgesel ölçekli eğitimlerimiz de böyle başladı. Vahşi çöp dağlarına bakarak belediyelere, çöp depolama alanlarının nasıl olması gerektiğiyle ilgili bilgiler verdik. Çöp dağlarında oluşan atıkların nasıl enerjiye dönüştürebilecekleri konusunda yardım ettik. Yabancı uzmanlardan istifade ettik. Almanya, atık yönetiminde 45. yılına gireli ama hala sorunları var. Artık bizde de aynı mevzuatlar mevcut. Bizim avantajımız, onların yapmış olduğu yanlışlara düşmeden, onların son halini göz önüne alarak mevzuatlarımızı oluşturuyor olmamız." Sanayicilerin de özveride bulunması gerekiyor "Son üç senedir bakanlık mevzuatlar çıkartıyor. Biz de mevzuat eksikliklerini vurgulayarak görüşlerimizi bildiriyoruz. Ama bunların çoğu, istediğimiz doğrultusunda dikkate alınmıyor. Çünkü bakanlığın üzerinde ciddi anlamda sanayi baskısı olduğunu hissediyoruz. Bize göre sanayicilerin sorumlulukları çok fazla ve bundan kaçamazlar. Küresel iklim değişikliğinin yarattığı şartlardan dolayı sanayicilerin eleelinin taşın altına koyması gerekiyor. Sanayici Entegre Atık Yönetim sistemini kurmalı, yani tasarruflu enerji tüketmek için fabrikasını gözden geçirmeli, ki verimlilik sağlasın. Atıksu amma tesisini mutlaka kurmalı, bu tesiste keneli enerjisini üretebilir olmalı. Atıklarını çevreye zarar vermeden geri dönüşüme göndermeli. Kaynakları koruyacak tedbirleri almalı. Sadece ürün üretip piyasaya sürerek değil, geri dönüşümle de ekonomiye kazanım sağlamalı. Çevreyi koruyarak üretim yapmalı. Sanayici sorumluluktan kaçarsa, diğer taraftan ilgili kurumlara baskı yaparsa, belediye ne yapsın? Belediyelerin toplum sağlığına ve yararına kaliteli hizmet verebilmesi için, sistemin entegre olması gerekiyor. Entegre sistem içinde de sanayicinin özveride bulunması gerekiyor." "Sanayici piyasaya sürdüğü bir ambalaj atığının bedelini ödememek için ÇEVKO'yu ya ela TÜKÇEV'i zorlarsa, vermesi gereken bütçeyi vaktinde vermezse, ÇEVKO ya da TÜKÇEVde doğal olarak belediyeye hizmet geriremez, maddi bakımdan veya proje bazında belediyeleri destekleyemez. Zincirin halkaları hep birbirine bağlı, bir tanesinde aksaklık olduğunda tüm zincirdeki çevre çalışmalarını A'dan Z'ye etkiliyor." Belediyeler çevre faaliyetleri konusunda cesaretlendiler "Çevre Yönetim Merkezi olarak, eğitim faaliyetleri dışında uygulama projeleri de yapıyoruz. Mesela, mevzuat diyor ki, 'bir belediye toplama -ayırma lisansı olan TAT firmasıyla ve yetkilendirilmiş kuruluşlarla anlaşmalı, ortak çalışmalı'. Bunlar; ÇEVKO, TÜKÇEV, TAP gibi kuruluşlar. Bu unsurun olması gerektiğini belediyeler bilmiyordu. Başlarda ÇEVKO da kendini yeteri kadar duyuramıyordu. Türkiye-Almanya ülkelerarası ikili işbirliği protokolü kapsamında 3 yıl boyunca yaptığımız eğitim programlarına kendilerini de dahil ettik. Kendilerini tanıtması ve sorumluluklarını anlatması için Gaziantep, Samsun, İstanbul, Yalova ve Tekirdağ gibi illere birlikte gittik. Bizim eğitimimizden sonra Karadeniz ve Doğu bölgeleri ÇEVKO'yu tanımaya başladı. Belediyeler, anlaşmalar çerçevesinde, kendi sahasında kaynağında ayrıştırma çalışmaları yapması gerektiğini anladı. Belediyelerle birlikte birkaç örnek ortaya çıkardığımızda, belediyeler çevre faaliyetleri konusunda cesaretlenmeye başladılar." "Çevre Merkezimiz bünyesinde bir çevre yüksek mühendisi, bir çevreenerji mühendisi bir de Kocaeli Üniversitesi Çevre Denetimi-Çevre Temizliği mezunu uzman arkadaşımız var. Onlarla birlikte burada proje üretip çalışmalarımızı belediyelere sunuyoruz. Bazen 3-4 belediyeyi biraraya getirip, onlara uygun bir çalışmamız olduğunu ve buna ortak olup olamayacaklarını soruyoruz. Genelde de ortak oluyorlar. Veya belediyelerin keneli hazırladıkları projeleri geliştirip biz onlara ortak oluyoruz, destekli çalışıyoruz." "Beldelerin haricinde ilçe belediyelerinin yüzde 95'inde kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşüm projeleri yapılıyor. Şimdi de iller bazında topSu ve ÇevreTeknolojileri• Kasım 2012 43 I
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=