Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi 44. Sayı (Mart 2012)

su sorununun merkezi çözüme kavuşturulması için Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alacak Dünya Su Fonu kurulmasını önerdi. ATTACüyesiJacques Cambon gibi ortaya atılan formüle sıcak bakmayan A'ITACFransa temsilcisi Gustav Massiah, "Çok uluslu tröstlere lisans ve imtiyaz dağıtacak makam Küresel Su Fonu olduğu takdirde, bunu çözüm saymayız. Bu yöntem, mevcut sistemdeki sorunları daha da büyütecektir" sözleriyle sistemdeki sorunları dile getirdi. Su tedariğinin özel sektöre devredilmesinin sakıncalarına işaret eden uzmanlar, kamu sektörünün ve tüketicinin su üzerindeki kontrolünün özelleştirilmemesi gerektiğini savundu. Filipinli aktivist Maria Theresa Lauron, ülkesindeki su sektörünün özelleştirilmesi sonucu edindikleri deneyimleri, "Bütün Güneydoğu Asya'da suyun en pahalı olduğu ülke Filipinler. 1997 yılından beri suya yüzde 450 ile yüzde 800 arasında zam yapıldı. Suyun kalitesi bozı.ılclu. Sudan geçen hastalıklar arttı. Özel şirketlerin suyun kalitesini kontrol etmemesi yüzünden son yıllarda 600 Filipinli sudan bulaşan hastalıklar yüzünden öldü." sözleriyle anlattı. Özel Su Şirketleri Birliği sözcüsü Gerard Payen, özel şirketlerin vaatlerinin aksine su altyapısına yatırım yapmadığı şeklindeki eleştiriyi, "Bildiğim kadarıyla Manila'nın su sıkıntısı büyük ölçüde giderildi. Milyonlarca Filipinli suya kavuştu. Bir Manila varoşunda şirketim tarafından yeni bir su dağıtım merkezi açıldığında halkın nasıl sevindiğini bizzat gördüm. Orada kimse hastalanmadı. Aksine hayat kaliteleri yükseldi" diyerek kabul etmediğini göstereli. Özel toplum kuruluşlan ve özel şirketler ortak edilse dahi, kişi başına günde on beş litre suyun bedava olmasını ve suyun insan hakkı olduğunu tescil eden Birleşmiş Milletler, bu kararın su şirketleri tarafından uygulanmasını talep etti. Alternatif Dünya Su Forumu da gerçekleştirildi Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Dünya Su Forumu'na alternatif bir etkinlik olarak her üç yılda bir düzenlenen ve son hazırlık toplantısı 7-8 Ocak 2012 tarihlerinde İspanya'nın Barselona şehrinde yapılan Alternatif Su Forumu, 14-16 Mart 2012 tarihleri arasında Marsilya'cla yapıldı. Foruma gelen su aktivistleri, Marsilya'ya tepeden bakan St. Charles Garı'nın merdivenlerinde, Dünya Nehirleri Eylem Günü olan 14 Mart 2012 tarihinde saat 10:00'da toplanmaya başladı. Türkiye'den Hasankeyfi'i Yaşatma Girişimi, Su Hakkı Kampanyası ve Doğa Derneği'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinden onlarca sivil toplum örgütünün katıldığı kapsamlı eylemde, "Kadın ve Su", "Su ve Tarım", "Su Hakkı", "İklim Değişikliği ve Su", "Su ve Sağlık", "Kamusal Su Yönetimi", "Neoliberal Politikalara Karşı Direniş", "Suyun Paylaşımı ve Çatışmalar" ve "Barajlar" başlıkları altında toplantılar düzenlendi. Hasankeyfi'i Yaşatma Girişimi, Su Hakkı Kampanyası ve Doğa Derneği aktivistleri, birlikte hazırladıkları İngilizce, Fransızca ve Kürtçe pankartlarla "Ilısu Barajı'nı Durdur", "Dicle Nehri'ni Kurtar", "Mezopotamya Tehdit Altında" ve "Hasankeyt'i Yaşat" şeklindeki sloganlarla sorunları dile geti reliler. Dock des Sudes binasında gerçekleştirilen forumun ikinci gününde, İspanya'claki "Yeni Su Kültürü HareFORUMALTERN MONDIALDE L'EAU keti" liderlerinden Pedro Arrojo'nun mocleratörlüğünü yaptığı panelde GAP projeleri, Ilısu Barajı'na karşı mücadele ve çıkarılması gereken derslerle ilgili on beş dakikalık konuşma yapan Su Hakkı Kampanyası aktivisti ve Hasankeyfi Yaşatma girişimi gönüllüsü Akgün İlhan, suyun temel bir insan hakkı olarak tanımlanması gerektiğini söyledi. Forum'da pek çok konunun yanı sıra, özelleştirmeye alternatif olarak suyun kamu eliyle yönetimi hakkında iki oturum yapıldı. Oturumlara aynca Maud Barlow ve Oscar Olivera gibi dünya çapında tanınan aktivistler de katıldı. Alternatif Dünya Su Forumu'nun üçüncü günü çeşitli oturumlarla devam etti. Oturumların öğlenden önceki bölümünde Pedro Arrojo, Oscar Oliviera ve Darcey O'Callaghan'ın katıldığı KamuKamu İşbirlikleri toplantısı yapıldı. Oturumda Darcey O'Callaghan, kamu işbirliklerinin önemine vurgu yaparken, Peclro Arrojo uygulanmış örnekler üzerinden çeşitli modelleri ele aldı. Salvador örneğinden yola çıkarak, başlangıçta üç yıllık bir proje olarak uygulanan kamu-kamu ortak su yönetiminin, daha sonra bizzat o süreçten geçmiş insanlarca sürdürüldüğünü ve bunun yaygınlaştırılabileceğini belirtti. Arrojo ayrıca, politik alana dahil olmayan uygulamaların başarılı olamayacağına dikkat çekti. Oturumların öğleden sonraki bölümünde Su ve Barajlar oturumu yapıldı. Barajlara karşı yerel mücadelelerin anlatıldığı ve deneyimlerin paylaşıldığı toplantıda, Türkiye'den Hasankeyfi Yaşatma Girişimi adına söz alan Serhat Resul, Hakkari ve Şırnak'ta inşaatı devam eden "Güvenlik Barajları" hakkında bilgi verdi. • Suve ÇevreTeknolojileri• Mart2012 451

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=