Röportaj plana uygun şekilde ilerliyor. Aynı şekilde o bölgede kullanılan tarım koruma ilaçları ve gübre miktarı da kontrol altına alındı. Yani bundan sonra rastgele tarım ilacı veya gübre kullanılamayacak. Bunun gibi 15 tane eylem var. İlgili tüm kurum ve kuruluşlardan sorumlular belirlendi. Ayda bir toplanılıyor, gelişmeler ve aksamalar takip ediliyor. Bölgenin artık kurtulduğunu söyleyebilirim. 2013 yılı sonuna kadar da bu çalışmaların tamamlanmasını bekliyoruz ..." Renk standardı sıkılaşacak "Ergene'de özel sektörün ilgisi olmasına rağmen, özel sektör her şeyi devletin yapmasını bekliyor. Devlet bu çalışmalarda yardımcı olacak ama her şey devletten beklenmemeli. Mevzuat zaten açık. Gerekli her türlü tedbiri almak özel sektörün görevi, devletin değil. Gediz üzerinde çok duruluyor, Susurluk Havzası'nda üzerinde çok yoğunlaşacak, Büyük Menderes ve Küçük Menderes üzerinde durulacak ve bundan sonra bütün havzalar sıkı bir şekilde kontrol altına alınmaya çalışılacak. Ergene bu konuda model oluyor, tecrübe edinilecek. Şimdi ise Gediz'e başlıyoruz. Gediz de çalışmalar daha kolay, çünkü 2008'de çalışmalara başlanmış ve belli bir seviyeye gelinmiş. Gediz'de 12 organize sanayi bölgesi var ve bunlardan 9 tanesi standartları sağlayarak arıtmasını yapıyor. Bundan sonra önemli olan renk. 126 Su ve Çevre Teknolojileri • Mart 2012 Şimdiye kadar renkte standart yoktu bundan sonra rengi sağlaması gerekiyor. Yani bundan sonra bütün sanayicilerin rengi gidermek zorunda olduğunu dikkate almaları lazım, renk standardı daha ela sıkılaşacak. Siz istediğiniz kadar arıtın, renkli çıktığı zaman vatandaş psikolojik olarak bu suyu kirli görür. Sanayicilerimiz mutlaka rengi gidermeli. Arıtma firmalarımızın da renk giderimine yoğunlaşmasını tavsiye ediyorum. Yani arıtma firmalarımızın renk giderimi konusunu bundan sonra önemli bir pazar olarak dikkate almaları faydalı olur..." Özel sektör temiz üretim konusuna yoğunlaşmalı "Türkiye'deki özel sektör, batıdaki benzerlerinden geri değil. Batıda teknoloji var ama bilgi birikimleri bizimkinden çok fazla değil. Firmalarımızın kendilerine güvenmeleri lazım, kendilerine güvenerek her şeyi yapabilirler. Firmalarımızın öncelikle temiz üretim konusuna yoğunlaşmaları gerekiyor. Ayrıca renk giderimi de çok önem kazanan bir alan. Tekstil fabrikalarında hangi tip boya en az kirletici ortaya çıkarır, hangi proses daha az su kullanılır gibi konulara yönelirlerse sadece Türkiye'cle değil yurtdışında ela çok iş yaparlar. Özellikle endüstriyel kirlilik kontrolüne ve evsel kirlilik kontrolüne yoğunlaşmalarını tavsiye ediyorum ve bu birikimlerini Ortadoğu ve Afrika gibi bölgelere yansıtabileceklerini tahmin ediyorum. Özel sektör, çamurun bertarafı konusuna da yoğunlaşabilir. Susuzlaştırma, stabilizasyon gibi prosesler önem kazanıyor. Bu konuda rekabet var. Rekabet unsurunu dikkate alarak işletme maliyetini düşürecek çalışmalar yapabilirler. Çünkü prosesi kurduğunuz zaman bir ilk yatırım maliyeti var bir de işletme maliyeti var. Artık işveren her iki maliyeti aynı zamana getirip kıyaslama yapıyor ... " Çevre ve Su, bir çatı altında olmalıydı "Bakanlık ayrımından hoşlanmadığımızı söyleyebilirim. Çevre ve suyun bir çatı altında olmasını arzu ederdik. Uygulamada bir takım sıkıntılar oluyor. Benim temennim en kısa zamanda Çevre, Orman ve Su İşleri Bakanlığının kurulması. Verimlilik açısından çok daha uygun olur. Bir takım şeyleri yapmak istiyoruz ama yaptırım yetkisi başka bir bakanlıkta olduğu için hareket kabiliyetimiz sınırlanıyor. .. " Yap-İşlet-Devret konusunda geç kalındı "Türkiye'de büyük şehirlerde arıtma tesisi oranı yüksek. Fakat amma tesislerinin verimli çalıştığını söylemek çok zor. Bu iş bir birikim meselesi. Şimdiye kadar tecrübe birikimi oluşma sürecini yaşadık. Türkiye'de artık özel sektörde de, kamuda da bu birikim oluştu. Bundan sonra sistemin daha verimli çalışacağını umuyorum. Özel sektör, enerji maliyeti az olan sistemleri kullanmalı. Bazı yerleşim merkezleri, arıtma tesisinin işletme maliyetinden korktuğu için tesis kurmaya direniyor. Fakat standartlar sağlandığında devlet bu giderin yüzde ellisini zaten karşılıyor. Arıtma özel sektörünün bir tesis kurarken işletme maliyetlerini de dikkate alması gerekiyor. Yap-İşlet-Devret veya Yap-İşlet konusunda geç kaldık maalesef. Bu tür tesislerin Yap-İşlet olmadığı sürece verimli çalışması mümkün değil. Bu dünyada böyle olmuştur. Fransa veya İngiltere'de neredeyse tesislerin yüzde yüzü bu şekilde çalıştırılıyor. Arıtma, enerji verimlikleri ve su kaliteleri çok yüksek. Böylece hem kamu ilk yatırım maliyetinden kurtuluyor, hem de arıtma tesisleri çok daha verimli çalıştırılabiliyor." •
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=