Röportaj Havza Koruma Eylem Planları ... "Bakanlığımızca havza bazında entegre koruma planlarının yapılması ve uygulanması prensip olarak benimsendi. Havza bazında entegre koruma planları yapılması yoluyla tüm gelişmelere ve kullanımlara kontrollü bir şekilde yön verilmesi açısından 25 akarsu havzasında Havza Koruma Eylem Planları'nın hazırlanması için havzalarda önceJiklendirme çalışması yapıldı. Türkiye'deki mevcut 25 havza önceliklendirildi ve daha sonra bu çerçevede Havza Koruma Eylem Planları hazırlanmaya başladı. Havza Koruma Eylem Planı hazırlanması sırasında havzadaki mevcut yüzey, yeraltı ve kıyı sularının miktarlarının, özelliklerinin ve kirlilik durumunun ve havzadaki kentsel, endüstriyel, tarımsal, ekonomik vb. faaliyetlere bağlı olarak oluşan baskı ve etkilerinin tespit edilmesi, havzada mevcut su kaynaklarının miktarı ve kullanım potansiyeli ile havza bazında tespit edilen kirlilik kaynaklan ve yüklerinin ayrıntılı olarak incelenmesi, su kalitesi haritalarının oluşturulması, çevresel altyapı durumunun tespit edilmesi, havzanın korunması, kirliliğin azaltılması ve iyileştirilmesi için havzadaki tüm paydaşların katılımı ile kısa, orta ve uzun vadede tedbirlere yönelik çalışmaların plan, program ve önceliklendirmesi yapılıyor. Bu çerçevede Meriç-Ergene, Van, Akarçay, Gediz ve Sakarya Havzalarında Havza Koruma Eylem Planları münferit olarak yapıldı; Kızılırmak, Büyük Menderes, Yeşilırmak, Susurluk, Marmara, Konya, Küçük Menderes, Seyhan, Burdur, Ceyhan ve Kuzey Ege olmak üzere 11 havza için Havza Koruma Eylem Planlan hazırlandı. İlave olarak, 7 Aralık 2011 tarihinde Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile TÜBİTAK-MAM arasında imzalanan protokolle Orta Akdeniz, Doğu Akdeniz, Batı Karadeniz, Fırat-Dicle, Doğu Karadeniz, Asi, 124 SuveÇevreTeknolojileri• Mart2012 Batı Akdeniz, Çoruh ve Aras Havza Koruma Eylem Planlarının yapılması ve münferit olarak tamamlanan Meriç-Ergene, Van, Akarçay, Gediz ve Sakarya Havza Koruma Eylem Planlarının güncellenmesi ve coğrafi bilgi sistemlerine işlenmesi çalışmalarını kapsayan toplam 14 havzayı ilgilendiren bir proje başlatıldı. Böylece 2013 sonunda bütün havzalar için Havza Koruma Eylem Planları tamamlanmış olacak ..." "Söz konusu projenin yürütülebilmesi ve sonuçlarının uygulanabilir olması için havzada yer alan kurum ve kuruluşlar arası işbirliğinin sağlanması büyük önem taşıyor. Bu yüzden Şubat 2012 itibariyle havzalarda proje açılış toplantılarına başlanıldı ve valilikler ve havzada yer alan paydaş kurum ve kuruluşların üst düzey yöneticilerinin katılımıyla devam ediyor. Bu toplantılarla havzalarda tüm kurum ve kuruluşlar ve belediyeler proje hakkında bilgilendiriliyor ve projeye katılımları sağlanıyor." Ergene ... "Ergene, Türkiye'nin sanayi bakımından en yoğun bölgesi olduğu için kirliliğin ele en yoğun hissedildiği alandı. Burada sanayi atıksuları var ve fabrikalar yüzde 60-70 oranında arıtma tesisi kurmuşlar ama arıtma tesisi kursalar ela arıtma seviyesi yeterli değil. Bununla birlikte hiçbir belediyenin arıtma tesisi yok. Türkiye'nin belediyelerin arıtma tesisi bakımından en geri bölgesi. Van'da, Siirt'te, Malatya'da, Elazığ'da var ama Trakya'da sadece Marmara Ereğlisi'nde arıtma tesisi bulunuyor, bunun dışında hiçbir yerele yok. Belediyeler, sanayi tesisleri atıksularını doğaya veriyorlar. Ergene Nehri'nin normalde debisi saniyede 2-2,5 metreküp; fakat şu anki debi 10 metreküp saniyeye kadar çıkmış. Yani 4-5 kat daha fazla su akıyor. Bunun 2,5 metreküpü temiz su olarak kabul edilse, 7,5 metreküp kirli su akıyor. Bununla ilgili bir eylem planı hazırlandı. Bu eylem planı 15 maddeden meydana geliyor ve bunların başında temiz üretim konusu bulunuyor. Temiz su ile ilgili bütün fabrikalara tebliğ yayınlandı. Fabrikalardan üretimde en az su ve en az kirletici kimyasal kullanmaları istenildi. Fabrikaların şu ana kadar akıllarında yoktu ancak şimdi kendilerinin de lehine olduğunu görüyorlar. Çünkü suyu geri devrettiriyor. Şu ana kadar yeraltından suyu ücretsiz çekiyorlardı. Bundan sonra yeraltı sularını da kontrollü kullanacaklar ve para ödeyecekler. Ayrıca atıksuyu arıtacaklar. Normalde bütün diğer şehirlerde 100 miligram litreye kimyasal oksijen ihtiyacını clüşürecekken burada 50 mgll'ye düşürecekler. Endüstri tesisleri, organize sanayi bölgesi şeklinde organize oluyorlar. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ela yardımcı oluyor. 6 tane organize sanayi bölgesi kuruluyor ve bunlar birarada organize olacak. Her fabrika atıksularını önce ön arıtmadan geçirecek, daha sonra ön arıtmadan geçen su ayrıca müşterek arıtmadan geçirilecek. Müşterek arıtmadan sonra ela iki seçenekleri var; ya renk dahil çok ileri derecede arıtma yaparak Ergene Nehri'ne verecekler ya da biyolojik arıtmadan sonra Marmara Denizi'ne deşarj edecekler. Rengi bir şekilde belli bir seviyede gidermeleri gerekiyor, kirliliği de belli bir seviyede gidermeleri gerekiyor. Sanayi dışında kalan yerleşim bölgelerindeki belediyeler ise bizzat kendileri ayrı arıtma tesisleri kuruyorlar. DSİ de onlara kredi verecek. Sanıyorum tümünün proje ihaleleri yapıldı, daha sonra inşaat ihaleleri yapılacak. DSİ, nüfusu 10 binin üzerinde olan her yerde arıtma tesisinin kurulmasını üstlendi. Bunların finansmanını DSİ finanse edecek. Bununla ilgili plan yapıldı ve 2013 yılının sonuna doğru nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerin arıtma tesislerinin devreye girmesi gerekiyor. Bununla ilgili bir aksama yok,
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=